Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

ABD ve Türkiye arasındaki çatışma alanları giderek genişliyor

Trump yönetimi, Müslüman Kardeşler'i terör örgütü ilan etmeye yönelik çalışma başlattı. Müslüman Kardeşler'e destek veren ülkeler arasında yer alan Türkiye'ye yeni yaptırımların uygulanabileceği belirtiliyor.

ABD’de Trump yönetiminin, Mısır’da Sisi tarafından darbeyle iktidardan indirilen Müslüman Kardeşler’i terör örgütü ilan etmeye yönelik hazırlık yaptığı duyuruldu.

Kararın alınması, yaptırımların gündeme gelmesinin de önünü açacak. Türkiye Müslüman Kardeşler’e destek veren ülkeler arasında yer alıyor.

Beyaz Saray’ın Müslüman Kardeşleri yabancı terör örgütleri listesine almak için çalışma başlattığı açıklandı.

Sözcü Sarah Sanders, elektronik posta ile yaptığı bilgilendirmede, “Başkan ulusal güvenlik ekibi ve kendisiyle aynı kaygıları taşıyan bölge liderleri ile iştişarede bulundu. Sınıflandırmaya ilişkin içerideki süreç işletiliyor” dedi.

Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi, ABD Başkanı Donald Trump’a 9 Nisan’da Washington’da yaptığı ziyarette Müslüman Kardeşler’in terör örgütü olarak tanınması talebini iletmişti. ABD’nin böyle bir karar alması durumunda Müslüman Kardeşler’e yönelik yaptırımlar da gündeme gelebilir.

Yaklaşık 1 milyon üyesi olduğu düşünülen Müslüman Kardeşler, Hüsnü Mübarek yönetiminin halk ayaklanması ile devrilmesinin ardından Mısır’da 2012 yılında yapılan seçimlerle iktidara gelmişti. Sisi, bir yıl sonra Muhammed Mursi’nin liderliğindeki Müslüman Kardeşler yönetimini askeri darbeyle devirmişti.

Muhaliflere yönelik sert bir politika izleyen Sisi, Müslüman Kardeşler’in üyesi ve yöneticisi binlerce kişiyi hapse atmıştı. Müslüman Kardeşler, şu an Mısır’daki yasaklı gruplar arasında yer alıyor.

1928’de Mısır’da kurulan Müslüman Kardeşlerin ABD tarafından terör örgütü olarak tanınmasının, NATO müttefiki Türkiye ile ilişkilerde soruna neden olabileceği belirtiliyor. Türkiye, Müslüman Kardeşler’e destek veren ülkeler arasında yer alıyor.

91 yıllık tarihi olan Müslüman Kardeşler (İhvan el Müslimin), 2013’te Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin askeri darbe ile devrilmesinden bu yana güç kaybediyor.

O dönemde darbeye karşı çıkan ve Mısır sokaklarında eylemler düzenleyen çok sayıda Müslüman Kardeşler destekçisi, güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda öldürülmüş veya gözaltına alınmıştı.

Bugün Mısır’da çok sayıda kişi, Aralık 2013’te “terör örgütü” ilan edilen Müslüman Kardeşler ile ilişkili olma suçlamasıyla cezaevinde bulunuyor.

Katar, Mısır hükümetinin yasakladığı Müslüman Kardeşler’in üyelerine belli bir platform sağladı.

Müslüman Kardeşler’in faaliyetleri ilk olarak 2003’te Rusya’da yasaklanmıştı.

Suriye ve Mısır 2013’te, 3 Körfez ülkesi Suudi Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri de 2014’te İhvan’ı “terör örgütü” ilan etti.

Örgütün yöneticileri Katar’a yönelirken Haziran 2017’de bu durum Körfez ülkelerinin Katar’la ilişkilerini kesmesinin gerekçelerinin biri olarak gösterildi.

Suudi Arabistan ve Mısır, Katar’ı “Müslüman Kardeşler’e siyasi ve finansal destek vermekle” suçladı. Türkiye ise bu kriz sırasında Katar’a asker konuşlandırdı.

Katar ve Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi’ndeki diğer ülkeler, Arap Baharı’ndan sonraki siyasi değişimde karşı cephelerde yer aldı.

Türkiye de bu süreçte Katar’la aynı cephedeydi. Mısır’da darbeye karşı çıkan Tayyip Erdoğan, İhvan’ı “terör örgütü” olarak görmediğini söyledi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, darbeden bu yana internet sitesinde Mısır Ülke Künyesi sayfasında Abdülfettah Sisi’nin adını ‘Devlet Başkanı’ olarak yazmıyor.

Amerikan New York Times gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Sisi ile görüştükten sonra İhvan’ı “terör örgütü” listesine eklemeye karar verdiğini yazdı.

Gazete, bu adımın “sağlam bir Müslüman Kardeşler destekçisi” olarak tanımladığı Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin “daha da gerilmesine” yol açabileceği yorumunda bulundu.

Ekonomi

TÜİK’in enflasyonu 4 kat düşürdüğü ortaya çıktı

Bağımsız bir araştırmada TÜİK’in enflasyon oranını 4 kat düşük gösterdiği tespit edildi. TÜİK, Eylül ayında enflasyonu yüzde 0.97 olarak hesapladı. Ancak, TÜİK’in enflasyon sepetini baz alan bilim insanları, fiyatları yaygın marketlerden derleyince enflasyon oranı yüzde 3.61 olarak ortaya çıktı. 

BOLD – Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) adı ile bir araya gelen akademisyenler Türkiye için enflasyon hesaplamaya başladıklarını duyurdu. Tüketici fiyatlarına yönelik değişimleri her ay yayınlayacaklarını duyuran ENAG, Eylül ayı enflasyonunu yüzde 3.61 olarak hesapladı.

TÜİK’İN METODOLOJİSİ KULLANILIYOR

Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre ekonomist Prof. Dr. Veysel Ulusoy’un başında olduğu ENAG, ülkelerin kullandığı ortak standart enflasyon hesaplama yöntemini kullanıyor. TÜİK’in metodolojisini kullandıklarını belirten Ulusoy, TÜİK’in fiyatları ülke genelinde ortalama 500 bin noktadan derlediğini söyledi. ENAG enflasyon hesaplamasında ise bu sayının çok daha fazlası, en az üç katı noktadan fiyat bilgisi aldıklarını belirten Ulusoy, enflasyon sepetindeki fiyatları alırken online veya fiziki satış kanallarının yüksek temsil yüzdesiyle uyumlu olmasına öncelik verildiğini söyledi.

GRAMAJIN DÜŞÜRÜLMESİ GİZLİ ENFLASYONA NEDEN OLUYOR

TÜİK’in aksine eğitim, sağlık ve alkollü içecekleri hesaplamaya katmadıklarını belirten Ulusoy, bu kalemleri hesaplamanın dışında tutmalarının nedenini şu şekilde açıkladı: “Türkiye’de sağlık ve eğitim harcamaları enflasyona etki etmekten öte ondan etkilenen bir süreç izliyor. Yani bu kalemlerde görülen zamlar enflasyonun bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Bu harcamaların enflasyon sepetindeki ağırlıklarını yeniden yapılandırılmasını öneriyoruz.” Ulusoy, önümüzdeki dönem enflasyon hesaplamasına kalite değişim etkisi ve gramajın düşürülmesi ile yaratılan gizli enflasyon’ etkisini de dikkate alacaklarını kaydetti.

ALTERNATİF SEPETLER DE AÇIKLANACAK

Ekonomist Prof. Dr. Veysel Ulusoy, ‘pandemi endeksi’ gibi alternatif ve dinamik sepetler de oluşturabildiklerini belirterek, “Pandemide tüketici alışkanlıkları ve sepetin yapısı değişti. Eurosat ülkelere enflasyon sepetlerini pandemideki değişen tüketim alışkanlıklarına göre değiştirmeleri konusunda öneride bulundu. Türkiye’ye de önerdi, ancak TÜİK sepette değişikliğe gitmedi. Çalışması devam eden ‘pandemi endeksini de kasım ayında açıklayacağız” dedi.

İşte Meclis kürsüsüne bile çıkmadan maaşı cebe indirenler

Okumaya devam et

Ekonomi

Türkiye’de çalışanların yüzde 64’ü salgın nedeniyle işini kaybetme korkusu yaşıyor

Koronavirüs salgını tüm dünyada gündemdeki yerini koruyor. Salgın nedeniyle halen bir işi olan insanların yarısından fazlası önümüzdeki 12 ay içinde işini kaybetmekten korkuyor. Türkiye’de bu oran yüzde 64’e çıkıyor.

BOLD – Uluslararası kuruluşlar, dünya ekonomisini felç eden koronavirüs döneminde ülkelerin uyguladığı ekonomik tedbirlerin iflasları ötelediğini, zombi şirketlerin sayısının çoğaldığını öngörüyor. İflasların önemli bir kısmının 2020 yılı sonunda ve 2021 yılının ilk yarısında gerçekleşmesi bekleniyor.

TÜRKİYE’DE HER 3 KİŞİDEN 2’Sİ İŞİNİ KAYBETMEKTEN KORKUYOR

Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre Dünya Ekonomik Forumu (WEF) adına yürütülen yeni bir araştırmada, çalışan yetişkinlerin yarısından fazlasının (yüzde 54) önümüzdeki 12 ay içinde işlerini kaybedeceklerinden korkuyor. 27 ülkede yapılan ankete göre, Türkiye’de ise her 3 çalışanın 2’si endişeli olduğunu dile getiriyor. Araştırma şirketi Ipsos’un 27 ülkeden 12 bin çalışanla yaptığı araştırmaya göre, işini kaybetme korkusu yaşayanların yüzde 17’si “çok endişeli”, yüzde 37’si ise “biraz endişeli” olduğunu ifade ediyor. Yapılan ankete göre, Türkiye’de ise çalışanların yüzde 64’ü işini kaybetme endişesi korkusu yaşıyor. Bu oranla Türkiye, 27 ülke arasında endişenin en yüksek olduğu 8’inci ülke.

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE İNSANLAR DAHA AZ KAYGILI

Önümüzdeki 12 ay içinde iş kaybı endişesi olanların oranı Rusya’da yüzde 75, İspanya’da yüzde 73 ve Malezya’da yüzde 71 düzeyine çıkıyor. Almanya’da ankete katılanların sadece yüzde 26’sı önümüzdeki 12 ayda işini kaybetme korkusu yaşarken, endişenin en az olduğu diğer ülkeler arasında İsveç (yüzde 30), Hollanda (yüzde 36) ve Amerika Birleşik Devletleri (yüzde 36) yer alıyor. Araştırmaya göre, çalışanların üçte ikisi mevcut işverenleri aracılığı ile geleceğin işleri için kendilerini geliştirebileceklerini söylüyor.

ZOMBİ ŞİRKETLER ARTTI

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) çalışmasına göre, ekonomideki küçülmeyle birlikte aynı oranda iflaslar da artıyorsa işsizlik 3 kat daha fazla oluyor. Yeni firmaların iflas edenlerin yerini alması ise 2-3 yılı buluyor. BIS eylülde yayımladığı “Zombi Şirketler: Anatomisi ve Yaşam Döngüsü” başlıklı raporunda, 1980’li yıllarda toplamdaki payı yüzde 4 olan zombi şirketlerin oranının 2017 yılına gelindiğinde yüzde 15’e yükseldiğini vurguluyor.

Siyasi partilere halkın cebinden 481 milyon lira yardım

Okumaya devam et

Ekonomi

Siyasi partilere halkın cebinden 481 milyon lira yardım

2021’de siyasi partilere bütçeden 481 milyon lira yardım yapılacak. Erken seçim olması halinde yardım üç kat artacak. Bütçeden en büyük payı ise 209 milyon lira ile AKP alacak.

BOLD – Gelecek yıl AKP, CHP, MHP, HDP ve İyi Parti’ye toplam 481.8 milyon lira hazine yardımı yapılacak. Yardımın 209 milyonu AKP’nin kasasına girecek.

ERKEN SEÇİM OLURSA YARDIM 3 KAT ARTACAK

Sözcü’den Erdoğan Süzer’i haberine göre Cumhur­başkanlığı tarafından TBMM’ye sunulan 2021 yılı bütçe yasa teklifiyle siyasi par­tilere önümüzdeki yıl yapı­lacak devlet yardımlarının toplam tutarı netleşti. Siyasi Partiler Kanunu gereği AKP, CHP, HDP, MHP ve İyi Par­ti’ye, en son 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde aldıkları oy oranlarıyla bağlantılı olarak toplam 481 milyon 790 bin lira ödenecek. Para ocak ayının 10’una kadar 5 partinin he­sabına geçecek. Erken seçim kararı alınması halinde hazine deste­ği 3 katına çıkacak.

EN BÜYÜK PAYI AKP ALIYOR

Yasa gereği en son yapılan genel seçimlerde yüzde 10 barajını aşan tüm siyasi partilere genel bütçe gelirle­rinin 5 binde 2’si oranında devlet yardımı yapılıyor. Bütçe teklifine göre, 2021 yılında genel bütçe gelirleri 1 trilyon 82 milyar 29 mil­yon lira olacak. Teklif bu gelir tahminiyle yasalaşırsa barajı aşan AKP, CHP, HDP ve MHP’ye toplam 432 mil­yon 811 bin lira devlet yar­dımı verilecek. Bu yardımın 209 milyon 304 bin liralık en büyük kısmı AKP’ye aktarı­lacak. Yardımın geri kalan 111 milyon 369 milyon lirası CHP’ye, 57 milyon 550 bini HDP’ye, 54 milyon 588 bin lirası da MHP’ye verilecek.

PARTİLERE BU YIL 419 MİLYON LİRA VERİLMİŞTİ

Siyasi Partiler Kanunu gereği, yüzde 10 barajının altında kalıp yüzde 3’ten fazla oy alan İyi Parti’ye ise en düşük yardımı alan siyasi parti olan MHP’nin aldığı yardım tutarına oran­tılı olarak ayrıca bütçeden para ödenecek. İyi Parti’ye önümüzdeki yıl yapılacak devlet yardımı 48 milyon 979 bin lira olacak. Bu ödeme için bütçeye ayrı­ca ödenek konulacak. Bu yıl siyasi partilere toplamda 419 milyon 415 bin lira devlet yardımı sağlandı. Ocak ayında partilerin hesabına yatan yardımların 182.2 mil­yon lirası AKP’ye, 96.9 milyon lirası CHP’ye, 50.1 milyon li­rası HDP’ye, 47.5 milyon lirası MHP’ye ve 42.6 milyon lirası da İyi Parti’ye gitti.

Eşi Bahtiyar Fırat’tan 8 gündür haber alamayan Esra Fırat : Dosyanıza savcı ve başsavcı el koydu dediler

Okumaya devam et

Popular