Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Demirtaş savunma yapıyor: Yargı alet edilerek siyasi komplo yapılıyor

Tutuklu muhalefet lideri Selahattin Demirtaş, bir kez daha hakim karşısında. Demirtaş, yargı eliyle kendisine siyasi bir komplo yapıldığını detaylarıyla anlattı.

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek ve toplantı gösteri yasasına muhalefet etmek” suçlamasıyla yargılandığı davanın, Ankara Sincan Cezaevi kampüsünde görülen 4’üncü duruşmasında savunma yaptı.

Demirtaş, 2011 yılında Diyarbakır’da katıldığı bir yürüyüşle ilgili 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından Meclis’e gönderilen fezlekeye dair savunmasında “Büyük bir siyasi komplo, hukuk alet edilerek, yargı alet edilerek gerçekleştirilen çirkince, ahlaksızca bir komplodan başka bir şey olmadığı bu fezleke ile de anlaşılmaktadır” dedi.

142 YIL HAPİS CEZASI İSTENİYOR

Demirtaş hakkında 142 yıl hapis cezası istenen ana davanın 4’üncü duruşmasına tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nden SEGBİS ile bağlandı. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP Meclis İdare Amiri Mahmut Toğrul, HDP Milletvekilleri Abdullah Koç, Hasan Özgüneş, Mensur Işık, Meral Danış Beştaş ve Serpil Kemalbay duruşmayı mahkeme salonundan takip etti.

FEZLEKE 4.5 YIL SONRA HAZIRLANMIŞ

Demirtaş, 15 No’lu fezlekede suçun 8 Nisan 2011 tarihinde işlediğinin iddia edildiğini belirterek, “Mahkemenin, avukatlarım ve kamuoyunun dikkatini çekmek istiyorum. 2011’in 8 Nisanı’nda yapılan bir yürüyüş ile ilgili hazırlanmış bir fezleke. Peki bu fezleke söz konusu yürüyüşten sonra mı düzenlenmiş bir fezlekedir? Hayır. 2015, 7 Haziran seçimlerinden 3 ay sonra hazırlanmış. Yani suçlama konusu yapılan yürüyüş tarihinden tam 4 yıl, 4.5 yıl sonra hazırlanmış bir fezlekedir” dedi.

7 HAZİRAN SEÇİMLERİYLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI

Fezlekenin hazırlanma tarihinin 06.10.2015 olduğunu dile getiren Demirtaş, “Dolayısıyla Diyarbakır Cumhuriyet Savcı Vekili’nin bu fezlekeyi Parlamento’ya gönderme saiki başlı başına 7 Haziran seçimleriyle doğrudan bağlantılıdır. AKP’nin 7 Haziran’da tek başına Parlamento’daki çoğunluğu ve hükümet olma kudretini yitirmesinden sonra bir grup savcının harekete geçmesi sonrasında hazırlanan fezlekelerden biridir” ifadelerini kullandı.

AYM İÇTİHATLARINDA VAR

Demirtaş şunları dile getirdi: “AYM içtihatlarında vardır. Yani savcı bir yurttaşın herhangi bir eylemi, konuşması nedeniyle kamu düzenin bozulduğu, gösteri yasasının ihlal edildiği ve örgüt propagandası yürütüldüğü iddiasında ise bu soruşturmayı etkili ve hızlı yapmak zorundadır. Bu hem kamu açısından hem de söz konusu şüpheli ve zanlı açısından adil yargılamanın gereğidir. Ama ne hikmetse bu savcı tam 4.5 yıl beklemiş 4.5 sonra bu fezlekeyi 7 haziran seçimleri biter bitmez parlamentoya göndermiş.”

BÜYÜK BİR SİYASİ KOMPLO

Demirtaş, “Biz bu fezlekeler, iddianamelerin genelinde olduğu gibi benim ve 4 Kasım akşamı evlerimize baskın yapılarak adeta kaçırılır gibi evlerinden alınan milletvekili arkadaşlarıma yapılan gibi, büyük bir siyasi komplo, hukuk alet edilerek, yargı alet edilerek gerçekleştirilen çirkince, ahlaksızca bir komplodan başka bir şey olmadığı bu fezleke ile de anlaşılmaktadır. Burada Cumhuriyet Savcısı’nın derdi, işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle bozulduğu iddia edilen kamu güvenliğinin yeniden tesisi ya da incinen kamu vicdanının gereğinin yerine getirilmesi değildir. Ya da herhangi bir suçun failinin cezalandırılması konusunda hukuksal bir beklentiyi karşılama gibi bir derdi yok” dedi.

SAVCILAR SİYASİ BASKINDAN ETKİLENEREK HAREKET ETTİ

Demirtaş şu ifadeleri kullandı: “Dönemin Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin başbakanı Davutoğlu tarafından kamuoyuna açık bir şekilde savcıların göreve davet edilmesi, bugün olduğu gibi yargının baskı altına alınması ve hükümete yakın medya organları tarafından 24 saat bunun propagandasının yapılması neticesinde savcılar harekete geçti. Savcıları tanımam bilmem, doğrudan siyasi bir ağlantıları var mı bilmem, bilsem bunu söylerim. Ama oluşan siyasi baskıdan etkilenerek en azından hareket ettikleri net bir şekilde ortadadır.”

BEDENLERİNİ ÖLÜME YATIRIYORLAR

Duruşmada savunma yapan Demirtaş, açlık grevi eylemlerine devam edenlere de selamlarını iletti. Demirtaş, “Leyla Güven, Selma Irmak, Sebahat Tuncel, Tayip Temel, Dersim Dağ ve Murat Sarısaç milletvekillerimiz, kimi cezaevinde kimi cezaevi dışında Türkiye’nin barışı ve demokrasisinin güçlenmesi, sağduyunun diyaloğun hakim olabilmesi için duyarlılık eylemi yapıyorlar, bedenlerini ölüme yatırıyorlar. Bir gün önce, bir saat önce bu eylemleri bitirebilirsek bundan mutluluk duyacağız, ancak bunun yolunun da taleplerin başta hükümet olmak üzere Parlamento tarafından duyulması ile mümkün olabileceğini biliyoruz” şeklinde konuştu.

HER ANNE HEPİMİZİN ORTAK DEĞERİ

Gebze Cezaevi önünde tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevi yapan çocuklarını destekleyen tutsak ailelerine polisin müdahalesine de değinen Demirtaş, “Gebze Cezaevi önünde eylem yapan annelerimize yönelik onur kırıcı işkence ve hakarete varan muameleleri asla kabul etmeyeceğimi, annelerin gözyaşının renginin olmadığını hatırlatarak, Türkiye’de evladını yitirmiş ya da yitirme tehlikesi olan her annenin hepimizin ortak değeri olduğunu, annelere bu şekilde davranılması zaten kutuplaşmış toplumu daha fazla kutuplaştırmaktan başka bir işe yaramayacağını belirterek kınıyorum. Aralarında bizatihi dosyamı takip eden avukat arkadaşlarımıza Kızılay’da sert bir müdahale yapılmış ve işkenceye varan uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Hem avukat arkadaşlarımı selamlıyor hem de bu muameleyi kınayarak devam etmek istiyorum” diye konuştu.

Selahattin Demirtaş Washington Post’a yazdı: Erdoğan ağır bir siyasi fatura ile karşı karşıya

Politika

Babacan: Erdoğan, Bahçeli’ye karşı kendi itibarını bile savunamaz halde

Partisinin Adıyaman Kongresinde konuşan Ali Babacan, Devlet Bahçeli’nin AKP ve Erdoğan üzerinden vesayet kurduğunu iddia ederek, “Büyük ortak itibarını savunamaz halde” dedi.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bugün partisinin 1. Olağan Adıyaman İl Kongresine katıldı. Kongrede partililere konuşan Babacan hükumeti ve ittifak ortağı MHP’yi eleştirdi.

HALKIN SAĞLIĞINI GÖZDEN ÇIKARDINIZ

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dün ilk kez açıkladığı vaka sayılakrına ilişkin daha önce söylediklerinin doğru çıktığını vurgulayan Babacan: “Dün açıkladıkları rakam, ABD ve Hindistan’ın hemen peşinden üçüncü olduğumuzu gösteriyor. Tabii açıklanan sayılara inanıp inanmamak başka mesele. Açıklama yapmak demek, bir şeyi açıklığa kavuşturmak demektir. Bugüne kadar topluma tam olarak neyi açıkladıklarını bile anlayamadık. Bu sefer de hasta tanımı yeniden yapıldı. “Sadece hastanede yatanlar” denildi. Anlıyoruz ki günlük tablolarda açıkladıkları hasta sayıları da doğru değil” ifadelerini kullandı.

Hükumetin sırf propaganda yapmak için olur olmadık şeylere beka meselesi dediğini hatırlatan Babacan: “Gerçek beka bu milletin sağlığıdır. İnsanımızın sağlığını aylardır tehlikeye attınız. 1 Haziran’dan itibaren neredeyse tek bir önlem almadan hastalığın yayılmasını izlediniz. Ekonomiyi batırdığınız için, halkımızın sağlığını gözden çıkardınız” dedi.

KÜÇÜK ORTAĞIN VESAYETİ

Bahçeli’nin AKP’nin kurucularından Bülent Arınç için sarf ettiği hakarete varan sözleri hatırlatan Babacan konuşmasının devamında şunları söyledi: “Küçük ortak, büyük ortak üzerinde neredeyse vesayet oluşturmuş durumda. Büyük ortağın sorunlarının nasıl çözüleceğini küçük ortak belirliyor. Büyük ortağın kurucularına, büyük ortağın gözü önünde ağza alınmayacak, yakışıksız, seviyesiz ifadeler kullanılıyor. Büyük ortak kendi mensuplarının itibarını bile savunamaz halde. Türkiye siyaseti çok sayıda enteresan olaya şahit olmuştur ama bir siyasi partinin direksiyonuna başka bir partinin genel başkanının geçmesine herhalde ilk defa tanık oluyoruz.”

Başsavcıvekili Zülkarneyn Kısık koronavirüsten hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Politika

Gökçek ve Arınç’ın ‘Parsel parsel’ kavgası sonrası AKP’de neler oldu

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feramuz Üstün, Ahmet Davutoğlu’yla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında ilk kavganın Arınç-Gökçek gerginliği nedeniyle yaşandığını ifade etti.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın tahliyeleri konusunda ters düşen TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulundaki görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Arınç’ın istifası sonrası, daha önce Ankara’daki arazi rantı suçlaması yüzünden kavgalı olduğu Melih Gökçek, Arınç hakkında bir paylaşımda bulundu. Arınç’ın istifasının yeterli olmadığını söyleyen Gökçek, Arınç’ın cezalandırılması için sosyal medyada da kampanya başlattı.

Son olanlar yıllar önce kameralar önünde yaşanan ‘Parsel Parsel’ kavgasını yeniden gündeme getirdi. Kavganın yaşandığı yıl AKP Genel Başkanı ve Başbakan olan Ahmet Davutoğlu’nun yeni partisinden bir açıklama geldi.

DAVUTOĞLU-ERDOĞAN KAVGASI

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feramuz Üstün, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında ilk kavganın bu olay nedeniyle yaşandığını ifade etti.

Konuk olduğu TV5 yayınındaki programda konuşan Üstün: “Melih Gökçek ile Bülent Arınç arasında yaşanan parsel parsel meselesi partiye çok zarar vermişti. Böyle bir atmosferin ortaya çıkmasından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arınç’ın görevden alınmasını istiyordu. Ahmet Davutoğlu, ‘bu hükümetin Başbakanı benim’ diyerek Bülent Arınç’ı görevden almadı. Davutoğlu bu kadar vefalı biri işte” ifadelerini kullandı.

Borsa İstanbul’un yüzde 10’u artık Katar’ın

Okumaya devam et

Politika

MHP’lilerin yüzde 13,7’si Erdoğan’ı AKP’lilerin yüzde 19,8’i Bahçeli’yi beğenmiyor

Metropoll Araştırma Şirketi, Ekim ayı beğeni anketine göre MHP’lilerin yüzde 13,7’si Tayyip Erdoğan’ı, AKP’lilerin de yüzde 19,8’i Devlet Bahçeli’yi beğenmediğini belirtti.

BOLD – Metropoll Araştırma Şirketi, Ekim ayı beğeni anketinde AKP ve MHP’lilere hangi lideri sevdiklerini sordu.

Metropoll’ün beğeni anketinde MHP’lilerin yüzde 83,9’u AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı beğenirken, yüzde 13,7’si “beğenmiyorum” cevabı verdi.

AKP’ye oy veren seçmenlerin ise yüzde 76,4’ü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi beğendiğini ifade ederken, yüzde 19,8’i ise beğenmediğini bildirdi.

Soylu açıkladı: İçişleri Bakanlığından 42 bin kişi ihraç edildi

Okumaya devam et

Popular