Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Katarlılara satılan Tank Palet Fabrikası için 50 milyon dolar bulamayan Türkiye, yurt dışındaki camilere 500 milyon dolar harcamış

Türkiye tarafından yurt dışında yaptırılan camiler için yaklaşık 500 milyon dolar harcama yapıldığı ortaya çıktı. Aynı Türkiye, çeşitli askeri araçlar üreten ve bu açıdan stratejik olarak ciddi öneme sahip Tank Palet Fabrikası'nı 50 milyon dolar bulunamadığı gerekçesiyle Katarlılara sattı.

Bir dönem gündemin en önemli başlıklarından biri haline gelen Tank Palet Fabrikası 50 milyon dolar bulunamadığı için özelleştirilmişti.

Tayyip Erdoğan, fabrikanın özelleştirilmesini şu sözlerle açıklamıştı:

“Kardeşlerim… Bu Bay Kemal var ya bu çok garip bir insan. Arifiye’de ana bakım fabrikası fırtına obüsü, poyraz mühimmat aracı, çeşitli paletli araçlar, dürbünler üreten önemli bir tesistir. Savunma sanayimizdeki önemli bir yeri olan bu tesisi modernize etmemiz ve daha etkin kullanmamız şart hale gelmiştir.

Bunları sadece kamu hizmetleriyle gerçekleştirmeye kalktığımızda en az 50 milyon dolar gerekiyor. Biz çok daha farklı adım attık. Gereken yatırımları yapmak, modernizasyonu gerçekleştirmek üzere BMC’nin yüzde 50-50 Katar ile orada ortaklığımız var, aynı ortaklığı buraya da taşıdık. 25 yıllığına burayı BMC’ye yani Katar Türk iş birliği olan yere kiraladık.”

Fabrikanın Katarlılara satılması kamuoyunun önemli ölçüde tepkisini çekse de AKP hükümeti geri adım atmamış, sebebini ise Erdoğan ile aynı şekilde “50 milyon dolar harcama yapılması gerekiyor” şeklinde açıklamıştı.

Gündemin çok hızlı bir şekilde değiştiği Türkiye’de araya çok farklı konular, seçimler girdi ve Tank Palet Fabrikası gündemden düşmüş oldu.

Yakın zaman önce Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat’ın, Kırgızistan’da davet edildiği bir iftara Hizmet Hareketi’ne mensup olduğu söylenen bir kişinin de gelmesi üzerine, “Biz burada 35 milyon dolara cami yaptıralım, siz bizi teröristlerle aynı masaya oturtun” şeklinde çıkışta bulunması gündem oldu ve Türkiye’nin yurt dışına yaptırdığı camilerin maliyeti tartışılmaya başlandı.

Bişkek Büyükelçisi şov yaparken itirafta bulundu: 35 milyon dolara camii yaptık

Büyükelçi Fırat’ın Kırgızistan Bişkek Camii’nin yapım maliyetini 35 milyon dolar olarak açıklaması, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın cami yatırımlarını gündeme getirdi.

Bişkek Camii, yurt dışında yaptırılan tek cami değil.

Rusya’dan Kuzey Kıbrıs’a, İngiltere’den Filipinler’e kadar Diyanet İşleri Başkanlığı ve gelirini bağışların oluşturduğu Diyanet Vakfı’nın yaptırdığı veya yapım aşamasında olan çok sayıda cami var.

Avrasya analisti Eşref Yalınkılıçlı, yurt dışında camilerin yanı sıra kültür ve eğitim alanında da yapılan yatırımları, “2009’dan sonra Türklerin sadece askeri gücüyle NATO’nun en büyük ikinci ülkesi olarak anılmaktan ziyade, ekonomik rahatlığın da verdiği özgüvenle yumuşak gücü devreye sokma girişimiydi bunlar” diyerek açıklıyor.

Türkiye Diyanet Vakfı’nın faaliyet raporları ve kamuoyu açıklamalarında yer aldığı kadarıyla yurt dışında son dönemde inşa edilen ya da yapım aşamasında olan cami projelerinin maliyeti toplam yarım milyar dolara kadar ulaşıyor.

BBC Türkçe’den Özge Özdemir, bu camilerin nerelerde inşa edildiğini, yapım maliyetlerinin ne kadar olduğunu ve hangi şirketin bu projeleri üstlendiğini kamuya açık belgelerden ve kurumların raporlarından derledi.

ORTA ASYA’DAKİ EN BÜYÜK CAMİ

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te yaptırılan Bişkek Cumhuriyet Merkez İmam Serahsi Camii, Eylül 2018’de Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açıldı.

Bu caminin Orta Asya’nın en büyük camisi olduğu belirtiliyor.

2012 yılında yapımına başlanan ve 20 bin kişiyi barındırabilen bir ibadet alanına sahip caminin yapım maliyeti 35 milyon doları buldu.

Erdoğan, caminin açılışı sırasında yaptığı konuşmada, “Camimiz ve külliyesi, Anadolu ve Orta Asya arasında geçmişte varolan din, dil, tarih, kültür ve muhabbetin inşallah yeniden yeşermesine vesile olacaktır. Büyük emeklerle 6 yılda ortaya çıkan bu eser Türk halkından Kırgız halkına bir hediye olarak asırlarca Orta Asya’nın kalbinde baki kalacaktır” açıklamasında bulundu.

Avrasya analisti Yalınkılıçlı, Türkiye’nin ‘yumuşak güç’ açılımı kapsamında sadece cami yapımıyla yetinmediğini, özellikle Balkanlar’da Osmanlı dönemine ait hanları, hamamları, kervansarayları yenilediğini de vurguluyor.

“AKP, İSLAM DÜNYASININ LİDERLİĞİNE OYNUYOR”

“Türkiye, içeride inşa etmek istediği kimlik unsurunu dışarıda da yaymak istiyor” diyen Yalınkılıçlı, hükümetin ‘İslam dünyasının liderliğine oynama düsturuyla’ da hareket ettiğini aktarıyor.

Yalınkılıçlı, Balkanlar’da daha çok “Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanı ve Başbakan olduğu dönemde atfedilen ‘yeni Osmanlıcı vizyon’ ile hareket edildiğini” belirtirken, Orta Asya’da 1990’larda ortaya çıkan ‘yeni Türkçü motivasyonunun’ daha etkili olduğunu vurguluyor.

Ancak Yalınkılıçlı’ya göre, Hizmet Hareketi’nin Kırgızistan’da kurduğu okullar üzerinden halen güçlü olması dolayısıyla, Türkiye Kırgızistan ve Kazakistan’da bu konuda sıkıntı yaşıyor:

“En son büyükelçi örneğinde de olduğu gibi Türkiye buralarda bir çatışma yaşıyor. Balkanlar’da cami mefhumu çok önemli ancak Orta Asya’da okul mefhumu daha önemli, çünkü oraya çok fazla İslam kimliği ile giremiyorsunuz. Halen burada bir Sovyet kimliği var.”

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın girişimiyle 1975 yılında kurulan Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), bugüne kadar farklı büyüklük ve kapasitelerde yurt dışında 103 cami yaptırdı.

“Diyanet İşleri Başkanlığı’nın faaliyetlerine destek olmak, din hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması ve dini hizmetlerde görev alacak neslin yetiştirilmesi” amacıyla kurulduğu belirtilen TDV’nin internet sitesinde yer alan bilgilere göre, son dönemde yurt dışında 22 cami açıldı, Suriye’de 270 caminin onarımı sağlandı.

Türkiye’de 1.000 şubesi olan ve dünyanın 145 ülkesinde faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu olan TDV, Türkiye’de ve yurt dışında yaptırdığı camilerin yanı sıra eğitim alanında, insani krizlerin yaşandığı bölgelerde ve su kuyularının yapımı gibi alanlarda da projeler yürütüyor.

2017 yılında TDV’nin daha çok bağışlardan oluşan toplam geliri 914 milyon TL iken, giderleri 798 milyon TL oldu.

Türkiye Diyanet Vakfı’nın gelirleri (TL)
Bağış ve Yardımlar777.979.811,60
İktisadi İşletme gelirleri5.593.840,52
Finansal gelirler28.872.293,35
Diğer gelirler101.757.178,50
Toplam914.203.123,97
BU YIL DİYANET İÇİN 10 MİLYAR TL’DEN FAZLA BÜTÇE AYRILDI

Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2017 yılı bütçesi 7,2 milyar TL olarak gerçekleşti.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na 2019 yılı için ise 10.4 milyar TL büyüklüğünde bir bütçe ayrıldı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2016 yılında yayımladığı “2017-2021 Strateji Planı”nda “yurt dışında cami ve görevli sayısını artırmak” tanımlanmış bir strateji olarak bulunuyor.

Aynı raporda bu yıllarda, “İslam’a özgü dinî bilgi üretimi ve din eğitimi konusunda referans kurum olarak uluslararası camiada başkanlığın tanınırlığını ve etkisini artırmak” için 10.6 milyon TL; “din hizmetlerini ve din eğitimini yurt içinde ve yurt dışında toplumun tüm kesimlerine ulaştırmak ve etkinliğini artırmak” için 4.4 milyon TL; “yurt dışında sunulan din hizmetlerini ve din eğitimlerini yaygınlaştırmak ve verimliliğini artırmak” için 550 bin TL; “İslam’ın barış, adalet ve özgürlük mesajının insanlığa ulaştırılmasında etkin rol almak” için 1.7 milyon TL civarında bir maliyetin çıkarılması hesap ediliyor.

EN ÇOK PARA RUSYA’DAKİ CAMİYE HARCANDI

Türkiye Diyanet Vakfı’nın “Camiler Hamilik Dosyası” adındaki raporunda, vakfın cami inşaatı alanında Diyanet İşleri Başkanlığı ile işbirliği yaptığı vurgulanıyor.

Raporda, Türk Cumhuriyetleri ile başlanan yurt dışı cami faaliyetlerinin Kırım, Kafkasya, Balkanlar, Afrika, Asya Pasifik ve Güney Amerika ile sürdüğü, bugün ise “ezan sesine hasret Müslümanlar için ABD, İngiltere, Rusya, Haiti, Belarus gibi ülkelerde sevgi mekânları camiler inşa edildiği” ifade ediliyor.

“Türkiye’de ve yurt dışında cami inşasının bayraktarı” olduğunu belirten TDV, bu durumu şu şekilde açıklıyor:

“İslam medeniyetinde önemli bir yere sahip olan vakıf kültürü, camilerin inşası ve yaşatılmasında bugüne kadar öncü olmuş, bu durum özellikle Selçuklu ve Osmanlı Devleti döneminde zirve noktaya ulaşmıştır. Günümüzde vakıf geleneğinin sağlam bir halkasını teşkil eden Türkiye Diyanet Vakfı da kurulduğu günden bu yana yurt içinde ve yurt dışında yaptırdığı cami ve eğitim binalarıyla bu kutlu geleneği sürdürmüştür.”

Vakfın bu raporunda ve diğer kamuoyuna açık belgelerinde yer alan cami yapım maliyetlerine bakıldığında, yapım maliyeti en yüksek caminin 170 milyon dolar ile Rusya’da inşa edildiği görülüyor.

Bu camilerin toplam maliyeti ise 493 milyon dolara ulaşıyor.

ÜlkeYapılan ya da projesi devam eden camilerCami maliyeti (milyon dolar)
RusyaMoskova Merkez Camii170
ABDDiyanet Merkezi100
ArnavutlukTiran Merkez Camii56
AlmanyaKöln Camii45
KırgızistanBişkek Camii35
Kuzey KıbrısHala Sultan Camii30
İngiltereCambridge Camii26
CibutiSultan II. Abdülhamit Han Camii12.6
KazakistanHoca Ahmet Yesevi Camii10.46
BelarusMinsk Camii7
FilipinlerFatih, Osmanlı ve Tacloban camileri1
HaitiBoukman Buhara Camii0.13

Cami inşaat faaliyetlerini ise Türkiye Diyanet Vakfı kuruluşu olan ve sermayesinin yüzde 99.45’ini Türkiye Diyanet Vakfı’nın oluşturduğu KOMAŞ adlı şirket üstlenmiş vaziyette.

1990 yılında kurulan “Kocatepe Modern Mağazacılık İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” KOMAŞ, 2001 yılında vakfın iştiraki olan 4 şirketin çatı şirketi haline geldi:

“Kocatepe Camii inşaatının Türkiye Diyanet Vakfına devredilmesini müteakip, ticari faaliyet konusu işlerinin doğrudan Vakıf eliyle yürütülmesinin zorluk ve sakıncaları anlaşılmıştır.

“Bu problemlerin aşılabilmesi gayesiyle Türkiye Diyanet Vakfı’nın ticari faaliyetlerinin, hem doğrudan kendi sevk ve idaresinde yaptırılabileceği, hem de bu işler neticesinde elde edilecek kârın doğrudan kendisine döneceği şirketler vasıtasıyla yürütülmesi yönünde bir tasarrufta bulunularak, 25.05.1983 tarihinden itibaren Vakıf iştiraki şirketler kurulmaya başlanmıştır.”

KOMAŞ’ın temel faaliyet alanları ise inşaat, eğitim ve ticaret.

DİYANET ÖZDENETİM YAPIYOR

Ödenmiş sermayesi 50 milyon TL olan şirketin 2019 yılı için denetçi kurumu, Ankara merkezli Meridyen Kurumsal Çözüm ve Bağımsız Denetim AŞ olarak geçiyor.

Şirketin yönetim kurulu başkanı ise İlyas Serenli.

2017 yılında Sakarya Müftülüğü’nden emekli olan Serenli, Türkiye Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı olarak görev yapıyor.

Ekonomi

Hak aradıkları için gözaltına alınan 109 işçi serbest bırakıldı

İşten atıldıkları için Gebze’den Ankara’ya yürümek isteyen metal işçilerini dar bir alana sıkıştıran polis, işçileri pandemi tedbirlerine uymadıkları için gözaltına aldı. Serbest bırakılan işçiler eylemlerini sürdüreceklerini açıkladı.

BOLD – Gebze’den Ankara’ya yürüyüş başlatmak isteyen işten atılan veya ücretsiz izne ayrılan metal işçilerine polis engel oldu. Valiliğin pandemi tedbirleri kararını gerekçe göstererek yürüyüşe izin vermeyen polis işçilerden 109’unu gözaltına aldı. İşçiler, işlemlerin ardından serbest bırakıldı.

PANDEMİ GEREKÇESİYLE ENGEL OLUNDU

İşten atılan ve ücretsiz izne çıkarılan Systemair HSK, Özer Elektrik ve Baldur fabrikaları işçileri, DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş sendikası ile birlikte Gebze’den Ankara’ya doğru yürüyüş başlatmak istedi, ancak polis yürüyüşe engel oldu. Birleşik Metal-İş sendikasının Gebze 1 No’lu Şube binasının önünde bir araya gelen işçilerin yürümesine pandemi gerekçesi ile valilik kararı gerekçe gösterilerek izin verilmedi. İşçiler, polis tarafından çembere alındı. İşçiler yürüyüşe geçmek istediğinde polisin müdahalesi ile karşı karşıya kaldı. 109 işçi gözaltına alındı.

İŞÇİLER DAR ALANDA TOPLANMA ZORLANIYOR

Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, polisin kendilerini sıkışık bir alanda toplanmaya zorladığını, koronavirüs önlemlerini ihlal edenin emniyet güçleri olduğunu söyledi. Serdaroğlu, “Bizim derdimiz polis arkadaşlarla değil. Biz haklıyız şu anda. Biz işten atılan arkadaşlarımıza sahip çıkmaya çalışıyoruz. İşverenlere karşı bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Biz haklı olarak yürüyüşümüzü yapmak istiyoruz” diye konuştu.

İŞÇİLER SERBEST BIRAKILDI

Birleşik Metal İş’in, Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Sendika, tazminat haktır; ücretsiz izin zulümdür. Hakları gasp edilen metal ,işçilerinin Ankara yürüyüşüne yapılan polis saldırısında gözaltına alınan 109 kişi serbest bırakıldı. Yarın aynı saatte ve aynı yerde buluşuyoruz… Direne direne kazanacağız” denildi.

İstanbul’da deniz ve orman dışında her yer korona kırmızısı

Okumaya devam et

Ekonomi

26 milyon harcayan Helal Akreditasyon Kurumu 3 sertifika verebildi

İki yılda bütçeden 26 milyon 319 bin lira ayrılan Helal Akreditasyon Kurumu, bu süreçte ancak üç adet sertifika verebildi. Kurumda 5 yönetim kurulu üyesi ve 4 daire başkanı ile 50 kişilik personeli bulunuyor. 

BOLD –  Gıda alanındaki ürünlere “helal sertifikası” vermek için kurulan ancak bugüne kadar sadece 3 sertifika veren Helal Akreditasyon Kurumu, bütçeden 6.5 milyon lira daha aldı. Kuruma verilen toplam para miktarı ise 26 milyon 319 bin liraya ulaştı.

PARALAR TEFRİŞ VE PERSONEL MAAŞLARINA GİTTİ

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre 2 yılda 15.5 milyon lira para harcayıp, 1007 metrekarelik binada sadece 60 kişinin çalıştığı Helal Akreditasyon Kurumu (HAK), 2021 Ticaret Bakanlığı bütçesinden, 6.5 milyon lira daha aldı. 2018’de başta gıda ürünlerine “Helal Sertifikası” vermek için kurulan HAK’a, şimdiye kadar 26 milyon 319 bin lira ayrıldı. Bugüne kadarki bütçelerin önemli bölümü binanın tefriş ve tadilatı ile personel maaşlarına harcandı.

BÜTÇE 2021’DE MAKAM ARACINA GİDECEK

Kurum, bugüne kadar sadece 3 adet sertifika verebildi. 5 yönetim kurulu üyesi ve 4 daire başkanı ile 50 kişilik personeli bulunan HAK, ayrıca 2021’de bir makam aracı ile 17 kişilik minibüs de satın alacak. CHP’li vekil Tahsin Tarhan, “Bu kurumun ne iş yaptığı belli değil” dedi.

İstanbul’da deniz ve orman dışında her yer korona kırmızısı

Okumaya devam et

Ekonomi

Selvi: İş dünyasının yatırım korkusu Erdoğan ile değil kurumlarla ilgili

İş dünyasının artık AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile konuşabildiğini belirten Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, iş adamlarının görüşmelerde yatırım yapmaktan korktuklarını ifade edebildiğini kaydetti.

BOLD – Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında iş dünyasının konuşmama sorununu aştığını ve TOBB’un düzenlediği ekonomi şûrasında AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “İş adamları yatırım yapmaktan korkuyor” dediklerini aktardı.

İŞ ADAMLARI: ÇEKİNCE SİZDEN DEĞİL, KURUMLARDAN

Selvi, yazısında “İş dünyasının bir sorunu vardı. Konuşmuyorlardı. Ama artık konuşuyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmede ‘İş adamları yatırım yapmaktan korkuyor’ diyebiliyorlar. Erdoğan’ın ‘Ben yatırımları destekleyen bir cumhurbaşkanıyım. Neden yatırım yapmaktan korkuyorlar?’ diye sorması üzerine, ‘Siz yatırımları destekliyorsunuz. Sizden kaynaklanan bir korku yok. Tam aksine, siz teşvik ediyorsunuz. Ama bazı kurumlar iş dünyasının üzerinde Demokles’in kılıcı gibi. Onlardan çekindikleri için yatırım yapmıyorlar’ diyorlar. Erdoğan bunun üzerine, ‘Hazine ve Maliye Bakanı ile Adalet Bakanı sizinle toplantı yapacaklar. Ona göre hazırlığınızı yapın’ diyor.”

Öğretmenin gündemi geçim derdi

Okumaya devam et

Popular