Bizimle iletişime geçiniz

Genel

CHP’den Ali İhsan Yavuz taktiği: ’24 Haziran’da kesinlikle bir şeyler oldu’

CHP ‘Kimlerin ve nasıl gerçekleştirdiğini bilmiyoruz ama, kesinlikle bir şeyler oldu’ gerekçesiyle 24 Haziran 2018’deki genel seçim ve 31 Mart Yerel seçimlerinin iptal edilmesi için YSK’ya başvurdu. Başvuruyu yapan CHP’li Muharrem Erkek ‘her iki seçimde de tüm kurallar ve uygulamalar aynıydı.’ dedi

Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek CHP adına 24 Haziran 2018’deki genel seçim ve 31 Mart Yerel seçimlerinin iptal edilmesi için YSK’ya başvuru yaptı. Erkek, başvuru dilekçesinde AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un sözlerine gönderme yaparak şu ifadeleri kullandı: “OHAL döneminde 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşen Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerinde de ‘bir şeyler olduğu’ açıkça ortaya çıkmıştır. ‘Kimlerin ve nasıl gerçekleştirdiğini bilmiyoruz ama, kesinlikle bir şeyler oldu.”

Muharrem Erkek, başvuru sonrası sosyal medya hesabından şunları söyledi: “CHP olarak YSK’ya hem 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri hem de 31 Mart 2019 İstanbul Yerel Seçimlerinin yenilenmesi için başvuruda bulunduk. Çünkü her iki seçimde de tüm kurallar ve uygulamalar aynıydı.”

İşte CHP’nin iptal istemiyle YSK’ya sunduğu dilekçe:

YÜKSEK SEÇİM KURULU BAŞKANLIĞINA
TAM KANUNSUZLUK SEBEBİYLE
İPTAL İSTEMİNDE BULUNAN : Cumhuriyet Halk Partisi adına
Av. Muharrem ERKEK
Genel Sekreter (V)
Hukuk Politikalarından Sorumlu Gnl. Bşk. Yrd.
İSTEMİN KONUSU : 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanı
ve Milletvekili Genel Seçimleriyle, 31 Mart 2019 tarihinde gerçekleşen İstanbul Yerel
Seçimlerinin tam kanunsuzluk sebebiyle iptali.
İSTEMİN NEDENLERİ :

1. OHAL döneminde 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşen Cumhurbaşkanı ve
Milletvekili Genel Seçimlerinde de “bir şeyler olduğu” açıkça ortaya çıkmıştır.
“Kimlerin ve nasıl gerçekleştirdiğini bilmiyoruz ama, kesinlikle bir şeyler oldu.”

2. Yüksek bir Kurul olarak kendinizi ve önceki tüm kararlarınızı inkâr eden öyle bir
karar verdiniz ki, 24 Haziran seçimlerinde de on binlerce kamu görevlisi olmayan
kişinin İstanbul’da ve Türkiye’nin her yerinde sandık başkanı ya da üye olarak görev
yaptığını tespit etmiş oldunuz. Evet, on binlerce sandık başkanı ve üye kamu
görevlisi olmadığı halde 24 Haziran seçimlerinde görev yaptı. Re’sen yapacağınız bir
inceleme sonucunda dahi günışığı gibi ortaya çıkacak bu gerçek karşısında artık
Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel seçimleri de kesinlikle şaibelidir. Kamu görevlisi
olmayan kişilerin görev yapmış olması tek başına İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanlığı seçimini şaibeli kılıyorsa, verdiğiniz kararın doğru olduğuna inanıyorsanız
ve hukuka saygılı olun diyorsanız 24 Haziran’da gerçekleştirilen seçimleri de iptal
etmek durumundasınız.

3. Bilgileriniz üzere, TAM KANUNSUZLUK başvurularında süre aranmaz. Ortaya bir
tam kanunsuzluk çıkmışsa, bu tam kanunsuzluğun sonucu olarak 24 Haziran
seçimlerinin iptali de artık hukuken bir zorunluluk arz etmektedir. İnceleyin, 31
Mart’tan sonra olduğu gibi günlerce inceleyin, 24 Haziran seçimlerinde on binlerce
kamu görevlisi olmayan kişinin sandık başlarında görev yaptığını tüm Türkiye
görsün.

4. Sandık kurulu başkanlarının ve sandık kurullarında görev yapacak kamu
görevlilerinin belirlenmesi seçmenin, siyasi partilerin ve adayların iradesine bağlı
olmamasına rağmen; sandık kurullarının teşkiline ilişkin konular bizzat Kurulunuzun
13/12/2018 tarih ve 2018/1105 sayılı kararıyla kabul edilen seçim takvimine göre 2
Mart 2019 tarihinde kesin olarak karara bağlanmasına rağmen; sandık kurullarında
kamu görevlisi olmadığı halde görev yapanların seçim sonuçlarına ne şekilde etki
ettiklerine dair somut tespitler bulunmamasına rağmen; önceki tüm kararlarınızda
bu tip mesnetsiz, delilsiz ve soyut iddialar karşısında seçimlerin yenilenmesinin
mümkün olmadığını önemle vurgulamanıza rağmen; sandık başındaki iş ve
işlemlerde herhangi bir usulsüzlük ortaya konulamamasına rağmen; Anayasa’da
güvence altına alınmış seçme ve seçilme hakkını zedeleyerek ve seçmen iradesini
yok sayarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini ve seçimi kazanan
Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını iptal ettiyseniz 24 Haziran 2018’de seçilen
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve milletvekillerinin de mazbatalarını iptal
ederek 24 Haziran seçimlerini de yenilemek zorundasınız. Çünkü, aynı şartlar 24
Haziran’da da mevcuttu.

5. 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde sandık kurullarını nasıl oluşturduysanız, 24
Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerinde de aynı şekilde
oluşturmuştunuz. 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri
Hakkındaki Kanunu iktidar değiştirdi ve 13 Mart 2018 tarihinde yürürlüğe giren bu
değişikliklerden sonra iki seçim gerçekleşti: 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve
Milletvekili Genel Seçimleri ile 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri. Bu iki seçimde de
seçimlere ilişkin tüm iş ve işlemler iktidarın gerçekleştirdiği değişikliklere göre
yüksek Kurulunuzca yapıldı. Sayın Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanlığını şaibeyle kazandıysa, Sayın Recep Tayyip Erdoğan da Cumhurbaşkanlığı
seçimini şaibeyle kazanmıştır. Sayın Ekrem İmamoğlu’nun seçimi meşru değilse,
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimi de meşru değildir. Daha bu seçim döneminde
14 Nisan 2019 Erzurum Pasinler ve 20 Nisan 2019 Bursa Mustafakemalpaşa kararları
ve bugüne kadar ki yerleşmiş, kökleşmiş kararlarınızın tam aksi bir kararla seçim
sonucuna doğrudan doğruya müdahale ediyorsanız, 24 Haziran seçimlerinin
sonucuna da müdahale ederek meşruiyetini yitirmiş tüm seçimleri yenilemesiniz.

6. Yüksek Kurulunuz bugüne kadar diyordu ki bir usulsüzlük ya da suç söz konusu
ise suç isnat edilen ya da usulsüzlük yapan kişilerin hakkında yürütülen
soruşturmalar ayrı bir konudur ve seçmen iradesi esas olduğundan seçimin iptali
mümkün değildir. Bugün ne değişti? Kamu görevlisi olmayan kişilerin görev yaptığı
sandık kurullarında sandık başındaki iş ve işlemlerde herhangi bir usulsüzlük iddia
edilmediği halde, o sandıklarda oy kullanan seçmenin iradesi sakatlanmadığı halde,
madem iptal kararı verdiniz, aynı takdir ve iradeyle 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı
ve Milletvekili Genel seçimlerini de iptal etmek durumundasınız.

7. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vurguladığı gibi, kasten suçlar işlenmişse, organize
işler ve usulsüzlükler gerçekleşmişse mutlaka kendi seçiminde de gerçekleşmiştir.
Yüksek Seçim Kurulu bu incelemeden artık kesinlikle kaçamaz. İstanbul’un tüm ilçe
belediye başkanlıkları ve belediye meclis üyelikleri seçimlerinin de artık bu
kararınızdan sonra iptali bir zorunluluk yaratmıştır. Yalnızca İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanı seçimini değil, İstanbul’un tüm seçimlerini iptal edin.
8. Sayın Ekrem İmamoğlu’nu 39 ilçede oy kullanan İstanbullular seçtiğine göre 39
ilçede İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile birlikte pusulası aynı zarftan çıkan
tüm seçim türlerinin de iptal edilmesi gerekmektedir.

SONUÇ VE İSTEM : İktidarın isteğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul
edilen seçim mevzuatındaki değişikliklerin 13 Mart 2018 tarihinde yürürlüğe
girmesinden sonra yapılan tüm seçimlerde “bir şeyler olduğu” açıkça ortaya çıktıysa;
artık seçmenin iradesinin ortadan kaldırılmasının bir önemi yoksa, artık sandık
kurullarında görev yapanların seçim sonuçlarına ne şekilde etki ettiklerine dair açık,
kesin, somut deliller aranmayacaksa ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
seçiminin ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasının iptali kararı doğruysa;

– 24 Haziran Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerinin TAM
KANUNSUZLUK SEBEBİYLE iptaline;
– 24 Haziran seçimleri sonucunda verilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ın mazbatasının ve Milletvekillerinin mazbatalarının TAM
KANUNSUZLUK SEBEBİYLE iptaline;
– İstanbul’da gerçekleşen 39 ilçedeki tüm seçimlerin TAM KANUNSUZLUK
SEBEBİYLE iptaline;
Milletin vicdanında adaletin tecelli ettirilmesi için karar verilmesini saygılarımla
arz ve talep ediyorum.
Av. Muharrem ERKEK
Cumhuriyet Halk Partisi
Genel Sekreter (V)
Genel Başkan Yardımcısı

Genel

Öğretmenin gündemi geçim derdi

24 Kasım Öğretmenler Günü öncesi yapılan anketler eğitimcilerin geçim sıkıntısı yaşadığını ortaya çıkardı. Eğitim-İş’in yaptığı araştırmaya göre öğretmenlerin yüzde 63’ü gıda ihtiyacını bile karşılayamaz hale geldi. Öğretmenlerin yüzde 22’si her ay birilerinden borç alarak ancak geçinebilirken ek iş yapan öğretmenlerin oranı ise yüzde 26.

BOLD – Eğitim-İş, 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesi öğretmenler ile yaptığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı. 5 bin 514 öğretmen ile çevrimiçi görüşmeler yoluyla yapılan araştırmaya göre, öğretmenlerin yüzde 63’ü çocuklarının gıda ihtiyaçlarını, yüzde 73’ü kıyafet ihtiyaçlarını, yüzde 47’si ise eğitim ihtiyaçlarını rahat karşılayamıyor.

ÖĞRETMENLER GEÇİNEMİYOR

Cumhuriyet’in haberine göre, öğretmenlerin yüzde 96’sı son bir yılda yaşanan fiyat artışlarının bütçesini daha fazla etkilediğini; yüzde 61’i ise gelirlerinin yetersizliği nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını ifade ediyor. Çok sayıda öğretmenin de kredi borcu var. Buna göre, öğretmenlerin yüzde 44’ü ev kredisi, yüzde 30’u araç kredisi, yüzde 25’i ise çocuklarının eğitimi için çektiği kredileri ödüyor. Öğretmenlerin yüzde 26’sı ek iş yapıyor; yüzde 29’u esnafa olan borcunu, yüzde 35’i ise şahıslara olan nakit borcunu ödemeye çalışıyor; yüzde 37’si de kredi kartlarının sadece asgari ödemesini yapabiliyor. Öğretmenlerin yüzde 3’ünün maaşında icra var, yüzde 8’inin maaşına en az bir kez icra gelmiş ve yüzde 46’sı annesi, babası ya da arkadaşlarından yardım alarak ancak geçinebiliyor. Her ay borç alan öğretmenlerin oranı ise yüzde 22. Geçim sıkıntısındaki öğretmenlerin yüzde 92’si her gün bir gazete, yüzde 62’si her ay bir kitap bile alamıyor.

EĞİTİMDEN ÖĞRETMENLER DE ŞİKAYETÇİ

Siyasi baskı da öğretmenleri etkiliyor. Öğretmenlerin yüzde 46’sı görevden alınma korkusu yaşadığını söylüyor; yüzde 83’ü ise yönetici olmak için mutlaka torpile ihtiyaç olduğuna emin. Öğretmenlerin yüzde 48’i de yöneticiler tarafından öğretmenlere siyasi baskı yapıldığını ifade ediyor. Öğretmenlere göre devlet okullarındaki eğitimin niteliği de gün geçtikçe düşüyor. Öğretmenlerin yüzde 83’ü kalitenin düştüğünü belirtiyor. Öğretmenlerin yüzde 80’i, MEB’i Covid-19 sürecinde başarısız buluyor ve uzaktan eğitimin başarılı olmadığını kaydediyor.

ÖĞRETMENLER İŞLERİNDEN MEMNUN DEĞİL

Araştırma acı bir tabloyu daha gözler önüne serdi. Öğretmenlerin yüzde 93’ü öğretmenliğin saygın bir meslek olma özelliğini yitirdiğini belirtiyor. Daha fazla para kazanabileceği iş bulması halinde öğretmenliği bırakacağını söyleyen öğretmenlerin oranı da yüzde 43. Büyük bölümü borç içinde olan öğretmenlerin yüzde 86’sı, çocuğunun öğretmen olmasını istemiyor.

EĞİTİM-İŞ BAŞKANI: ÖĞRETMENLER ÇARESİZLİK ÇUKURUNDA

Araştırma sonuçlarını yorumlayan Eğitim-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, “Geleceğin mimarı olan öğretmenlerimizin nasıl bir çaresizlik çukuruna itildiği görülmekte. Bu yılki araştırmamızda en dikkat çekici veriler, geçim sıkıntısına ilişkin. Öğretmenlerin hepsinin borç batağında olduğu, bu borçlar yüzünden yarısından fazlasının psikolojisinin bozulduğu, kendi çocuklarının ihtiyaçlarını bile giderecek kadar ücret verilmediği bir ortamda eğitim ne kadar sağlıklı olabilir? Öğretmenler hamaset değil adalet istiyor” dedi.

ÖĞRETMENLER İŞLERİNDEN MEMNUN DEĞİL!

Eğitim Sen’in 4 bin 565 öğretmenin katılımıyla yaptığı “Öğretmenlerin Ekonomik ve Mesleki Sorunlarına Bakış Anketi”nin sonuçlarına göre ise öğretmenlerin yüzde 60’ı aldığı maaşı işinin karşılığı olarak yeterli bulmuyor. Daha iyi bir iş teklifi alması halinde öğretmenliği bırakmayı düşünen öğretmenlerin oranı ise yüzde 70. İşyerinde kendini değerli hissetmeyen öğretmenlerin oranı yüzde 56, güvende hissetmeyenlerin oranı ise yüzde 70 oldu.

Eğitimde pandemi yönetimini yeterli bulmadığı ortaya çıkan öğretmenlerin yüzde 70’i okulların hijyen ve temizlik açısından gerekli koşullara sahip olmadığını belirtti. Okullarda ‘maske, mesafe, temizlik’ şartlarının hayata geçirildiğini düşünüyor musunuz” sorusuna katılımcıların yaklaşık yüzde 69’u “hayır” yanıtı verdi.

Öğretmenler Milli Eğitim Bakanlığının icraatlarından da memnun değil. Katılımcıların yüzde 94.5’i “Millli Eğitim Bakanlığı’nın sorunları çözmek için ürettiği politikaların gerçekçi olduğunu düşünüyor musunuz” sorusuna “hayır” dedi.

 

Okumaya devam et

Genel

Enes Kanter evine döndü, yeni adresi; Portland

Tüm dünyada basketbolseverlerin yakından takip ettiği NBA’de sezonun yaklaşmasıyla birlikte takımlar arasında takaslar hız kazandı. NBA’deki başarılı temsilcimiz Enes Kanter, gerçekleşen 3’lü takasla, Portland Trail Blazers’a geri döndü.

MUHAMMET ALİ TOKSOY

BOLD- Bu sezon Boston Celtics forması giyen Enes Kanter, Memphis Grizzlies, Portland Trail Blazers ve Boston Celtics arasında gerçekleşen takas sonrasında, 2018-2019 sezonunda 23 maç forma giydiği takımı Portland Trail Blazers’a geri döndü. Gerçekleşen bu takasın ardından, Portland Enes kanter’i kadrosuna katarken, Mario Hezonjia ve Desmond Bane’de Memphis’in yolunu tuttu. Boston Celtics’de, Memphis’ten 1.tur draft hakkını aldı.

11 NUMARALI FORMAYI EMEKLİ EDİN

Enes Kanter gerçekleşen takasın ardından, Twitter hesabından Boston celtics’e teşekkür etti. Celtics organizasyonunda yer almanın kendisi için büyük bir lütuf olduğunu söyleyen temsilcimiz, bu takım, bu eyalet; saha içinde ve saha dışında, beni daha iyi bir oyuncu daha iyi bir insan yaptı. NBA yıldızımız twitini ’11 numaralı formayı emekli etmeyi unutmayın’ esprisiyle bitirdi.

“EVİM EVİM, GÜZEL EVİM”

Enes Kanter önümüzdeki sezon forma giyeceği eski takımına da sosyal medyadan mesaj göndermeyi ihmal etmedi. İlk olarak ev emojisi atan Kanter, sonrasında ise ‘Evim evim, güzel evim’ twitini paylaştı.

YARIM KALAN HİKÂYE DEVAM EDECEK

Enes Kanter, 2018-2019 sezonunun ikinci bölümünde New York Knicks’ten Portland Trail Blazers’a geçmiş, Yusuf Nurkiç’in sakatlanmasıyla ilk beşte maçlara çıkmaya başlamıştı. Nurkiç’in sakatlanmasıyla Play Off’larda hiç şans verilmeyen Portland Trail Blazers, ilk turda Westbrook’lu Oklahoma’yı, ikinci turda ise Jokic’li Denver Nuggets’ı eleyerek Batı Konferansı Finaline çıkarak otoriteleri şaşkına çevirmişti. Enes Kanter oruçlu çıktığı bu maçlarda harika performans sergilemiş, Oklahoma karşısında Steven Adams’a, Denver karşısında Jokic’e üstünlük sağlamıştı.

NBA TARİHİNİN İLK TÜRKÇE ANONSU

Enes Kanter, Portland’da 23 maç oynamış, 13 sayı ve 8.6 ribaund ortalamasıyla başarılı bir performans sergilemişti. Seyirciler ve arkadaşları tarafından çok sevilen Enes Kanter için takım organizasyonu, ilk beş çıktığı maçlarda Türkçe anons yapmıştı. NBA tarihinde ilk kez, maçların öncesinde yapılan seromonilerde bir oyuncu için Türkçe anons yapılmıştı.

Okumaya devam et

Genel

Kılıçdaroğlu: Ekonomi pik değil dip yaptı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında AKP’ye ekonomi üzerinden yüklendi. Vatandaşın gerçeğiyle AKP’nin açıklamalarının örtüşmediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Yandaşlar ve tefeciler için ekonomi pik yaptı. Peki esnaf, emekli, işçi, dul için, yetim için ekonomi pik mi yaptı? Hayır, pik değil dip yaptı” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ekonomide ve yargıda reform çıkışını sert sözlerle eleştirdi. Kılıçdaroğlu “Ekonomide reform yapacağız. Ne demek bu? Tefecilere selam göndermek. Zamları yapacağız, millet önceden hazırlıklı olsun demek” dedi.

Faiz ve merkez bankası politikasını da eleştiren CHP lideri, “Erdoğan, ‘faizin en azından enflasyon seviyesinde tutulma mecburiyeti bu konuda mücadelemizi zora sokuyor’ diyor. Ya arkadaş sen demiyor muydun faiz düşerse enflasyon düşer, faiz düşerse dolar düşer, faiz düşerse fiyatlar düşer diyen sen değil miydin? Londra’daki bir avuç tefecinin önünde diz çökmek demektir bu. Bunu yapacaksınız siz” ifadelerini kullandı.

“ACI REÇETE” TARTIŞMASI

“İktidar çözemiyor. Sorunların altına yığılıp kaldılar” diyen Kılıçdaroğlu, hükumetin ekonomi açıklamalarıyla, vatandaşın gerçeğinin bir birine uymadığını vurguladı. Erdoğan’ın bir biriyle çelişen sözlerine gönderme yapan CHP lideri, “Daha 15 gün önce ekonomi pik yapıyor diyenler 15 gün sonra millete acı reçeteyi vereceğiz diyenler bunlar değil mi? Ekonomi pik yapıyor lafı bazıları için doğru. Dolarla ihale alanlar için ekonomi pik yapıyor. Dolarla devlete borç verenler için de ekonomi pik yapmış vaziyette” ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu vatandaşın durumuna da dikkat çekerek “Buradan AK Partili kardeşlerime seslenmek isterim. Yerli ve milli olanlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından dolarla borçlanma konusunda hazine tahvili çıkarırlar mı? Sen kendi parana güvenmiyorsun, kendi vatandaşına bana dolar üzerinden borç ver diyorsun. Sarayın bekçiliğini yapan için de bu sözüm geçerli. Yandaşlar ve tefeciler için ekonomi pik yaptı. Servete servet katıyorlar. Peki esnaf, emekli, işçi, dul için, yetim için ekonomi pik mi yaptı? Hayır, pik değil dip yaptı” diye seslendi.

KILIÇDAROĞLU: AYRANI YOK İÇMEYE…

Saray’da israf harcamalarının devam ettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu “Bir uçak Erdoğan için, bir başka uçak Bahçeli için, bir başka uçak bakanlar ve heyetler için, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu için ayrı bir uçak, iki uçak da korumalar… ‘Ayranı yok içmeye’ diye bir atasözü var ya bizde…” diyerek Kuzey Kıbrıs ziyaretini de eleştirdi.

AKP’YE SAMİMİYET ELEŞTİRİSİ

Erdoğan’ın gündeme getirdiği bir başka konu ise yargı reformuydu. AKP’yi samimi olmamakla suçlayan Kılıçdaroğlu “Hukukta reform yapma konusunda Erdoğan ne kadar samimi? Adalet kurumuna güven kalmadığını o da görüyor. Adalet kurumunda çalışıp adalet dağıtan hakimler de görüyor. Onlar da ifade ediyorlar zaten. Hakimlerin savcıların belli odaklardan talimat almadan karar vermedikleri o da biliyor, biz de biliyoruz, dünya da biliyor. Adalet Bakanı, o da konuşmuş, ‘Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun’. Günaydın beyefendi. Bu konuda adım atacak kim, sizsiniz kardeşim” dedi.

“Anayasa mahkemesi kararlarını uygulamayarak devlet krizine yol açan yargıçları ne yapacaksınız?” diyen Kılıçdaroğlu “ Birisini terfi ettiler, yargıtay üyesi yaptılar. O da dahil. Eğer sen hukukta reform yapacağım diye samimiysen. Bu iki hakim için gerekeni yapacaksın” ifadesini kullandı.

Okumaya devam et

Popular