Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Kılıçdaroğlu TRT’nin ATV’ye yaptığı kıyağı belgeleri ile açıkladı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “TRT havuz medyasının da sponsorluğunu yapıyor. TRT’nin iki istasyonundan ATV’ye, AHaber’e yani Sabah’a yani o gruba ayrıcalık sağlandı” dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, “Peki, bir protokol yapılmış mı? Hayır. Hangi gerekçeyle yapılmıyor? 169 kişiyi gönderirseniz bunların hiçbiri ortaya çıkmaz. Bütün imkânları havuz medyasına aktarıyorlar. İstediğin kadar havuz medyasına çalış kardeşim, havuz medyasının ne televizyonları izleniyor, ne de gazeteleri okunuyor” ifadelerini kullandı.

TRT HALKINDIR HALKIN KALMALI

TRT’nin kuruluşunda ve kanunlarda “haberler doğru verilecektir” denildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “15 Temmuz’dan sonra bizi TRT’ye davet ettiler ve bizimle röportaj yaptılar. Erdoğan ‘yanlış yapmışlar’ dedi. 20 Temmuzda sivil darbe oldu. TRT’ye eskiye döndü. TRT halkındır halkın kalmalı” şeklinde konuştu.

TRT SİYASİ İKTİDARIN MİLİTANI HALİNE GELDİ

Kılıçdaroğlu şunları dile getirdi: “Siyasal iktidarın kendi militanı haline gelen bir TRT’yle karşı karşıyayız. İhtiyaç fazlası personel var diyorlar. 169 kişinin bu şekilde TRT’den uzaklaştırılması hedefleniyor. Bir taraftan Anadolu Ajansı aracılığıyla TRT’ye personel alınıyor. Gönderdiğinden daha fazlasını alıyorlar. Kimleri gönderiyorlar? Ödüllü ses ve saz sanatçıları var. Muhabirler, müfettişler, kameramanlar, spikerler var. Neden gönderiyorlar?”

SOSYETE DAMAT EKONOMİNİN E’SİNDEN ANLAMIYOR

Kılıçdaroğlu, “Sosyete damadı getirmişler ekonominin başına. Adam ekonomisinin E’sinden anlamıyor. Ekonomi nedir bilmez, vatandaşı bilmez, fakiri fukarayı bilmez. Susuzluk çekenleri bilmez. İstihdam seferberliği başlattık diye 25 Şubatta açıklama yapıyor. 2.5 milyon kişiye yeni istihdam alanı yaratacağız diyor. 1 milyon 366 kişi işinden oluyor. Bu da diyor ki ben ekonomiyi düzelteceğim diyor. Bunların ekonomisi bu. İşsizlik seferberliği yaptık deseler anlarım” dedi.

80 MİLYON SENİ DOYURUYOR

Erdoğan’ın “Karınlarını doyurduk ama yine de oy vermiyorlar” sözünü eleştiren Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “E millet akıllı kardeşim, niye sana oy versin? İşsize bakıyor yaratan kim, sen. Dış politikaya bakıyor, yapan kim, sen. Çiftçiyi perişan eden kim, sen. Kimin parasıyla kimi doyuruyorsun sen? O paralar 80 milyondan toplanan paralar. Sen onları değil 80 milyon seni doyuruyor! Yazlık sarayını, kışlık sarayını, uçan sarayını sana kim aldı? O fukara vatandaş aldı. Rüyanda görmediğin maaşı veriyorlar.”

TÜSİAD’IN ELEŞTİRİLERİ HAKLI

Kılıçdaroğlu ayrıca TÜSİAD’ın yaptığı ekonomiye yönelik eleştirilerin de haklılığını anlattı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonunu kötü ekonomik gidişat ve kepenk kapatan fabrika ve işyerleri hakkında konuşmamakla suçladı.

YSK 4 OY PUSULASINDAN BİRİNİN İPTALİNİ NASIL AÇIKLAYACAK?

Kılıçdaroğlu’nun hedefinde YSK üyeleri de vardı. YSK’nın gerekçeli kararının Saray tarafında yazıldığını ileri süren Kılıçdaroğlu, özellikle aynı zarf içerisine giren 4 oy pusulasından sadece birini iptal etmenin gerekçesinin nasıl izah edileceğini merak ettiğini söyledi.

Anket şirketlerinin “İstanbul tahminleri”: Kim önde gidiyor?

Kültür

Yeni Akit’in belgeselcileri hedef göstermesi ‘basın özgürlüğü’ oldu!

Yeni Akit’in, ‘Saklı Haç’ belgeselini hedef gösteren haberi üzerine yönetmen Altan Sancar şikayette bulundu. Mahkeme, Sancar’ın başvurusunu basın özgürlüğü gerekçesiyle reddetti.

BOLD – Dünyada en çok gazetecinin hapiste olduğu, muhalif gazetecilerin sokak ortasında dövüldüğü Türkiye’de mahkemeler yine de ‘basın özgürlüğü’ kararı verebiliyor. Elbette sadece bir kısım imtiyazlı gazete(!)lere.

Bu çarpık durumun son örneği, galası geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da gerçekleştirilen ‘Saklı Haç’ belgeseli konusunda yaşandı.

Altan Sancar

Altan Sancar’ın çektiği belgesel, 1915 tehcirinden sonra Türkiye’de kalıp da zorla Müslümanlaştırılan Ermenilerin hikayesine odaklanıyordu. Ancak Yeni Akit 18 Haziran’da yaptığı haber(!)de “İçerideki hainlerden Haçlı belgesel” başlığıyla provokatif bir başlıkla verdi.

OLAYI YİNE DIŞ GÜÇLERE BAĞLADILAR

Haber metninde “HDP’nin başını çektiği sözde soykırım iddiaları Türkiye’de de savunulur oldu” sözlerine yer verilirken belgeselin yönetmenleri Altan Sancar ve Serhat Temel “Yurt dışında yapılan Türkiye’yi köşeye sıkıştırma operasyonlarına gönüllü elçilik yapıyorlar” ifadeleriyle hedef gösterildi.

Söz konusu haber üzerine Altan Sancar’ın yaptığı şikayet ve içeriğin engellenmesi talebi Diyarbakır 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “basın özgürlüğü” gerekçesiyle reddedildi. Mahkemeye göre eleştirilerin bir kısmı “sert” ve başlık “çarpıcı” olsa da basın özgürlüğü “belli bir ölçüde abartmayı hatta kışkırtmayı” da içerdiği için Yeni Akit’in haberi kişisel saldırı olarak değerlendirilmedi.

Mahkemenin kararıyla ilgili olarak Twitter adresinden açıklama yapan Altan Sancar, tepkisini “Basın özgürlüğünün tutuklu meslektaşlarımız için de hatırlanması dileğiyle…” diyerek dile getirdi.

Okumaya devam et

Medya

TGRT Haber’den “Hükümete yakın medya” eleştirisi

İstanbul seçimi sonrası ortaya çıkan tabloya en hızlı şekilde adapte olma başarısını TGRT Haber gösterdi. İlk andan itibaren haber metinlerinde kullanılan dil çok hızlı bir şekilde değişti. TGRT Haber’in ana haber bültenini sunan Ekrem Açıkel’in canlı yayında Ertuğrul Özkök’e yönelttiği sorulardan değişimin hızı görülüyor.

BOLD-HABER ANALİZ

Ekrem Açıkel, Özkök’e “medya can çekişiyor deniyor, dürüstçe söyleyelim, hükümete yakın medyanın tavrını, geleceğini nasıl yorumluyorsunuz” şeklinde bir soru yöneltti. Bu soru sorulurken ekranda ise “klasik medyanın geleceği sorgulanıyor” yazısı dikkat çekti.

Özkök’ün soruya verdiği cevap ise Açıkel’i ters köşe yaptı. Özkök “bir iktidarı savunmak bir gazetenin, bir televizyonun, bir internet sitesinin anasının ak sütü kadar hakkıdır. Ama akıllı bir yönetimde iktidar yanlısı olmakla yandaş olmak arasındaki çizgiyi iyi belirlemek gerekiyor. Asıl önemli olan inandırıcı bir medya olmak”  dedi.

TGRT HABER’İN ŞARK KURNAZLIĞI

TGRT Haber su soruyu sorarken “biz yandaş medya değiliz” havası vermeye çalışsa da düne kadar yaptığı yayınlar ve kullandığı dil hâlâ hafızalardaki yerini koruyor. Yandaş medya kulvarında TGRT Haber’in olduğunu ileri sürmek hata olmasa gerek. Cem Küçük, Fuat Uğur gibi isimlere ekranlarını açıp ardından da “ne olacak bu yandaş medyanın” hali diye sormak en basit ifadeyle şark kurnazlığı olarak açıklanabilir.

Yandaş olduğu için Hürriyet’e konuşmayı reddetti

Okumaya devam et

Medya

Gazeteci Cabas: Medya üzerindeki abluka kırılacak

Mirgün Cabas, dün yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine giden süreçte medyanın rolünü değerlendirdi. Medya üzerindeki ablukanın kırılacağını savundu.

BOLD 31 Mart sonrası iki adayın ortak canlı yayına çıkmasının medya adına önemli olduğunu söyleyen Cabas, “Medya iz bırakacak bir şey yapmadı, yalnızca AKP’nin suçlamalarını yaymaya çalıştı” dedi.

Cabas, İstanbul’da geçmiş belediye başkanlarından daha yüksek bir oy alan Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesiyle medya üzerindeki ablukanın da kırılmaya başlayacağını düşündüğünü belirtti.

Hakan Aksay’ın sorularını yanıtlayan Cabas, İstanbul seçiminin kazanan ve kaybedenlerini sıraladı. Ekrem İmamoğlu’nun her iki ittifakı aşan bir figür haline geldiğini söyledi.

Cabas, Canan Kaftancıoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu, İyi Parti ve HDP’nin de seçimin kazananları olduğunu ifade etti. Seçimin en büyük kaybedenlerinin Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu yorumunu yapan Cabas, Abdullah Öcalan açıklamasıyla Devlet Bahçeli’nin de kendi tabanında bile kaybettiğini söyledi.

Okumaya devam et

Popular