Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan hedef göstermişti: Oyuncu Çakır hakkında hapis cezası istendi

Ünlü Oyuncu Deniz Çakır’ın Beşiktaş’taki bir kafede bulunan bazı kadın müşterilere söylediği iddia edilen sözlerle, “halkın bir kesimini alenen aşağılama” suçlamasıyla hakkında iddianame hazırlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Çakır’ın 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Yılbaşından bir önce 30 Aralık 2018’de Beşiktaş’taki Zorlu Center alışveriş merkezinde yer alan bir kafede arkadaşlarıyla bulunan Deniz Çakır ile yan taraftaki masada arkadaşlarıyla oturan 7 kadın ile Çakır arasında sözlü sataşma olduğu iddia edilmişti.

7 KADINDAN 3’Ü ŞİKAYETÇİ OLDU

Deniz Çakır ile başörtülü kadınların bulunduğu grup arasında çıktığı iddia edilen olayı ilk gündeme Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taşımıştı. İktidara yakın medya kuruluşlarının da olaya müdahil olmasıyla mahalle baskısı haline dönüşen tartışma ile ilgili 7 kadından 3’ü Deniz Çakır hakkında suç duyurusunda bulundu.

Kadınların, Oyuncu Deniz Çakır’ın kendilerine hakaret içeren söylemlerde bulunduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunması üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma başlatıldı. Çakır hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “özel hayatın gizliliğini ihlal etme” suçlamalarından takipsizlik kararı verildi.

Fakat Cumhuriyet Başsavcılığı, Çakır’ın  “halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama” suçlamasını işlediğini iddia etti.

İddianamede, 30 Aralık 2018’de, Beşiktaş’taki Zorlu Center alışveriş merkezinde yer alan bir kafede arkadaşlarıyla bulunan Deniz Çakır ile yan taraftaki masada arkadaşlarıyla oturan 3 müşteki kadın arasında, kadınların Çakır’ın fotoğraflarını çektiğini düşünmeleri nedeniyle tartışma yaşandığı, kafe çalışanlarının da dahil olduğu tartışmada Çakır’ın müştekilere, “Atatürk var bu ülkede, Arabistan değil burası, sizin yeriniz burası değil, Arabistan’a gidin, İran’a gidin.” dediği ileri sürüldü.

Soruşturma yürüten başsavcılıkça müştekilerin farklı tarihlerde beyanlarının alındığı ve olayın yaşandığı kafenin güvenlik kamera görüntülerinin incelendiği kaydedilen iddianamede, buna ilişkin detaylara yer verildi.

DENİZ ÇAKIR: MÜŞTEKİLER İYİ NİYETLİ DEĞİL

Çakır’ın ifadesinde, “Görüntü çekilip çekilmemesiyle ilgili tartışma yaşandıktan sonra konunun kapandığı, kafeden ayrılırken herhangi bir tartışma ve olay çıkmadığı, kafeye girerken kadınlara alay eder tarzda mimik yapmadığı, tüm hayatı boyunca ayrımcılık yapılmasına karşı durduğu, müştekilerin iyi niyetli olmadığını düşündüğü, ‘Arabistan’ kelimesinin geçtiği tek cümlenin, kendi masasındaki arkadaşlarının duyacağı şekilde bir ses tonuyla, ‘İçkili bir mekânda içtiğim içkiye, çektiğim fotoğrafa karışılıyor, yargılanarak bakılıyor. Burası Arabistan mı, burası Atatürk Türkiye’si.’ şeklinde konuştuğu, bunu karşı tarafın duyacağı şekilde söylemediği ve atılı suçlamaları kabul etmediğine” yönelik beyanda bulunduğu dile getirildi.

“FOTOĞRAFLARIMIZI ÇEKTİ” İDDİASINI BİLİRKİŞİ RAPORU ÇÜRÜTTÜ

Savcılık tarafından Deniz Çakır’ın cep telefonu üzerinde fotoğraf ve video görüntülerine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırıldığı anlatılan iddianamede, 16 Ocak 2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, “Zorlu Center’da çekilen 6 fotoğraf bulunduğu, fotoğrafların Çakır’ın iki kadınla çektiği selfie fotoğrafları olduğu, fotoğraflarda başkaca şahıs bulunmadığı, soruşturmaya konu tarih ve saatlerde silinmiş herhangi bir video ve fotoğraf dosyasına rastlanılmadığı”nın tespit edildiği vurgulandı.

DENİZ ÇAKIR HAKKINDA 6 AYDAN 1 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENİYOR

İddianamede, şüpheli Deniz Çakır’ın söz konusu kafede yaşadığı tartışma sırasında müştekilere, “Atatürk var bu ülkede, Arabistan değil burası, sizin yeriniz burası değil, Arabistan’a gidin, İran’a gidin” ifadelerini kullandığı iddiasıyla, “halkın bir kesimini, sosyal, sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama” suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan hedef gösterdi, Deniz Çakır savcılıkta ifade verdi

Gündem

Bakan Koca aşı için net tarih verdi

Aşı konusunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koca 11 Aralık tarihini işaret ederek, erken dönemde yaygın bir şekilde sağlık çalışanlarından başlamak üzere hazırlık yapıldığını söyledi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan dünkü Kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada 50 milyon doz aşı için anlaşmaların tamamlandığını söyledi. Bugün de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, konuyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) bir basın toplantısı düzenledi. Gazetecilerin aşı ile ilgili sorularını da cevaplayan Bakan Koca net tarih verdi.

50 MİLYON SÖZLEŞME İMZALANDI

Aşılama işlemine yoğun bir şekilde başlamak istediklerini belirten Koca: “Bununla ilgili inaktif dediğimiz daha önceden teknik açıdan iyi bildiğimiz etkisinin az olduğunu düşündüğümüz aşıdan 50 milyon sözleşme imzalandı. Aralık ayında en az 10 milyon muhtemelen 20 milyon planlamış olacağız, Ocak ayında 20 milyon, Şubat ayında 10 milyon temin etmiş olacağız” dedi.

YOĞUN GÖRÜŞME İÇİNDEYİZ

Aralık ve Ocak ayına dikkat çeken Bakan Koca: “Pfizer’in aşısıyla ilgili yoğun görüşme içindeyiz. Pfizer’in aşısıyla ilgili de yerli aşımız Nisan ve sonrası dönemde devreye gireceği için Nisan ayına kadar bize temin edebilecekleri bütün aşıyı alma şeklinde yaklaşımımız oldu” diye konuştu.

Dünyada erken dönemde ruhsat alabilecek firmalarla iletişim halinde olduklarını aktaran Bakan Koca: “Bir taraftan da yerli aşımızı, birinci fazı muhtemelen 14-15 Aralık’ta bitmiş olur. Bu şekilde devam ederse faz ikiye geçilmiş olur. Yerli aşımızın da Nisan ayında faz üç kullanabileceğimizi düşünüyoruz. Bizim aşımız inaktif bir aşı farklı mRNA, vektör ve benzeri 16 tane aşımız var. Bunlarla ilgili çalışmaları yakın takip ediyoruz. İlk aşımızın inaktif olduğunu, teknolojik olarak bilinen, inaktif aşıların daha pahalı olduğunu, kolay olmadığını, diğer aşıların ise mRNA ve benzeri daha ucuz daha yoğun üretilebilecek olduğunu bilelim” ifadelerini kullandı.

11 ARALIK TARİHİNDE BAŞLAYACAK

Erken dönemde güvenilir aşıyı temin etmeye çalıştıklarını söyleyen Koca: “Zannediyorum Aralık’ın 11’den sonra erken dönemde yaygın bir şekilde sağlık çalışanlarından başlamak üzere, şu an bilim kurulumuz ilgili strateji hazırlıyor. Bu stratejide sağlık çalışanları başta olmak üzere kimlere, nasıl yapılması gerektiği ile ilgili çalışmayı en geç bir hafta, on gün içinde tamamlamış olur. Herkesin farklı bir stratejisi olabilir. Biz vatandaşımıza özellikle güvendiğimiz ve etkinliğini bildiğimiz aşıyı daha çok tercih etmek zorundayız. Bunu da bilecek, bu konudaki yaklaşımı bilgilendirmeyi yapabilecek olan bilim kurulumuz olacak” şeklinde konuştu.

Erdoğan’a ‘cahil’ dedi: Osmanlı para paradır deyip borç alanlar yüzünden battı

Okumaya devam et

Gündem

Kovid-19 hastası olduğu için hastaneye alınmayan 9 aylık hamile kadın hayatını kaybetti

Özel hastanenin “koronavirüslü hasta bakmıyoruz” diyerek kapıdan çevirdiği 9 aylık hamile kadın vefat etti. 2’inci hastanede de kapıdan çevrilen genç kadın, 3’üncü ‘üncü hastanede ameliyata alındı. Hamile kadın müdahalede geç kalındığı için vefat ederken, bebek kurtarıldı.

BOLD – Özel hastaneye alınmayan Kovid-19 hastası 9 aylık hamile kadın, hayatını kaybetti. 32 yaşındaki Dönüş Kılınç hamileliğinin son günlerinde Kovid-19’a yakalandı. Aylarca kontrol amaçlı gittiği Pendik Medipol Hastanesine alınmayan Kılınç’a hastane yönetimi, “Biz pandemi hastanesi değiliz. Diğer hastalarımızı korumak için Kovidli hasta kabul etmiyoruz” dedi. Kılınç müdahalede geç kalınınca hayatını kaybetti.

HASTANELER KAPIDAN ÇEVİRDİ

Gazete Duvar’ın haberine göre, İstanbul’da yaşayan 32 yaşındaki Dönüş Kılınç 9 aylık hamileyken koronavirüse yakalandı. Evde karantinaya giren Kılınç’ın sancıları artınca eşi Ramazan Kılınç tarafından, 9 ay boyunca kontrol için gittiği Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kurucusu olduğu Pendik Medipol Hastanesine götürdü. Ancak hastaneden, “Pandemi hastanesi değiliz. Eşinizi kabul edemeyiz. Pandemi hastanesine götürün” yanıtını aldı.

İddiaya göre Kılınç ailesi, müracaat ettiği ikinci hastaneden de ‘prosedür’ gerekçesiyle geri çevrildi. Hamile kadın tekrar eve döndü. Ramazan Kılınç şunları anlattı: “Eşimin koronavirüse yakalandığını söylediğimde bizi kapıdan içeri bile almadılar. Ben de hastane müdürünü aradım. Bana, ‘İçerdeki hastaları korumak için Kovidli hastaları kabul etmiyoruz. Biz pandemi hastanesi değiliz. Yönetim bu yönde karar aldı’ dedi. Israr edince, ‘Eşinizin koronavirüs testi negatif çıkınca gelin’ yanıtını verdi. Eşim sancılar içinde kıvranıyordu. Biz de Marmara Eğitim Araştırma Hastanesine gittik. Ancak burada da, ‘Kovidli hamile kadınlara tedavi yapamıyoruz. Devletin tedavi için bize verdiği bir kota var. Bu kotayı aşamayız’ diyerek bizi eve gönderdiler.”

Dönüş Kılınç eve geldiğinde sancıları arttı. İddiaya göre eşi bunun üzerine Medipol Hastanesini tekrar aradı. Kılınç’a “Eşinizin testi negatif çıktıysa gelin. Yoksa kabul edemeyiz.” cevabı verildi. Ramazan Kılınç, bu kez de eşini başka bir özel hastaneye götürdü. Avrupa Yakası’ndaki bu hastane Kılınç’ı hemen ameliyata aldı. Bebek kurtarılırken anne vefat etti. Hastane yönetimi Ramazan Kılınç’a, “Eşinizi neden ilk buraya getirmediniz. Neden bu kadar geciktiniz? Eşinizin durumu çok ilerledi. Maalesef ameliyat sırasında entübe oldu. Kendisini kaybettik. Eğer biraz daha geç kalsaydınız çocuğu da kaybedecektik” dedi.

“İNSANIN CANI BU KADAR UCUZ MU?”

Eşini kaybeden Ramazan Kılınç duruma tepki göstererek, “Medipol bize kapıları sonuna kadar kapattı. İlk günden beri buranın hastası olmamıza rağmen… Eğer isteselerdi eşimi burada da ameliyata alabilirlerdi. Bir insanın canı bu kadar ucuz mu?” diye sordu.

Gazete Duvar’ın verdiği bilgiye göre Pendik Medipol Hastanesinden Kovid-19’lu hastaların 1 ay öncesine kadar kabul edilmediği söylendi. Ancak şu anda kabul edilip edilmediğiyle ilgili bilgi verilmedi.

OLAY MECLİS GÜNDEMİNDE

Diğer yandan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu yaşananları Meclis gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya, Medipol Hastanesi için soruşturma açılıp açılmadığını sordu. Fahrettin Koca, Medipol Hastanesi’nin kurucularından biri.

Okumaya devam et

Gündem

Cezaevinde yine koronavirüs alarmı: 27 mahpus hücrelere konuldu

Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevi D-17 koğuşunda kalan 27 kişinin Kovid-19 testi pozitif çıktı. Mahpusların hepsi hücrelere konuldu. Önlem alınması için Adalet Bakanlığına çağrı yapıldı.

BOLD – Kahramanmaraş Türkoğlu 1 No’lu T Tipi Cezaevinde bir koğuşun tamamı Kovid-19’a yakalandı. D-17 koğuşunda kalan mahpusların hepsi tekli hücrelere alındı. Yanlarına birer adet buton verilen mahpuslara “fenalaşırsanız bu butonlara basın” denildi. Tutuklular arasında kronik rahatsızlığı olan birçok insan olduğu belirtiliyor.

“ADALET BAKANLIĞI DUY!”

Olay, Türkoğlu’nda eşi tutuklu olan bir kadının, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mesaj göndermesiyle ortaya çıktı. Mesajı Twitter hesabından paylaşan Gergerlioğlu, Adalet Bakanlığı’na seslenerek “Duy” dedi:

@adalet_bakanlik duy! Vekilim, Maraş Türkoğlu 1nolu L Tipi Cezaevi’nde eşim tutuklu bulunmakta. D17 koğuşu 27 kişi hepsi (+) çıktı, tekli koğuşlara alınıp yanlarına birer adet buton verip, fenalaştığında bu butona basın demişler. Kronik rahatsızlığı bulunan bir sürü mahpus var.”

MEMUR LOJMANLARI DA KARANTİNADA

Son günlerde Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevinde vaka sayısının çok arttığı, memur lojmanlarının bile karantinaya alındığı iddia ediliyor.

Kahramanmaraş’ta bir KHK Köyü: Kavşut

Okumaya devam et

Popular