Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Erdoğan 30 yıl önce seçim kurulunu basmaktan tutuklanmış

Erdoğan’ın ilk tutuklanması şiir nedeniyle olmamış. 1989’da seçimi kaybedince ilçe seçim kurulunu bastığı için tutuklanmış. O davadan kurtuluşu da oldukça ilginç..

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, Tayyip Erdoğan’ın, 1989 yılında kaybettiği Beyoğlu Belediye Başkanlığı seçimi sonrası, ilçe seçim kurulunu basarak, kurul başkanı hakime hakaret ve tehditlerde bulunduğunu yazdı.

Tutulan tutanak neticesinde Erdoğan polis nezaretinde mahkemeye sevkedilir. Adliyede görevli bir katibe hanım hakimin tutuklama kararı çıkardığı haberini Erdoğan’a fısıldar. O dönem avukatlık yapan sonra Erdoğan’ın vekil yaptığı, meclisin ağzı bozuk milletvekili Zeyid Aslan Erdoğan’a kaçmasını söyler. Kaçan Erdoğan daha sonra teslim olur ve bir hafta cezaevinde kaldıktan sonra kefaletle serbest kalır.

HAKİMİ ADLİ TIP KURUMUNA GÖTÜRMEYE KALKIŞMIŞ

Terkoğlu, kamuoyunda pek de bilinmeyen bu olayı şu ifadelerle anlattı: “Saat sabahın dördü. Kaybeden aday hışımla İlçe Seçim Kurulu’ndan içeri girdi. Kurul Başkanı hâkime döndü ve bağırdı: ‘Şu haline bak sarhoş adam. Şu adalete bak. Kimlere kalmış. Seni yakacağım. Hepinizi adli tıbba göndereceğim, seni süründüreceğim. Yakacağım.’ Tarih: 27 Mart 1989. Yer: Beyoğlu İlçe Seçim Kurulu. Hakaret eden ise Beyoğlu’nda başkanlık seçimini yüzde 21.7 oy alarak kaybeden Recep Tayyip Erdoğan. Hakaret ettiği kişi, İlçe Seçim Kurulu Başkanı 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Nazmi Özcan. Erdoğan oyların sayımında “kesin bir şey olduğunu” düşünüyordu. İtirazı reddedilince kurulu basmış ve ağzından hakaretler dökülmüştü. Bununla da kalmamış, hâkimin sarhoş olduğunu ispatlamak için onu adli tıbba götürmeye çalışmıştı.”

ERDOĞAN YARGIDAN KAÇTI

Terkoğlu yazısında, “Nazmi Özcan, Anadolu’nun birçok yerinde görev yapmış bir hâkimdi. ‘Delikanlı’ denilen bir duruşu vardı. Silah taşıyordu. Sinirlerine hâkim oldu. Hayatında kimseye dava açmamıştı. O gün Erdoğan’ı adalete teslim etmeye karar verdi. Özcan’ın yanı sıra 7 sandık görevlisinin daha imzasıyla tutanak tutuldu. Erdoğan, 31 Mart 1989 tarihinde polis nezaretinde Beyoğlu Adliyesi’ne getirildi. Tutuklama talebiyle Beyoğlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Avukatı Erdoğan’ın tutuklanacağını anlayınca, “Reis! Hemen gitmemiz lazım buradan” dedi. Erdoğan kaşla göz arasında kayıplara karıştı. O gün Erdoğan’a “kaç” diyen avukat sonradan AKP’de milletvekili olacak Zeyid Aslan’dı. Evet, Meclis’te gazetecilere “Bacak aranızı çektirip gazeteye bastırsam”, milletvekiline “Terbiyesiz. Senin kıçını si..erim” diyen, Meclis Komisyonu’nda Yargıç Ömer Faruk Eminağaoğlu’na uçan tekme atan kişi” diye yazdı.

ERDOĞAN BİRAHANE SAHİBİ KURDET BEYİ ARAYA SOKTU

Terkoğlu şunları yazdı: “Hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılan Erdoğan, 27 Nisan tarihinde adliyeye geldi. Kardeşi Mustafa Erdoğan aracılığıyla “birahane sahibi ve kumar işleriyle ilgilenen” Kudret Bey’e haber göndermişti. Kudret Bey, adliye binasındaki “dostları”yla görüştükten sonra Erdoğan’a “gidebilirsin” demişti. Erdoğan, tutuklanarak Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderildi. Sadece 4 Mayıs 1989 tarihine kadar, yani bir hafta cezaevinde kaldı. Tekrar hâkim karşısına çıkarıldı ve 500 bin TL kefaletle serbest bırakıldı. Yargılama sonunda 6 ay hapis ve 20 bin TL para cezasına çarptırıldı. Hapis cezası TCK’nin 72. maddesi gereğince 920 bin TL para cezasına çevrilerek tecil edildi. Yani Erdoğan hapse ilk kez “şiir okuduğu” için değil, seçimlere itiraz ederken ettiği hakaret nedeniyle girdi.”

DEDE SULTAN LAKAPLI KABADAYININ AMCASI

Terkoğlu, Nazmi Özcan’ın avukatının anlattıklarına da yazısında yer verdi: “Önceki gün hâkim Nazmi Özcan’ın avukatı Ali Rıza Dizdar’ı aradım. Yıllar önce de bu hikâyeyi raftan indirirken konuşmuştuk. Şimdi YSK’nin 6 Mayıs darbesi yaşanmış, Erdoğan tam 30 yıl önce yapamadığını yapmıştı. Bir kez daha anlattı:
‘Bana geldi Nazmi Bey, lütfen bu davayı takip eder misin, ben başka türlü hareket etmek istemiyorum dedi. Hayatında hiçbir avukata vekâletname vermemiş. Ben dilekçeyi verdim. Müdahil olduk. İsmi bende saklı bir kâtibe hanım karar açıklanmadan Tayyip Bey’e gelip ‘hâkim senin hakkında tutuklama kararı çıkarıyor’ demiş. Beyoğlu Adliyesi o zamanlar Nevizade’nin oradaydı. Altında hemen sauna vardı. Erdoğan’ın yakını olan ‘Dede Sultan’ lakaplı kabadayı (Ahmet Misbah Demircan’ın amcası) Erdoğan’ı saunanın oradan kaçırdı.’
Ali Rıza Dizdar, artık hayatta olmadığını söylediği Nazmi Özcan’ın duruşunu şöyle aktardı: ‘Nazmi Bey kabadayı bir adamdı. ‘Kimse bana hakaret edemez, ben adamı kırarım. Ama bunlar siyasetçi. Gitsinler adalet önünde hesap versinler’ dedi. Hiçbir duruşmaya da gelmedi.”

ERDOĞAN YENİLGİYİ KABULLENEMEDİ

Terkoğlu, yazısında şunları dile getirdi: “İlginçtir, yaşananlardan sonra, 12 Eylül idamlarının kaldırılması için yapılan kampanya sırasında Erdoğan ile Dizdar bir kez daha karşılaştılar. Refah Partisi’nin Beyoğlu ilçe teşkilatını ziyaret eden Dizdar’ın, Erdoğan’dan duydukları onu şaşırtmamıştı: “Bir türlü seçimi kaybetmesini hazmedemiyordu. Hâkim yüzünden kaybettiğini sanıyordu. Yine ağza alınmayacak sözler sarf etti.”

BAŞI KAPALILAR OKMEYDANINA, BAŞI AÇIKLAR İSTİKLAL CADDESİNE

Terkoğlu yazısında, “Erdoğan, siyasi yaşamında demokrasinin bütün imkânlarını kullandı. Ancak tam 30 yıl önce olduğu gibi kaybettiği seçimlerin sonuçlarına hiç saygı duymadı. Beyoğlu seçimlerinde ‘Okmeydanı’nda faaliyet gösteren ve başarılı olan çarşaflı kardeşlerimizin, İstiklal Caddesi’nde ya da Cihangir, Tophane gibi semtlerde aynı ölçüde başarılı olması mümkün değil. Dolayısıyla o bölgelerde başı açık kardeşlerimizi görevlendirdik. Keza aynı düşüncelerle, sakallı şalvarlı kardeşlerimizin mezkür bölgelere çıkaracağımız konvoylarda yer almamasını söyledik’ diyecek kadar takıyyeciydi. Nazmi Özcan’a sarhoş diye hakaret ediyordu ama, Hacıhüsrev’den oy alabilmek için Bacanak Birahanesi’nin sahibi Kumarhaneci Kudret Bey’in rakı masasına oturuyordu” ifadelerini kullandı.

6 MAYIS ERDOĞAN’IN SADDAM’LAŞMASININ BAŞLANGICI

Terkoğlu şunları yazdı: “6 Mayıs YSK darbesi yalnız İstanbul seçimlerini yenilemiyor. Erdoğan’ın kendisine “diktatör” diyenlere karşı kullandığı “sandık argümanı”nı da elinden alıyor. Haliyle, eski dostlarının birer birer ortaya çıkıp açıkladığı gibi, Erdoğan’ın kendi meşruiyetine de darbe vuran bir durumla karşı karşıyayız. Süleyman Demirel, Çankaya’dan sonra Güniz Sokak’taki evinde yaşamını geçirdi. Ahmet Necdet Sezer ise görevini tamamladıktan sonra Gölbaşı’ndaki konutunda hayatını sürdürüyor. Öyle görünüyor ki Erdoğan’ın iktidardan emeklilik planı yok. Bir gün iktidardan düşerse, düşürenlerin onu yargılayacağına inanıyor. Haliyle seçim sonuçlarını belirleme cüreti “bir şey olduğu”ndan değil, sonuçların Erdoğan’ın iktidarına çizik atmasından geliyor. Esasında 31 Mart seçimleri iktidara bağımlı hale gelen Erdoğan’a bir yumuşak iniş fırsatı sunmuştu. 6 Mayıs YSK darbesi ise bu fırsatı ortadan kaldırdı. Yükselen ‘seçim tanımayan Erdoğan” seslerine bakınca, 6 Mayıs’ı belki de ‘Erdoğan’ın Saddamlaştırılmasının başlangıcı’ olarak hatırlayacağız.”

Ahmet Takan: Erdoğan mahalli seçimleri kaldırmayı planlıyor

Politika

‘Pişmiş kelle’ kavgası büyüyor: MHP’li vekil Erdoğan’ı böyle yalanladı

Baki Şimşek,  şehit cenazesine katılan CHP’li Ali Mahir Başarır için, “terbiyesiz adam yanında birisiyle konuşurken pişmiş kelle gibi sırıtıyor” diyen Erdoğan’ı vicdan vurgusu yaparak yalanladı.

BOLD – Partisinin genel merkezinde bugün gerçekleştirilen bir etkinlikte konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın şehit cenazesinde çekilmiş bir fotoğrafını hatırlatarak, “Gördünüz, cenaze namazında bile bu ahlaksız, terbiyesiz adam yanında birisiyle konuşurken pişmiş kelle gibi sırıtıyor” ifadelerini kullandı.

MHP VEKİL: VİCDANİ MESELE

Erdoğan’a cevap ittifak ortağı MHP’nin Mersin Milletvekili Baki Şimşek’ten geldi. Olayın birebir şahidi olduğunu ve Başarır’ın fotoğrafının bir yanlış anlaşılmadan ibaret olduğunu anlatan Şimşek, “Bunu vicdani bir mesele olduğu için paylaşıyorum” dedi.

İTİBAR SUİKASTI

Şimşek’in ifadelerinin ardından açıklama yapan Mahir Başarır da: “Sayın Cumhurbaşkanı ne yazık ki bir kez daha trollerin sosyal medyada ortaya sürmüş olduğu asılsız, yalanlara itibar etmiş ve şahsımı bir kez daha hedef almıştır. Halbuki iktidar ortağı oldukları MHP’nin Mersin Milletvekili Sayın Baki Şimşek’e konuyu sorup gerçeği öğrenebilirdi.

Ama görünen o ki amaç, gerçeğin ortaya çıkması değil bir çeşit itibar suikastına dönüştürme çabasıdır. Sayın Şimşek’in o görüntülere ilişkin yapmış olduğu açıklama ortadadır. Bize inanmıyorsanız dönün kendi iktidar ortağınıza sorun.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olmayan bir durumdan vazife çıkararak şahsıma hakaret etmesi ve iftirada bulunarak hedef göstermesi kabul edilebilir bir durum değildir. Sayın Cumhurbaşkanı hakkında tarafıma yöneltmiş olduğu haksız ithamlar nedeniyle suç duyurusunda bulunacağımı tüm kamuoyunun bilgisine sunarım” dedi.

Erdoğan bu sefer de ‘faşistliğin dik alası’nı övdü

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan bu sefer de ‘faşistliğin dik alası’nı övdü

Geçen sene “Cumhurbaşkanını Mozart dinlemeye zorlamak faşittliğin dik alasıdır” diyen Erdoğan, Ankara’da açılışını yaptığı Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonunda Mozart’ın tınılarını övdü.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu açılışına katıldı. Koronavirüs nedeniyle sınırlı sayıda katılımcının alındığı açılış töreninde Erdoğan bir de konuşma yaptı.

MOZART’IN TINILARI

Konser Salonunda her türden müziğin izleyicisiyle buluşacağını söyleyen Erdoğan: “Mozart ile Bach’ın portlerinden tınılar, Şostakoviç ile Chopin’in bestelerinden ritimler burada buluşacak. Bir kemanın içli sesinden yayılan ayrılık, bir bağlamanın en zarif perdesinde yankılanan hasret yine burada gönlümüze düşecek” ifadeleri kullanıldı.

GEÇEN SENE MOZART İÇİN NE DEDİ

Erdoğan’ın Mozart’ı anması sosyal medyada da gündem oldu. Mozart açılımı geçen sene usta tiyatrocu Rutkay Aziz’in, “Cumhurbaşkanı bir Mozart bir Beethoven dinlesin. Belki iyi gelir” sözlerine Erdoğan’ın verdiği cevabı akıllara getirdi. Erdoğan Aziz’e “Cumhurbaşkanını bira içmeye, Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alasıdır” diyerek cevap verdi.

AB’YE MESAJ MI

Konser salonu açılışında, Erdoğan’ın Mozart mesajı vermesi yakın zamanda Türkiye’ye yaptırımı görüşecek AB’ye mesaj olarak algılandı.

Sağlıkçılardan yoğun bakımda ‘yandaşa öncelik’ iddiası

Okumaya devam et

Politika

A Haber Erdoğan’ı da trolledi: Bahsettiği fotoğraf photoshop çıktı

CHP’li vekillerin PKK’lı cenazesine katıldığını iddia eden AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın referans aldığı fotoğrafın A Haberin hazırlayıp yayınladığı bir photoshop olduğu ortaya çıktı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde düzenlenen Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının Verilişinin 86. Yıl Dönümü Programında partililere seslendi.

FOTOĞRAFLA SUÇLADI

Erdoğan, CHP’li Milletvekili Sezgin Tanrıkulu üzerinden ana muhalefet partisini eleştirdi. Tanrıkulu’nun bir PKK’lı cenazesinden çekilmiş fotoğrafı hatırlatan Erdoğan: “Biz teröristlerle savaşırken, bunların milletvekilleri onların tabutlarına omuz vermek suretiyle ortaya çıktılar” dedi.

 

O fotoğraf daha önce de iktidar yanlısı haber yapan A Haber’de yayınlandı. Fakat A Haberde yayınlanan ve Erdoğan’ın bahsettiği o fotoğraf katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin cenazesine aitti. Fotoğrafa PKK bayrağı photoshop ile eklendiği daha önce ortaya çıktı.

İddialara Meclis kürsüsünden cevap veren CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de görüntülerin photoshop olduğunu açıkladı.

KILIÇDAROĞLU’DAN TEPKİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Erdoğan’ın bugünkü konuşmasında, daha önce yalanlanan, fotoğraf ile ilgili açıklamasına tepki gösterdi.

Tanrıkulu’nun katıldığı o cenazenin, Tahir Elçi’nin cenaze töreni olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu: “Tahir Elçi, ‘Terör istemiyoruz’ diye basın açıklaması yaptığında öldürüldü. Sezgin Tanrıkulu o cenazeye gidiyor. Sadece sosyal medyada photoshop yapılıyor, terör cenazesi ile bir araya getiriliyor. Terör cenazelerine partinin yöneticilerinin, milletvekillerinin, il, ilçe başkanlarının katılmasını doğru bulmayız” ifadelerini kullandı.

Meclis kürsüsünden Katar’ı savunan AKP vekilden tarihi gaf

Okumaya devam et

Popular