Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

1 Mayıs’a özel ‘işçi ve emekçi’ şarkıları

Bugün 1 Mayıs… Emekçilerin günü… Türkiye’de yüz binlerce insanın yıllar boyunca emek verdikleri işlerinden KHK zulmüyle koparılmalarının üstünden neredeyse 3 yıl geçti. Kimisi hiçbir hukuki temele dayanmayan suçlamalarla hala cezaevinde kimisi ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Bir zamanlar kalem tutan ellerle inşaatta çalışırken ölenler de oldu, Gökhan Açıkkolu gibi işkenceyle öldürülenler de… İnsanların sağırlaştığı bu zor zamanlarda şarkılar anlatıyor emeğin kutsallığını emekçinin, alın terinin kıymetini… İşçilere, emeğe, yaşamın gerçeklerine dair şarkılarla geçireceğimiz bir gün olsun…

İNSAN PAZARI

Güven Park’ta toplanan işçilerin ağzından anlatıyor hikayelerini: “Açlığın dini olmaz, yoksulluğun vatanı, kör olasın kahpe devran…”

SABAH TÜRKÜSÜ

Ezginin Günlüğü
Gönlünde pamuk gibi bir dünya hayali taşıyanlara: “Ağzımda bal gibi tatlı bir türkü, bir iner bir çıkarım bu yokuşu, ağzımda bal gibi tatlı bir türkü, kazanırım çocuklarıma ekmek parası.”

HARRAN OVASI

Bulutsuzluk Özlemi
Nejat Yavaşoğulları ve Bulutsuzluk Özlemi anlatıyor Harran Ovası’nı: “Pamuk tarlasında, güneşin altında, kadın erkek yanyana yapardılar çapa. Günler gelip geçmez, ömür böyle bitmez, birey olmak hâlâ zor, Harran Ovası’nda.”

MADENCİDEN

Grup Yorum
Acısını paylaşmayı bir yana bırakın, bu mesleğin kaderinde ölüm olduğunu yıllar yılı söyleyenlere inat: “Yürü derler yürü derler açlığa yürü derler, kara elmas tabut olmuş gerekirse ölün derler.”

FABRİKA KIZI

Bitmeyen ve hiç bitmesini istemediğimiz bir efsane, Alpay’ın Fabrika Kızı. Şarkının sözleri fabrika kızını bir öykü gibi işler: “Makinalar diken gibi batar her gün kalbine…”

NEBAHAT

Ahmet Kaya
Bir gün rahat yüzü görmeyen ve kabahatin kimde olduğunu -çoğumuz gibi- bulamayan Nebahat’in öyküsü bu kez anlatılan: “Kırmızı hırkasını ah seneler eskitti, sonunda rüyasını sandığına kilitledi.”

TAMİRCİ ÇIRAĞI

Cem Karaca
“Ustam geldi sırtıma vurdu, unut dedi romanları, ‘İşçisin sen işçi kal!’, giy dedi tulumları.”

ÇIRAK ARANIYOR

Zülfü Livaneli
“Elim sanata düşer usta, yürek acıya, ölüm hep bana, bana mı düşer usta?”

İŞÇİNİN EMEKÇİNİN BAYRAMI

BOLD ÖZEL

Acun Karadağ “Koğuşun değişecek” diyerek Kayseri Cezaevi’ne sürgün edildi

Ankara Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Acun Karadağ dün gece ‘koğuşun değişecek’ diyerek apar topar çıkartıldığı hücresinden Kayseri Cezaevi’ne sürgün edildiği öğrenildi.  

MUSTAFA GÜRLEK-BOLD ÖZEL

BOLD – KHK ile işten çıkarılan ve Ankara Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önündeki ‘İşimi geri istiyorum’ eylemlerinin sembol isimlerinden biri olan Acun Karadağ’ın kızı İpek Moral, annesinin dün gece yaşadığı sürgünü Bold Medya’ya anlattı.  

Acun Karadağ’ın kızı İpek Moral

İpek Moral, haftalık telefon görüşmesi için annesinin aramasını beklerken Acun Karadağ’ın Ankara Sincan Cezaevi’nden Kayseri Cezaevi’ne nakledildiğini öğrendiğini belirtti. Yaklaşık 25 gün önce tutuklanan Karadağ’ın hücresine gelen cezaevi memurlarının “koğuşun değişecek” diyerek apar topar Kayseri’ye sevk edildiği ortaya çıktı.  

“YAŞADIKLARININ TARİFİ İŞKENCE”

Annesiyle birlikte Alev Şahin’in cezaevi aracıyla bir metre karelik bir alanda Kayseri’ye götürülmek üzere yola çıkartıldığını ifade eden İpek Moral, “Nakil süreci uzun sürmüş. Çok fazla toza maruz kalmışlar. Annemin astım hastalığı var. Yaşadıklarının tarifi işkencedir.” şeklinde konuştu.  

“Annemin koğuş arkadaşlarına veda etmesine dahi müsaade etmediler” diyerek gece yaşanan sürgünü anlatan Moral, “Cezaevi kantininden yeni aldıkları eşyaları Sincan’da kaldı. Cezaevi yönetimi kontrol ettikten sonra göndereceklerini söylemişler. Annemin kitapları da eline yeni ulaşmıştı. Sincan Cezaevi’nin onaylı kaşesi olmasına rağmen Kayseri Cezaevi’nde yeniden kaşe basılması gerektiğini söylemişler” dedi. 

“SIRF EZİYET OLSUN DİYE AİLELERİNDEN UZAK ŞEHİRLERE NAKİL EDİLDİLER”

Ankara Sincan Cezaevinde tutuklu bulunan Yüksel Direnişçilerinin kasıtlı olarak farklı cezaevlerine sürgün edildiğini anlatan Moral, “Sincan’da karantina koğuşunda kalıyordu. Şimdi Kayseri’de yine bir 2 haftalık karantina süreci olacak. Şu an Alev Şahin ile birlikte kalıyor. Tüm siyasi tutukluları, sırf eziyet olsun diye ailelerinin yaşadığı şehirlerden uzak ters istikamette sevk etmişler. Aynı zamanda tutuklularının ailerlerine de işkence yapılıyor. Nazan Bozkurt’un ailesi Ankara’da fakat Gebze’ye sevk edildi. Ben İstanbul’da yaşıyorum. Annem Acun Karadağ’ı Gebze yerine Kayseri’ye gönderdiler. Mehmet Dersulu’nun ailesi Hatay’da Mehmet’i neden Adana’ya değil de Bolu’ya sürdüler?” diye sordu.  

Mahmut Konuk’unda Adana’ya ailesinden uzak bir şehre sevk edildiğini belirten Moral, “Bu yapılanların hepsi kasıtlı. Kadınlar için Sincan’da siyasi tutuklular kısmı varken yapılan bu uygulamaları keyfi olarak görüyorum. Suçsuz olduklarının ispatı dosyalarda olmasına rağmen bu yapılanlar işkence” şeklinde değerlendirdi.  

NE OLMUŞTU? 

Ankara Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde “İşimizi geri istiyoruz” eylemini sürdüren Acun Karadağ, Alev Şahin, Armağan Özbaş, Mahmut Konuk, Mehmet Dersulu, Nazan Bozkurt 13 Ağustos’ta evlerine düzenlenen polis baskınıyla gözaltına alındı. Yüksel eylemcileri, 8 gün süren gözaltı sonunda çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 

Bahçeli, TTB’nin kapatılmasını ikinci kez istedi

 

Okumaya devam et

Gündem

Bahçeli, TTB’nin kapatılmasını ikinci kez istedi

TTB’nin kapatılması gerektiği ile ilgili daha önce açıklama yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli, TTB için inceleme heyeti kurduklarını açıkladı. Bahçeli, inceleme sonrasında TTB’nin “kirli çamaşırları”nın ortaya çıkmasını ümit ettiklerini belirtti.

BOLD – Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) kapatılmasını çağrısını tekrarlayan MHP Genel Başkanı Devlet Devlet Bahçeli, birliğin yöneticilerinden hesap sorulmasını istedi. Parti bünyesinde TTB için bir heyet kurulduğunu açıklayan Bahçeli, inceleme sonrası ortaya çıkacak dosyanın Cumhuriyet Savcılıklarına intikal ettirileceğini kaydetti.

VAKA SAYILARI GİDEREK TIRMANIYOR

Vahim bir salgınla mücadele edildiğini hatırlatan Bahçeli, “Her gün insanlarımızı kaybediyoruz. Vaka sayısı giderek tırmanıyor. Yoğun bakımdaki hasta sayımız artıyor. Buna karşılık hekimlerimiz, hemşirelerimiz ve diğer sağlık çalışanlarımız hakikaten insanüstü bir emek sarf ediyor. İnsani ve vicdani değerlere haiz hiçbir insanımız Kovid-19 hastalığının yayılmasını istemez. Hükumet canla, başla, samimiyetle habis virüse karşı direniyor, bütün imkanlar seferber ediliyor” dedi.

TOPLUMSAL HAREKETLENME Mİ ARZU EDİLİYOR?

“Türkiye’nin böylesi kırılgan bir döneminde sağlık kuruluşlarında siyah kurdele takmanın ne manası var?” diye Bahçeli, “Hükumeti ve devleti hedef alarak “Yönetemiyorsunuz, ölüyor, tükeniyoruz” temalı karanlık ve maksatlı eyleme niye ihtiyaç duyuluyor? Nereye varılmak isteniyor? Salgından toplumsal hareketlenme mi arzulanıyor? Bunları millet adına sormak en tabii hakkımız” dedi.

BİRLİK KAPATILMALI, YÖNETİCİLERİNDEN HESAP SORULMALI

Twitter’den TTB ile ilgili yaptığı açıklamanın sonuna kadar arkasında olduğunu belirten Bahçeli, “Türk Tabipleri Birliği derhal kapatılmalıdır. Bu Birliğin yöneticilerinden hesap sorulmalıdır. Bakıyorum ki, malum medya organları, kalemini satmış sözde yazar çizer taifesi bizi eleştiriyor. TTB’nin tetikçiliğine heveslenen siyasi çıkarcıları aziz milletimiz ibretle takip ediyor” dedi.

ÜMİDİMİZ KİRLİ ÇAMAŞIRLARININ ORTAYA ÇIKMASIDIR

TTB’nin faaliyetlerinin incelenmesi için MHP içinde heyet kurulduğunu belirten Bahçeli, “Bu heyet marifetince Türk Tabipleri Birliği’nin dünü, bugünü, bütün fiili ve eylemleri incelenecek, gerekirse hazırlanacak dosya Cumhuriyet Savcılıklarına intikal ettirilecektir. Ümidimiz, kirli çamaşırların ortaya çıkmasıdır” dedi.

“Dünyada böyle bir uygulama yok” dedi tepkiler gelince çark etti

Okumaya devam et

Gündem

Bakan Koca: Türkiye geneli yoğun bakım doluluk oranı yüzde 66

Koronavirüs salgınıyla ilgili açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Türkiye genelinde erişkin doluluk oranı yüzde 48,5. Yoğun bakım doluluk oranı yüzde 66. Solunum cihazı doluluk oranı yüzde 33” dedi.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’nin dünyanın tecrübelerini dikkatli izleyerek kendi tedavi protokollerini geliştirdiğini belirterek, Türkiye’nin tedavi bakımından en başarılı ülkeler arasına girdiğini söyledi. Koca, Türkiye genelinde erişkin doluluk oranının yüzde 48,5, yoğun bakım doluluk oranının ise yüzde 66 olduğunu kaydetti.

RAKAMLAR TEKRAR YÜKSELMEYE BAŞLADI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs salgınıyla mücadelede İzmir, Manisa, Aydın, Muğla, Uşak ve Denizli’de son durum ile genel duruma dair değerlendirmelerde bulundu. Can kayıplarımızı düşük seviyelerde tutmayı başardıklarını belirten Koca, “Rakamlar son aylarda tekrar yükselmeye başladı. Hızlı hasta artışından kaynaklanan sorunlar tespit ettik. Tedbirleri yurt çapında yaygın olarak uygulamaya çalışıyoruz” dedi.

HASTANELERDEKİ DOLULUK ORANI YÜZDE 66

Türkiye genelinde erişkin doluluk oranının yüzde 48,5 olduğunu aktaran Koca, “Yoğun bakım doluluk oranı yüzde 66. Solunum cihazı doluluk oranı yüzde 33. Genel anlamda bir sorun olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bizim birincil önceliğimiz hasta sayısının artışını yani bulaşmayı durdurmaktır. Aksi durumda hastane, ilaç, malzeme, kapasiteye arttırmaya yönelik tedbirler bir süre sonra çözüm olmayacaktır” dedi.

İZOLASYONDA KALMAMA CİDDİ MÜEYYİDE GEREKTİRİR

İzolasyonda kalması gereken kişilerin evlerinden çıkarak toplum için tehdit oluşturduklarını belirten Koca, “Bu kişileri yurtlarda izolasyona almaya başladık. Toplumun sağlığı açısından kabul edilebilir bir durum değildir. Halk sağlığını koruma adına ciddi müeyyideleri gerektirir. Bu konuda lütfen hassas olalım. Her yanlış hareketi ceza tehdidi ile önlemeyi istemiyoruz. Alacağımız tedbirlerle bir tek hasta kalmayıncaya kadar birlikte mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

HASTA SAYISI DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDA

Hasta sayısının dünya ortalamasının altında olduğunu belirten Koca, “Bu hususta olağanüstü gayret gösteren sağlık çalışanlarına minnet borçluyuz. Şüpheniz olmasın siz neler hissediyorsanız, bu mücadelede her gün hayatlarını riske atanlar sizinle aynı şeyleri hissediyor. Sizin için aynı şeyleri istiyor. Salgınla mücadele ancak güçbirliği ve sorumlulukla olur. Temizlik, maske, mesafe tedbirlerine uyduğumuz ölçüde virüs etkisiz kalacak, çabuk tehdit olmaktan çıkacaktır” dedi.

“Dünyada böyle bir uygulama yok” dedi tepkiler gelince çark etti

Okumaya devam et

Popular