Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

İki ayrı Türkiyeli mülteci grubu Yunanistan’dan geri itildi

Meriç Nehri üzerinden Yunanistan’a geçerek iltica eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının son üç günde yasa dışı biçimde sınırdan geri itildiklerine ilişkin iddiaları araştıran BOLD, iki somut olaya ulaştı.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD/ÖZEL

26 Nisan Cuma ve 28 Nisan Pazar günü Yunanistan’da gerçekleşen iki geri itme olayının mağdurlarının bir kısmı Türkiye’de bir kısmı ise tekrar Yunanistan’a geçmiş durumda.

15 KİŞİLİK GRUP GERİ İTİLDİ

26 Nisan’da meydana gelen olayda, 15 kişilik Türkiyeli mülteci grubu sınırı geçtikten sonra yakınlardaki bir kasabaya kadar ilerlediler. Yüzleri maskeli ve askeri kıyafetli kişiler tarafından durdurulan Türkiyeli mülteci grubu, iltica ettiklerini, politik mülteci olduklarını belirtmelerine rağmen darp edilerek ve zorla resmi görünümlü bir araca bindirildiler. Meriç Nehri kıyısında durdurulan araçtan indirilen mülteci grubu yine darp edilerek botlarla Meriç nehri üzerinden Türkiye kıyısına atıldı.

Gruptan 11 kişi, tekrar Yunanistan tarafına geçerek saklanmaya başladı. Grubun içerisinde Gazeteci Tuğba Özkan ve eşi Asım Özkan da vardı. Hamile olan Tuğba Özkan, durumlarının çok kötü olduğunu, Yunanistan tarafında yüzü maskeli ve asker olduğunu düşündüğü kişiler tarafından dövülerek geri itildiklerini belirterek yardım çağrısı yaptı.

Yunanistan’daki mülteci hakları dernekleri ve insan hakları derneklerinin avukatlarının Yunanistan polisini araması ve gazetecilerin konuya dikkat çekmesi üzerine içinde Tuğba Özkan’ın da bulunduğu 11 kişilik grup Yunan polisi tarafından saklandıkları yerden alınarak resmi iltica işlemleri başlatılmak üzere Soufli Polis Merkezi’ne götürüldü.

Türkiye tarafına atıldıktan sonra gruptan ayrılan Alpay Akıncı (42), Meral Akıncı (40), Okan Selim Akıncı (11) ve Ayşe Hilal Akıncı (8) ise Türkiye Jandarması tarafından durduruldu. Edinilen bilgiye göre bu kişilerden anne ile baba Hizmet Hareketi’ne yönelik soruşturmalar çerçevesinde tutuklandı.

GÜL AİLESİ ZORLA TÜRKİYE’YE ATILDI

İkinci olay ise 28 Nisan’da meydana geldi. Sabah saatlerinde H. Gül, S. Gül ailesi, üç çocuğu dahil 8 kişilik mülteci grubu Meriç Nehri üzerinden Yunanistan’a geçti.

Yunanistan’a geçtikten sonra Urlu Köyü’ne yürüyen grup burada bir kafede otururken saat 09:40 civarında Yunan polisi tarafından gözaltına alındılar. Yakınlarının verdiği bilgiye göre polis, Gül ailesini gözaltına alırken, kafeteryada farklı masada oturan diğer 3 Türkiyeli mülteciyi fark etmedi.

Yakınlarının bu andan itibaren Gül Ailesi’yle iletişimi koparken, ilk telefon ertesi gün Edirne İl Jandarma Komutanlığı’ndan geldi. Görevli Subay, H. Gül ve S. Gül’ün gözaltında olduklarını belirtti ve çocuklarını teslim almaları için aile fertlerine bilgi verdi.

KAR MASKELİ BİR GRUP TARAFINDAN TÜRKİYE’YE GERİ İTİLDİLER

Yakınlarının aileden aldığı bilgiye göre olay şöyle gelişti:

Urlu Köyü’nden Yunan Polisi tarafından gözaltına alınan aile, kapalı kasa bir panelvana bindirilerek polis karakoluna götürüldü. Aile burada iltica başvurusunda bulundu. Karakolda, Afgan, Pakistanlı ve Suriyeli 48 kişilik bir grup ve 2 de Türkiyeli mülteci vardı. Yaklaşık 10 saat karakolda tutulan Gül ailesi, ardından başka bir karakola götürülecekleri söylenerek dışarı çıkartıldı.

Burada yüzleri kar maskeli, askeri kıyafetli ve silahlı kişiler, karakolda bulunan toplam 55 kişiyi askeri bir kamyona bindirdiler. Kamyon bir süre ilerledikten sonra Meriç Nehri kıyısında durdu.

Yüzleri kar maskeli ve silahlı kişiler, zor kullanarak ve korkutarak botlarla 55 kişiyi Türkiye tarafına geri attı.

Gül ailesi, Türkiyeli mülteci olduklarını ve politik sığınma talep ettiklerini belirtseler de kar maskeli kişiler tarafından zorla bota bindirilerek Türkiye kıyısına atıldılar.

Kar maskeli ve askeri kıyafetli kişiler; 55 kişilik tüm grubu Türk tarafına attıktan sonra siren çalıp grubun üzerine ışık tuttu. Türk Jandarması, kısa süre sonra bölgeye gelerek tüm grubu gözaltına aldı.

GÜL AİLESİ GÖZALTINDA

Gül ve S. Gül çifti, Gülen Hareketi’ne ait okullarda öğretmenlik yaptıkları için haklarında yakalama kararı bulunan iki matematik öğretmeniydi. Gruptaki Afgan ve Suriyeli mülteciler işlemlerinin ardından Türk Jandarması tarafından serbest bırakılırken Gül çifti gözaltında tutuluyor.

KAR MASKELİLERİN

Son üç gündür Yunanistan’dan Türkiye’ye geri itmelerin arttığına ilişkin bilgiler geliyor. Bugüne dek Türkiyeli mülteciler, doğrudan Erdoğan Rejimi’nden kaçtıkları için Türkiye’ye geri itilmiyordu. Ancak son üç gündür Türkiyeli mültecilerin de geri itildiğine ilişkin BOLD’un ulaşabildiği iki net olay yaşandı.

İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI DEVREDE

Yunanistan’da kar maskeli, askeri kıyafetli ve silahlı grup tarafından Suriyeli, Afgan ve Pakistanlı mültecilerin geri itildiğine ilişin çok sayıda olay rapor edilmiş durumda.

Ancak Türkiyeli mültecilerin doğrudan kaçtıkları rejime iadeleri uluslararası hukuka göre suç. Başta Amnesty International olmak üzere yerel ve uluslararası kuruluşlar, son yaşanan geri itmeleri araştırmak için avukat görevlendirdiler.

BOLD ÖZEL

Hakimden üç çocuk annesine: Çocuklarını cezaevinde büyüt!

Uşak’ta Türkiye’de halkın yargıya neden güvenmediğini ortaya koyan bir olay yaşandı. Zeynep Öztan hakkında, bir mahkeme çocukları için ev hapsi verirken diğer mahkeme “Çocuklarını cezaevinde büyüt” diyerek tutukladı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, CHP Antalya Milletvekili Cahit Arı’nın yargıya duyulan güvenin yüzde 20 dolaylarında olduğu sözlerine bugün “Halkın güveni yüzde 20 değil yüzde 38” cevabını verdi.

Oktay’ın bu cevabına yargı mağduru birçok insan tepki gösterdi, yargıya güvenlerinin ‘sıfır noktası’nda olduğunu söyledi. 15 Temmuz’dan sonra mahkemelerdeki uygulamalar, kararlar da bunun kanıtı.

16 aydır Balıkesir Kepsüt Cezaevinde tutuklu bulunan Zeynep Öztan’ın (33) yargılanma süreci hukuk garabatine dönmüş durumda. Bir mahkeme kendisini serbest bırakırken, ertesi gün diğer mahkeme bir telefonla kararı tam tersi yönde değiştirebildi.

Zeynep Öztan’ı Balıkesir’deki hakim üç küçük çocuğu bulunduğu için ev hapsi vererek serbest bıraktı, bir gün sonra Uşak hakimi devreye girerek Öztan’ı tekrar tutuklattı. En küçüğü o zaman 7 aylık olan, 3 çocuk annesi kadına hakim bey bir de “Çocuklarını mahkemede büyüt sen!” dedi.

Öztan, bu karardan sonra bir türlü kendini savunamadı. Hangi mahkemede yargılanacağına karar verilemediği için bir buçuk sene bekletildikten sonra 18 Temmuz 2019’da Uşak’ta ilk duruşmaya çıktı ve tanıklar dinlendikten sonra mahkemesi 5 Eylül 2019’a ertelendi.

5 TEMMUZ’DA 40 GÜNLÜK LOHUSAYDI

Zeynep Öztan, Mustafa Nadir ve Zehra ile Balıkesir Kepsüt Cezaevinde, 2018.

Uşak Üniversitesi Kamu Yönetiminden mezun olduktan sonra Uşak’ta 8 sene özel bir yurtta müdürlük yapan Öztan ve memur olan eşi Tahir Öztan hakkında, 15 Temmuz’dan sonra Cemaat soruşturmaları kapsamında yakalama kararı çıkarıldı.

15 Temmuz olduğunda 40 günlük lohusa olan Zeynep Öztan, ikinci çocuğunu dünyaya getirmişti. Hem görev yaptığı yurt 15 Temmuz’dan önce kapatıldığı için, hem de hamilelik nedeniyle çalışmıyor, çocuklarıyla ilgileniyordu. İşsiz kalınca Uşak’tan ayrılıp Balıkesir’e taşındılar.

Üçüncü çocukları Mustafa Nadir (2) ise Balıkesir’de dünyaya geldi. Öztan çifti, 28 Mart 2019’da Balıkesir’deki evlerinde gözaltına alındığında Mustafa Nadir 7 aylıktı. 10 gün nezarethanede kalan Zeynep Öztan’ı, Balıkesir hakimi çocukları çok küçük olduğu için ev hapsi vererek bıraktı.

Fakat yakalama kararı Uşak’ta çıkarıldığı için Uşak hakimi, Balıkesir hakimini arayarak kararı değiştirtti ve Öztan ertesi sabah ablasının evinin önünde kızını oynatırken tekrar gözaltına alındı.

Balıkesir’den SEGBİS ile bağlandığı Uşak mahkemesi hakimi “Sen çocuklarını içeride büyüt” diyerek Zeynep Öztan’ın tutuklanmasına karar verdi. O günden beri oğlu Mustafa Nadir ile birlikte (zaman zaman Mustafa Nadir teyzesinin yanına gidip geldi) Kepsüt’te bulunuyor.

Öztan’ın aile yakınları “Bir hakim şahsi düşüncelerini nasıl böyle söyleyebiliyor. Şahsi fikrine göre mi hukuka göre mi karar veriyor. Nasıl oluyor da aynı kişi hakkında iki mahkeme farklı karar veriyor” diyerek haksızlıklara tepki gösterdi.

MUSTAFA NADİR İÇERİDE HAVALE GEÇİRDİ

Öztan çiftinin üç çocukları bulunuyor. Kerem Mahir (8), Zehra (3) ve Mustafa Nadir (2). Anne babası tutuklu bulunan çocuklar, aileler arasında darmadağın olmuş durumda.

Polis baskınını yaşadığı için geçirdiği travmayı atlatamayan Kerem Mahir babaannesiyle Safranbolu’da yaşıyor. Ayda bir annesinin açık görüşüne gelebiliyor. Zehra teyzesinin yanında. Mustafa Nadir ise cezaevi ile teyze evi arasında gidip geliyor.

Mustafa Nadir’in geçen kış cezaevinde havale geçirdiğini söyleyen teyzesi “Küçücük çocuk cezaevi ortamında mikrop kapmış, havale geçirmiş, hemen acile sevk edilmiş, üç gün boyunca yoğun bakımda kaldı. Annesi de tabi ki yanındaydı fakat kelepçe takmak istemişler. Çocuğa nasıl bakacam diye itiraz edince vazgeçmişler” dedi.

KORNEA NAKLİ OLDU

Kardeşinin de hasta olduğunu ifade eden abla şöyle devam etti: “Zeynep kornea nakli oldu. O yüzden lens ve gözlük kullanıyor. Ve onların sık sık değişmesi gerekiyor. Gözünün mikrop kapmaması lazım. Cezaevi ortamında bunlar kolay değil. Üçüncü doğumu çok sıkıntılı geçti zaten, rahmi alındı.”

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Ölümcül hastalığına rağmen 4 aydır tutuklu

Milyonda bir görülen ve kansere dönüşebilen ölümcül bir hastalığa sahip olan Raziye Işık (32), yarın hakim karşısına çıkacak. Doktorların ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdiği  Işık’ın babası ve babaannesi aynı hastalıktan öldü. Üç kardeş ise yıllardır milyonda bir görülen bu hastalıkla mücadele ediyor.

BOLD ÖZEL – 7 Mart 2019’dan beri Sivas E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan ev hanımı Raziye Işık yarın 10.30’da Sivas 3. Ağrı Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkacak.

3,5 yaşındaki oğlu Adil Bera, eşi Ömer Işık ve kızkardeşi Zehra Işık ile birlikte ailece cezaevinde tutuklu bulunan
Raziye Işık’ın (sağda) milyonda bir görülen ve tiroid kanserine dönüşen Men2A adlı kalıtsal bir hastalığı bulunuyor.

Raziye Koç Işık (sağda), 3,5 yaşındaki oğlu Adil Bera, kızkardeşi Zehra Koç ve eşi Ömer Koç ile birlikte aynı cezaevinde tutuklu.

Babası ve babaannesi genç yaşta bu yüzden vefat etti. Kızkardeşi Zehra Işık (solda) ve erkek kardeşi Fatih Işık aynı hastalıktan tedavi gördü. Fatih Koç’a Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) hastalığından dolayı askerlik yapamaz raporu verdi.

AİLEDEN 2 KİŞİ ÖLDÜ AMA DOKTORLAR HASTALIĞINA GUATR MUAMELESİ YAPIYOR

Raziye Koç Işık’ın 4 ay içinde cezaevinde durumu kötüleştiği için 4 kez Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı. Doktor, “Cezaevinde mikrop kapmışsın, ameliyat olman lazım, seni yatırabiliriz” dedi.

Ama ne ailesindeki ölümler, ne de tutukluluk sürecinde 4 kez hastaneye kaldırılması doktorlar tarafından dikkate alınmadı.

Aile yakınları, mahkemeye sunulmak üzere heyet raporu almak için başvurduklarını ama doktorların böylesine ölümcül bir hastalığa guatr muamelesi yaptıklarını ve hasta tutuklu için ‘cezaevinde kalabilir’ diye beyanda bulunduklarını belirtti.

Kanser hastası iki kız kardeş ikinci kez tutuklandı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Erdoğan ‘Başkanlık’tan geri adım mı atıyor? – BOLD HABER

Bold Haber dünya ve Türkiye’de yaşanan gelişmeleri özgür ve tarafsız şekilde takipçilerine aktarıyor. Gündemde ‘başkanlık’ tartışmaları var…

Okumaya devam et

Popular