Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Bülent Arınç: Bahçeli bizi yüzde 35’lere düşürdü

Cumhurbaşkanı’nın milletin ve partisinin birliğini sağlamakla sorumlu olduğunu, ona illet buna zillet denmenin yanlış olduğunu söyleyen Bülent Arınç ‘Bahçeli biz yüzde 19’uz diyor, bize kalan yüzde 32 bu doğruysa bir alarm zili çalması lazım’ dedi.

AKP eski milletvekili ve TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, Kocaeli Kitap Fuarı’nda konuştu. Arınç, YSK’nın beklenen kararı, yerel seçim sonuçları ve yeni parti iddiaları konularında açıklamalarda bulundu.

Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül tarafından parti kurulacağı yönündeki iddiaları değerlenen Arınç, “Ben bu kardeşlerimizi severim, birlikte siyaset yaptık. AK Parti’de şu kağıt parçasının yere düşmesine gönlüm arazı olmaz. Benim bir genel başkanım, liderim var, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır. Yanlışları var mı var. Benim daha çok var. Ben o insanı hataları ile örnek bir insan olarak görüyorum. Ama Türkiye için yaptıklarına baktığım zaman, onunla olmak benim için çok şerefli bir görev” dedi.

DÜŞECEK YAPRAĞA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK

Bu eleştirileri Gül ve Davutoğlu’na da ilettiklerini vurgulayan Arınç, “Ben bunlarla ilgilenmiyorum, ama okudukça endişe ediyorum. Parti kurabilirler mi, gelişmelere bakılırsa kuracaklar gibi. Toparlamak bize düşer. Başımızdakilere duyurulur, yumuşak dil kullanın, hepsini kucaklayın. Bizim AK Parti’de düşecek bir çınar yaprağına bile tahammülümüz yok. Gövdeyi güçlendirelim, önümüzdeki seçimlerde daha çok kuvvetli olalım” ifadelerini kullandı.

“BAHÇELİ BİZİ YÜZDE 35’LERE DÜŞÜRDÜ

Arınç, Davutoğlu, Babacan ve Gül’ün kolay yetişmediğini ve bir arada tutulması gerektiğini söyleyerek konuşmasını şöyle tamamladı: “Önümüzdeki seçimleri çok daha güçlü olarak kazanalım. Türkiye’nin 40 tane sorunu var. Bunları bölük pörçük aşamayız. Birbirimize dayanarak aşacağız. O yüzden hepimiz çobansak, Hadis-i Şerif öyle, hepimiz sürümüzden sorumluysak, aile reisi ailesinden, belediye başkanı belediyesinden, Cumhurbaşkanı da madem bütün milletin birliğini temsil ediyor, bir taraftan da AK Parti’nin Genel Başkanı, hem milletin birliğini temsil edecek, ona zillet, buna illet demeyecek, hem de partisini ayakta tutacak.

Bir Davutoğlu kolay yetişmiyor, bir Ali Babacan kolay yetişmiyor, bir Abdullah Bey kolay yetişmiyor. Bunlar bizim insanımız, bunları bir arada tutmamız lazım. Gene liderlik sende olsun, ama şu partinin ayrılıklara tahammülü yok. Bahçeli bizi yüzde 35’lere düşürdü. Yüzde 35’lere düştüysek biz, kendi ifadesine göre söylüyorum, parti olarak, seçimde aldığımız sonuç olarak değil, biz yüzde 19’uz dediği zaman bize kalan yüzde 32. Bu doğruysa bir alarm zili çalması lazım. Tekrar ayağa kalkacağız, kucaklaşacağız. Bu iş çok kolay.”

HER GÜN İMAMOĞLU’NA YARIYOR

“İstanbul seçimleri iptal edilmeli mi, edilmemeli mi?” sorusunu da cevaplayan Arınç, “Şimdi bu öyle bir soru ki bu, bu soruyu bana seçim akşamı sormuş olsaydınız cevabım çok kolay olurdu. Ama 1 gün sonra bu işin neticesi belli olacak, benim tek istediğim bir şey var. Geçen gün bir internet sitesine röportaj verdim.

Sonucun belli olmadığı her gün, Ekrem İmamoğlu’nun üzerine koyuyoruz. 1 kat, 2 kat, 3 kat, 5 kat, 6 kat. Siz bugün seçim kaybetmiş olsanız veya kaybettirilmiş olsa bile, şüphesiz YSK’nın kararıyla olacak, 5 sene sonrasının Cumhurbaşkanı adayına hazır olun. Bir işi kokutmamak lazım. Bir seçimin sonucu en geç 2 gün içinde alınır. Ama araya, ‘Şu da vardı, bu da vardı, şu da böyleydi’ diyerek işin doğasını bozmamak lazım” dedi.

ANKARA SEÇİMLERİ

Ankara’da Mansur Yavaş’ın kazanacağının belli olduğunu ifade eden Arınç, “Ben Ankara’da AK Parti’nin bütün seçim çalışmalarına katıldım. Özhaseki’nin gösterdiği her işi yaptım. Bu benim borcum, ben AK Partiliyim. Ama Mansur Yavaş’ın kazanacağı o kadar belli ki. 2 sebepten belliydi. Birincisi, adam bundan önceki seçimi kazandığını ama Melih Gökçek’in hilesiyle kaybettirildiğine inanıyor. İşin kötüsü, Ankaralı da buna inanmış. O yüzden afişlerde ne yazıyor? ‘Hak yerini bulacak, Mansur Yavaş kazanacak’. Ankaralı buna karar vermiş. Kimi aday gösterseniz, kazanacağı az çok belli gibi. Şahsi kanaatimi söylüyorum.

İkincisi, bu adamın çek, senet işi varmış da birisine şöyle bir imza atmış da, o da şöyle yapmış, böyle yapmış. Hangi tarihte bu? 2009’da, 2010’da, 2011’de. Sen yeni mi uyandın? Seçimden 1 hafta önce mi aklına geldi bu? Yapmayacaktınız bunu. Yapmayacaktınız. Bunlarla artık Türkiye’de hiçbir şey kaybedilmez. Kazanacağınız belli. Burada bizim yapacağımız şey, bu dedikoduyla, şu dedikoduyla değil. Özhaseki gibi bir adayımız var. Efsane bir belediye başkanımız var. Bakanlık yapmış bir insan, ‘Ben Ankara’da bu seçimi kazanmak için her şeyimi ortaya koydum’ diyor. Onun çevresinde kenetlenmemiz lazımdı” ifadelerini kullandı.

YSK’NIN BEKLENEN KARARI

Bülent Arınç, ittifak ortağı Milliyetçi Hareket Partisi ile ilgili de değerlendirmede bulunarak, “Bir de tabii ittifak yaptığımız bir parti var. Bu ittifakın ne sonuç getireceğini pazar günü değil, pazartesi görecektik. O yüzden, ‘Mezara kadar’ sözünü en azından ‘Pazartesi’ye kadar’ diye değiştirmek lazım. Bunlar siyasetin bize öğrettikleri. Yanlış şeyler de öğretmiş olabilir. Ama ne yapalım adımız Arınç, elimizden başka bir şey gelmez.

Şimdi son itibariyle, netice ne olursa olsun. Çok fazla gitmeden bu işten el çekmek lazım. Özellikle siyasetçilerin el çekmesi lazım. Yüksek Seçim Kurulu zannediyorum ki adil bir karar verecektir. Sıkıntı içerisinde olduklarını görüyorum. Allah onlara kolaylık versin. Adaletten ayrılmasınlar. Adalet neyi emrediyorsa onu yapsınlar. Çünkü yanlış yaptığınız şeyi ileride düzeltmek mümkün olmuyor ve genelde halkın tepkisi farklı şekillerde tecelli ediyor. Ekrem İmamoğlu’nun bile hak kazanmadığı büyük bir popülariteyi biz kendi ellerimizle ona vermiş olduk” dedi.

Gündem

Damadın gazetesinden Bakan Fahrettin Koca’ya eleştiri

Hıncal uluç

Yakın zamanda istifa eden damat Berat Albayrak’ın ağabeyinin yönettiği Sabah gazetesinin köşe yazarı Hıncal Uluç, Sağlık Bakanı Koca’yı eleştirdi. “Bakan Koca merak edilen hiçbir konuya, kısa, net, anlaşılır açıklamalar getirmiyor” dedi.

BOLD – Sabah yazarı Hıncal Uluç, bugünkü yazısında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın koronavirüsle ilgili açıklamalarını, “Bakan Koca merak edilen hiçbir konuya, kısa, net, anlaşılır ve akılda kalır açıklamalar getirmiyor” diye eleştirdi.

MİLLETİ PANİK YARATACAK BİN BİR SORUYLA YATAĞA YOLLUYOR

Sabah gazetesi yazarı Uluç, Kovid-19 hastalığının Türkiye’de başladığı günden bu yana en sevdiği ve saydığı insanın Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olduğunu belirterek, “Hem de tam akşam yemeği saatinde halkı iki saat ekran başında tutup elle tutulur çok az şey söyleyen, merak edilen hiçbir konuya, kısa, net, anlaşılır ve akılda kalır açıklamalar getirmeyen, milletin yarısını usandırıp ekran başından kaçıran, kalanı da aç susuz, kafasında panik yaratacak bin soruyla yatağa yollayan Sağlık Bakanı’ma, gene bir Şinasi Nahit lafıyla veda edeyim. Neler yapmadık bu vatan için.. Kimimiz öldük. Kimimiz nutuk söyledik'” dedi.

GÜCÜ YETMEYENLER İLAÇLARA NASIL ULAŞACAK?

Sağlık Bakanı Koca’nın 25 Kasım Çarşamba günü yaptığı basın toplantısında, zatürree ilaçlarını erken kullanılmaya başlanması yönündeki açıklamasına da değinen Hıncal Uluç, bugünkü yazısında “Bu ilaçlar sayesinde “Zatürre kovid” ölümleri yüzde 30’dan yüzde 3’e düşmüş. Harika da bakanım, harika da, ilaçlara nerede, nasıl ulaşacak özellikle gücü yetmeyenler” ifadelerini kullandı.

Tayyip Erdoğan’ın paralel ordusu: Sayıları 29 bini geçti

Okumaya devam et

Gündem

Tayyip Erdoğan’ın paralel ordusu: Sayıları 29 bini geçti

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sokaklarda düdük sesi duymak istiyorum” sözleriyle alımına başlanan ve silah taşıma, olaylara müdahale etme, üst arama gibi yetkiler de verilen bekçilerin sayısı 29 bini geçti.

BOLD – İçişleri Bakanlığının bütçe görüşmelerinde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, çok sayıda tartışmalı yetkiye kavuşan bekçilerin sayısının üç yıl içerisinde 29 bine ulaştığını söyledi.

ERDOĞAN’IN TALEBİYLE OLUŞTURULDU

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanlığının 2021 yılı Bütçe Teklifi onaylandı. Bütçe sunuşunda konuşan Bakan Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sokaklarda düdük sesi duymak istiyorum” sözleriyle alımına başlanan ve silah taşıma, olaylara müdahale etme, üst arama gibi yetkiler de verilen bekçilerin sayısının 29 bine ulaştığını açıkladı.

HEDEF 30 BİNE ÇIKARMAK

Hedefin bekçi sayısını 30 bine çıkartmak olduğunu belirten Soylu, “Kolluk birimlerimizde 2016 sonundan bugüne personel sayımız yüzde 25,5 oranında artmıştır. Sayısal artışın yanı sıra yeni alımlar, emekli olanlar ve yeni açılan kadrolarla, önemli bir yenilenme yaşadık. Çarşı ve mahalle bekçiliğinde 2017’de ilk alımları yaptık, şu ana kadar 29 bin 185 bekçimiz görev başında, kalan 695 arkadaşımızın da alım süreci devam ediyor” dedi.

EL KONULAN BELEDİYE SAYISI 151

Bakan Soylu, el konulan belediyelerle ilgili de bilgi verdi. Son iki dönemde kayyum atanan belediye sayısının 151’e ulaştığını dile getiren Soylu, “151 belediye başkanından 73’ü ilk derece mahkemelerce toplam 694 yıl 998 ay 338 gün hapis cezası almış, diğerlerinin ise adli süreçleri devam etmektedir” dedi. Soylu, kayyum politikalarına dönük eleştirileri de “yol yaptık” diyerek belediyelerin faaliyetlerinden örnekler vererek cevapladı.

Trump: Seçiciler Kurulu onaylarsa Beyaz Saray’ı terk edeceğim

Okumaya devam et

Gündem

Süleyman Soylu’dan Osman Şiban ve Servet Turgut itirafı

Van’da helikopterden atıldıkları ortaya çıkan ancak bu durum resmi mercilerce yalanlanan Osman Şiban ve Servet Turgut’a ilişkin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ilk kez konuştu. Soylu, ikilinin helikoptere bindiklerini kabul etti.

BOLD – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gözaltına alındıktan sonra helikopterden atıldığı öne sürülen Osman Şiban ve Servet Turgut hakkında, “Helikoptere bindiler, geldiler. Bundan sonrası ne olmuşsa, soruşturmamızda ne varsa bunun sonucunu ortaya koyarız” dedi.

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE GÜNDEME GELDİ

İçişleri Bakanlığı bütçesi, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun görüşmelerinde bulunduğu komisyon toplantısında Van’da helikopterden atıldıkları kaydedilen Osman Şiban ve Servet Turgut’la ilgili açıklamalarda bulundu. Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ise Van’da askerlerce gözaltına alındıktan sonra ağır yaralı halde hastanede bulunan Osman Şiban ve yaşamını yitiren Servet Turgut’a ilişkin iddiaları Soylu’ya sordu.

HELİKOPTERE BİNDİRİLDİKLERİNİ KABUL ETTİ

Bakan Soylu, Osman Şiban ve Servet Turgut ile ilgili açıklamalara karşılık verdi. Bu konuda kendi adına ilk kez açıklama yaptığını söyleyen Soylu, Van’da operasyon başlattıklarını söyleyerek, Şiban ve Turgut’un “milis” olduğu ifadesini kullandı. O gün yapılan operasyonda 3 askerin hayatını kaybettiğini belirten Soylu, “Servet Turgut, olayın olduğu yerde. Bir kovalamaca oluyor, ardından ‘Ben değilim, bu adamlara ev sahipliği yapan Osman Şiban’dır’ diyor. İlk, Osman Şiban’ı o veriyor, ev de Osman Şiban’ın evi. Sonra Osman Şiban’ı alıyorlar ve oradan sonra da helikoptere bindiriyorlar” dedi.

HELİKOPTERDEN ATILMA İDDİASI AKILLARA ZİYAN

Helikopterden atılmanın akıllara ziyan olduğunu savunan Soylu, “Helikopterin yukarıdan şeyinin açılıp aşağıya atılması gibi bir şeyin akla ziyan olduğunu sorduklarında ben söyledim. Şimdi, neticede bindiler geldiler ve bundan sonrası, eğer bir şey olmuşsa, ne olmuşsa… Yani hem idari soruşturmamız hem de adli soruşturmamız, hem savcılık hem mülkiye teftiş, burada ne varsa biz bunun sonucunu ortaya koyarız ama bilesiniz ki yani komutanları bir terörist tarafından şehit edilmiş” dedi. Neden geç açıklama yaptığı ile ilgili soruya Soylu, hasta olmasını gerekçe gösterdi.

Rus uzmanlardan korona aşısı uyarısı: Garanti yok, her yıl vurulmalı

Okumaya devam et

Popular