Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

CNN Türk’te “Alo Ahmet” vakası: İmamoğlu’nun katıldığı program erken bitirildi

YSK tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı mazbatası elinden alınan Ekrem İmamoğlu, CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu “Tarafsız Bölge” programında canlı yayın konuğu oldu.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçimlerini iptal etme gerekçesini “Bilal’e anlatır gibi” tek tek çürüten Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı program izlenme rekoru kırdı. Sosyal medyada gündem olan hızlı etkileşim alan program, Ekrem İmamoğlu’nun “Şimdi israf düzenini anlatacağım” demesinden kısa bir süre sonra erken bitirilmesi dikkat çekti.

CNN Türk yayın ekran bilgilendirmesinde 24.00’da bitmesi gereken program 23.30’da bitirilince, Tarafsız Bölge ve Ahmet Hakan’a sosyal medyadan tepki yağdı. Sosyal medya kullanıcıları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gezi Parkı Eylemleri’nde Habertürk TV’deki yayınlara müdahalesini anımsatarak “ ‘Alo Fatih’ vakası mı? gerçekleşti” diye sordu.

GELİŞMELERİ “BİLAL’E ANLATIR GİBİ” ANLATTI

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldrım’ın  “31 Mart günü ‘AKP’liye benzeyen seçmenlere’ İBB adayı için oy kullanmamaları için pusula verilmediği” iddiası, Tarafsız Bölge programında gündeme geldi.

Rakibinin iddialarına cevap veren Ekrem İmamoğlu, İBB Başkanlığı seçimleri için seçmenlere pusula verilememiş olması halinde toplan oy pusulasının ilçe seçimlerinde kullanılan oy pusulasından daha az olacağına dikkat çeken İmamoğlu, pusula sayılarını açıkladı.

Bu iddia karşısında “Büyükşehir belediyesi oylarının diğer oylardan düşük olması lazım.” diyen Ekrem İmamoğlu, “Büyükşehir seçimlerinde kullanılan oy 8 milyon 865 bin 86. İlçe seçimlerinde kullanılan oy 8 milyon 850 bin 705. Yani ilçe seçimlerindeki oy 14 bin 381 oy eksik. Binali Yıldırım’ın oylarının azalıp azalmadığını tespit edemeyiz ama pusula veriliyor. Pusula verilmemiş olsa toplan pusula sayısı daha az olurdu” diye konuştu.

“SOKAK İFTARLARI BİR NOKTADAN SONRA SİYASİLEŞİYOR”

Ramazan ayı nedeniyle evlerde yapılan iftar programlarına değinen Ekrem İmamoğlu, “Aile bunu onaylamıyorsa gitmemek lazım tabi. Böyle bir gelenek gelişti kimseyi yadırgamıyorum bu anlamda. Sokak iftarı bir nebze masum ama bir noktadan sonra siyasileşiyor. Son 15 yılda 8 seçim yaşayan bir ülkeyiz Ramazan’a gelmeme ihtimali ortadan kalktı. Beylikdüzü Belediye Başkanlığım döneminde sadece Kadir Gecesi’nde bir iftar programımız olsun dedik ve evlere yemek götürelim, 60-70 evde iftar açalım dedik aynı anda. Bianli Bey bunları yanlış anlamış.” şeklinde ifade etti.

“KARAR BENİ ŞAŞIRTMADI”

YSK’nın seçimleri iptal etmesi konusundaki düşüncelerini paylaşan İmamoğlu, “Karar beni şaşırtmadı. YSK’nın seçimi iptal edeceğini düşünmemi istedi birçok kişi. Rakibimiz diyelim. Ancak ben İstanbul’a hizmeti düşündüm. Türkiye’nin demokrasi sürecine yönelik bir temenni olarak düşünmedim bunu. Stratejik olarak bunu zihnime koymadım. Şaşırmadım çünkü bir analizim var çok şaşırmadım. Öfke tabiki demokrasi adına öfke duydum.” dedi.

ERDOĞAN İDDİASINA “ÇOK BASİT” DİYEREK CEVAP VERDİ

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her seferinde dile getirdiği İstanbul’da oyların yeniden sayımı sonrasında aradaki farkın 29 binden 14 bine düşmesi konusuna açılık getiren İmamoğlu, “Çok basit. Sayıyı net söyleyeyim. YSK’nın ilk açıkladığı veri 27 bin 899. Aradaki fark. Seçimin gecesi Sayın Binali Yıldırım 3 bin 700 oyla kazandım dedi. Ben de dedim ki: Biz seçimi yaptığımız hesaba göre, son düzeltmelere göre değişebilir, 17 bin civarında farkla kazandık dedim. Rakibimiz 18 bin oyla yanıldı, ben 3 bin oyla yanıldım.” diye konuştu.

“İPTAL OYLARIN TEKRAR SAYILMASI YSK TARİHİNDE GÖRÜLMÜŞ ŞEY DEĞİL”

AKP’nin “Çaldılar” iddiasını da çürüten Ekrem İmamoğlu, “ Çaldılar diyorlar ya! Biz 250 oy aldığımız sandıkta 0 oy yazılmış. Bakanın açıklaması var kıyameti koparmayalım da ne yapalım diyorlar. 4234 nolu sandıkta 145 oy aldık 0 yazılmış. Bilgisayara girerken 0 giriliyor. Bizim itirazlarımız oldu, AK Parti’nin itirazları oldu. 20 bine düştü. 13 seçim gördüm. Her seçimde olur. İnsani hata da kabul edebiliriz, abur cubur şeyler de olabilir. Bu 20 bine inerken her iki partinin de oyu yükseldi. İptal oylar, geçersiz oylar sayıldı. İptal oyların tekrar sayılması YSK tarihinde görülmüş şey değil. Altına yazıldı, üstüne yazıldı kabul edildi. O bilgisayar başındaki insanların hatası.” dedi.

“BİNALİ YILDIRIM, 31 MART’TAN ÖNCE BAŞKA SONRASINDA BAŞKA”

Oyların geçersiz sayılması konusunda konuşan İmamoğlu, “1 kişi karar vermiyor kurul karar veriyor geçerli mi geçersiz mi diye. Her sandıkta bu böyle. Sayısal baktığımızda Binali bey’e de bana da haksızlık yapılmış. 11 bin öbür tarafta, 16-17 bin oy diğer tarafta var. Bana da ona da haksızlık yapılmış. Çaldılar kime? Enteresan bunu da yorumlamak lazım. AK Parti bir belge hazırlamış: Neden yenileniyor? İstanbul seçimlerinin yenileme kararının nedenleri? Tarattırdım arkadaşlara okuyun dedim. Tek bir kelime çaldılar yok. Cumhurbaşkanı çaldılar dedi. Rakibimiz 31 Mart öncesi bir başka Binali Yıldırım. Sonrasında başka. Ben hayatta hiçbir şey çalmadım. Sadece manevi olarak gönül çaldım.” ifadesini kullandı.

YSK’nın AKP’nin “İstanbul’da tüm oylar yeniden sayılsın” itirazını reddettiğini hatırlatan Ekrem İmamoğlu, “YSK kabul etmedi. YSK’nın buna gerekçe üretmesi lazım. Geçersiz oylar sayıldıktan sonra bunun için bir gerekçe olması lazım.” dedi.

“İSTANBUL’DAKİ TÜM SEÇİMLERİ YENİLEYELİM DEDİM”

“Hepsini yenileyelim dedim mi dedim.” diyen İmamoğlu, “Sandıktan daha evla. 25 seçimin sonucunu etkilemiyormuş. Zamanında itiraz etmediniz, ettik. Gidelim 39 ilçede bir daha seçim yapalım. Millet karar versin. 25 ilçede seçime etki edecek sayıda sorun yok. O ilçelerde, muhtarda, ilçe belediye başkanında, meclis üyelerinde sorun yok. Büyükşehir belediye başkanına gelince sorun başlıyor.” şeklinde tepki gösterdi.

AKP’nin 123 sandıkta görev yapan sandık kurulu başkan ve üyelerini suçladığını ifade eden Ekrem İmamoğlu, “ (Bu görevliler) Bizi arıyorlar; referandumda vardık, cumhurbaşkanlığı seçiminde vardık diye. Bu insanlar şimdi FETÖ’cü oldu. Şaibe varsa, kanıt varsa açıklayın. 15 gündür gerekçeli kararı açıklamıyorsunuz. Şimdi sızdırıyorsunuz.” dedi.

Gündem

Ankara’da halkın ekmeği ile oynuyorlar

Mansur Yavaş, Ankara Halk Ekmek Yönetim Kurulunu yeniledi. Ancak Rıfat Hisarcıklıoğlu’na bağlı Ticaret Sicil Müdürlüğü, yeni yönetime sicil onayı vermedi.

BOLD – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, 10 Haziran’da Ankara Halk Ekmek’e atadığı yönetim kurulu TOBB bünyesindeki Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından hala onaylanmadı. Karar defterini alamayan yeni yönetim kurulunun yaptığı açıklamada engelleme için “Ne hukuki, ne ahlaki” değerlendirmesi yapıldı.

Ankara Büyükşehir Belediye başkanının inisiyatifi ile belirlenen Ankara Halk Ekmek ve Un Fabrikası A.Ş. Yönetim Kurulu, TOBB bünyesindeki Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından onaylanmak zorunda. Euronews haber sitesinin haberine göre 10 Haziran’da atanan yeni yönetim kurulu, henüz bir onaylama gelmediği için yönetim kurulu kararlarının işlendiği karar defterine erişim sağlayamadı. Halk Ekmek yönetiminden yapılan açıklamada, ”Karar defterinin eski yönetim ve atadıkları idareciler tarafından yeni yönetimin erişiminden kaçırıldığı ve hukuksuz bir şekilde ön kesildiği ileri sürüldü.

HALKIN EKMEĞİYLE OYNAMAYIN

Açıklamanın devamında, Yapılmaya çalışılan engellemenin hukuki ve ahlaki olmadığı belirtilerek, ”Halka rağmen, onun iradesiyle seçilmiş Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’ın tasarrufuna rağmen, belki çok kısa bir süre daha bir şeyleri gizlemek, on binlerce liralık maaşlarla güzide bir şirketi zarara uğratmaya devam etmek mümkündür ama bu ne hukuki ne de ahlakidir. Halk Ekmek Yönetim Kurulu olarak açıkça ifade etmek isteriz ki; bundan sonraki süreçte yaşanabilecek bütün olumsuzluklar, halkın ekmeğiyle oynayanların vebali olacaktır” denildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde faaliyet gösteren sicil müdürlüğünden konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Okumaya devam et

Gündem

BM kararı sonrası Turgay Karaman ilk kez hakim karşısında

Birleşmiş Milletler’in derhal serbest bırakılmasını istediği Turgay Karaman, bugün hakim karşısına çıkıyor. Eşi Ayşe Karaman, BM kararının uygulanması çağrısı yaptı.

BOLD –  Turgay Karaman 2017 yılının Mayıs ayında, Malezya’da Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) teslim edildi. Resmi iade prosedürleri işletilmeden Türkiye’ye getirildi.

Karaman’a yapılanın ‘zorla kaçırma’ olduğu iddiasıyla ailesi uluslararası kurumlar nezdinde girişim başlattı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, geçtiğimiz ay konuyu karara bağlayarak Karaman’ı serbest bırakması için Türkiye’ye 180 gün süre verdi.

BUGÜN HAKİM KARŞISINDA

Eğitimci Turgay Karaman, BM’nin kararı sonrası bugün ilk kez hakim karşısına çıkıyor. Turgay Karaman’ın eşi Ayşe Karaman, sosyal medyadan mahkemeye çağrı yaptı. Uluslararası hukuka uyulmasını istedi. BM’nin de konunun takipçisi olmasını talep etti. Eşinin iki yıldır haksız biçimde hapiste tutulduğunu belirten Ayşe Karaman, hapishanedeki kötü koşullar ve işkencelerden dolayı endişe duyduğunu dile getirdi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

15 Temmuz sonrası Türk makamları, bazı ülkelerden Hizmet Hareketi’yle bağlantılı kişilerin iadesini istedi. Almanya, İngiltere ve ABD gibi batı ülkeleri bu talepleri geri çevirdi. Malezya, Kosova, Pakistan ve Moldova gibi bazı ülkeler ise resmi iade prosedürlerini işletmeden çok sayıda eğitimci ve iş insanını illegal yoldan MİT’e teslim ederek Türk Hükümeti’nin talebini yerine getirdi. Malezya’dan kaçırılan eğitimciler İsmet Özçelik ve Turgay Karaman, konuyu Birleşmiş Milletlere taşıdı.

İsmet Özçelik ve Turgay Karaman’ın derhal serbest bırakılması için Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu karar aldı. Hizmet Hareketi’yle ilişkileri nedeniyle kaçırılan Özçelik ve Karaman’ın özgürlüklerinin ihlal edildiğini belirten Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, iki kişinin derhal serbest bırakılması çağrısını yaptı ve karara uyması için Türk makamlarına 180 gün süre tanıdı. Ayrıca BM Komisyonu, keyfi tutukluluk için şahıslara tazminat ödenmesine de hükmetti.

İŞTE AYŞE KAHRAMAN’IN MESAJI

Okumaya devam et

Dünya

Rum bakan, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ı göçmen kaçakçılığına yardım etmekle suçladı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İçişleri Bakanı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni insan kaçakçılığına yardım ettiğini öne sürdü. Çok ağır suçlamalarda bulundu.

BOLD – Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İçişleri Bakanı Constantinos Petrides, uçaklarla adanın kuzeyine kitlesel şekilde göçmenlerin geldiğini ve bu göçmenlerin daha sonra adanın güneyine geçtiğini iddia etti.

Constantinos Petrides, Güney Kıbrıs radyosuna yaptığı açıklamada, Kuzey Kıbrıslı yöneticileri ‘insan kaçakçılığı şebekelerinin işlerinin kolaylaştırıcısı’ olmakla suçladı. Türkiye’nin de buna yardımcı olduğunu ifade eden Rum Bakan, bu duruma Avrupa düzeyinde müsamaha gösterilemeyeceğini kaydetti.

GELENLERİN ÇOĞU AFRİKA VE ASYALI 

Rum İçişleri Bakanı Petrides, sadece Mayıs ayında 747 göçmen Güney Kıbrıs’a geçtiğini söyledi. Gelenlerin çoğunun Afrika ve Asyalılardan oluştuğunu belirten Petrides, Suriyelilerin gelenlerin sadece yüzde 25-30’unu oluşturduğunu açıkladı.

Bu durumun devam edemeyeceğini belirten Rum Bakan, Kuzey Kıbrıs üzerinden “üçüncü ülke vatandaşı kişilerin” iltica başvurularını yeniden gözden geçireceklerini kaydetti.

İlk kez Kıbrıslı bir Türk Avrupa Parlamentosu’na seçildi

Okumaya devam et

Popular