Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Yeniçağ yazarından skandal iddia: İBB tarafından 5 dakikalık 15 Temmuz videosu için ABD’li yönetmene 6 milyon lira ödenmiş

Yeniçağ yazarı Murat Ağırel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 15 Temmuz günü Boğaziçi Köprüsü’nde yaşananları beş dakikalık video ile canlandırmak için ABD’den getirilen yönetmene 6 milyon TL ödendiğini yazdı.

Yeniçağ yazarı Murat Ağırel İBB’nin “İBB Yapım İşleri dergisinin tasarım, uygulama ve yayınlama hizmeti” işine 136 bin lira, Dijital yayıncılık, tasarım, uygulama ve yayınlama” işine 135 bin lira, “İstanbul’un turizm dergisinin tasarım, içerik, uygulama ve yayınlama hizmeti” işine 213 bin lira verildiğini yazdı. Ayrıca 15 Temmuz günü Boğaziçi köprüsünde yaşananları 5 dakikalık video ile canlandırmak için ABD’den getirilen yönetmene 6 milyon TL ödendiğini belirtti.

Ağırel’in yazısı şu şekilde:

“Daha önce İBB’deki Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nın iştiraki olan Medya A.Ş.’nin milyonluk faturasını gündeme taşımıştım.

Söz konusu olayda Medya A.Ş.’nin, 30.10.2018 tarihinde (2018/459917 ihale numarası ile) gerçekleştirdiği “İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ve Bağlı Birimlerinin Yatırım Org. Tanıtım ve Medya çalışmaları işi” işinden 26.5 milyon kazandığını aktarmıştım.

İş kapsamında “Web Tasarım, Bakım, Onarım, İmaj Film, Video vb.” gibi işlerin yaptırıldığını belgeleriyle yazmıştım. Bu iş için bu kadar para ödenir mi? Aklınız alıyor mu? Hal böyle olunca yazım kamuoyunda çok ses getirdi ve birçok haber bülteninde kullanıldı.

Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ilk yazıma cevap vermişti. Yazdıklarımı doğrulamış, ancak “olay sizin bildiğiniz gibi değil” der gibi bir açıklama yapmıştı. İkinci yazımda sorduğum sorulara ise cevap verilmedi.

Tabi bu süreçte Ekrem İmamoğlu, İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’ndaki verileri inceletmek istedi. Bu yetkilendirme sonrası ortaya çıkacaklardan rahatsız olan kimileri yok özel bilgiler dışarıya servis edilecek, yok kim bu kişiler vs. gibi söylemlerle algı operasyonuna başladılar. Ardından İstanbul 4. İdare Mahkemesi başvuru sonucu iki satırlık bir yazı ile alelacele denetleme işini durdurma kararı aldırdılar.

Bu girizgâhla süreci hatırlattıktan sonra ulaştığım skandal belgeleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Kahramanımızın (!) ismi Selim Karabulut…

İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı.

Karabulut’un, 12 Mayıs’ta iktidara yakın Diriliş Postası adlı internet adresinde çıkan bir röportajına denk geldim. Okurken gözlerime inanamadım. Karabulut, kendisinden şifreyi isteyen denetçilere aynen şunları söylemiş:

“Şifreyi sadece ben biliyorum. Yüksek Seçim Kurulu kararını verene dek ben size şifreyi vermiyorum. Bununla alakalı görevden alabilirsiniz, soruşturma başlatabilirsiniz ama bu şifre benimle beraber yok olur gider. Canımı veririm yine size bilgileri vermem.”

Olayın tanıklarının aktardığına göre Karabulut, ruhsatlı tabancasını göstererek, gerekirse kendisini vuracağını ama yine de verileri kopyalatmayacağını vurgulamış.

Gazetedeki habere göre “İstanbul’un kozmik odasına girilmek istenmişti.” Aradan geçen 48 saatte ise “15 Temmuz’daki gibi bir mücadele yaşandı” denilerek röportaj köpürtüldü.

Hani okuyan insan şöyle anlıyor; “İBB emperyalistler tarafından işgal edilmiş ve Sayın Karabulut’ta direnmiş.” Hâlbuki hangi yandaş yalakaya ne kadar para harcandı hepsi o kayıtlarda bulunuyordu.

Yani “vatan millet mücadele” dedikleri biraz da Nazım Hikmet’in “Vatan Haini” şiirinin dizelerinden ibaret: “Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan…”

Bu kadar büyük cesaret(!) ve kahramanlık(!) sergileyen Selim Karabulut’a sormak isterim.

Samet Özdemir’i tanıyor mu?

Bilgi İşlem Daire Başkanlığında İletişim Koordinatörü olarak görev yapan Samet Özdemir’in, çalıştığı yerden, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’ndan hem de ihalesiz, doğrudan temin yöntemi ile iş aldığından haberi var mı?

Yoksa “15 Temmuz gibi” savunduğu o kayıtlarda böyle şeyler mi yer alıyordu?

Karabulut, Samet Özdemir’in “Mes Creative Teknoloji ve Tic. Ltd. Şti” ve “Mahmut Samet Özdemir” (Evet kendi adıyla kurulu bir şirket) isimli iki firmasının olduğunu biliyor muydu?

Soruyorum…

İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Selim Karabulut;

– Mes Creative adına (21.03.2018 tarih ve 2018/103849 ihale numarası ile) “İBB Yapım İşleri dergisinin tasarım, uygulama ve yayınlama hizmeti” işini 136 bin liraya,

– “Mahmut Samet Özdemir” isimli şahıs firmasıyla (15.07.2015 tarihinde 2015/78275 ihale numarası ile) “Dijital yayıncılık, tasarım, uygulama ve yayınlama” işini 135 bin liraya,

– Yine aynı şahıs firması adına (02.08.2018 tarihinde 2018/308877 ihale numarası ile) “İstanbul’un turizm dergisinin tasarım, içerik, uygulama ve yayınlama hizmeti” işini 213 bin liraya aldığını biliyor muydu?

Benimki de soru tabii ki biliyordu. Çünkü ihaleler pazarlık usulüne (md. 21F) göre yapılmış. Yani bu şu demek oluyor, idare, bu işi kime verdiğini ya da kime vermek istediğini biliyor demek.

Peki, bu suç değil mi?

Buna göz yummak suç değil mi?

Dahası da var…

Bahçeşehir Üniversitesi ile birlikte 15 Temmuz günü Boğaziçi köprüsünde yaşananları 5 dakikalık video ile canlandırmak için ABD’den getirttiğiniz yönetmene ve ödenen 6 Milyon TL’ye ne demeli?

Sizin övünerek anlattığınız ama aslında yalan olan bu hikâyenizin altında yatan nedenleri çok iyi biliyorum. Yukarıda anlattıklarım sadece bir örnek.

Konu ile ilgili gazetecilik etiği gereği Mahmut Samet Özdemir ile konuştum. Kendisine bu yazdıklarımı sordum ve doğruladı. Sadece kadrolu çalışmadığını İBB’ye iş yapan taşeron bir firmada çalıştığını beyan etti. Selim Karabulut’un ifadelerinin Diriliş Postası tarafından çarpıtıldığını bildirdi.”

Nihal Olçok: 15 Temmuz Şehitler Köprüsü bana putperestliği hatırlatıyor

Gündem

I. Mahmut kitabesine babasının adını ekletti

İstanbul Fatih’teki tarihi Vezir Çeşmesini restore ettiren AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı’nın, çeşmedeki kitabeye babasının adını eklettiği ortaya çıktı.

BOLD – TBMM’de yaşadığı canlı yayın kazası sonrası Yeliz lakabıyla bilinir hale gelen AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı’nın restore ettirdiği Vezir Çeşmesinde skandal ortaya çıktı.

Çalışmaları sırasında çeşme kitabesi de restore edildi. Yenilenen kitabede çeşmenin banisi Sultan I. Mahmud’un yanına Çamlı’nın babasının adının da eklendiği ortaya çıktı. Kitabeye Arapça “Sahibül hayrat merhum Zeki Ahmed Çamlı” yazıldığı anlaşıldı.

1912 yılındaki yangında tahrip olan orijinal kitabenin ise akıbeti bilinmiyor.

15 Temmuz’un ayırdığı öğretmen çift: Biri mezarda biri gurbette

Okumaya devam et

Gündem

Esnaf Bitti! Sokağa iniyorlar

Esnaf, tüm vergiler iptal edilsin, esnafa kira ve kredi desteği, çalışanlara ekonomik destek, faturalardaki vergilere muafiyet talebiyle Cuma günü eylem yapacak.

BOLD – Yıllardır ekonomik krizle boğuşan esnaf pandemi sonrası batacak hale geldi. Son alınan koronavirüs tedbirleriyle iyiden iyiye bunalan esnaf sokağa iniyor. “Esnaf destek bekliyor, batıyoruz” sloganıyla hareket eden esnaf dernekleri sosyal medyadan örgütleniyor. İstanbul’daki KADİDER, BEYDER, Beşiktaş Esnafları Yardımlaşma Dernekleri, Avcılar Cafe Bare İşletmecileri Derneği, tüm vergiler iptal edilsin, esnafa kira ve kredi desteği, çalışanlara ekonomik destek, faturalardaki vergilere muafiyet talebiyle 27 Kasım Cuma saat 15.30’da Kadıköy İskelesinde basın açıklaması gerçekleştirecek.

Bülent Arınç’ın oğlundan babasına fitneci diyen ‘Reis’e duygu dolu mesaj

Okumaya devam et

Gündem

Tarım Kredi Kooperatifi, borcunu ödeyemeyen çiftçilerin traktörünü haczetti

Krediyle aldıkları traktörler ellerinden alınan çiftçiler zor günler yaşıyor. Tüm çabalarına rağmen tarım aletlerini geri alamadıklarını ve yetkililere seslerini duyuramadıklarını açıklayan köylüler, “Kimselere ulaşamıyoruz. Çiftçi şu anda Reise küsüyor” dedi.

BOLD – Tarım Kredi Kooperatifinin çiftçilere uyguladığı yüksek faiz, çiftçiyi traktörsüz bıraktı. Çiftçiler borçlarını ödeyemez hale geldiğini iddia ederken, köye jandarma eşliğinde gelen kooperatif yetkilileri, traktörlere ve tarım malzemelerine el koydu.

TARIM KREDİ KOOPERATİFİ TARIM ALETLERİNİ HACZETTİ

Anka’nın haberine göre Amasya Büyük Kızılca köyündeki çiftçilerin traktörleri ellerinden alındı. Çiftçiler Tarım Kredi Kooperatifi’nden aldıkları tarımsal malzemelerin bedellerine uygulanan yüksek faiz nedeniyle borçlarını ödeyemezken jandarma eşliğinde köye gelen kooperatif yetkilileri, köylülerin tarım malzemelerine el koydu.

“YARINIMIZI ARTIK GÖREMEZ DURUMDAYIZ”

Köylülerden birisi “Anadolu çiftçisi yalnız ve sahipsiz bir durumda. Kimselere ulaşamıyoruz, çiftçi şu anda Reise küsüyor. Gecelerimiz zindan gibi geçiyor. Yarınımızı artık göremez durumdayız” diyerek yaşananlara itiraz etti.

ÇİFTÇİNİN MALİYETİ, SATIŞ RAKAMINI GEÇTİ

Geçimini seracılıkla sağlayan çiftçilerden Ömer Sarı ise “Burası 250 hanelik bir köy, burada göç yok her hanede 7-8 kişi vardır. Herkes birlikte yaşar. Başta domates yetiştirmek üzere seracılıktan geçimimizi sağlarız. Tarım Kredi Kooperatifinden fide, gübre gibi tarım ürünleri alırız. Zamanı geldiğinde de kooperatife borcumuzu öderiz. Ancak uzun zamandır domatesi maliyetinin altında sattığımız için kooperatife olan borcumuz katlanarak artıyor. Geçen yıl domatesi 1400 lira maliyetle alıp 1000 liraya sattık. Bu sene 1800 lira maliyetle aldığımız domatesi 1400 liraya sattık. Kooperatiften aldığımız fidenin bir tanesi 4 lira ve üzeri maliyetinde. Avukat, savcı jandarmalarla birlikte gelerek 10 kişinin traktörüne el koydular.” dedi.

96 BİN LİRALIK BORÇ 1 MİLYON LİRAYA ÇIKTI

Yaşananları anlatan Amasyalı bir başka çiftçi ise “Hiçbir bilgi vermeden bizim arabamız ve traktörümüz götürüldü. Kendi malı gibi alıp götürdüler. Tarım kredisine borcum var. 96 bin lira olan anaparanın borcu 1 milyon. Yani ben bu parayı zaten istesem de ödeyemem. İki yıldır üst üste satışların kötü gitmesi, maliyetimizin yüksek olup düşük fiyatlara satmamız bizi bu duruma getirdi. Yoksa bu köyde kimse borcundan kaçtığı veya ödeme yapmak istemediğinden değil, bu insanlar zamanı geldiğinde gider parasını öder. Hükümetten istediğimiz borcumuzu taksitlendirmesi.” ifadelerin kullandı.

“İKİ TRAKTÖRÜMÜZ VAR, 10 SENEDİR KULLANAMIYORUZ”

Çiftçilikle geçimini sağlayan ve kefil olduğu için traktörü haczedilen köylü ise “Artık dengemiz şaştı. Adamlar eliyle koymuş gibi sanki o kadar emek edip almamışız gibi traktörlerimizi alıp gitti. Biz borcumuzu ödeme taraftarıyız ama para kazanamıyoruz.  Herkesi kefil yapıyor, birbirine bağlıyor. İnsanlar borçlanıyor sonra. Bizim iki traktörümüz var. 10 senedir kullanamıyoruz. Ama bu kefillikten dolayı 10 senedir üstümüzden de çıkartamıyoruz” dedi.

TUNCER: ÇİFTÇİLERİN TARIMSAL ALETLERİNİN HACZEDİLMESİ YASAK

Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer de ”Büyük Kızılca Köyü, Aksavul, Kayrak köylüleri mağdur. Torba yasadan umutluyduk. Tarım kredi borçlarının da kapsama alınmasını istedik. Ama olmadı. Köylülerin yüzde 70’inden fazlası tarım krediye borçlu. İcra iflas kanununda çiftçilerin tarımsal aletlerinin haczedilmesinin yasak olmasına rağmen, bu kanun dikkate alınmayarak çiftçilerin tarım aletleri haczedildi. Köylüler, borçlarının silinmesini talep etmiyor. Taksitlendirilerek ödemek istiyor” diye konuştu.

Okumaya devam et

Popular