Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Meral Akşener seçimin iptaline “darbe” dedi

Meral Akşener İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptalinin adını koydu: “Demokrasinin evrensel değerleri çok açıktır. Yargının ve siyasetin bir kurallara müdahalesi darbe sayılır.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında YSK’nın İstanbul büyükşehir belediye başkanık seçiminin iptaline ilişkin konuştu. Akşener, “Cübbesine düğme diktirmiş siyasilerden emir alan hukukçulardan utanıyorum” dedi.

Akşener, “İstanbul’da, büyükşehirde, ilçe belediyede tek zarf kullanmadık mı? O zarfların içinde 4 pusula vardı. Bunların içinde sadece kaybettikleri büyükşehir belediye başkanlığı seçimini iptal etmek hangi akılla izah edilebilir?” diye sordu.

ÇOCUĞUNA VAKIFLAR KURUP ZENGİN EDENLEDEN UTANIYORUM

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Kendileri varlık içinde yüzerken iradesini gasbettikleri milletimin açlık ve fakirlikle mücadele etmek zorunda bırakılmasından utanıyorum. Çaresiz babalar böbreklerini satışa çıkarırken çocuğuna vakıflar kurup vatandaşın parası ile zengin edenlerden utanıyorum” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’Yİ DÜŞÜRDÜKLERİ DURUMDAN UTANIYORUM

Akşener, “Kendileri Öcalan ile HDP ile el altından pazarlık ederken, Kıbrıs’ı devrederken, milli egemenlik haklarımızı devretme görüşmeleri yaparken Suriye’ye bir uydu devleti kurulmasına gözlerini kapayıp, millete, illet, zillet diyenlerden utanıyorum. Bunları konuşmak zorunda kalmaktan, Türkiye’yi düşürdükleri durumdan, bu durumdan bahsetmekten utanıyorum” dedi.

YÜZLERİ KIZARMIYOR, KANIMA DA EN ÇOK BU DOKUNUYOR

Akşener şunları dile getirdi: “Yaptıkları hırsızlığı, arsızlığı anlatırken utanıyorum ama onlar utanmıyor. Onların yüzleri kızarmıyor. Kanıma da en çok bu dokunuyor. Allah şahidim olsun ki elimde taşıdığım demokrasi bayrağını yere düşürmeyeceğim. Allah’a yemin olsun ki, aziz ve gazi Türk milletini ve sizleri utandırmayacağım. Bizim ‘sesimiz ol, sözcümüz ol’ diyenleri utandırmayacağım.”

ERDOĞAN’IN SEÇİLDİĞİ SEÇİMLERİNİ DE SORGULAYACAK MISINIZ?

Akener, “Şimdi soruyorum, iradesini daima baş üstünde tuttuğum büyük Türk milletine soruyorum İstanbul’da, büyükşehirde, ilçe belediyede tek zarf kullanmadık mı? O zarfların içinde 4 pusula vardı. Bunların içinde sadece kaybettikleri büyükşehir belediye başkanlığı seçim iptal etmek hangi akılla izah edilebilir? Bu durumda tüm sandık kurullarının başkanlıklarını kontrol edecek misiniz? Sadece 31 Mart değil, sayın Erdoğan’ın seçildiği seçimleri de sorgulayacak mısınız? Gerekçeniz tam kanunsuzluksa bunu yapmalısınız” dedi.

TÜM SANDIK KURULU BAŞKANLARININ İNCELENMESİNİ İSTİYORUZ

Akşener, “İYİ Parti olarak tüm Türkiye’de 31 Mart ve 24 Haziran seçimlerinde görev yapmış tüm sandık kurulu başkanlarının incelenmesini talep ediyoruz. Ben bugün talimatla karar veren yargı mensupları adına utanıyorum. Ramazan’ın ilk orucunu hak yiyerek açtınız. Bu karar sadece muhalefet partilerine oy vermiş vatandaşlarımızın iradesini hiçe saymak değildir. Bu kadar AK Parti’ye ve MHP’ye oy vermiş vatandaşlarımızın da iradesini hiçe saymaktır” şeklinde konuştu.

DARBE SAYILIR

Akşener şunları söyledi: “Sebep olduğunuz bu hukuksuzluğun demokrasimizde açtığı yaranın mutfakta nasıl yansıyacağını hiç düşündünüz mü? Demokrasiye indirdiğiniz bu darbe ile Türkiye’yi muz cumhuriyeti gibi gösterdiğinizin farkında değil misiniz? Demokrasinin evrensel değerleri çok açıktır. Yargının ve siyasetin bir kurallara müdahalesi darbe sayılır.”

FİKİR, İNANÇ VE TEŞEBBÜS HÜRRİYETİ

Türk siyasetinin değişmemesi gereken üç hedefi bulunduğunu dile getiren Akşener, “Fikir inanç ve teşebbüs hürriyeti. Hukukun üstünlüğünü mutlaka tesis edeceğiz. Güçlü bir Türkiye için her şeye sahibiz. Yemin olsun ki Türkiye İYİ olsun diye, ve en önemlisi bizden sonra gelenler bizden utanmasın diye yılmayacağız, yıkılmayacağız, yorulmayacağız. Umudun kaybolduğu günlerde göreviniz budur. Elinizde bir meşale… Ezilenlerin, horlananların size her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.” dedi.

Meral Akşener’den CHP’ye ‘Sine-i millete dönelim’ teklifi

Politika

Berat Albayrak Varlık Fonundan da istifa etti

Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden istifa eden Berat Albayrak’ın Varlık Fonundaki görevinden de ‘affını istediği’ belirtildi. Albayrak’ın bugün İstanbul’da yapılacak Varlık Fonu Yönetim Kurulu toplantısına katılmayacağı öğrenildi.

BOLD – Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden istifa eden Berat Albayrak’ın, Varlık Fonu’ndaki görevinden de ‘affını istediği’ kaydedildi.

Albayrak’ın bugün İstanbul’da bulunan Vahdettin Köşkü’nde saat 17.00’da yapılacak Varlık Fonu Yönetim Kurulu toplantısına katılmayacağı, Albayrak’ın bu görevden de sağlık sorunları ve ailesine zaman ayırma gerekçesiyle “affını istediği” belirtildi.

CHP’li eski Milletvekili, gazetece Barış Yarkadaş, Twitter hesabından Albayrak’ın Varlık Fonundan da istifasını istediğini açıkladı. Yarkadaş, “Edindiğim bilgiye göre, Albayrak bu görevden de ‘affını istedi.’ Albayrak, bugün Vahdettin Köşkü’nde yapılacak olan VF toplantısına da katılmayacak” dedi.

Albayrak, Bakanlık görevinden istifa etmesine karşın Varlık Fonu’ndaki yönetim kurulu başkanvekilliği görevini sürdürüyordu. Varlık Fonu’nun sitesinde, Albayrak’ın özgeçmişi bakanlıktan istifası sonrası değiştirilmişti.

Okumaya devam et

Politika

AKP’nin yargıda reform vaadine ‘göstermelik’ tepkisi

AKP’nin gündeme getirdiği yargıda reform hazırlığının yargı bağımsızlığını sağlamaktan uzak olduğunu belirten muhalefet partileri, öncelikle yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin sağlanması gerektiğini belirtti. CHP’li Alpay Antmen, “Yargı reformu ancak bağımsız yargıçlar ile olur” dedi. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da “Göstermelik reform olmaz. Bütün bunlar nafile çabalardır” ifadesini kullandı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yargıda reform açıklamasının detayları belli olmaya başladı.

Doların ateşini düşürmek için AKP’nin gündeme getirdiği yargıda reform hazırlığının yargının yapısal sorunlarına çözüm olmayacağı belirtiliyor. Birgün’ün haberine göre, Anayasa Mahkemesi ile mahkemeler arasında çıkan sorunların giderilmesi amacıyla AYM’nin yeniden yargılamaya ilişkin kararlarının bağlayıcı olması sağlanacak. AKP’nin uzun tutukluluk sorununa çözüm aradığı da kaydedilirken bir diğer düzenlemeyle ticari arabuluculuğun kapsamı genişletilecek.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI OLMAZSA PALAVRADAN İBARET OLACAK

AKP’nin göstermelik yargı reformu hazırlığına muhalefet partileri tepki gösterdi. TBMM Adalet Komisyonu Üyesi, CHP Milletvekili Alpay Antmen, “Yargı reformu ancak bağımsız yargıçlar ile olur. AKP, 2016’da 15 Temmuz darbe girişiminden sonra meslekten beş bine yakın hakim ve savcıyı ihraç ettiler. Bundan sonra da AKP il ve ilçe başkanlığı yapmış birçok avukat, hakim ve savcı oldu” dedi. Hakimlerin mesleki yeterliliğinin artırılması, tarafsız ve bağımsız karar vermelerinin önünün açılması ve liyakat sahibi hakim ve savcıların görevlendirilmesi ile yargı reformunun gerçekleşebileceğini savunan Antmen, “Pelikancıları, Hak Yolcuları ve tarikatları ayıklamadan yapılacak yargı reformu, palavradan ibaret olacaktır” dedi.

GÖZ BOYAMA

AKP’nin hazırlığının yargıdaki sorunlara “pansuman” bile olamayacağını belirten TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi, HDP’li Erdal Aydemir ise “Yargıdaki kara delik çok büyük. Şu anda iktidar tarafından planlananlara gerçekten reform denemez. Daha radikal, kökten değişikliklere ihtiyaç vardır. Kimsenin gözünü boyamasınlar. Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi şarttır. Yargıçlar sürgün korkusuyla karar verirse reformdan söz edilemez” dedi.

GÖSTERMELİK REFORM OLMAZ

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da AKP’yi, “Polisi görünce namaza duran şark kurnazları”na benzeterek, “Göstermelik reform olmaz. Bütün bunlar nafile çabalardır. Eğer Türkiye’de reform yapılacaksa Cumhurbaşkanı hem parti üyeliğinden hem parti genel başkanlığından istifa etsin. Hakimler Savcılar Kurulu’ndan da siyasetin gölgesi kaldırılsın” ifadelerini kullandı.

10 ARALIK’TA AÇIKLANACAK

Adalet Bakanlığının hazırladığı yargı reformuyla ilgili taslağa son şeklinin verildikten sonra AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulacağı belirtildi. Erdoğan’ın da İnsan Hakları Eylem Planı’nı 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde açıklayacağı belirtiliyor.

Tayyip Erdoğan’ın paralel ordusu: Sayıları 29 bini geçti

Okumaya devam et

Politika

İçişleri Bakanlığından Uludere raporu: Terör örgütü mensubu olduğuna dair bilgi yok

CHP’li Levent Gök, Şırnak Uludere’de TSK bombardımanı sonucu öldürülen 34 vatandaşla ilgili İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin raporunu gündeme getirdi. Raporda, öldürülen 34 vatandaşla ilgili “terör örgütü mensubu olduğuna dair spesifik bilgi bulunmamaktadır” tespitinin yapıldığını belirten Gök, Süleyman Soylu’ya raporla ilgili soruşturma izni verip vermeyeceğini sordu.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Levent Gök, İçişleri Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 28 Aralık 2011’de TSK’ya ait uçakların bombardımanı sonucu 34 vatandaşın hayatını kaybettiği Roboski Katliamı’nı gündeme getirdi.

Mezopotamya Ajansının haberine göre, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a konuyla ilgili sorular sorduğunu ancak Akar’ın “kovuşturmaya yer olmadığı” yönünde herkesin bildiği bir cümlelik yanıt verdiğini belirten Levent Gök, “Adaleti konuştuğumuz bugünlerde, reform yapacağımızı ifade ettiğimiz bugünlerde, bir ay sonra dokuzuncu yılı dolacak olan Uludere olayında öldürülen 34 yurttaşımızın ve yaralanan 4 yurttaşımızın adalet arayışları hâlâ devam ediyor” ifadesini kullandı.

MÜLKİYE MÜFETTİŞLERİNİN RAPORU

Roboski Katliamı ile ilgili İçişleri Bakanlığı bünyesinde mülkiye müfettişlerinin olayı araştırmak üzere bir rapor hazırladığını kaydeden Gök, şunları söyledi: “O raporda ‘Tespit edilen grubun terör örgütü –yani vurulan kişilerin- mensubu olduğuna dair spesifik bilgi bulunmamaktadır’ diyor mülkiye müfettişlerinin raporunda. Yine, ‘grubun kaçakçı olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu’ ve ‘Top atışlarına rağmen, grubun sınıra doğru ilerlemesi bölücü terör örgütü tavrı değildir’ gibi çok önemli tespitleri içeren bir mülkiye müfettişleri raporu Bakanlığa sunuldu. Şimdi, bu rapor bir araştırma raporu, ön inceleme raporu. Bunun sonuç doğurması için sizin bu raporun bir soruşturma izni raporuna dönüşmesine onay vermeniz gerekiyor.”

TELEFONLA ARAYAN MİT YETKİLİSİ KİM?

Soylu’ya Roboski olayıyla ilgili soruşturma izni verip vermeyeceğini soran Gök, şu soruları yöneltti: “Sayın Bakan, gelinen bu aşamada vicdanınızla baş başa kalarak ön inceleme raporuna yani sonuç doğurmayan bu rapora karşı sonuç doğurması adına bir soruşturma izni vermeyi uygun bulur musunuz ve verecek misiniz? İkinci sorum da: O zamanki İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim Şahin –ki Millî Güvenlik Kurulu toplantısında vardı- bu olaydan üç yıl sonra bir açıklama yaptı. Sınırdan geçmekte olduğu farz edilen terör örgütü mensubu Bahoz Erdal’ın ya da Fehman Hüseyin’in vurulacağına dair inançla bu olay yapılmıştı. Sayın İdris Naim Şahin şunu ifade etti: ‘O anda üst düzey MİT görevlisi tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri telefonla aranarak Bahoz Erdal’ın hudut hattını geçmekte olduğu bildirilmiştir’ dedi ve bu olay oldu Sayın Bakan. Şimdi, İdris Naim Şahin’in, o günkü İçişleri Bakanı’nın söylediği bu sözden yola çıkarak söylüyorum: Bu üst düzey MİT yetkilisi kimdir? Bu MİT yetkilisi hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?”

“Kürt düşmanı Erdoğan” rencide edici değil

Okumaya devam et

Popular