Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ekrem İmamoğlu: YSK’nın kararına göre Anayasa da şaibelidir cumhurbaşkanı da

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, YSK kararına ilişkin, "Sandık kurullarına yapılan olağanüstü itiraza göre seçimi iptal etmiş. Aynı kurullarda geçen yıl Haziran seçimlerinde cumhurbaşkanı seçtin, referandum yaptın. O zaman Anayasa da şaibelidir, cumhurbaşkanlığı seçimleri de" açıklamasını yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, YSK’nın iptal kararına ilişkin açıklamasında, “Sandık kurullarına yapılan olağanüstü itiraza göre seçimi iptal etmiş. Aynı kurullarda geçen yıl Haziran seçimlerinde cumhurbaşkanı seçtin, aynı kurullarda referandum yaptın Anayasa değişti. O zaman Anayasa da şaibelidir, cumhurbaşkanlığı seçimleri de” dedi.

İmamoğlu’nun açıklamaları şöyle:

“Ben AK Partili hemşehrilerimin de, MHP’li hemşehrilerimin de oyunu istiyorum dedim. Bizim meydanlarımızda yuh yok, sevgi var. Onlar bizden çatışma isteyecek, kötü söz duymak isteyecek. Biz ısrarla bu milletin kavga etmesini istemeyen, bu milletin kucaklaşmasını isteyen insanlar olarak ısrarla kucaklaşacağız. Asla biz ne dedik, evet AK Partili, MHP’li, HDP’lilerin de oyunu istiyorum. Ben bütün siyasi partilere oy vermiş herkesin oyunu istiyorum, hem de yürekten.

Yola çıktığımızda medya yanımızda yoktu, devletin hiçbir imkanı yanımızda yoktu. Bizim yanımızda siz vardınız, halk vardı. Bizim bu şehrin gönlü sevgiyle dolu çocukları vardı, hala var. Gençleri vardı, büyüdükçe büyüdü. Bu şehirlerin kadınları, anneleri, teyzeleri, nineleri, amcaları vardı. Biz bu seçimi milyonlarca insanın alınteriyle kazandık. Alın terinin en büyük şahidi sizlersiniz, en büyük yol arkadaşımız sizlersiniz.

“ANADOLU AJANSI’NIN UTANMAZ YÖNETİCİLERİ 12 SAAT BİLGİ PAYLAŞMADI”

Kazandığımız bu seçimi 31 Mart akşamı elimizden almaya çalıştılar, emeğimizi çalmaya çalıştılar, işbirlikçisi Anadolu Ajansı’nın utanmaz yöneticileri 12 saat bilgi paylaşamadılar. Belki de yüzyılın medya rezilliğini yaşattılar bize. Bizim memleketimiz için kurulan Anadolu Ajansı’nı kendi çıkarlarına kullandılar.

O gece ne yaptılar? Burada belki canınız sıkkın ama umudunuzu yitirmeyin biz buradayız, asla vazgeçmeyin. O gece demokrasimize ihanet etmek isteyenler gecenin bir vakti saat 10’da alelacele ‘3 bin oyla kazandık’ diye açıklama yaptılar. Tam bir komedi. Ben olsam yerinize kahkaha atarım. Vallahi gülün, bu adamların gülünecek hali var.

Sizlerin kararlılığı sandıkların başında durmanız, ıslak imzalı bütün evraklarımızın yanımızda olması her anında sizi aydınlatmamızla inancımız bir kat daha arttı. Günün sonunda 31 Mart’tan sonra akıllarındaki tüm şeytanlıkları akıllandıkları tüm şaibeli işleri kendileri kazanamayınca gerekçe olarak ürettiler.

Her ürettikleri gerekçe çürüdü. Hiçbirinde gerekçe tutturamadılar. Biz o akşam bu kadar kararlı olmasaydık hani söylediler ya, sabah günün kör vaktinde 31 Mart’ın bir gün sonrasında inanın ki çıkıp ‘atı alan Üsküdar’ı geçti’ diyeceklerdi, dedirtmedik.

“AKP HÜKÜMETİNE BOYUN EĞEN YÜKSEK SEÇİM KURULU’NU KINIYORUM”

Demokrasi mücadelesi verdiniz, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir dediniz. İlkelerimizden asla taviz vermedik, vermeyeceğiz. Bu ülke demokrasi, cumhuriyet için inanın son anına kadar mücadele edecek 82 milyon vatanseverle dolu. Tam 82 milyon.

31 Mart’tan sonraki bu süreçte kendileri gerekçe tutturamayınca karar vericileri etki altına almaya çalıştılar. YSK’yı gün be gün farklı farklı itirazlarla, farklı farklı gerekçelerle etki altına almaya, tehdit etmeye başladılar. Buna boyun eğdiler.

Ben YSK’yı kınıyorum. Şimdi YSK karar açıklıyor. Sandık kurullarına yapılan olağanüstü itiraza göre seçimi iptal etmiş. Aynı kurullarda geçen yıl Haziran seçimlerinde cumhurbaşkanı seçtin, aynı kurullarda referandum yaptın Anayasa değişti. O zaman Anayasa da şaibelidir, cumhurbaşkanlığı seçimleri de.

Şaibeli olduğunu düşünmüyorsanız, ki biz bizim İstanbul seçimlerinin anamın ak sütü kadar helal olduğunu biliyorum. Bu millet bizi seçmiştir. Şu anda size bir söz söyleyeceğim, Biz adalete susamış, demokrasiye inanmış Türk gençliğiyiz. Bu millete özgürlüklerine, demokrasisine kimse ama kimse engel olamaz.

“KARAR VERİCİLER İHANET İÇİNDE OLABİLİR”

Bu ülkede karar vericiler, gaflet, dalalet hatta ihanet içinde olabilirler. Ama biz asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü ben biliyorum ki, bu yolu yürürken ben asla yalnız yürümeyeceğim. Ben 16 milyon İstanbullu ile yürüyeceğim. Ben artık inanıyorum ki, toplumun tamamının vicdanı bizimle. Bütün Türkiye’nin, vatanın her yerinden, 81 ilinden, doğusundan, güneydoğusundan, Doğu Anadolu, Marmara, Trakya, Akdeniz, Karadeniz kısacası bütün Türkiye’nin adalet duygusu bizimle beraber. Ben bunu biliyorum.

Demokrasimizi, cumhuriyetimizi, bu şehrin dünyaya olan itibarını ayaklar altına insanlar olabilir. Biz bu milletin evlatları 82 milyon insan, bir avuç insana asla bu değerlerini yok ettirmeyeceğiz. Biz asla vazgeçemeyeceğiz. Biz süreci en sağlıklı şekilde yönetmeye kararlıyız.

İstanbul’un her yerinde insanlarımız bir an için kaygı duymuş olabilirler. Bir an için umutsuz olabilirler. Sultanbeyli’den geliyorum. O mahallede gözyaşı döken genç kızlarımız, erkeklerimiz vardı. Ağlamasınlar, silsinler gözyaşlarını buradayız, hep beraber çalışacağız.

Bizden kavga bekleyenler, bizden huzursuzluk umanlar, bizden bu ülke adına birtakım unsurlar üzerinden kendi emellerine dönük hareketler bekleyenleri şaşırtacağız. Yarından itibaren her adımı sizinle paylaşacağım. Yarın sabah Ankara’ya gideceğim, CHP yöneticileriyle, genel başkanımla bulaşacağım. İttifak partilerimizle konuşacağım.

“KONUŞMA VAKTİ ARTIK”

Buradan tavsiyem var. Ben özellikle siyasi geçmişi, siyasi düşünceleri ne olursa olsun bütün İstanbullu dostlarımdan ellerini vicdanlarına koyup düşünmelerini istiyorum. Lütfen bu süreçte benim hemşehrilerim demokrasi adına herkese haklılığımızı anlatsınlar.

Efendim sanatçıymış, konuşamazmış, konuşacak. Efendim iş insanıymış, konuşamazmış. Konuşacak. Konuşma vakti artık.

“İSRAFA ARTIK GEÇİT YOK DEDİĞİM İÇİN, BİR KİŞİDEN TALİMAT ALMAYACAĞIM DEDİĞİM İÇİN BENİ SEVMEDİLER”

Ben niye kabul görmedim söyleyeyim mi size? Ben bir kişiden talimat almayacağım dedim, 16 milyon insandan talimat alacağım. Bana hizmet etmeyin dedim. Bana değil 16 milyon insana hizmet edeceksiniz dedim. Artık büyükşehirde israf yok dedim. 15 günde elde ettiğimiz bilgilerle, alacağımız tedbirlerle sizin haklarınızı nasıl koruyacağımızı bildiğim için israfa artık geçit yok dedim. Partilere, vakıflara, derneklere, cemaatlere yok dedim, millet var millet. İşte onun için sevmediler. Onun için istemediler.

YSK, sandık kurulu başkan ve üyleri hakkında suç duyurusunda bulunacak

Gündem

Yoğun bakım dernek başkanından “durum vahim, evden çıkmayın” uyarısı

Dolu olan yoğun bakımlardaki durumun vahim olduğunun altını çizen Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, salgının kritik bir aşamada olması nedeniyle evden çıkılmaması uyarısında bulundu.

BOLD – Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel’den koronavirüs salgınına ilişkin ‘kırmızı alarm’ açıklaması geldi. Türkiye’nin koronavirüs konusunda kritik bir durumda bulunduğunu belirten Cinel, “Bu hafta evden çıkmayın” dedi.

ATLATILSA BİLE İNSANLAR YARIM KALIYOR

Habertürk TV yayınına katılan Prof. Cinel, Türkiye’nin salgında kritik bir aşamada olduğunu ve gelecek hafta yaşanacakların çok önemli olduğunu söyledi. Koronavirüsü atlatan hastalarda bazı rahatsızlıkların devam edebildiğini belirten Cinel, “Eskiden bir saat rahat yürürdüm, şimdi 15 dakikada yorulup oturuyorum” diyen hastalar olduğunu söyledi. “Hastalık atlatılsa bile insanlar yarım kalıyor” diyen Prof. Cinel, aşı çalışmalarında belirli bir aşamaya gelinmişken daha sabırlı olmak gerektiğini belirtti.

YOĞUN BAKIMLARDA DURUMLAR VAHİM

İş kıyafeti ve maskeyle katıldığı yayında yoğun bakımlardaki durumun “vahim” olduğunu anlatan Cinel, “Yüzde 70 doluluk demek yoğun bakımda yer yok demektir” şeklinde konuştu. Konuşması boyunca sık sık, “Biraz korkutalım çünkü korkmak gerekiyor” diyen Cinel, “Önümüzdeki hafta evinizden çıkmayın” dedi. “Hızlı otomobil bile kullanmayın çünkü kaza yaparsanız yoğun bakımda yer bulamayabilirsiniz” diyen Prof. Cinel, Türkiye’nin salgın konusunda ‘kırmızı alarm’ durumda olduğunu vurguladı.

Bursa’da mezarlık yakınında oturan vatandaş: Cenaze araçlarını sayamaz oldum

Okumaya devam et

Gündem

Koronavirüs vaka sayısı 30 bini geçti

Tam kapanmanın konuşulduğu bugünlerde koronavirüs vaka sayısındaki artış devam ediyor. Vaka sayısı bugün 30 bini aşarken, hasta sayısı da 6 bin 714 olarak kayıtlara geçti. Koronavirüsten bugün 182 kişi yaşamını yitirdi.

BOLD – İlk vakanın açıklandığı 17 Mart’tan bu yana vaka ve can kaybında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşıldı. Bugün 30 bin 103 kişiye vaka, 6 bin 714 kişiye koronavirüs hasta (Kovid-19) tanısı konuldu. 182 kişi de koronavirüsten dolayı hayatını kaybetti.

KORONAVİRÜS HASTA SAYISI 500 BİNE YAKLAŞTI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bakanlığın internet sitesinde yer alan Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nun verilerini, Twitter hesabından paylaştı. Tabloya göre, toplam test sayısı 18 milyon 247 bin 424, toplam ağır hasta sayısı 4 bin 903, toplam iyileşen hasta sayısı 396 bin 227, bugünkü test sayısı 174 bin 443 olarak kayıtlara geçti. Koronavirüs nedeniyle toplam 13 bin 191 kişi hayatını kaybederken, koronavirüs hasta sayısı 481 bin 198’e yükseldi. Bugün iyileşen sayısı 3 bin 845 oldu.

“SAĞLIK ORDUMUZ AĞIR YÜK ALTINDA”

Bakan Koca, Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 182 kişinin daha yaşamını yitirdiğini, 30 bin 103 kişiye vaka, 6 bin 714 kişinin koronavirüs hastası olarak tespit edildiğini bildirdi. Koca, “Bugün tespit edilen 4.903 ağır hastamız var. Sağlık ordumuz ağır yük altında. Her birimiz tedbirlere uymakla mesulüz. Bu kişisel bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluktur” dedi.

Türkiye geneli 28 Kasım 2020 güncel koronavirüs tablosu şöyle:

Bursa’da mezarlık yakınında oturan vatandaş: Cenaze araçlarını sayamaz oldum

 

Okumaya devam et

Gündem

Bursa’da mezarlık yakınında oturan vatandaş: Cenaze araçlarını sayamaz oldum

Bursa’da koronavirüsten vefat edenlerin sayısındaki artış sonrası belediye ekipleri mezarlıklardaki çalışmalarını hızlandırdı. Belediye ekiplerinin geç saatlere kadar mezar kazdığını belirten Gülseren Deliktaş, “Perdemi açmaya korkar oldum. Buraya gelen cenaze araçlarını sayamaz oldum” dedi.

BOLD -Bursa’da koronavirüs vakalarına bağlı ölümlerin artması üzerine Hamitler Kent Mezarlığında belediye ekiplerinin çalışmaları da hızlandı.

Vaka artışına bağlı olarak kentte bulunan pandemi hastanelerindeki yoğun bakım doluluk oranı da yüzde 76’ya çıktı. E-devlet üzerinden Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin günlük olarak raporladığı kentteki günlük toplam ölüm sayıları 19-27 Ağustos tarihleri arasında günde ortalama 44 olurken, 19-27 Kasım tarihleri arasında günde ortalama 105 oldu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da, son 3 ayda Bursa’da vaka sayısındaki artışa dikkat çekerek, tedbirlere daha dikkatli uyulmasını istedi.

PERDEYİ AÇMAYA KORKAR OLDUM

Hürriyet’in haberine göre Hamitler Mezarlığının karşısında oturan Gülseren Deliktaş, belediye ekiplerinin gece geç saatlere kadar mezar kazdığını belirtti. Görüntülerin kendisini korkuttuğunu belirten Deliktaş, şunları söyledi: “Perdeyi açmaya korkar oldum. Bütün insanların bu manzarayı görüp, ibret almasını isterim. Neden insanlar hala kendi önlemlerini almıyor? Tedbirlere uymayanlar özellikle sağlık çalışanlarının vebalini nasıl üstlenebiliyorlar? Mezarlıktaki bu manzarayı görenlerin, biraz olsun korkup evlerinde durmalarını ve daha tedbirli olmalarını umuyorum. Buraya gelen cenaze araçlarını sayamaz oldum. Gece saat 23.00’lara kadar mezar kazılıyor. İnsanların feryatlarını duyuyorum, ağlama seslerini duyuyorum ve ağlamaya başlıyorum. Gerçekten çok zor. Bunları söylerken bile titriyorum, içimden ağlamak geliyor.”

‘Şeffaf açıklanmayan veriler binlerce kişinin hayatına mal oldu’

Okumaya devam et

Popular