Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Prof. Dr. Haluk Savaş’ın KHK ile imtihanı, ölümcül hastalığından daha çetin!

Uzun süredir kanser hastalığı ile mücadele eden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Haluk Savaş, 15 Temmuz sonrası Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilmesine ve devletin KHK’lılara yaklaşımına sosyal medya hesabından isyan etti.

KHK ile ihraç olduktan sonra yargılandığını, beraat ettiğini ve mahkemenin yurt dışına çıkış yasağını kaldırdığını ifade eden Prof. Dr. Haluk Savaş, yakalandığı ölümcül hastalığın tedavisi için yurtdışına gitmek isteyince pasaport alamayacağını öğrendi.

“MAHKEMENİN KARARI BİR ANLAM İFADE ETMİYOR”

Sosyal medya hesabından başına gelen olayı anlatan Haluk Savaş, “Az önce TC Adana Valiliği’ndeydim; pasaport için önce tahditlerin sorgulandığı odaya girdim. Memura KHK’lı olduğumu, yargılanıp beraat ettiğimi, mahkemenin yurt dışı yasağımı kaldırdığını, iki kez tekrar etmiş kanser hastası olup yurt dışında tedavi olmak istediğimi belirttim.” dedi.

Valilikte görevli memurun bilgisayara baktığını anlatan Savaş, KHK ile kamudan ihraç olduğu gerekçesiyle KHK ile pasaportunun iptal olduğu bu nedenle pasaport çıkaramayacaklarını belirttiğini aktardı.

“Yani mahkemenin benim yurt dışına çıkış yasağımı kaldırması hiç bir anlam ifade etmiyor.” diyen Haluk Savaş “ KHK bizi yurt içinde ölmeye mahkûm ediyor.” Sözleriyle isyan etti.

“Bu KHK’ya karşı ne yapabiliriz?” diye sorduğunu anlatan Haluk Savaş “Kanser raporlarınızla birlikte CİMER’e yazın” denildiğini vurguladı.

“ÖMÜRÜM 39 AYINDAN 30’U GEÇTİ, GERİYE KALAN 9 AYI DA DEVLETLE YAZIŞARAK GEÇECEK

“Benim ortalama beklenen ömrüm 39 ay, bunun 30 ayı geçti “geri kalan” 9 ayı devletin çeşitli birimleri ile “yazışarak” geçireceğiz anlaşılan.” sözleriyle karşılaştığı durumu özetleyen Savaş, “ Oysa Japonya, Kore, Küba, ABD’de tedavi olabilmem için yeni geliştirilmiş önemli tedavi teknikleri var. Mesela biri 2018’de Nobel Tıp Ödülü’nü alan Prof. Allison’un immunoterapisi. Şimdi bu tedavilere bir an önce kavuşmak ve hayatta kalabilmeyi denemek yerine devletin bana ördüğü “ölüm duvarı”yla karşılaşıyorum.” dedi.

“CEBERRUT DEVLET Mİ UĞRAŞMAK ZOR YOKSA AZRAİL İLE Mİ?”

“Sağ kalırsam” diye söze başlayan Haluk Savaş, “Önce CİMER’e, başarılı olamazsam idari mahkemeye, başarılı olamazsam bölge idare mahkemesine, başarılı olamazsam Danıştay’a, başarılı olamazsam, AYM’ye, başarılı olamazsam AİHM’e başvuracağım. TR’de ceberrut devletle uğraşmak mı daha zor yoksa Azrail’le mi bilemedim?” şeklinde ifade etti.

AKP’Lİ VEKİLDEN HALUK SAVAŞ’A DESTEK

AKP Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Prof. Dr. Haluk Savaş’ın sosyal medyadan yaptığı haklı isyanına destek çıktı. Yeneroğlu resmi tiwitter hesabından yaptığı paylaşımda “Kendisini tanımıyorum.Bahsettiği konuyu araştırmadım ancak şahit olduğum benzer örnekler bana azap veriyor ve aynı zamanda terör örgütlerine karşı mücadelemizi de zaafa uğratıyor.İlgili idari birimlerin mahkeme kararının gereğini hemen yapacaklarına inanıyorum.Adalet gecikmemeli.” dedi.

Prof. Haluk Savaş’ın videosu 500 bin etkileşimi geçti, OHAL Komisyonu’na isyan büyüyor

Gündem

Cübbeli nedamet getirdi: O zaman yanlış yorumlamışım!

‘Cübbeli Ahmet’ olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü canlı yayında Ekrem İmamoğlu’na karşı verdiği ‘fetva’ ile ilgili yeni bir açıklama daha yaptı: “O zaman yanlış yorumlamışım.”

BOLD – Ahmet Mahmut Ünlü ile gazeteci İsmail Saymaz’ın Haber Global’de katıldıkları tartışma programının gündeminde tarikatlar vardı.

Cübbeli Ahmet’e 23 Haziran seçimi öncesinde “Binali Yıldırım’a ben kaybettirdim, diyen, kimi kazandırdığını söylemiş oluyor ve haram işliyor. İmamoğlu’na oy verenlere haramı, helali anlatsak ne yazar, anlatmasak ne yazar” sözleri hakkında konuştu. “Nereden biliyorsam, o zaman yanlış yorumlamışım. İman, inanıp inanmamakla ilgilidir bir partiye oy verildi diye kafir olunmaz” dedi.

Saymaz’ın tarikatlar için, “Tarikat değil holding, başlarındakiler CEO, müritleri de müşteridir” sözleri üzerine başlayan tartışmalarla ilgili Ünlü’nün açıklamaları da ilginçti.

TANSİYON YÜKSELDİ

Saymaz’ın “Vuslat Derneği nedense onun reklamının yapıldığı televizyon kanalına (Lalegül TV) 120 bin lira reklam parası ödüyor” sözleri üzerine programda tansiyon yükseldi. Ünlü şu yanıtı verdi:

“Bize reklam verenin yaptığı yanlışlığının bize bir bağı olur mu? Ben Bunları Murat Ağırel’in Halk TV’deki programında anlattım. Bu program böyle devam etmez, ben müsaade isteyeyim. Şekerim fırladı. Murat Ağırel’in dosyalarını almış gelmiş, her hafta Halk TV’de konuşuyor bunları. Murat Ağırel’in papağanı bu” dedi.

MÜRİTLERİM YOK ŞEYH DEĞİLİM

Tarikat lideri olmadığını ısrarla söyleyen Cübbeli Ahmet, “Ben kendimden mesulüm. Ben şeyh değilim. Tarikat lideri değilim, müritlerim yok. Kendim mürit olmaya uğraşıyorum. Ayaklar baş olmuş. Böyle bir zamandayız. Benim dinleyici ve izleyicilerim var. 12 yaşında cami kürsüsüne çıktım, 28 Şubat’a kadar. Hakkımda yasak kararı çıkınca çeşitli toplantılarda kürsüye çıktım. Benim bir cemaatim yok. Hiçbir din adamının konuşmadığı konularda konuşarak öne çıktık” ifadelerini kullandı.

Ahmet Davutoğlu’na çağrı: Bildiğiniz her şeyi anlatın!

Okumaya devam et

Gündem

Samsun’da çifte kadın cinayeti: Eşini ve kızını tabancayla öldürdü

Samsun Bafra’da 65 yaşındaki Hasan Beykoz, önce tartıştığı eşi Meryem Beykoz’u ardından da kızını tabancayla vurarak öldürdü. Cani adam, olay sonrası polise teslim oldu.

BOLD – Hasan Beykoz ile eşi Meryem Beykoz (60) arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışmaya çıktı. Tartışmaya çiftin kızları Emine Beykoz (35) da dahil oldu. Tartışmanın şiddetlenmesi üzerine Hasan Beykoz, tabancasıyla eşi ve kızını vurdu. Anne ile kızı, kanlar içinde yere yığılırken Hasan Beykoz kayıplara karıştı.

Silah seslerini duyan apartman sakinleri, polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. İhbarla gelen sağlık görevlileri, yaptığı kontrolde ikilinin öldüğünü belirledi. Hasan Beykoz ise olaydan bir süre sonra Bafra İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Ahmet Davutoğlu’na çağrı: Bildiğiniz her şeyi anlatın!

Okumaya devam et

Gündem

Ahmet Davutoğlu’na çağrı: Bildiğiniz her şeyi anlatın!

Ahmet Davutoğlu’nun, “İleride bir gün Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman en kritik dönemlerden biri 7 Haziran-1 Kasım arasındaki dönem olacaktır” sözlerinin ardından 10 Ekim Katliamı davası avukatları çağrıda bulundu: “Bildiğiniz, ortak olduğunuz her şeyi anlatın!”

BOLD – Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015’te gerçekleştirilen Barış Mitingi’nde 103 kişinin hayatını kaybettiği katliamda hayatının kaybedenlerin avukatları açıklama yaptı. 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu adına yapılan açıklamada, Davutoğlu’nun bildiklerini anlatması istendi.

NE DEMEK İSTEDİ?

“Yaptığınız bu açıklamalar ile ne demek istediğinizi ayrıntılarıyla anlatmak durumundasınız. Söz konusu kritik dönemde yapılanları, kimlerin emir ve talimat verdiğini tek tek söylemek zorundasınız. 10 Ekim Ankara Katliamı ve Suruç Katliamı davaları halen devam etmektedir. Bu davalara gelip bildiğiniz her bir konuda tanıklık yapmalısınız” denildi.

7 Haziran – 1 Kasım arasındaki ‘karanlık dönemde’ 862 kişi hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Popular