Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Büyük Birlik Partisi’nde deprem: 7 MKYK üyesi istifa etti

Büyük Birlik Partisi’nde (BBP) kongre talepleri karşılık bulmayan 7 Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) üyesi görevlerinden istifa etti. Partinin ‘ilke, ölçü ve siyasi hedefleri doğrultusunda yönetilemediğini’ belirten MKYK üyeleri, parti bütünlüğünün daha fazla zarar görmemesi için istifa ettiklerini bildirdi.

Sözcü’de yer alan habere göre; partinin en üst karar organı MKYK üyesi Murat Sancak, Mehmet Efe, Haşim Yanar, Ali Saraçoğlu, Ali Aydoğmuş, Mustafa Kara ve Tuncay Özfidan, görevlerinden istifa ettiklerini açıkladı.

İstifa eden isimler, Genel Başkan Mustafa Destici’nin kongreye giderek yönetimi yenilemesini istemişti. Girişimlerinden olumlu cevap alamayan bu isimler istifa gerekçelerini açıkladı.

PARTİ: ÖLÇÜ, İLKE VE HEDEFLER DOĞRULTUSUNDA YÖNETİLEMİYOR

“Dile getirdiğimiz kongre talebimiz bir fitne girişimi olarak yansıtılarak meşruiyet alanının dışına itilmek istenmiştir.” diyen MKYK üyeleri, “Ölçü, ilke ve siyasi hedefleri doğrultusunda yönetilemeyen partimizdeki kurulların, meşveret eksenli yapılar olmaktan çıkarılıp, sadakat eksenli yapılara dönüştürülmeye çalışılması rahatsızlık verici boyutlara ulaşmıştır.” denildi.

“Kendi kurulları içindeki farklılıklara bile tahammül edebilecek olgunlukta işletilemez hale gelen partimizin, kurumsal işleyişi bloke olmuş, sorumluluğu üstlenilemez nitelikli hukuksuz uygulamalara dönüşmüştür.” şeklinde ifade eden MKYK üyeleri, “Böylelikle hareketin kuruluş umdelerine mütenasip siyaset yapma şartları ortadan kalkmıştır.” dedi.

Yapılan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi;

“Parti meclislerindeki eleştiri, telkin ve tavsiyelerimizin, şiddeti çağrıştıran aşağılamalarla mukabele gördüğü ve şartlarının belirlenmesinde etkin olamadığımız nokta da, yanlış, dayatmacı siyasi tercihlerin ve kamuoyu nezdinde husule gelen güven ve itibar kaybının bir parçası olamayacağımızı ifade etmek isteriz. Bundan böyle de rozetini taşımaktan şeref duyacağımız, MKYK üyeliğinden, sürdürülebilir olmaktan çok uzaklaşan parti içi ilişkilerin, daha vahim boyutlara ulaşmaması, parti bütünlüğümüzün ve kardeşliğimizin zarar görmemesi adına istifa ettiğimizi arz ederiz.”

BBP’li adaydan Mansur Yavaş’a: Oyumu size atacağım

Politika

İmamoğlu-Yıldırım tartışmasını tanımlayan kelime: Sıkıcı

Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki tartışmayla ilgili sosyal medyada en çok kullanılan kelime “sıkıcı” oldu. Yorumcular sıkıcılıkta faturayı İsmail Küçükkaya’ya da kesti.

BOLD- Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan tarihi buluşma öncesi, canlı yayının kırılma noktası olacağını ve seçime ilişkin çok ciddi bir ışık vereceğini düşündüğünü söylemişti. Ancak yayın beklenenin çok altında performansla sonuçlandı. Yayının seçim sonuçlarına etki etmeyeceği konusunda ise herkes hemfikir.

MURAT BARDAKÇI: “HAYATIMIN EN RUHSUZ VE SIKICI SİYASİ TARTIŞMASI”

“Sizleri bilmem ama ben formatın tuhaflığı ve maalesef moderatörün de bu alandaki tecrübe noksanı yüzünden hayatımın en tatsız, en ruhsuz ve en sıkıcı siyasî tartışmasını izledim! Dolayısı ile, sadece adı “tartışma” olan bu programın yapımcılarından, üç saat alacaklıyım!

Daha açık şekilde ifade edeyim: Tatsızlığın, ruhsuzluğun ve sıkıcılığın sebebi format gereği cevaplara konan süre sınırlaması, böyle bir programı idare konusundaki tecrübesizliği daha ilk başta belli olan moderatörün heyecanı ve zaman takıntısı, soruları hazırlayanların bilmeleri gereken en basit bazı malûmata bile sahip bulunmamaları ve hattâ soru sormak ile saçmalamak arasındaki farkı da her nedense düşünememeleri idi…

Meselâ, kamu görevlilerinin vermeye kanunen mecbur oldukları mal beyanını hatırlatıp Yıldırım ile İmamoğlu’na “Mal beyanında bulunur musunuz?” demek ve daha da vahimi “Seçim sonucunu kabul edecek misiniz?” diye sormak gibi!”

ORAY EĞİN: “İÇİNDEN TEK MANŞET ÇIKMAYAN YAYIN”

Oray Eğin’e göre bu yayınla İstanbul’da farkın kapanması mümkün değil:

“Zira içinden tek bir manşet çıkmayan bir yayın oldu. Adayların cımbızla çekilip slogana dönüştürülecek cümleleri olmadı. O yüzden de oy tercihlerini değiştirmedi.”

NECATİ DOĞRU: “YILDIRIM VEKALETEN ORADAYDI”

“Tartışma Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu arasında geçiyor gibi görünse de aslı öyle değildi.
İki farklı görüş.
İki farklı bakış.
İki farklı zihniyet.
Türkiye’nin geleceği için fikirlerini yarıştırıyordu. Dün geceki ekran buluşması, aslında bütün yetkileri elinde toplamış tek adam sisteminin devam edip edemeyeceğinin münazarası, münakaşası, fikir sergilemesiydi. Binali Yıldırım, vekaleten aday olduğunu zaten gizleyen biri değildi. Dün gece ekranda Tayyip Erdoğan’ı, Binali Yıldırım, vekaleten temsil etmekteydi.”

KIRILMA OLMADI MİTİNG DE OLMAZ

Gazeteci Fatih Portakal’a göre Erdoğan’ın canlı yayından beklediği kırılma olmadı. Canlı yayında bir araya gelen iki aday Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu’nun seçmenin kararını değiştiremediğini savunan Portakal ‘Erdoğan’ın İstanbul’da miting yapacağına da ihtimal vermiyorum’ ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Politika

Uğur Dündar dün geceyi böyle anlattı

Moderatörlük için Binali Yıldırım’ın ilk önerdiği isim olan Uğur Dündar tarihi canlı yayını sosyal medyadan yorumladı. Dündar, ‘İmamoğlu göz doldurdu, Binali Yıldırım şapkadan tavşan çıkaramadı, Küçükkaya tarafsız’ ifadelerini kullandı

BOLD – Tarihi buluşma için adaylardan Binali Yıldırım’ın ilk önerdiği isim deneyimli gazeteci Uğur Dündar’dı. Dündar önce olumlu baksa da daha sonra bu teklifi reddetmişti. AKP ve CHP kurmaylarının temasları sonucu moderatörlük için İsmail Küçükkaya’da karar kılınmıştı. Dün gece İstanbul adayları Lütfi Kırdar’da Küçükkaya’nın sunumuyla canlı yayında karşı karşıya geldi ve kozlarını paylaştı.

Deneyimli gazeteci Uğur Dündar, canlı yayın için ilk değerlendirmesini sosyal medyadan yaptı. Adaylara tanınan 3’er dakikalık sürelerin kısa kaldığını söyleyen Dündar ‘Bu ABD de uygulanan şova dayalı bir format! Bize uygun değil’ dedi.

İMAMOĞLU GÖZ DOLDURDU, YILDIRIM TAVŞAN ÇIKARAMADI

Moderatör İsmail Küçükkaya ve taraflarla ilgili ‘İmamoğlu, enerjisi, yoksullukla mücadele vaadleri, ‘Neden başkan olmalıyım’ sorusuna verdiği cevapla göz doldurdu. Yıldırım şapkadan beklenen tavşanı çıkaramadı! Küçükkaya tarafsız. yorumları yapan Dündar ‘İmamoğlu anketlere göre ‘Büyük Buluşma’ya önde gelmişti, öyle bitirdi.’ diye konuştu.

İSMAİL KÜÇÜKKAYA’YI TARAFSIZ BULDU

Formatın izleyicilere fazla heyecanlandırmadığını söyleyen Dündar, “Bu tartışma, İmamoğlu’nun da, Yıldırım’ın da önceden konsolide ettiği seçmeni etkilemez. Küçükkaya tarafsızdı. Son haftaya bu şekilde girilir.” dedi.

Canlı yayını Türkiye’deki siyasi atmosfer için olumlu bulduğunu belirten Dündar son olarak, “Dün geceki canlı yayın,17 yıl aradan sonra,adayların seçim öncesinde yaptıkları ilk tartışma olarak tarihe geçti. Acemiliklerle dolu olmasına ve seçmeni etkilemekten uzak görünmesine karşın -arkası gelirse-normalleşmeye katkı sağlayabilir. Ülkemizin en büyük ihtiyacı da budur.” dedi.

Okumaya devam et

Politika

İçişleri Bakanlığı’na bağlı merkezlerde artan oranda işkence var

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu, “İçişleri Bakanlığı’na bağlı merkezlerde, emniyet müdürlüklerinde, gözaltı merkezlerinde son zamanlarda artan oranda işkence iddiaları gelmeye başladı” dedi.

BOLD – Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu, “İçişleri Bakanlığı’na bağlı merkezlerde, emniyet müdürlüklerinde, gözaltı merkezlerinde son zamanlarda artan oranda işkence iddiaları gelmeye başladı. En son Halfeti’de bir çatışma sonrası sivil halka yönelik çok sert gözaltına alma girişimleri, gözaltına alınan insanların ters kelepçe, yere yatırılarak saatlerce bekletilmesi, insanların şerefleri, haysiyetleri ile oynanması potansiyel suçlu, terörist ilan edilmesi ve bu fotoğraf karesinin bilhassa görevliler tarafından çekilip servis edilmesi çok vahim bir hadiseydi. Bu fotoğraf karesi, sonrasında ne olabileceğini gösteriyordu.” dedi.

“KADINLARA ELEKTRİK VERİLDİ”

Halfeti’deki işkenceyle ilgili Urfa Barosu tarafından hazırlanan raporun çok vahim bir tabloyu ortaya koyduğunu ifade eden Gergerlioğlu, “Yaşları 13 ile 75 arasında değişen erkek, kadın ve çocukların olduğu yaklaşık 40 kişi gözaltına alındı. Elektrik verme, dayak, ters kelepçe gibi iddialar yoğun bir şekilde konuşuldu. Hatta bundan kadınlarda etkilendi. Kadınların cinsel organlarına elektrik vermeye kadar varan korkunç işkence iddiaları gündeme geldi” dedi.

‘ANKARA EMNİYETİNDE DİPLOMATLARA İŞKENCE’

Ankara Barosu’nun Ankara Emniyeti’nde gözaltında tutulan Dışişleri Bakanlığı’nın eski çalışanlarına yönelik işkence iddialarına da değinen Gergerlioğlu şöyle konuştu:

“Ankara gibi Türkiye’nin başkenti olan ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı en emniyetli yer olması gereken bir yer. Dışişleri Bakanlığı’na bağlı ihraç edilmiş onlarca diplomat 111 kişi oldu düşünülüyor, gözaltında işkence görüyor iddiası vardı. Gözaltındaki kişilerin özel avukatlara erişmesi yasaklanıyordu. 8 avukatla Ankara Emniyetine giden Ankara Barosu avukatlarının bu müdahalesi üzerine savcılık bu kararı kaldırdı. 6 kişiden 5’i işkence gördüğünü diğer bir kişi ise işkenceye tanık olduğunu söyledi. Bu 5 kişi, dışarıdan getirilen özel profesyonel bir ekip tarafından karanlık bir odaya alınarak sorguya tabi tutulduklarını, ters kelepçe vurulup dizüstü çöktürüldüklerini, çırılçıplak soyulduklarını ve vücutlarında cop dolaştırıldığını, kayganlaştırıcı bir sıvı sürmek suretiyle makatlarına cop sokulduğunu söylediler.”

“DAVUTOĞLU MUHALİF OLDU DİYE”

İşkence yapılan diplomatların Hizmet Hareketi’ne yönelik soruşturmalar çerçevesinde yargılandıklarını belirten Gergerlioğlu, operasyonun Davutoğlu’nun muhalif bir hareket başlatmasıyla ilgili olduğunu söyledi:

“Bu insanlar 2010 yılında Ahmet Davutoğlu zamanında işe almışlardı ve Davutoğlu da şimdi hükümete muhalif bir çizgi izlediği için Davutoğlu’nu FETÖ ile ilişkilendirmek anlamında bir girişim olduğu iddiaları vardı. Ben bu konuda bir yorum yapmıyorum. Ben daha çok işin işkence ve insan hakları ihlalleri noktasındayım. Ankara Barosu’nun raporlarında işkence iddiaları somutlaştığını görüyoruz.”

Türkiye’de işkence konusunda karanlık bir tablonun olduğunu söyleyen Gergerlioğlu, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun resen konuya dahil olabileceğini, inceleme yapabileceğini belirtti.

Okumaya devam et

Popular