Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Adım adım geliyorum diyen provokasyon

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şehit cenazesinde linç girişimine maruz kaldı. Saldırı öncesi söylemler, saldırı sırasında alınmayan tedbirler, saldırısı sonrası yapılan açıklamalar planlı bir eylem şüphesini artırdı. CHP kulislerinde saldırının İstanbul seçimlerini etkileme ve Ekrem İmamoğlu’nun mitinge gölge düşürme amaçlı olduğu konuşuldu.

BOLD- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Çubuk ilçesinde şehit sözleşmeli piyade er Yener Kırıkcı’nın cenaze töreninin ardından “linç girişimi” denebilecek bir saldırıya uğradı. Bu Kılıçdaroğlu’nun AKP döneminde uğradığı 4. saldırı oldu.

CENAZE TÖRENİ MİTİNG SAATİNE GÖRE Mİ AYARLANDI?

Saldırıda dikkat çeken en önemli husus, bir gün önce ikindi namazında kaldırılacak cenazenin Ekrem İmamoğlu’nun mitinginin hemen öncesine alınması oldu. Çubuk’ta kaldırılması planlanan cenaze köye alındı. Kafalarda bu provakasyonun ardından İstanbul’da toplanan yüzbinlerce kalabalığın karşı tepki vermesi mi planlandı sorusunu gündeme getirdi.

VALİLİK PROTESTO EYLEMİ DEDİ

Ankara Valiliği, ‘müessif protesto eylemi’ dedi. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, saldırganlara “Değerli arkadaşlarım mesajlarınızı verdiniz, tepkilerinizi gösterdiniz, şimdi sükünetle burayı boşaltıyoruz” ifadelerini kullandı.

TEDBİR ALINMADIĞI ORTAYA ÇIKTI

Kılıçdaroğlu’nun olaydan en az zararı görmesini kendi ekibi sağladı. Cenaze sırasında ve saldırıdan sonra Kılıçdaroğlu’nun sığındığı evde yanında bulunan tek CHP’li vekil olan Murat Emir, provakasyonun planlı olduğunu belirterek, “Kolluk güçleri etkili tedbirler almamış. Gövdemizle korumaya çalıştık” dedi.

AKAR’IN SÖZLERİ TEPKİ ÇEKTİ

Olay yerinde bulunan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Kılıçdaroğlu evde mahsurken saldırganlara yönelik bir konuşma yaptı. Akar’ın “Değerli arkadaşlarım mesajlarınızı verdiniz, tepkilerinizi gösterdiniz, şimdi sükünetle burayı boşaltıyoruz” diye konuşması dikkat çekti.

ERDOĞAN HDP İLE İŞBİRLİĞİ İLE SUÇLAMIŞTI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri sürecinde CHP, İYİ Parti ve HDP’yi ittifak yapmakla suçlarken, “zillet ittifakı” açıklamasını yapmıştı. Erdoğan’ın toplumu kutuplaştıran açıklamaları sonrasında bu saldırının gerçekleşmesi dikkat çekti. İktidar yandaşı Güneş gazetesi de dünkü manşetinde 4 şehitle ilgili Ekrem İmamoğlu’nu suçlayan bir manşetle çıktı.

CHP’Lİ BAŞKANLARI ŞEHİT CENAZESİNE SOKMAYIN

İçişleri Bakanı Süleyman Süleyman Soylu, Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırının kabul edilemeyeceğini ve tüm yönleriyle araştırıldığını bildirirken, saldırı Soylu’nun CHP lideri ve partililer hakkında daha önce söylediklerini akıllara getirdi. Soylu, valiliklere “CHP il başkanlarını bundan sonra şehit cenazelerinde protokole kabul etmeyin” talimatı gönderdiğini söylemişti.

KILIÇDAROĞLU’NUN UĞRADIĞI DİĞER SALDIRILAR

Kılıçdaroğlu, 25 Ağustos 2016 tarihinde Artvin’de PKK’nin saldırısına uğramıştı. Bu olaydan sonra Kılıçdaroğlu’nun koruma sayısı 22’ye çıkarılmıştı ve zırhlı araç tahsis edilmişti. Ancak Kılıçdaroğlu söz konusu zırhlı aracı hiç kullanmamış ve iade etmişti.

Kılıçdaroğlu’nun daha önce önüne bir şehit cenazesinde kurşun bırakılmıştı. Kılıçdaçoğlu’na TBMM’de grup konuşmasından sonra yumruklu saldırı, emeklilerin sorunlarıyla ilgili bir etkinlikte ayakkabılı saldırı gerçekleşmişti.

Kılıçdaroğlu’nun 2017’de gerçekleştirdiği yürüyüşe saldırı planladığı iddiasıyla yargılanan IŞİD’in “sözde emiri” Oğuzhan Korkmaz, 14 yıl 7 ay 15 gün, aynı davada yargılanan diğer 26 sanık ise 4 yıl 2 ay ile 21 yıl 9 ay arasında değişen hapis cezasına çarptırılmıştı. Korkmaz Kılıçdaroğlu’nun üzerine araç sürmeyi planlamıştı.

Kılıçdaroğlu saldırının ardından konuştu: Biraraya geldik diye yapıldı

Politika

AKP’nin yargıda reform vaadine ‘göstermelik’ tepkisi

AKP’nin gündeme getirdiği yargıda reform hazırlığının yargı bağımsızlığını sağlamaktan uzak olduğunu belirten muhalefet partileri, öncelikle yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin sağlanması gerektiğini belirtti. CHP’li Alpay Antmen, “Yargı reformu ancak bağımsız yargıçlar ile olur” dedi. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da “Göstermelik reform olmaz. Bütün bunlar nafile çabalardır” ifadesini kullandı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yargıda reform açıklamasının detayları belli olmaya başladı.

Doların ateşini düşürmek için AKP’nin gündeme getirdiği yargıda reform hazırlığının yargının yapısal sorunlarına çözüm olmayacağı belirtiliyor. Birgün’ün haberine göre, Anayasa Mahkemesi ile mahkemeler arasında çıkan sorunların giderilmesi amacıyla AYM’nin yeniden yargılamaya ilişkin kararlarının bağlayıcı olması sağlanacak. AKP’nin uzun tutukluluk sorununa çözüm aradığı da kaydedilirken bir diğer düzenlemeyle ticari arabuluculuğun kapsamı genişletilecek.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI OLMAZSA PALAVRADAN İBARET OLACAK

AKP’nin göstermelik yargı reformu hazırlığına muhalefet partileri tepki gösterdi. TBMM Adalet Komisyonu Üyesi, CHP Milletvekili Alpay Antmen, “Yargı reformu ancak bağımsız yargıçlar ile olur. AKP, 2016’da 15 Temmuz darbe girişiminden sonra meslekten beş bine yakın hakim ve savcıyı ihraç ettiler. Bundan sonra da AKP il ve ilçe başkanlığı yapmış birçok avukat, hakim ve savcı oldu” dedi. Hakimlerin mesleki yeterliliğinin artırılması, tarafsız ve bağımsız karar vermelerinin önünün açılması ve liyakat sahibi hakim ve savcıların görevlendirilmesi ile yargı reformunun gerçekleşebileceğini savunan Antmen, “Pelikancıları, Hak Yolcuları ve tarikatları ayıklamadan yapılacak yargı reformu, palavradan ibaret olacaktır” dedi.

GÖZ BOYAMA

AKP’nin hazırlığının yargıdaki sorunlara “pansuman” bile olamayacağını belirten TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi, HDP’li Erdal Aydemir ise “Yargıdaki kara delik çok büyük. Şu anda iktidar tarafından planlananlara gerçekten reform denemez. Daha radikal, kökten değişikliklere ihtiyaç vardır. Kimsenin gözünü boyamasınlar. Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi şarttır. Yargıçlar sürgün korkusuyla karar verirse reformdan söz edilemez” dedi.

GÖSTERMELİK REFORM OLMAZ

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da AKP’yi, “Polisi görünce namaza duran şark kurnazları”na benzeterek, “Göstermelik reform olmaz. Bütün bunlar nafile çabalardır. Eğer Türkiye’de reform yapılacaksa Cumhurbaşkanı hem parti üyeliğinden hem parti genel başkanlığından istifa etsin. Hakimler Savcılar Kurulu’ndan da siyasetin gölgesi kaldırılsın” ifadelerini kullandı.

10 ARALIK’TA AÇIKLANACAK

Adalet Bakanlığının hazırladığı yargı reformuyla ilgili taslağa son şeklinin verildikten sonra AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulacağı belirtildi. Erdoğan’ın da İnsan Hakları Eylem Planı’nı 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde açıklayacağı belirtiliyor.

Tayyip Erdoğan’ın paralel ordusu: Sayıları 29 bini geçti

Okumaya devam et

Politika

İçişleri Bakanlığından Uludere raporu: Terör örgütü mensubu olduğuna dair bilgi yok

CHP’li Levent Gök, Şırnak Uludere’de TSK bombardımanı sonucu öldürülen 34 vatandaşla ilgili İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin raporunu gündeme getirdi. Raporda, öldürülen 34 vatandaşla ilgili “terör örgütü mensubu olduğuna dair spesifik bilgi bulunmamaktadır” tespitinin yapıldığını belirten Gök, Süleyman Soylu’ya raporla ilgili soruşturma izni verip vermeyeceğini sordu.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Levent Gök, İçişleri Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 28 Aralık 2011’de TSK’ya ait uçakların bombardımanı sonucu 34 vatandaşın hayatını kaybettiği Roboski Katliamı’nı gündeme getirdi.

Mezopotamya Ajansının haberine göre, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a konuyla ilgili sorular sorduğunu ancak Akar’ın “kovuşturmaya yer olmadığı” yönünde herkesin bildiği bir cümlelik yanıt verdiğini belirten Levent Gök, “Adaleti konuştuğumuz bugünlerde, reform yapacağımızı ifade ettiğimiz bugünlerde, bir ay sonra dokuzuncu yılı dolacak olan Uludere olayında öldürülen 34 yurttaşımızın ve yaralanan 4 yurttaşımızın adalet arayışları hâlâ devam ediyor” ifadesini kullandı.

MÜLKİYE MÜFETTİŞLERİNİN RAPORU

Roboski Katliamı ile ilgili İçişleri Bakanlığı bünyesinde mülkiye müfettişlerinin olayı araştırmak üzere bir rapor hazırladığını kaydeden Gök, şunları söyledi: “O raporda ‘Tespit edilen grubun terör örgütü –yani vurulan kişilerin- mensubu olduğuna dair spesifik bilgi bulunmamaktadır’ diyor mülkiye müfettişlerinin raporunda. Yine, ‘grubun kaçakçı olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu’ ve ‘Top atışlarına rağmen, grubun sınıra doğru ilerlemesi bölücü terör örgütü tavrı değildir’ gibi çok önemli tespitleri içeren bir mülkiye müfettişleri raporu Bakanlığa sunuldu. Şimdi, bu rapor bir araştırma raporu, ön inceleme raporu. Bunun sonuç doğurması için sizin bu raporun bir soruşturma izni raporuna dönüşmesine onay vermeniz gerekiyor.”

TELEFONLA ARAYAN MİT YETKİLİSİ KİM?

Soylu’ya Roboski olayıyla ilgili soruşturma izni verip vermeyeceğini soran Gök, şu soruları yöneltti: “Sayın Bakan, gelinen bu aşamada vicdanınızla baş başa kalarak ön inceleme raporuna yani sonuç doğurmayan bu rapora karşı sonuç doğurması adına bir soruşturma izni vermeyi uygun bulur musunuz ve verecek misiniz? İkinci sorum da: O zamanki İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim Şahin –ki Millî Güvenlik Kurulu toplantısında vardı- bu olaydan üç yıl sonra bir açıklama yaptı. Sınırdan geçmekte olduğu farz edilen terör örgütü mensubu Bahoz Erdal’ın ya da Fehman Hüseyin’in vurulacağına dair inançla bu olay yapılmıştı. Sayın İdris Naim Şahin şunu ifade etti: ‘O anda üst düzey MİT görevlisi tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri telefonla aranarak Bahoz Erdal’ın hudut hattını geçmekte olduğu bildirilmiştir’ dedi ve bu olay oldu Sayın Bakan. Şimdi, İdris Naim Şahin’in, o günkü İçişleri Bakanı’nın söylediği bu sözden yola çıkarak söylüyorum: Bu üst düzey MİT yetkilisi kimdir? Bu MİT yetkilisi hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?”

“Kürt düşmanı Erdoğan” rencide edici değil

Okumaya devam et

Politika

Babacan: Erdoğan, Bahçeli’ye karşı kendi itibarını bile savunamaz halde

Partisinin Adıyaman Kongresinde konuşan Ali Babacan, Devlet Bahçeli’nin AKP ve Erdoğan üzerinden vesayet kurduğunu iddia ederek, “Büyük ortak itibarını savunamaz halde” dedi.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bugün partisinin 1. Olağan Adıyaman İl Kongresine katıldı. Kongrede partililere konuşan Babacan hükumeti ve ittifak ortağı MHP’yi eleştirdi.

HALKIN SAĞLIĞINI GÖZDEN ÇIKARDINIZ

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dün ilk kez açıkladığı vaka sayılakrına ilişkin daha önce söylediklerinin doğru çıktığını vurgulayan Babacan: “Dün açıkladıkları rakam, ABD ve Hindistan’ın hemen peşinden üçüncü olduğumuzu gösteriyor. Tabii açıklanan sayılara inanıp inanmamak başka mesele. Açıklama yapmak demek, bir şeyi açıklığa kavuşturmak demektir. Bugüne kadar topluma tam olarak neyi açıkladıklarını bile anlayamadık. Bu sefer de hasta tanımı yeniden yapıldı. “Sadece hastanede yatanlar” denildi. Anlıyoruz ki günlük tablolarda açıkladıkları hasta sayıları da doğru değil” ifadelerini kullandı.

Hükumetin sırf propaganda yapmak için olur olmadık şeylere beka meselesi dediğini hatırlatan Babacan: “Gerçek beka bu milletin sağlığıdır. İnsanımızın sağlığını aylardır tehlikeye attınız. 1 Haziran’dan itibaren neredeyse tek bir önlem almadan hastalığın yayılmasını izlediniz. Ekonomiyi batırdığınız için, halkımızın sağlığını gözden çıkardınız” dedi.

KÜÇÜK ORTAĞIN VESAYETİ

Bahçeli’nin AKP’nin kurucularından Bülent Arınç için sarf ettiği hakarete varan sözleri hatırlatan Babacan konuşmasının devamında şunları söyledi: “Küçük ortak, büyük ortak üzerinde neredeyse vesayet oluşturmuş durumda. Büyük ortağın sorunlarının nasıl çözüleceğini küçük ortak belirliyor. Büyük ortağın kurucularına, büyük ortağın gözü önünde ağza alınmayacak, yakışıksız, seviyesiz ifadeler kullanılıyor. Büyük ortak kendi mensuplarının itibarını bile savunamaz halde. Türkiye siyaseti çok sayıda enteresan olaya şahit olmuştur ama bir siyasi partinin direksiyonuna başka bir partinin genel başkanının geçmesine herhalde ilk defa tanık oluyoruz.”

Başsavcıvekili Zülkarneyn Kısık koronavirüsten hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Popular