Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Japonya’da üniversitede Kürtçe eğitimi veriliyor

Yaşadığımız coğrafyadan 12 bin kilometre uzaklıktaki Japonya’da üniversitelerde Kürtçe seçmeli ders olarak verilmeye başlandı. Dünyada bir ilk olan Japon alfabesi ile hazırlanan Kürtçe gramer ve sözlük de yayımlandı.

Tokyo Yabancı Araştırmaları Üniversitesi Kürt Dili Bölümü

Ülkede hem Newroz kutlamaları yapılıyor hem de Kürt kültürü edebiyat, sinema ve anime (çizgi roman/film) alanlarında yer buluyor. Bu arada Japonya-Kürdistan Dostluk Derneği’nin katkılarıyla dünyada bir ilk olan Japonca-Kürtçe gramer ve sözlük Nûbihar Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Yeni Yaşam gazetesinden Neğşirvan Güner Tokyo Yabancı Araştırmaları Üniversitesi Kürt Dili Ögretim Görevlisi Vakkas Çolak ile bir röportaj gerçekleştirdi. İşte o röportajdan bir bölüm…

Kürtçe’ye olan bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?

Daha önceden sadece Ortadoğu ile ilgilenen insanların merakı vardı. Ama Kuzeydoğu Suriye’de IŞID’in yenilgiye uğratılması, kadınların savaşması, böyle bir mücadelenin aktörü olması elbette Japon halkının da dikkatini çekti. Bundan sonra temel sorularla, Kürtler kimdir, Kürt edebiyatı nedir gibi sorular etrafında bir arayışa girdiler diyebiliriz. Su anda ders verdiğim Tokyo Yabancı Araştırmaları Üniversitesi’nde en yoğun ilgi ve tercihin olduğu seçmeli ders Kürtçe. Bu da bize Japonya’daki diğer üniversitelerin de programına Kürtçe dersini almaya baslayacağını gösteriyor.

Japon kültüründe Kürtlerle ilgili neler var?

1975 yılında yazar araştırmacı ve is insanı kimlği ile Japonya’nın en büyük inşaat firması olan Taisei’de üst düzey yöneticilik yapmış yazar Suguru Igarashi’nin yazdığı “Kürt Çiçeği” isimli roman var. Yazar kelebekler üzerine araştırma yapan bir akademisyen. Roman tema olarak bir Japon araştırmacı akademisyen ile Asuri bir kızın ask hikayesi üzerine kurulmuştur. Japon edebiyatında Kürtleri ve Kürdistan coğrafyasını konu edinen ilk roman olması münasebetiyle çok önemli bir eserdir ve ayrıca yazarın da ilk romanıdır. Kürtler üzerine yazılan ikinci çalışma ise Japon edebiyatının meşhur macera romanı yazarı Funado Yoichi tarafından 1991 yılında yazılan Kum Kronolojisi (The Sand Chronicle) isimli romandır. Yazar bu romanı yazmak için Iran ve Kürdistan’a seyahat etmiştir.

ÇİZGİ ROMANLARDA KÜRTLER

“Mobile Suit Gundam 00” Japonya’nın meshur çizgi film yönetmeni Seiji Mizushima tarafından yönetilen ve Yosuke Kuroda tarafından yazılan dünyaca meşhur Japon çizgi filmidir. Türkçe’ye de çevrilip televizyonda yayınlanmıştır.

Çizgi romana 24. yüzyılda bir Kürt devleti olan Krugis cumhuriyetinde geçiyor

Filmin ilk bölümü 24. yüzyılda Kürdistan (Krugis) Cumhuriyeti’nde bir savaş ile baslar ve elli bölümlük dizi halinde devam eder. Filmin kahramanı Setsuna 2008 yılında en iyi ikinci anime kahramanı seçilmiştir. “Kawa ve 7 oğlu, Kürtlerin hikayesi” 2015 yılında Etsuko Nosaka ve Armanc Shakuli tarafından yazılan çizgi roman Newroz destanını konu alan ilkokul çocukları için yazılmış resimli hikayedir. “İpek Yolu, Kürt Sorunu” ve “ Tokyo Kürtleri” isimli çekilmiş iki belgesel var. Bir de sinema filmi çekilecek onun da senaryosu yazım aşamasında. Genç bir Japon yönetmenle ortak çalışıyoruz üzerine. “Kürt Çiçeği” romanını da Kürtçe’ye çevirmeyi düşünüyoruz ileri ki zamanlarda. Benim Kürtçe’ye çevirdiğim Japon Masalları var, eğer yayınlayabilirsek devamı da gelecektir

Dünya

Suriye’den Türkiye’ye: İdlib’deki askeri gözlem noktalarınızı vururuz!

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Danışmanı Buseyna Şaban, Türkiye’yi tehdit etti. İdlib’deki Türk gözlem noktalarının imha edilebileceğini açıkladı. Gözlem noktalarının, militanlara silah tedarik etmek için kullanıldığını iddia etti.

BOLD – Danışman Şaban, Lübnan’da yayın yapan el Mayadin televizyonuna açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin son dönemdeki eylemleriyle militanlara silah tedarik ettiğini kanıtladığını savundu.

“Türkiye, Astana görüşmelerinde varılan mutabakatları yerine getirmedi ve gözlem noktalarını silah transfer tesislerine ve Suriye toprakları işgal noktalarına dönüştürdü” dedi.

Şaban, Türk gözlem noktaları ve El Nusra Cephesi’nin silah alışverişi yaptığını ve Suriyelilere karşı suç işlediğini iddia etti. “Murik köyündeki Türk gözlem noktası kuşatma altında. Suriye ordusu, Türk gözlem noktalarını ve militanları imha edebilir” uyarısı yaptı.

Norveç’te Hizmet Hareketi’ni fişleyen Türk Büyükelçiliğine ‘casusluk’ suçlaması

Okumaya devam et

Dünya

Norveç’te Hizmet Hareketi’ni fişleyen Türk Büyükelçiliğine ‘casusluk’ suçlaması

Türkiye’nin Oslo Büyükelçiliğinin, Norveç’e sığınan Hizmet Hareketi gönüllüsü 45 ismi fişlediği ortaya çıktı. Elde ettiği bilgileri Türkiye’ye gönderen elçilik, casuslukla suçlanıyor.

BOLD – Norveç muhalefetinde yer alan Rødt Parti lideri Bjørnar Moxnes, Türk Büyükelçiliğinin “fişleme ve casusluk” yaptığı yönündeki iddiaları Dışişleri Bakanlığı’na sordu. Bjørnar Moxnes, Büyükelçi Fazlı Çorman’ın bakanlığa çağrılarak söz konusu iddialar hakkında cevap vermesini istedi.

Norveç’in önde gelen gazetelerinden ABC, Oslo’daki Türkiye Büyükelçiliğinin ülkede “casusluk ve fişleme” faaliyeti yaptığını gündeme getirdi. Gazetenin Nordic Monitor’den alıntı yaptığı belgede Türk Büyükelçiliğinin, Norveç’e sığınan Hizmet Hareketi’ne yakın isimler hakkında fişleme yaptığı yer alıyor. 45 kişi hakkında istihbarat toplayan Türk Büyükelçiliğinin hazırladığı rapor, Türkiye’de devam eden dava dosyalarında ortaya çıktı.

Rødt Parti lideri Bjørnar Moxnes

SETA’NIN RAPORUNA TEPKİ GÖSTERDİ

Türkiye’nin Oslo Büyükelçiliği, sadece fişleme faaliyetiyle de suçlanmıyor. İktidara yakın Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfının (SETA) yayınladığı raporda 120 Norveçli PKK’ya destek vermekle suçlanıyor. SETA’nn rapor ve Türk Büyükelçiliğinin skandal fişleme faaliyetlerinden rahatsız olan Rødt Parti lideri Bjørnar Moxnes, Norveç Dışişleri Bakanlığının skandal konu hakkında harekete geçmesini istedi.

ABC’de yer alan haberde, AKP iktidarına yakınlığı ile bilinen SETA’nın “Avrupa’da PKK yapılanması” başlık raporunda 120 Norveçli hakkında fişleme bilgilerinin yer aldığı belirtildi. Ayrıca haberin devamında Türk Büyükelçiliğinin Norveç’e iltica eden 45 kişi hakkında bilgi sahibi olduğunu vurguladı.

Norveç yasalarına göre bir yabancı devlet yararına kişisel bilgilerin toplanmasını yasaklayan Ceza Kanunu’nun 126. bölümünün ihlali edildiği belirtildi.

TÜRK YETKİLİLERİ, ULUSLARARASI HUKUK İHLAL ETMEKLE SUÇLADI

Rødt Parti lideri Bjørnar Moxnes, söz konusu iddialarla ilgili Dışişleri Bakanı Ine Eriksen Søreide’nin, Türk elçiliğe karşı adım atmasını istedi. Ayrıca Bjørnar Moxnes, Norveç egemenliğini, yasalarını ve uluslararası hukukun ihlal edildiği olaya ilişkin soruşturma başlatılmasını talep etti.

Danimarka’da benzer olayların yaşandığını ve Türk yetkililerinin uyarıldığını vurgulayan Bjørnar Moxnes, söz konusu iddialar karşısında Başbakan Erna Solberg ve hükümetinin sessiz kalmaması gerektiğini ifade etti. Bu olaya karşı bir cevap verilmediği takdirde Norveç’in, ülkeye sığınan insanlara karşı gerekli güvenceyi vermekte isteksiz olduğu anlaşılacağını belirtti.

Başbakan Erna Solberg’in, iddialar karşısında konuşması gerektiğini söyleyen Bjørnar Moxnes, Norveç’te yasal faaliyetlerde bulunan kişiler hakkında gerekli koruma tedbirlerinin alınması talep ediyor.

Okumaya devam et

Dünya

Rusya’da nükleer patlama oldu: Radyoaktif sızıntı Türkiye’yi etkiler mi?

İki hafta önce Rusya Kuzey Kutup Dairesinde yapılan nükleer denemeler sırasında bir kaza yaşandı. Kazadan hemen sonra 4 ölçüm merkezi arızalandı.

BOLD – 8 Ağustos’da Rusya Kuzey Kutup Dairesinde gerçekleştirilen nükleer füze denemeleri esnasında bir patlama meydana geldi. Bu patlama sırasında 5 nükleer mühendis hayatını kaybederken, 6 kişi yaralandı.

İKİNCİ ÇERNOBİL VAKASI MI?

Kaza sonrasında yaşananlar ise olayın ikinci bir Çernobil vakası olabileceği ihtimalini akıllara getirdi.

Moskova, kaza gerçekleştiğinden beri olanlarla ilgili herhangi bir bilgi paylaşmadı ve kazadan sonra olan her şeyi sır gibi saklıyor. O gece neler olduğu ise yeni yeni gün yüzüne çıkıyor.

Olayın Çernobil’i anımsatan kısmı, kazanın üzerinden 2 gün geçtikten sonra Dubna ve Kirov kentlerindeki nükleer gözetim merkezlerinin veri akışını durdurması oldu. Bunlardan 3 gün sonra ise Kazakistan yakınlarındaki Zalesevo ve Rusya’nın doğusundaki Bilibino nükleer ölçüm merkezleri de sessizliğe gömüldü.

Çernobil’de de patlamadan sonra Sovyetler Birliği sessizliğe gömülmüştü. O çevrede yaşayan kişiler olanlardan habersiz bir şekilde uzaktan olayları izliyordu ve çevre sakinleri dışında kimse doğru düzgün bir bilgiye sahip değildi.

Daha sonrasında Batı’da yüksek oranda radyoaktif maddeler tespit edilmiş ve Sovyetler Birliği olayı açıklamak zorunda kalmıştı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu hafta Fransa’ya gerçekleştirdiği bir ziyarette sızıntıyla ilgili her şeyin kontrol altında olduğunu ve herkesin rahat olması gerektiğini söylese de yaşanan olayların bu kadar gizlenmesi insanlarda doğal olarak endişe yarattı.

Hatta yaralıların kaldırıldığı hastanelerden birinde görev yapan bir yetkili, sağlık personelinin radyasyon konusunda uyarılmadığını belirtti. Yaralıların çok yüksek dozda radyasyona maruz kaldığı ise bir saat sonra söylendi ve buna rağmen hiçbir önlem alınmadı. Bu yaralılar daha sonrasında Moskova’da radyasyon uzmanlarının bulunduğu bir hastaneye nakledildi. Sağlık personelinin durumları ise bilinmiyor.

RADYOAKTİF SIZINTI TÜRKİYE’YE DOĞRU YAKLAŞIYOR

Tesadüf mü yoksa kara bir geleceğin yavaş yavaş gün yüzüne çıkması mı bilinmez ancak veri akışlarını durduran merkezler göz önüne alındığı zaman radyoaktif sızıntının Türkiye’ye doğru yaklaştığı görülüyor.

Bu kazanın Çernobil kadar ciddi mi yoksa yaşananların sadece bir tesadüften mi ibaret olduğu ise cevap aranan en büyük soru olmaya devam ediyor.

Tahliye talebi 3 kez reddedilen kanser hastası KHK’lı öğretmen Tacettin Toprak öldü

Okumaya devam et

Popular