Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Demirtaş: “Savcı kime ve neye hizmet ettiğini bilmeden yapmış olabilir”

HDP’nin önceki Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu yargılandığı davanın ikinci gününde, savunma yapmaya devam ediyor. Demirtaş, kendisi hakkında fezleke hazırlayan, MİT TIR’ları savcısı olarak bilinen ve tutuklu bulunan Ahmet Karaca’nın kime ve neye hizmet ettiğini bilmeden yapmış olabileceğini vurguladı.

Demirtaş, “Fakat bu yönlendirmeleri yapanlar yani Öcalan’ın adını ağzına aldı diye tutuklayın, sokakta dövün, milletvekili ise fezleke hazırlayın, gazeteci olursa linç edin, işsiz bırakın diyenler; aslında Öcalan’la görüşülmesini engellemeye çalışanlardır. Rahatsızlardır. Niye? Çünkü Oslo ve sonradan başlayan İmralı süreçleri bu güçlerin kontrolünde değildi.” dedi.

SAVCI ÇÖZÜM SÜRECİNDEN NEDEN RAHATSIZ OLSUN

Demirtaş, Öcalan’la görüşmelerin yapıldığı Çözüm sürecine dair, “Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, Kürt’üyle, Türk’üyle, muhalefetiyle birbirimize güvenerek yürütmeye çalıştığımız bir süreçti. Bir savcı bundan niye rahatsız olur? Savcıyı orada acilen ilgilendiren vatana ihanet suçu mu var? Yok. Bu bir politik mevzudur” dedi.

SAVCILAR KARAR VEREMEZ

Görüşmeleri engelleyebilmek için sulh ceza hakimlerinin yasa dışı bir şekilde dinleme kararları aldıklarını Demirtaş, amacın kamuoyunda tepki yaratmak ve muhalefeti baskılamak olduğunu söyledi. Demirtaş, şöyle devam etti: “En nihayetinde bu tür çözüm süreçlerini yürütemez kılmaktır. Dediğim gibi ‘7 aydır İmralı’da bir halkın önderliğine uyguladığınız işkenceyi asla kabul etmediğimizi demek için o gün meydanlarda olacağız’ sözünü söylediğimde evet 7 aydır İmralı’da Öcalan’la görüşülmüyordu.”

1.5 YIL KESİNTİSİZ RESMİ GÖRÜŞMELER SÜRDÜ

Demirtaş şunları söyledi: “Önce bir buçuk yıl kesintisiz resmi bir görüşme trafiği sürüyordu. Oslo görüşmeleri. O dönemde biz görüşme trafiğinin içinde yoktuk, dışarıda takip ediyorduk ama bu devlet bir buçuk yıl Oslo’da PKK’nin üst düzey yetkilileri ile İmralı’da da yine devletin üst düzey yetkilileriyle görüşmeler sürdürdü. Sonuç alınamadı, kesintiye uğradı işte bu tür girişimler. Fakat hukuken yasal olarak bunun yaptığı doğru mudur. Sen bir milletvekilini kendi görüşünü açıkladı diye nasıl bu kadar rahat cezalandırılmasını isteyebilirsin? Kesinlikle suç unsuru da oluşturmayan cümlelerdir. Benim siyasi görüşlerimdir, düşüncelerimdir. Kime sayın deyip, demeyeceğimi savcılar karar veremez.”

YUMRUK ATANIN ELİNİN ÖPÜLMESİNE İŞLEM YAPILACAK MI

Demirtaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na dönük saldırıyı hatırlatarak, “Bugün görevde olan savcı Kılıçdaroğlu’na yumruk atanın elinin öpülerek videosunu, fotoğrafını çekilmesini, yumruk atan elin ‘gurur duyuyoruz, onur duyuyoruz ülkenin milli kararlılığıdır’ diyerek televizyonlarda gazetelerde yayılması hakkında bir işlem yapacaklar mı? Suçu ve suçluyu övme var mıdır orada bilmiyorum. Takip etsinler ama bu çelişkiler ve iktidar yanlısı bu yargı tutumu gözlerimizden kaçmıyor. Ortada bir suç ve suçluyu övme varsa dönüp baksınlar, dün yapılanlara” diye konuştu.

HDP’Lİ VEKİLLER DURUŞMAYI TAKİP EDİYOR

Sincan Cezaevi Kampüsü Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi Salonu’nda görülen duruşmada, Demirtaş, tutulduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşmayı ikinci gününde HDP’li milletvekilleri Mahmut Toğrul, Habip Eksik, Hüseyin Kaçmaz, Mensur Işık ve Şevin Coşkun takip etti.

ÖRGÜT KURMA VE YÖNETME İDDİASI

“Örgüt kurma ve yönetme”, “Örgüt propagandası” ve “Suç ve suçluyu övme” iddialarıyla Demirtaş hakkında 142 yıla varan hapis cezası isteniyor. Diyarbakır’da açılan dava, güvenlik gerekçesiyle Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne alınmıştı.

Demirtaş’ın Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davası, daha önce kendisi hakkında hazırlanan ve dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM’ye gönderilen 31 fezlekenin toplamından oluşuyor.

Demirtaş: ‘Öcalan’ın heykelini dikeceğiz’ dediğimde, Erdoğan’ın elinde Öcalan’ın iki mektubu vardı

Politika

AKP ile MHP Seçim Yasası için kararı bu hafta verecek

Seçim kanunlarında değişiklik yapmak için kolları sıvayan AKP ve MHP bu hafta kararını veriyor. MHP, daraltılmış bölge teklifine sıcak bakmıyor. Yüzde 10’luk seçim barajının yüzde 5’e düşürülmesinde ise iki parti ‘kendiliğinden’ anlaştı.

BOLD – Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, “AKP uzun süren hazırlığının ardından seçim yasalarından yapılmasını düşündüğü değişiklikleri belirleyip MHP’ye iletmişti. TBMM tatile girmeden önce de MHP, daraltılmış bölge ile en yaşlı hakim dışında il seçim kurullarına başkan belirlenebilmesine olanak tanıyan düzenlemelere sıcak bakmadığını AKP’ye iletmişti” diye yazdı.

ESNEK DARALTILMIŞ BÖLGEYE MHP SICAK BAKMIYOR

Seçim bölgeleri konusunda MHP’nin net duruşunu dün itibarıyla da ortadan kaldırmadığına işaret eden Sarıkaya, “Her ne kadar AKP içinden, esnek daraltılmış bölgeleri 7 yerine 10 milletvekiline çıkaralım, önerisi geliyor olsa da MHP sıcak bakmıyor” kulisi paylaştı.

DOĞU VE GÜNEYDOĞU HDP’YE KALIR ENDİŞESİ

MHP yönetiminin esnek daraltılmış bölge sisteminin parlamentoyu 2,5 partili yapıya dönüştüreceğinden endişe ettiğine dikkat çeken Sarıkaya, “Doğu ve Güneydoğu’da AKP ve HDP dışında hiçbir partinin vekil çıkarma şansını elde edemeyeceği kaygısı var. Ayrıca mevcut sistem, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Adana, Mersin gibi büyük kentlerde az oy alan partilere milletvekilli çıkarma şansı getiriyor” bilgisi verdi.

ORTAK LİSTE ÖNERİSİ

AKP’nin önerisinde daraltılmış bölgenin hala durduğunu aktaran Sarıkaya, “Önceden belirlenen ve ilan edilen bölgelerde merdiven sistemi yöntemiyle, iki partinin tek ve çift rakamlı sıralara aday koyacağı ortak liste hakkı getiriyor. Tartışılan modele göre örneğin ilk sıra AKP’nin, ikinci sıra MHP’nin olacak. Bunun MHP’ye daha fazla avantaj getireceği görüşü savunuluyor; ancak MHP henüz olurunu vermiş değil” dedi.

SEÇİM BARAJI KENDİLİĞİNDEN YÜZDE 5

Sarıkaya, seçim barajına ilişkin de şu bilgileri aktardı: “Yıllardır indirilmesi tartışılan yüzde 10 seçim barajının yüzde 5’e çekilmesi konusunda iki partinin mutabakatı söz konusu. Gerekçeleri de Anayasa gereği, en son yapılan seçimlerde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte yüzde 5’ini almış partilerin Cumhurbaşkanı adayı gösterebiliyor olması. Dolayısıyla baraj zaten kendiliğinden yüzde 5 olarak Anayasa ile oluşmuş durumda.”

ERKEN SEÇİM

Bütün bu konuların bu hafta sonuna kadar AKP ve MHP heyetlerince karara bağlanması gerektiğini belirten Sarıkaya, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çünkü Anayasa gereği seçim kanunlarında yapılan değişiklikler bir yıl içinde yapılacak bir seçimde uygulanamıyor. Eğer uzlaşı sağlanabilirse Ekim ayında kanun teklifinin TBMM’ye verilip, en geç Kasım başında çıkması amaçlanıyor. Bu aşamada olası görülmüyor ama 2022 Ekim sonu Kasım başından sonra yapılacak seçimde uygulanabilmesi için de bugünden tüm hazırlıkların yapılması gibi bir zorunluluk ortada duruyor.”

Okumaya devam et

Politika

Selin vurduğu Rize’de çay molası

Malatya’da eve ekmek götüremediğini söyleyen şoför esnafına ‘Al bu keyif çayını iç’ diyen Erdoğan, sel felaketinin vurduğu Rize’de vatandaşa yine çay fırlattı. Erdoğan’ı dinlemeye gelen kalabalığın isteksiz tavrı ise dikkatlerden kaçmadı.

BOLD – Partisinin geçen Ekim ayındaki Malatya İl Kongresine katılan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konvoyu minibüs ve servis şoförleri tarafından durduruldu. Deprem ve pandemi sonrası işleri azalan esnaf Erdoğan’dan kredi müjdesi istedi.

AL KEYİF ÇAYI İÇ

Erdoğan “Eve ekmek götüremiyoruz” diyen şoför esnafına “Bu bana biraz abartılı geldi be” diyerek cevap verdi. Erdoğan daha sonra, yanında getirdiği şoförlere uzatarak “Al bu keyif çayını iç” dedi.

ERDOĞAN RİZE’DE DE ÇAY DAĞITTI

Erdoğan bugün de sekiz günde iki kere sel felaketi yaşanan, altı kişinin hayatını kaybettiği, iki kişinin de kaybolduğu Rize’ye gitti. Erdoğan’ın yaptığı ‘geçmiş olsun’ ziyaretinde çay dağıtmasına sosyal medyada tepki yağdı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba: “Bir Erdoğan klasiği! Rize’de sel yüzünden evi başına yıkılmış insanların başına çay fırlatıyor. Bu utanç görüntüleri sadece AKP Türkiyesi’nde olur.”

KEYİF ÇAYI MI?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun: “Sel afetinin yaralarını sarmak için Rize’ye gelen Sayın Erdoğan, yine yaraları sarmak adına Rizeli kardeşlerimize çay fırlatarak devletin tüm gücünü ziyadesiyle hissettirdi.(!) Yahu insaf! Vatandaşın evi, barkı, dükkanı sular altında kalmış. Ne çayı? Keyif çayı mı? Hem de Rize’de?”

SEL İÇİN GİTTİ ÇAY DAĞITTI

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya: “Erdoğan sel felaketi için gittiği Rize’de miting yapıp, vatandaşa çay dağıttı. Çayın memleketinde, sel felaketine uğrayan vatandaşa miting yapıp, çay dağıtmak nedir?”

ŞAKA DEĞİL

CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız: “Sel olmuş; birçok ev zarar görmüş ve halk maddi açıdan çökmüş durumda ama hala çay dağıtıyor! Şaka değil, gerçek…”

AFETZEDELERİN KAFASINA ÇAY ATMAK

İyi Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun tepkisin şöyle dile getirdi: “’Afetzedelerin kafasına çay atmak’. Başka bir şey yazmaya gerek var mı?”

TEK EKSİKLERİ ÇAYDI ZATEN

İyi Partili Lütfü Türkkan ise “Rize’de evi sel altında kalan vatandaşın tek eksiği de çaydı zaten. Allah razı olsun” ifadelerini kullandı

KİTLE PEK SEVİNMEDİ

Erdoğan’ın çay dağıttığı sırada kalabalığın büyük çoğunluğunun isteksiz tavrı dikkatlerden kaçmadı. Görüntüleri paylaşan gazeteci Can Dündar da, “Kitleler çok sevinmiş gibi gelmedi bana” diyerek özetledi durumu.

AKP dış politikası: Türk gençleri Afganistan’a Afgan gençler Türkiye’ye

 

Okumaya devam et

Politika

Saray’dan fon açıklaması: Beşinci kola müsaade etmeyiz

Türkiye’de bazı medya kuruluşlarının ABD’den fon aldığı iddialarını yakından takip ettiklerini açıklayan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan bazı medya kuruluşlarına yabancı ülkelerden fon sağlandığına dair haberlere ilişkin açıklama yaptı. Altun, merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan bir vakfın Türkiye’de bazı medya kuruluşlarını fonladığına dair iddiaları yakından takip ettiklerini belirtti.

Türkiye Anayasası’nın haber alma ve verme özgürlüğünü güvence altına aldığını hatırlatan Altun, özgür basının, demokrasinin belkemiği olduğunu vurguladı. Medyanın, iç ve dış vesayet odakları tarafından ilgi duyulan bir alan olduğunu da bildiklerini aktaran Altun, şunları kaydetti:

  • Bazı yabancı liderlerin Türk siyasetini dizayn etme niyet ve gayretlerini açıkça ifade ettiği bir ortamda, hiçbir yabancı devlet ve kuruluşun medya sektörüne çeşitli fonlar sağlamasını söz konusu çıkar ve hedeflerden bağımsız yorumlayamayız.
  • Kimsenin şüphesi olmasın ki ne basın özgürlüğü ne de bir başka bahaneyle demokrasimizi kimsenin masasına meze yaptırmayız.
  • Yeni kisveler altında beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz.
  • Yabancı devletlerin veya kuruluşların fonlarıyla ülkemizde faaliyet gösteren medya kuruluşlarına yönelik bir düzenleme ihtiyacı olduğu açıktır.
  • Bunun örneğini Amerika Birleşik Devletleri’nde görmemiz mümkündür.
  • Örneğin ABD’de yabancı devletler tarafından fonlanan medya kuruluşları, altı ayda bir ABD makamlarına çalışmaları hakkında detaylı bilgi vermek durumundadır.
  • Türkiye’de de benzer statüde faaliyet gösteren, doğrudan yabancı devletler tarafından fonlanan çeşitli medya kuruluşları bulunmaktadır.
  • Bunlarla ilgili kamu düzeninin korunması ve halkımızın doğru haber hakkının teminat altına alınması amacıyla, ihtiyacımız olan düzenlemeleri en kısa sürede tamamlayacağız.

Okumaya devam et

Popular

Shares