Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

AKP’de kafalar karışık: YSK’nın kararına ilişkin iki farklı açıklama

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 6 Mayıs günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesi üzerine başlayan tartışmada AKP’lilerinde kafasının karışık olduğu ortaya çıktı.

YSK henüz seçimleri neden iptal ettiğine dair gerekçeli kararını açıklamamışken, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tarafında seçimin iptaline ilişkin ortaya konulan iddialar ve açıklamalar vatandaş tarafından sorgulanıyor.

AKP’nin İBB adayı Binali Yıldırım, YSK’nın aynı zarftaki 4 oy pusulasından birini iptal etme gerekçesini ilginç bir ifadeyle savunmuştu. Binali Yıldırım,  sandık kurulu çalışanlarının AKP’ye oy vereceğini düşündükleri seçmene büyükşehir adaylarının seçildiği pusulanın verilmediğini iddia etti.

Aynı soruya yanıt veren İçişleri Bakanı Soylu ise “Mesele zarfların içerisindeki oylar değil, buna bir itirazımız yok” diyerek sorunun zarflarda değil sayımda olduğunu öne sürdü. Birbiri ile çelişen bu iki açıklama akıllara ‘kim doğru söylüyor?’ sorusunu getirdi.

İstanbul seçimlerine yönelik AKP’nin itirazlarını değerlendiren YSK “Sandık kurullarında memur olmayan kişiler görev aldığı” gerekçesi ile İBB seçimlerini iptal etmişti. Tartışmalı bu karar sonrasında seçimleri önde tamamlayan Ekrem İmamoğlu’nun 17 Nisan’da aldığı mazbata iptal edilmiş ve 23 Haziran’da yeniden seçime gidilmesi kararı verilmişti.

6 Mayıs günü yayınlanan YSK’nın kısa kararında “Sandık kurullarında memur olmayan kişiler görev aldığı” seçimin bu nedenle iptal edildiği ifa edilmişti. Bu açıklamanın ardından sandık kurulu başkan ve üyelerinin oylara nasıl müdahale ettiği, aynı zarf içerisinde bulunan 4 pusuladan neden birinin iptal edildiği soruları yanıtsız kalmıştı.

Tüm bu cevapsız kalan soruların ardından YSK’nın 200 sayfayı aştığı ifade edilen gerekçeli kararı henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.

BİNALİ YILDIRIM: AKP’Lİ SEÇMENE BÜYÜKŞEHİR PUSULASI VERİLMEDİ

AKP’nin adayı Binali Yıldırım, vatandaşın aklını karıştıran aynı zarf içerisindeki 4 oy pusulasından birinin nasıl iptal edildiği ile ilgili verdiği yanıt dikkat çekti.

Yıldırım, sandık kurulu çalışanlarının AKP’ye oy vereceğini düşündükleri seçmene büyükşehir adaylarının seçildiği pusulanın verilmediğini iddia etti. Sandık başkanının, hangi seçmenin kime oy vereceğini nasıl bildiği konusunda detaylara girmeyen Yıldırım, “Seçim günü olan en büyük hile; üç pusuladan ikisini veriyor birini vermiyor. Hepsine değil. Bakıyor seçmene diyelim ki AK Parti’nin adayıona verecek gibi duran seçmene büyükşehir pusulasını vermiyor. İki tane veriyor. Bunu nereden biliyoruz? O gün gelen şikâyetlerden. O gün bize şikâyet edenler oldu.” dedi.

SOYLU, BİNALİ’Yİ YALANLADI: ZARFLARDA SORUN YOK

YSK’nın sadece İBB seçimlerini iptal edilmesine yönelik eleştirilere değinen bir diğer AKP’li de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu oldu. Yıldırım’ın aksine oy pusulalarında ve zarflarda hile olmadığını ifade eden Soylu, asıl meselenin zarflar açıldıktan sonra yapılan yanlışlıklar olduğunu ifade etti. “Diyorlar ki, ‘4 oy pusulası var. Bunun bir tanesi niye iptal ediliyor da 3’ü iptal edilmiyor?’ diyen Soylu şöyle konuştu: “Basit. Mesele zarfların içerisindeki oylar değil, buna bir itirazımız yok. Biz zaten zarfların içerisindeki oyları saydırabilseydik, bugün Türkiye 23 Haziran’ı konuşmazdı. Saydırmadık. Bu itirazımızı reddettiler. Mesele oradaki oylar değil. Mesele zarflar açıldıktan sonra yapılan yanlışlıklar.”

AKP’nin İBB adayı Binali Yıldırım pusulalarda sorun var derken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu sorunun zarflarda değil sayımda olduğunu öne sürdü. Birbiri ile çelişen bu iki açıklama akıllara ‘kim doğru söylüyor?’ sorusunu getirdi.

CNN Türk’te “Alo Ahmet” vakası: İmamoğlu’nun katıldığı program erken bitirildi

Gündem

Ankara’da halkın ekmeği ile oynuyorlar

Mansur Yavaş, Ankara Halk Ekmek Yönetim Kurulunu yeniledi. Ancak Rıfat Hisarcıklıoğlu’na bağlı Ticaret Sicil Müdürlüğü, yeni yönetime sicil onayı vermedi.

BOLD – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, 10 Haziran’da Ankara Halk Ekmek’e atadığı yönetim kurulu TOBB bünyesindeki Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından hala onaylanmadı. Karar defterini alamayan yeni yönetim kurulunun yaptığı açıklamada engelleme için “Ne hukuki, ne ahlaki” değerlendirmesi yapıldı.

Ankara Büyükşehir Belediye başkanının inisiyatifi ile belirlenen Ankara Halk Ekmek ve Un Fabrikası A.Ş. Yönetim Kurulu, TOBB bünyesindeki Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından onaylanmak zorunda. Euronews haber sitesinin haberine göre 10 Haziran’da atanan yeni yönetim kurulu, henüz bir onaylama gelmediği için yönetim kurulu kararlarının işlendiği karar defterine erişim sağlayamadı. Halk Ekmek yönetiminden yapılan açıklamada, ”Karar defterinin eski yönetim ve atadıkları idareciler tarafından yeni yönetimin erişiminden kaçırıldığı ve hukuksuz bir şekilde ön kesildiği ileri sürüldü.

HALKIN EKMEĞİYLE OYNAMAYIN

Açıklamanın devamında, Yapılmaya çalışılan engellemenin hukuki ve ahlaki olmadığı belirtilerek, ”Halka rağmen, onun iradesiyle seçilmiş Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’ın tasarrufuna rağmen, belki çok kısa bir süre daha bir şeyleri gizlemek, on binlerce liralık maaşlarla güzide bir şirketi zarara uğratmaya devam etmek mümkündür ama bu ne hukuki ne de ahlakidir. Halk Ekmek Yönetim Kurulu olarak açıkça ifade etmek isteriz ki; bundan sonraki süreçte yaşanabilecek bütün olumsuzluklar, halkın ekmeğiyle oynayanların vebali olacaktır” denildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde faaliyet gösteren sicil müdürlüğünden konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Okumaya devam et

Gündem

BM kararı sonrası Turgay Karaman ilk kez hakim karşısında

Birleşmiş Milletler’in derhal serbest bırakılmasını istediği Turgay Karaman, bugün hakim karşısına çıkıyor. Eşi Ayşe Karaman, BM kararının uygulanması çağrısı yaptı.

BOLD –  Turgay Karaman 2017 yılının Mayıs ayında, Malezya’da Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) teslim edildi. Resmi iade prosedürleri işletilmeden Türkiye’ye getirildi.

Karaman’a yapılanın ‘zorla kaçırma’ olduğu iddiasıyla ailesi uluslararası kurumlar nezdinde girişim başlattı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, geçtiğimiz ay konuyu karara bağlayarak Karaman’ı serbest bırakması için Türkiye’ye 180 gün süre verdi.

BUGÜN HAKİM KARŞISINDA

Eğitimci Turgay Karaman, BM’nin kararı sonrası bugün ilk kez hakim karşısına çıkıyor. Turgay Karaman’ın eşi Ayşe Karaman, sosyal medyadan mahkemeye çağrı yaptı. Uluslararası hukuka uyulmasını istedi. BM’nin de konunun takipçisi olmasını talep etti. Eşinin iki yıldır haksız biçimde hapiste tutulduğunu belirten Ayşe Karaman, hapishanedeki kötü koşullar ve işkencelerden dolayı endişe duyduğunu dile getirdi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

15 Temmuz sonrası Türk makamları, bazı ülkelerden Hizmet Hareketi’yle bağlantılı kişilerin iadesini istedi. Almanya, İngiltere ve ABD gibi batı ülkeleri bu talepleri geri çevirdi. Malezya, Kosova, Pakistan ve Moldova gibi bazı ülkeler ise resmi iade prosedürlerini işletmeden çok sayıda eğitimci ve iş insanını illegal yoldan MİT’e teslim ederek Türk Hükümeti’nin talebini yerine getirdi. Malezya’dan kaçırılan eğitimciler İsmet Özçelik ve Turgay Karaman, konuyu Birleşmiş Milletlere taşıdı.

İsmet Özçelik ve Turgay Karaman’ın derhal serbest bırakılması için Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu karar aldı. Hizmet Hareketi’yle ilişkileri nedeniyle kaçırılan Özçelik ve Karaman’ın özgürlüklerinin ihlal edildiğini belirten Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, iki kişinin derhal serbest bırakılması çağrısını yaptı ve karara uyması için Türk makamlarına 180 gün süre tanıdı. Ayrıca BM Komisyonu, keyfi tutukluluk için şahıslara tazminat ödenmesine de hükmetti.

İŞTE AYŞE KAHRAMAN’IN MESAJI

Okumaya devam et

Dünya

Rum bakan, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ı göçmen kaçakçılığına yardım etmekle suçladı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İçişleri Bakanı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni insan kaçakçılığına yardım ettiğini öne sürdü. Çok ağır suçlamalarda bulundu.

BOLD – Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İçişleri Bakanı Constantinos Petrides, uçaklarla adanın kuzeyine kitlesel şekilde göçmenlerin geldiğini ve bu göçmenlerin daha sonra adanın güneyine geçtiğini iddia etti.

Constantinos Petrides, Güney Kıbrıs radyosuna yaptığı açıklamada, Kuzey Kıbrıslı yöneticileri ‘insan kaçakçılığı şebekelerinin işlerinin kolaylaştırıcısı’ olmakla suçladı. Türkiye’nin de buna yardımcı olduğunu ifade eden Rum Bakan, bu duruma Avrupa düzeyinde müsamaha gösterilemeyeceğini kaydetti.

GELENLERİN ÇOĞU AFRİKA VE ASYALI 

Rum İçişleri Bakanı Petrides, sadece Mayıs ayında 747 göçmen Güney Kıbrıs’a geçtiğini söyledi. Gelenlerin çoğunun Afrika ve Asyalılardan oluştuğunu belirten Petrides, Suriyelilerin gelenlerin sadece yüzde 25-30’unu oluşturduğunu açıkladı.

Bu durumun devam edemeyeceğini belirten Rum Bakan, Kuzey Kıbrıs üzerinden “üçüncü ülke vatandaşı kişilerin” iltica başvurularını yeniden gözden geçireceklerini kaydetti.

İlk kez Kıbrıslı bir Türk Avrupa Parlamentosu’na seçildi

Okumaya devam et

Popular