Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Almanya’da Gülen Hareketi mensubuna yönelik nefret suçuna 9 ay hapis cezası

Almanya Nürnberg’te Hizmet Hareketi gönüllülerine hakaret ve tehdit eden Hakan Koçak’a mahkeme 9 ay hapis cezası verdi. Hakim ayrıca Koçak’a uzun uzun nasihat edip Almanya’nın bir hukuk devleti olduğunu anlattı.

BOLD Özel- Almanya’da Hizmet Hareketi üyelerine sokak ortasında küfür, hakaret ve tehdit eden Hakan Koçak’a (38) Nürnberg Mahkemesi, 9 ay hapis, 50 saat sosyal hizmet cezası verdi.

Bugüne kadar yaklaşık 10 adi suçla yargılanan, bu suçlar mahkemede hakim tarafından yüzüne bir kez daha okunan ve hepsini kabul eden Koçak, eğer 3 yıl içinde bir suç işlerse cezasını çekmek üzere hapse girecek.

Olay 22 Aralık 2017’de Nürnberg’de meydana geldi. Hizmet Hareketi üyesi 9 gönüllü aktivist CityPoint Nürnberg meydanında, Türkiye’deki tutuklu anneler ve 666 (o zaman 666 bebek hapisteydi) bebek için bir stant açtı. Amaçları yoldan geçenleri bilgilendirmek ve bu duruma dikkat çekmekti.

Bir süre sonra standa Hakan Koçak yanaştı ve fotoğraf çekip gitti. Koçak’ın Alman eşi “Lütfen devam etme” diyerek onu uyardı ve stanttan uzaklaştılar. 10-15 dakika sonra ise Koçak geri döndü ve bu kez aktivistler arasında bulunan ve broşür dağıtan Elektronik Mühendisi Sezgin Ç. (39), eşi Seher Ç., öğrenciler Mustafa M., Aysan A., Uğur A.’ya sorular sormaya başladı.

Olayın nasıl devam ettiğini Sezgin Ç. şöyle anlattı: “Bize önce ‘cemaatçi misiniz’ diye sordu. Ben de kim olduğunu ve kimliğini gösterirse bilgi vereceğimi söyledim. Politik nedenlerden dolayı orada olmadığımızı belirttim. Küfretmeye başlayınca buradan ayrılması gerektiğini, yoksa polisi arayacağımızı söyledim. Öfkelendi ve sözlü olarak saldırdı, hakaret, küfür tehditlere başladı. Kabini yıkacağını, çektiği fotoğrafları Nürnberg’teki Türk Konsolosluğu’na vereceğini söyledi. Ayrıca beni arka sokağa çağırdı. ‘Hesabını orada göreceğim’ diye öldürmekle tehdit etti.”

Seher Ç., Hakan Koçak ikinci kez geldiğinde telefonunun kamerasını açıp Koçak’ın o anlarını kaydetti. O dönemde sosyal medyada gündem olan videoda Koçak ağzı alınmayacak küfürler, ağır hakaretler, tehditler ediyor.

Biplemek zorunda kaldığımız küfürleri Sezgin Ç., mahkemeye sunduğu dilekçede Koçak’ın söylediği sıraya göre şöyle yazmış. 

1. Siz f… şerefsizler misiniz
2. Şerefsiz ahlaksızlar  
3. Vatan hainleri
4. Vatan haini p…
5. Hepiniz şerefsizsiniz
6. F… şerefsizler
7. Pislikler
8. Kanı bozuk şerefsizler
9. Hepiniz o…. ç…
10. Senin a… s…
11. A… k… fe…
12. A… k… çocukları
13. Ecdadınızı s…
14. P.çler 
15. A… k… vatan hainleri
16. Hepiniz o… ç…
17. Senin a… s…
18. Seni  tek yakalayacam
19. Senin a… a… k…
20. Polisin a… k…
21. Türkiye’de k… s…
22. P.ç kuruları
23. Hepinizin a… k…
24. Gel ananı s…

Uluslararası bir şirkette mühendis olarak çalışan Sezgin Ç. ve 9 aktivist olaydan sonra Nürnberg Adliyesi’ne suç duyurusunda bulundu. 9 Mayıs 2019 Perşembe günü görülen ilk ve son mahkemede Sezgin Ç.’nin belirttiğine göre Hakan Koçak’a ‘adam yaralama suçu’ndan 9 ay hapis, 50 saat sosyal hizmetlerde çalışma cezası verildi.

Bugüne kadar yaklaşık 10 adi suçla yargılanan ve bu suçları kabul eden Koçak, eğer 3 yıl içinde bir suç işlerse cezasını çekmek üzere hapse girecek. Özel bir şirkette kargo taşımacılığı yapan Koçak, bir Alman ile evli ve üç çocuk sahibi.

HAKİM UZUN UZUN NASİHAT ETTİ: BURASI HUKUK DEVLETİ

Nürnberg Mahkemesi hakiminin, Koçak’a uzun uzun nasihatta bulunduğunu söyleyen Sezgin Ç., ‘burasının Almanya olduğunu, hukuk devletinin işlediğini, farklı düşüncedeki hiç kimseye videodaki yaptığı gibi hakaret edemeyeceğini, insanları provake edip tehdit edemeyeceğini, bunları öğrenmesi gerektiğini tek tek anlattığını ifade etti.

SEZGİN Ç.: AMACIMIZ TUTUKLU BEBEKLERİ DUYURMAKTI

Biz bir çadır kurmuştuk. Tutuklu bebeklerle alakalı soru soranları bilgilendirirken bu şahıs geldi. Önümüzden geçti gitti. Eşim onu gördü ve beni uyardı. Fotoğrafımızı çektiğini söyledi. 10-15 dakika sonra tekrar geldi, telefonun kamerası açıktı bu kez. Stantta iki bayan arkadaşımız vardı. Önce onlara sataştı. Hakaretvari cümleler kurmaya başladı. Kızlar ‘biz sizin muhatabınız değiliz’ deyince bu sefer bana doğru geldi. Ben önce konsolosluktan biri sandım. Baktım küfrün dozu artıyor. Kim olduğunu sordum. Kimliğini göstermesini istedim. Göstermedi tabi ki. Söylediği küfürleri kendisine iade ettim. Bizim ona karşılık vermeyeceğimizi anlayınca ceketini çıkardı, bağırdı, çağırdı, videoda duyulan ağır hakaretleri etti. Biz de şikayette bulunduk. Yaklaşık 10 suça adının karışmış olduğunu biz de mahkemede öğrendik. Hepsinden şartlı tahliye almış biri.

BİR ARKADAŞIMIZIN BOĞAZINI TUTUP SALDIRDI

Savcılık hakkında ‘adam yaralama suçu’ndan 9 ay hapis cezası istedi. Çünkü o gün bizim bir arkadaşımızı boğazından tutarak saldırdı. İtmeye çalıştı. Daha önce bu tarz vukuatları olduğu için savcı bundan dolayı mahkeme açmış. Biz mahkeme de tanık olarak dinlendik. Ben, eşim, iki bayan arkadaş ve boğazını tuttuğu arkadaş. Taraf değildik orada, kamu davası olduğu için. Hakim suçlarını yüzüne karşı okudu.

NÜRNBERG TÜRK KONSOLOSLUĞU’NUN AVUKATI DA ORADAYDI

Koçak’ın eski avukatı Cüneyt G. de oradaydı. G., aynı zamanda Nürnberg’teki Türk Konsolosluğu’nun da avukatıydı. Hala devam ediyor mu bilmiyorum. Bir saat sürdü mahkeme. Şahıs bütün suçlamaları kabul etti. Dosyayı savcı okudu. Savcı daha fazla ceza istiyordu ama pazarlık denilen bir olay var. Avukat, savcı, hakim kendi aralarında anlaşıyor. 20 dakika pazarlık sürdü. Kararı açıkladılar. Biz bundan sonra tazminat davası açacağız.

AVRUPA SABAH’A VERDİĞİ RÖPORTAJI MAHKEME YALANLADI

Hakan Koçak, olayla ilgili 27 Şubat 2018’de Avrupa Sabah’a röportaj vererek “Ben kimseyi yaralamadım ve darp etmedim. Onlar üzerime yürüdü” demişti. Mahkemede Koçak’ın bu sözlerinin doğru olmadığı da ortaya çıkmış oldu.

Hizmet Hareketiyle ilgili sürekli nefret söylemini tetikleyen haberler yapan Avrupa Sabah, Hakan Koçak’ı, tamamen trol üslubuyla yazılmış aşağıdaki yalan haberle savunmuş, Almanya’da yaşadıklarını unutup insanları damgalamanın, hakaret ve küfür etmenin suç olduğunu bilmeden “Yemeyip içmeyip şikayete koşuyorlar” diye yazmıştı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

KHK’lı öğretmenden Oxford’da karşılaştığı Numan Kurtulmuş’a: Bu gece nasıl uyuyacaksınız?

KHK ile işinden olan Gülşen öğretmen İngiltere’de karşılaştığı AKP’li Numan Kurtulmuş’un yanına gidip yaşadığı sıkıntıları anlattı. “Haklılığın ve doğruluğun rahatlığıyla bu gece mışıl mışıl uyuyacağım. Ya siz” diye sordu.

BOLD – Türkiye’de pasaport yasağı bulunan öğretmen Gülşen Altınova, Oxford İslam Araştırmaları Merkezini ziyaret eden AKP’li Numan Kurtulmuş ile karşılaşmasını ve aralarında geçen diyaloğu sosyal medya hesabından paylaştı.

Altınova, Numan Kurtulmuş ve eşine, kendisi gibi terörist damgası yiyen yüz binlerce insana haklarının ve pasaportlarının geri verilmesi konusunda bir şeyler yapmaları için çağrıda bulunduğunu belirtti.

O DENLİ TERÖRİSTİM YANİ

Hakkındaki pasaport yasağı yüzünden Türkiye’ye giremeyen ve memleket hasreti çektiğini söyleyen Altınova, ”Numan Kurtulmuş ve eşine şunu söyledim: Hükümetten birisiyle karşılaşsam öfkeli olurdum diye düşünüyordum ama siz bana memleketimin kokusunu getirdiniz. O denli teröristim yani” ifadelerini kullandı.

ÇOCUKLARIMIZA BUNU YAPMAYA KİMSENİN HAKKI YOK

Kurtulmuş ve eşini gördüğünde 11 yaşındaki kızının korktuğunu söyleyen Altınova, Kurtulmuş ailesine, “Hadi bizi geçtim, evlatlarımızın içinde bulunduğu durum bu. Çocuklara bunu yapmaya hangimizin hakkı var” dediğini aktardı.

KADINLAR OLARAK DUR DEMELİYİZ

Türkiye’de yaşayan anne ve babasının hasretini çektiğini belirten Altınova Kurtulmuş’un eşine de şunları söylediğini anlattı:

“Kadınlar olarak bir şeyler yapmak zorundasınız, bu gidişe hep beraber dur demeliyiz. Anadolu’nun kadınlarında bu güç vardır. Ben Gülşen öğretmen tüm varlığımla iyilik adına mücadeleye varım.”

Gülşen öğretmen Numan Kurtulmuş’a son olarak şu soruyu sorduğunu aktardı: “Ben haklılığın ve doğruluğun rahatlığıyla bu gece mışıl mışıl uyuyacağım. Ya siz?”

Sevinç Kart: Yargıtay’a rağmen neden hala cezaevinde fotoğraf çektiriyoruz?

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Cezası ertelenen hasta tutuklu Engin Kara: Yüzüne rüzgar vurması ne büyük nimetmiş

Karaciğer nakli olan hasta tutuklu Engin Kara’nın, 6 yıl 10 ay’lık cezası 30 aylık tutukluluğunun ardından 6 ay ertelendi. Halen hastanede olan Kara, “Psikolojik olarak çok rahatladım” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – 2 Nisan 2019’da Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’nde karaciğer nakli yapılan hasta tutuklu Engin Kara’nın cezası 6 ay ertelendi. Kara’nın tedavisine artık başında askerler olmadan, eşi Olcay Kara’nın desteğiyle devam ediliyor.

“Psikolojik olarak çok rahatladım. Yürümek, halıya basmak, rüzgarın yüzünüze vurması ne büyük nimetmiş. Destek olan herkese çok teşekkür ediyorum” diyen Kara ile son durumu hakkında küçük bir röportaj yaptık.

Engin bey geçmiş olsun, infaz erteleme kararı verildi hakkınızda.

Çok teşekkürler, destek olan herkesten Allah razı olsun. Açıkçası hastanenin verdiği rapor da bunu gerektiriyordu. ‘Cezaevine giremez’ demişti doktorlar. Durumum zaten onu gösteriyordu. Rapor verilmeyen hastalar olmuş daha önce ve kansere dönüşmüş onların durumu. Bu faktörleri göz önünde bulundurdular. İnşallah raporları verilmeyenlere de en kısa zamanda verilir. Karaciğer nakli kritik bir hastalık.

Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Çok şükür kafamız rahatladı. 4 aydır buraya her sabah asker geliyordu. Yanımda aynı odada kalıyorduk. Yememize içmemize müdahale ediyorlardı. Her şeyi yiyemiyoruz. Yememiz gereken ekstra gıdalar var. Kan alıyorlar, kanda protein düşük çıkıyor. Onu dışarıdan almamıza izin vermiyorlar. Çok şükür bunlar bitti.

Yemeğinize neden karışıyorlar? Doktor ne diyorsa onu yemeniz gerekmiyor mu?

Cezaevi koşulları geçerli. Hasta olsak da mahkum uygulaması yapılıyor. Dışarıdan bir şey alamıyorsunuz. Hastane ne verirse o… Hatta sesim kısıktı. Ben onu hastalığa bağlıyordum. Meğer ki konuşmamaktan, moralsizliktenmiş. Karar çıktıktan sonra iki günde sesim düzeldi. Diyaframın etrafında karın tüpü diye bir şey var. O diyaframa değince sesim ondan kısılıyor diye düşünüyordum. Ondan değilmiş. Konuşmaya başlayınca sesim normale döndü. Çevrenizde konuşacak insan olmayınca öyle oluyor. Ağrılarımız var tabi, rutin ağrılar, ama şimdi bir an önce kendimi toparlayıp çıkmak istiyorum. Tabi ki artık çocuk gibi hassas bir durumdayım, ömür boyu böyle olacak artık.

Şu anda neredesiniz?

Biz Malatya’da Turgut Özal Hastanesindeyiz. Aynı odadayız. Sadece başımızdaki askerler gitti. İstediğim zaman dışarı çıkabiliyorum, güneş görebiliyorum, istediğim yere gidebiliyorum doktordan izinli. Taburcu olmadım ama tahliye oldum.

Psikolojik olarak rahatlamışsınızdır.

Hem de nasıl. Benim çok yürümem lazım mesela. Koridora çıkıp yürüyemiyordum, bazıları odanın içeride dahi yürmeme izin vermiyorlardı. Kimseye bir şey demiyorum, herkes görevini yapıyor ama yürümeyince de benim ağrılarım çok artıyordu. Çünkü vücudumda boşalan halen safra var. Vücudumdaki tüple yaşıyorum. Dışarıya tüple vücuttan sürekli safra ve kan geliyor. Yürümeyince onlar içeride birikiyor. Şu an kafamız rahatladı. Eşim de çok çekti, şimdi o da mutlu.

Şu an sağlığınız nasıl? Nakil yapılan ciğer size uyum sağladı mı?

Diyelim ki kolunuza bir kıymık batsa, o kıymığın battığı yer iltihap oluyor ya, bu şu anlama geliyor vücut o kıymığı kabul etmiyor, bu benden değil diyor. Şu anda da benim durumum bu. Karaciğer bir takım salgılar salgılıyor. Ama bunu ilaçlarla baskılıyorlar. ALT diye bir değer var. Buna karaciğer enzimi diyoruz. Bu değer normal insanlarda en fazla 30 ile 55 arasında olması gerekiyor.

Sizde ne kadar bu değer?

Bende bu değer 1500’dü. 700’lere düşmüştü. Şu an 300’lerde. Bu sabah kan aldılar. Heyecanla karnemi bekliyorum acaba nasıl gelecek diye. O değer normale dönene kadar hastanede yatmaya devam edeceğiz. Bu hastane çok ciddi bir hastane. Çok ilgilendiler, sağolsunlar. Benimle ilgilenen doktorlara, hemşirelere çok teşekkür ederim. Doktorlar değerler düşüne kadar hastanede kalmam gerektiğini söyledi. Ama o değerler ne zaman düşer şu anda bilemiyorlar. Bir de beyaz kürem düşük benim.

Beyaz küre ne oluyor?

Beyaz küre ilikte üretilen akyuvarlar. O da düşük. Zaman zaman yükseliyor düşüyor. Şimdi onunla da uğraşıyorlar. Eğer o normale gelmezse kansere dönüşme ihtimali olabiliyormuş. Zaten raporu ona göre yazdılar.

Tahliye edilmek, sağlığınıza kısmen de olsa kavuşmuş olmanız size neler hissettirdi?

Kıymetini bilmediğimiz şeylerin kıymetini burada öğreniyoruz. Eşim halı serdi odaya. Halıya basabilmek bile ne büyük nimetmiş. İnsanın yüzüne rüzgarın vurması ne güzel, ne büyük nimetmiş. Hamd olsun, normal bir hayata döndüm ama koridora çıkınca yanımda asker var mı, arkamdan gelen kimse var mı, acaba şuraya gitsem bir şey diyen olur mu diye hala içimde tedirginlik var, sivile alışmış değilim. Gayret gösteren, destek olan herkesten Allah razı olsun.

22 yıllık öğretmen olan Engin Kara, Cemaat soruşturmaları kapsamında 5 Şubat 2017’de tutuklandı. Üyelikten 6 ay 10 ay hapis cezasına çarptırılan Kara, Ordu E Tipi Cezaevinde kalırken rahatsızlanmış ve karaciğer nakli için Nisan 2019’da Malatya’ya sevk edilmişti.

5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanununa göre cezaevinde hayatını yalnız idame ettiremeyen kişilerin cezası, hasta iyileşinceye kadar ertelenmesi gerekiyor. Fakat bu yasa, Cemaat operasyonları kapsamında tutuklananlara keyfi olarak uygulanmıyordu. Bir adım atılmış oldu. Türkiye cezaevlerinde 2019 yılı itibariyle yaklaşık 1154 hasta ve engelli tutuklu bulunuyor.

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi ve HDP Kocaeli Ömer Faruk Gergerlioğlu, karar için “4 aydır ayak sürüyorlardı, nihayet karar verildi.  Darısı infaz ertelemesi 110 gündür uygulanmayan Şerif Ağu’nun başına” diye yazdı.

20 yıllık öğretmen Şerif Ağu da karaciğer yapıldıktan sonra tekrar cezaevine gönderildi. 60 gündür Antalya L Tipi Cezaevinin revir odasında tutuluyor. Ailesi görüş günlerinde yanına maske kullanarak gidebiliyor.

AİHM inanamadı: Karaciğer nakli olan hasta gerçekten cezaevinde mi?

Doktorlar “Cezaevine dönmesi cinayet olur” diyor

Karaciğer nakli yapılan tutuklu Engin Kara’nın eşi: Eşimin durumu kritik, kanunlara göre cezasının ertelenmesini istiyoruz

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Hakimden üç çocuk annesine: Çocuklarını cezaevinde büyüt!

Uşak’ta Türkiye’de halkın yargıya neden güvenmediğini ortaya koyan bir olay yaşandı. Zeynep Öztan hakkında, bir mahkeme çocukları için ev hapsi verirken diğer mahkeme “Çocuklarını cezaevinde büyüt” diyerek tutukladı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, CHP Antalya Milletvekili Cahit Arı’nın yargıya duyulan güvenin yüzde 20 dolaylarında olduğu sözlerine bugün “Halkın güveni yüzde 20 değil yüzde 38” cevabını verdi.

Oktay’ın bu cevabına yargı mağduru birçok insan tepki gösterdi, yargıya güvenlerinin ‘sıfır noktası’nda olduğunu söyledi. 15 Temmuz’dan sonra mahkemelerdeki uygulamalar, kararlar da bunun kanıtı.

16 aydır Balıkesir Kepsüt Cezaevinde tutuklu bulunan Zeynep Öztan’ın (33) yargılanma süreci hukuk garabatine dönmüş durumda. Bir mahkeme kendisini serbest bırakırken, ertesi gün diğer mahkeme bir telefonla kararı tam tersi yönde değiştirebildi.

Zeynep Öztan’ı Balıkesir’deki hakim üç küçük çocuğu bulunduğu için ev hapsi vererek serbest bıraktı, bir gün sonra Uşak hakimi devreye girerek Öztan’ı tekrar tutuklattı. En küçüğü o zaman 7 aylık olan, 3 çocuk annesi kadına hakim bey bir de “Çocuklarını mahkemede büyüt sen!” dedi.

Öztan, bu karardan sonra bir türlü kendini savunamadı. Hangi mahkemede yargılanacağına karar verilemediği için bir buçuk sene bekletildikten sonra 18 Temmuz 2019’da Uşak’ta ilk duruşmaya çıktı ve tanıklar dinlendikten sonra mahkemesi 5 Eylül 2019’a ertelendi.

5 TEMMUZ’DA 40 GÜNLÜK LOHUSAYDI

Zeynep Öztan, Mustafa Nadir ve Zehra ile Balıkesir Kepsüt Cezaevinde, 2018.

Uşak Üniversitesi Kamu Yönetiminden mezun olduktan sonra Uşak’ta 8 sene özel bir yurtta müdürlük yapan Öztan ve memur olan eşi Tahir Öztan hakkında, 15 Temmuz’dan sonra Cemaat soruşturmaları kapsamında yakalama kararı çıkarıldı.

15 Temmuz olduğunda 40 günlük lohusa olan Zeynep Öztan, ikinci çocuğunu dünyaya getirmişti. Hem görev yaptığı yurt 15 Temmuz’dan önce kapatıldığı için, hem de hamilelik nedeniyle çalışmıyor, çocuklarıyla ilgileniyordu. İşsiz kalınca Uşak’tan ayrılıp Balıkesir’e taşındılar.

Üçüncü çocukları Mustafa Nadir (2) ise Balıkesir’de dünyaya geldi. Öztan çifti, 28 Mart 2019’da Balıkesir’deki evlerinde gözaltına alındığında Mustafa Nadir 7 aylıktı. 10 gün nezarethanede kalan Zeynep Öztan’ı, Balıkesir hakimi çocukları çok küçük olduğu için ev hapsi vererek bıraktı.

Fakat yakalama kararı Uşak’ta çıkarıldığı için Uşak hakimi, Balıkesir hakimini arayarak kararı değiştirtti ve Öztan ertesi sabah ablasının evinin önünde kızını oynatırken tekrar gözaltına alındı.

Balıkesir’den SEGBİS ile bağlandığı Uşak mahkemesi hakimi “Sen çocuklarını içeride büyüt” diyerek Zeynep Öztan’ın tutuklanmasına karar verdi. O günden beri oğlu Mustafa Nadir ile birlikte (zaman zaman Mustafa Nadir teyzesinin yanına gidip geldi) Kepsüt’te bulunuyor.

Öztan’ın aile yakınları “Bir hakim şahsi düşüncelerini nasıl böyle söyleyebiliyor. Şahsi fikrine göre mi hukuka göre mi karar veriyor. Nasıl oluyor da aynı kişi hakkında iki mahkeme farklı karar veriyor” diyerek haksızlıklara tepki gösterdi.

MUSTAFA NADİR İÇERİDE HAVALE GEÇİRDİ

Öztan çiftinin üç çocukları bulunuyor. Kerem Mahir (8), Zehra (3) ve Mustafa Nadir (2). Anne babası tutuklu bulunan çocuklar, aileler arasında darmadağın olmuş durumda.

Polis baskınını yaşadığı için geçirdiği travmayı atlatamayan Kerem Mahir babaannesiyle Safranbolu’da yaşıyor. Ayda bir annesinin açık görüşüne gelebiliyor. Zehra teyzesinin yanında. Mustafa Nadir ise cezaevi ile teyze evi arasında gidip geliyor.

Mustafa Nadir’in geçen kış cezaevinde havale geçirdiğini söyleyen teyzesi “Küçücük çocuk cezaevi ortamında mikrop kapmış, havale geçirmiş, hemen acile sevk edilmiş, üç gün boyunca yoğun bakımda kaldı. Annesi de tabi ki yanındaydı fakat kelepçe takmak istemişler. Çocuğa nasıl bakacam diye itiraz edince vazgeçmişler” dedi.

KORNEA NAKLİ OLDU

Kardeşinin de hasta olduğunu ifade eden abla şöyle devam etti: “Zeynep kornea nakli oldu. O yüzden lens ve gözlük kullanıyor. Ve onların sık sık değişmesi gerekiyor. Gözünün mikrop kapmaması lazım. Cezaevi ortamında bunlar kolay değil. Üçüncü doğumu çok sıkıntılı geçti zaten, rahmi alındı.”

Okumaya devam et

Popular