Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Sri Lanka’da 8 ayrı patlama: Ölü sayısı 200’ü aştı

Sri Lanka'da otelleri, kiliseleri ve yerleşim yerlerini hedef alan bombalı saldırılarda 158 kişi yaşamını yitirdi.

Asya ülkesi Sri Lanka’da sabah saatlerinde eş zamanlı olarak üç kilise ve üç otelde yaşanan şiddetli patlamaların ardından iki patlama daha meydana geldi. Ölü sayısının 200’ü aştığı olayda iki Türk vatandaşı da hayatını kaybetti. Saldırılarla bağlantılı olarak 2 şüpheli gözaltına alındı.

Hristiyan alemi Paskalya yortusunu kutlarken, Güney Asya’da bulunan ada ülkesi Sri Lanka aynı günde meydana gelen sekiz saldırının şokunu yaşıyor. Üç Kilise ve üç otele düzenlenen saldırıların ardından iki patlama daha meydana geldi. Saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 207’ye yükseldi. Emniyet yetkilileri ölenler arasında en az 35 yabancı uyruklunun bulunduğunu açıkladı.

Savunma Bakan Yardımcısı Ruwan Wijewardene düzenlediği basın toplantısında saldırıların sorumlularının kimliğinin tespit edildiğini açıkladı. Saldırıları “aşırı grupların” düzenlediği bir “terör olayı” olarak tanımlayan Wijewardene, ülkede on iki saat süreyle sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurdu.

Sekizinci patlama ise başkent Kolombo’nun Dematogoda banliyösünde konutlara yakın bir bölgede meydana geldi. Olayda ayrıca bir intihar saldırganının üç güvenlik görevlisini öldürdüğü belirtildi.

Öte yandan Sri Lanka hükümeti sokağa çıkma yasağı ilan etti. Yasağın Pazartesi sabah 06:00’ya kadar süreceği açıklandı. Ulaştırma Bakanlığı ise ülkedeki tüm tren seferlerinin iptal edildiğini bildirdi.

Ayrıca hükümet asılsız haberlerin yayılmasını önlemek amacıyla Facebook ve Instagram dahil sosyal paylaşım sitelerini geçici engelleme kararı aldı.

Başbakan Ranil Wickremesinghe düzenlenen “korkakça saldırıları” kınadı ve bugün ulusal güvenlik konseyinin toplanacağını açıkladı.

Sri Lanka Ulusal Hristiyan Protestan Birliği’nin (NCEASL) verilerine göre, ülkede geçen yıl Hristiyanlara yönelik 86 ayırımcılık, tehdit ve şiddet vakası gerçekleşti. Birlik bu yıl ise bu tip 26 vakanın gerçekleştiğini açıkladı.

Sri Lanka’da 2012 yılında yapılan nüfus sayımına göre, 22 milyon nüfuslu ülkenin yaklaşık yüzde 70’i Budist, yüzde 12,6’si Hindu, yüzde 9,7’si Müslüman, Yüzde 7,6’sı ise Hristiyanlardan oluşuyor.

Başkent Kolombo’daki 3 otelin yanı sıra St. Anthony Kilisesi hedef alınırken, bir diğer patlamanın da başkentin kuzeyindeki Negombo kentindeki iki kilisede meydana geldiği kaydedildi.

Bir diğer patlama ise Batticaloa kentinde yaşandı.

Kanlı saldırıların sorumluluğunu henüz üstlenen olmazken, hastane kaynakları ölü sayısının artabileceğini belirtiyor.

Olay sonrası saldırıyı “lanetleyen” Sri Lanka Başbakanı, güvenlik kurulunu acil toplantıya çağırdı.

Sri Lankalı bazı yetkililer ise patlamalardan en az 2’sinin intihar saldırısı şeklinde gerçekleştirilmiş olabileceğini belirtti.

Sri Lanka emniyet birimleri patlamaların ardından bu bölgeleri kordon altına aldı.

Arama kurtarma faaliyetleri devam ediyor. Hastanelerin kan bağışı çağrısı yaptığı ifade edildi.

Patlamaların ardından güvenlik önlemleri en üst düzeye çıkarılırken, ülke genelindeki tüm kutlamaların iptal edildiği bildirildi.

Bu arada başkent Kolombo’daki otellerde çok sayıda yabancı turist bulunmasından dolayı şimdilik 39 olan ölü sayısının artmasından endişeleniliyor. Ölen turistlerin hangi ülke vatandaşı olduğuna ilişkin detay verilmedi.

Budizm inancının yaygın olduğu 20 milyon nüfuslu Asya ülkesinde Katolik inancına sahip olanların oranı yüzde 6 civarında.

Dünya

Hizmet Hareketi gönüllülerine hakaret ve saldırıya ‘ağır ceza’

Belçika’da Hizmet Hareketi gönüllülerini hedef alan saldırganlardan 3’ü para cezası alırken 14 kişi hakkında Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılıyor.

BOLD – Belçika’da AKP rejimini nefret söyleminin neden olduğu şiddet olaylarıyla ilgili önemli bir dava görüldü. 15 Temmuz sonrasında Belçika’da Hizmet Hareketi gönüllülerini ve Fedactio ile De Gouden Meridiaan isimli dernekleri hedef alan şüpheliler yargılandı.

Hizmet Hareketi’ne mensup insanlara sözlü ve fiili saldırıda bulunan AKP yandaşı bazı Türk vatandaşları, Gent’teki Islah Mahkemesi tarafından suçlu bulundu.

Dava konularından biri, Facebook’taki bazı hesaplardan Gülen Hareketi’ne mensup insanlara yönelik aktif bir şekilde nefret ve şiddetin körüklenmesiydi. Söz konusu davada 14 kişi bu tür Facebook mesajlarından ve paylaşımlarından dolayı yargılandı. Facebook’taki sayısız mesaj nedeniyle, birçok AKP yandaşı gerçek hayatta da Belçika’daki Gülen Hareketi’ne mensup insanlara saldırmaya hakkı olduğunu savundu. Bu saldırıların bir kısmı da yine bu davada ele alındı.

1.600 AVRO PARA CEZASI

Hürü Örnek ve Sultan Yıldırım isimli saldırganlar, Gent’teki Fedactio binalarını tahrip etti. Söz konusu binalara Gülen Hareketi mensuplarını aşağılayan ve onları terörist olmakla suçlayan duvar yazıları yazıldı. Ahmet Başoğlu adlı bir başka saldırgan da daha sonra söz konusu binaların pencerelerini kırdığı için yargılandı.

Mahkeme, 16 Kasım 2020 tarihinde kararını verdi. Hürü Örnek ve Sultan Yıldırım, 1.200’er euro para cezalarına çarptırıldı. Ahmet Başoğlu ise 6 ay ertelemeli hapis ve 1.600 euroluk para cezası aldı.

Islah Mahkemesi, Facebook paylaşımları sebebiyle yargılanan 14 kişiyle ilgili de görevsizlik kararı verdi ve şahısların Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması gerektiğine hükmetti.

Ağır Ceza Mahkemeleri, en ciddi cezai suçlar için ayrılmış ve bir halk jürisinden oluşuyor. Nefret suçu işledikleri belirtilen 14 kişiyle ilgili jürili Ağır Ceza Mahkemesinde yeni bir dava süreci başlayacak.

Okumaya devam et

Dünya

Alman der Spiegel: Uydu görüntüleri Roselina-A’nın silah kaçakçılığına işaret ediyor

Alman der Spiegel dergisi, Alman askerlerinin aradığı Rosaline-A’dan uzun süredir kuşkulanıldığı, uydu görüntülerinin geminin Libya’ya silah sevkiyatında kullanıldığına işaret ettiğini iddia etti.

BOLD – Der Spiegel dergisi, İrini misyonunda görevli analistlerin geminin daha önce de Libya’nın Mısrata limanında zırhlı askeri araçları boşalttığını uydu görüntüleriyle tespit ettiğini öne sürdü.

Spiegel’in haberinde güvenlik kameralarından elde edilen görüntülere göre, Rosaline-A’nın Kasım ayında demirlediği Ambarlı Limanı’nda da gemiye şüpheli malların yüklendiği iddia edildi. Bunun üzerine de, Libya’ya silah ambargosunu denetlemeyi hedefleyen İrini misyonu komutanlarının gemiyi kontrol etme kararı aldığı belirtildi.

GEMİDEKİ 150 KONTEYNERDEN ÇOK AZI KONTROL EDİLDİ

Haberde, İrini misyonu bünyesindeki Alman fırkateyni Hamburg’da görevli askerlerin geçen Pazar günü Bingazi açıklarında gemiyi durdurarak, arama yapmaya başladığı, ancak Türkiye’nin tepkisi üzerine operasyona son verildiği hatırlatıldı. Alman askerlerin gemide bulunan yaklaşık 150 konteynerden çok azını kontrol edebildiği ve kontrol edilen konteynerlerde silah bulunmadığı belirtildi.

TÜRKİYE’NİN SERT TEPKİSİ ŞÜPHELERİ ARTTIRDI

Spiegel, Türkiye’nin gösterdiği sert tepkinin Avrupa Birliği (AB) diplomatları tarafından gemide yasa dışı mallar bulunduğu yönündeki şüphenin doğru olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirildiğini yazdı. Spiegel’in güvenlik çevrelerinden edindiği bilgilere göre, AB’nin İrini misyonunun uzun zamandır Rosaline-A’yı takip ettiği, geminin sadece bu yıl sekiz kez Türkiye’den Libya’ya gittiği belirtildi.

GEMİ UZUN SÜREDİR TAKİP EDİLİYOR

Alman haber ajansı DPA da AB’nin gizli bir raporuna dayandırdığı haberinde, geminin Libya’ya yasa dışı silah sevkiyatı yaptığından uzun süredir kuşkulanıldığını iddia etti. Haberde, geminin geçen Pazar günü Alman askerleri tarafından aranmasından önce Birleşmiş Milletlerin silah ambargosu uzmanlarının gemiye ilişkin özel bir rapor hazırladığı belirtildi.

AB’nin Mart ayı sonunda kabul ettiği İrini misyonu, Libya’da yasa dışı yollardan silah sevkiyatının yanı sıra petrol ve akaryakıt kaçakçılığını engellemeyi hedefliyor.

Akdeniz’de Alman askerlerinden silah yüklü Türk gemisine baskın

Türkiye’nin Libya’ya silah gönderdiğine ilişkin görüntüler BBC’de: Türkiye’nin hayalet gemileri

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da naylon poşet yasağı Federal Meclis’ten geçti

Almanya’da market ve mağazalarda naylon poşet sunumuna yasak getiren yasa Federal Meclis’ten geçti. Ülkede naylon poşetler 2016’dan beri parayla satılıyordu.

BOLD – Almanya’da süpermarketlerde naylon poşetlere yasak getiren yasa Federal Meclis’te kabul edildi. Yasaya göre süpermarketler 2022 yılından itibaren, kasalarda verilen 15 ila 50 mikrometre kalınlığındaki standart poşetleri tamamen kaldırmak zorunda olacak.

Çok kullanımlık dayanıklı kalın torbalarla sebze-meyve reyonlarında sunulan ince poşetler yasak kapsamının dışında tutuldu.

Yasak öncesindeki geçiş süreci ise sektörden gelen talepler nedeniyle başlangıçta planlanan altı ay yerine 12 aya uzatıldı.

PLASTİK TÜKETİMİNİN SADECE YÜZDE 1’İ

Uluslararası çevre kuruluşu WWF, naylon poşetlerin Almanya’daki plastik tüketiminin sadece yüzde 1’ini oluşturduğuna işaret ederek yasağın sadece sembolik anlam taşıdığını belirtti.

Almanya’da hükümetle Alman Ticaret Birliği arasında 2016 yılında varılan anlaşmayla market ve mağazalarda naylon poşetlerin ücretlendirilmesi karara bağlanmış, pek çok süpermarket zinciri naylon poşetleri kaldırarak yerine dayanıklı plastik çanta veya bez çantalar sunmaya başlamıştı.

Rus uzmanlardan korona aşısı uyarısı: Garanti yok, her yıl vurulmalı

Okumaya devam et

Popular