Bizimle iletişime geçiniz

Politika

YSK Üyesi: KHK’lının seçilmesinin önünde hiçbir engel yok

KHK’lı olduğu için mazbatası geri alınan Selahattin Barınç’la ilgili muhalefet şerhi koyan YSK Üyesi, gerekçesinde; KHK’lıların seçilmelerinin önünde hiçbir engel bulunmadığını belirtti.

HDP’den Şırnak İl Genel Meclis üyesi seçilmesine rağmen KHK’lı olduğu için mazbatası geri alınan Selahattin Barınç’ın YSK’ye yaptığı itirazın reddedilmesinin gerekçesi açıklandı.

KHK’lıya “mazbata verilmeli” diyerek karşı oy kullanan bir kurul üyesi, seçim öncesi konuya ilişkin düzenlemenin olmamasının partileri yanılttığını belirtti. KHK’lıların seçilmelerinin önünde bir engel olmadığını ifade etti.

MAZBATASI GERİ ALINMIŞTI

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), 31 Mart yerel seçimleri sonrası Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilenlere mazbata verilmeyeceği yönünde kararının ardından, Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) Şırnak İl Genel Meclis üyesi olarak seçilen Selahattin Barınç’ın mazbatası geri alınmıştı.

KAMU GÖREVİNDEN ÇIKARILMAYI GEREKÇE YAPTILAR

MA’nın haberine göre Barınç, mazbatasının alınmasının ardından bir süre önce YSK’ye itirazda bulundu. İtirazı değerlendiren Kurul, “Kamu görevinden çıkartılan kişilerin mahkumiyet kararı aranmaksızın bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri hüküm altına alınması nedeniyle…” gerekçesiyle itirazı ret etti. Kurul’un söz konusu kararının gerekçesi de önceki gün Barınç’a tebliğ edildi.

SEÇİLMELERİ ÖNÜNDE ENGEL YOK

Söz konusu kararın gerekçesinde, karşı yönde oy kullanan Kurul üyesinin kullandığı ifadeler dikkat çekti. KHK ile görevlerine son verilenlerin seçilmelerine engel bir durumun olmadığını ve memuriyet görevinden çıkarılanların seçilemeyeceklerine dair bir düzenleme olmadığını gerekçeli kararda belirten Kurul üyesi, “Kişi temel hak ve özgürlükleri ancak kanunlarla sınırlanabilir. Kanunlarla verilen hakların kapsamı uygulamalarla daraltılamaz. Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilenlerin seçilme ehliyetlerinin olmadığını kabul edebilmek için bu yönde bir kanuni düzenlemenin olması şarttır. Kurulumuz çoğunluğunun görüşüne dayanak yapılan Danıştay 8. Dairesinin 12/10/2017 tarih ve 2017/7088 sayılı kanun hükmünde kararname ile ihraç edilenlerin seçilme ehliyetinin kaybedilmesine ilişkin kararı kanun hükmü yerine geçmez” dedi.

SEÇİLMEK İSTİHDAM EDİLMEK ANLAMINA GELMEZ

Kurul üyesi, itiraza gerekçe gösterilen “istihdam edilemezler” durumunun belediye meclis üyeliğine seçilen veya belediye meclis üyeliğine aday olan kişiler yönünde uygulanmasının mümkün olmadığını belirtti. Belediye meclis üyeliğine aday olmak veya seçilmenin istihdam edilmek anlamına gelmediğini ifade eden üye, “İstihdam bir yerde çalıştırılmayı ifade eder. İstihdam edilmenin olması için bir istihdam edenin olması zorunludur. Kurulumuzun benzer bir konuda CHP’den Milletvekili seçilen İbrahim Özden Kaboğlu ile ilgili vermiş olduğu 28/05/2018 tarih ve 613 sayılı kararı emsal niteliktedir. Halkın oyu ile ve seçimle göreve gelen belediye meclis üyeleri istihdam kavramı içerisinde değerlendirilemedikleri için, Şırnak Merkez İl Genel Belediye Meclisi Üyeliğine seçilen Selahattin Barınç’ın 675 KHK’nın ‘istihdam edilemezler’ kavramının dışında olduğu kabul edilmelidir” ifadelerin kullandı.

KONU DANIŞTAY’IN GÖREV ALANINA GİRİYOR

YSK’nın ancak kanunla belirlenen seçilmeye engel halin varlığı durumunda karar vermeye yetkili olduğuna dikkat çeken üye, “Kanunen seçilmeye engel hal olmadığına göre, bu durumu değerlendirmek seçim yargısının işi değildir. Bu durumda mazbatanın aldığı oy miktarına göre seçilen kişiye verilmesi gereklidir. KHK ile ihraç edilenin göreve başlaması sonrasında seçilmeye engel halinin olduğu kabul edildiğinde bu kararı Danıştay vermelidir. Danıştay’ın görev alanına giren bir konuda kurulumuzun karar verme yetkisi yoktur” vurgusunda bulundu.

PARTİLER YANILTILDI

KHK’lılara dair herhangi bir düzenlemenin seçim öncesi yapılmamasının partilerin yanılmasına neden olduğunu da belirten üye, şunları kaydetti: “31 Mart’ta yapılan seçimlerden önce KHK ile ihraç edilenlerin seçilmesine engel bir durum olup olmadığının kurulumuz tarafından düzenlenmemiş olması, KHK ile ihraç edilip aday olanların ve onları aday eden partilerin yanılmasına neden olmuştur.”

Politika

CHP’li Ünsal, damat Albayrak’ın yargılanmasını istedi

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’nun ardından CHP Ankara Milletvekili Servet Ünsal da AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ortaya çıkarılıp yargılanmasını istedi.

BOLD – CHP Ankara Milletvekili Servet Ünsal, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ünsal, ekonomiyi batıran Albayrak’ın ortaya çıkarılıp yargılanması gerektiğini kaydetti.

“EKONOMİYİ BATIRAN DAMAT ORTAYA ÇIKARILMALI”

Türkiye’nin asıl gündeminin açlık, yoksulluk, sefalet, işsizlik, geçim sıkıntısı, faturalar, hacizler, icralar olduğunu dile getiren Ünsal, Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden istifa eden Berat Albayrak’ın ekonomi yönetimine zarar verdiğini ardından da ortalarda görünmediğini ifade etti. Ünsal, “Sihirbaz gibi kendini kaybeden damat, böyle kurtulamaz. Bütçeyi dibe vurduran, ekonomiyi batıran Damat, ortaya çıkarılmalı, sorgulanmalı hatta yargılanmalı” dedi.

HER AKP’Lİ BİR GÜN KULLANILIP ATILACAK

Cumhurbaşkanı danışmanı Hidayet Türkoğlu ile ilgili iddialar hakkında da konuşan CHP’li Ünsal, “Açığı kapatmaya çalışan Saray, paraları kontrolsüz şekilde ülkeye sokun dedi. Ama yurt dışındaki parasını Türkiye’ye getirmeyen Türkoğlu’nun odası boşaltıldı. Unutmayın, her AKP’li bir gün kullanılıp atılacak” dedi.

Cumhurbaşkanlığı araştırmasından çıktı: Türkiye’nin yüzde 80’i tasarruf yapamıyor

Okumaya devam et

Politika

Selçuk Özdağ hastaneden Erdoğan ve Bahçeli’ye meydan okudu

Evinin önünde silahlı sopalı saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, hastanede tedavisi sürerken açıklama yaptı. “Selçuk Özdağ ancak öldürülürse susar” dedi.

BOLD – Selçuk Özdağ, tedavi gördüğü hastaneden telefonla KRT canlı yayınına bağlandı. Kendisine yönelik saldırıyla ilgili detayları aktaran Özdağ, “Sayın Cumhurbaşkanı ve Bahçeli’ye sesleniyorum; korkmuyorum, susmayacağım. O gençlere sesleniyorum, kendinizi kullandırmayın. Selçuk Özdağ ancak öldürülürse susar” ifadelerini kullandı. İşte Özdağ’ın açıklaması:

  • Ben Ülkü Ocakları Başkanlığı’nda yıllarca hizmet ettim. Burası orman kanunlarının olduğu Türkiye olmayacak.
  • Bu devam ederse Türkiye için kötü olur. Bundan sonra farklı şeyler söyleyeceğim.
  • Arkadan saldırdılar, yumruklaştık. Silah doğrulttular. Şoförüm silahla çıkınca korkup kaçtılar.
  • Bunlar Türkiye’de iktidarda kalırsa herkese küfür etmeye devam edecekler.
  • Bahçeli’ye sorular sormuştum, MHP yandaşları bana hakaretlerde bulundular.
  • Bahçeli istediğini söyleyecek; biz sorular sorduğumuz zaman bize sopalarla, silahlarla, saldıracaklar.
  • Bu bir hukuk reformu… Doğru hukuk reformu yapacaklar.
  • Ben buradan bunlara oy verenlere sesleniyorum. Dikişler var, elim kırık. Bunlarla boğuşmaktan. Boğuşmamış olsam, biz silahımızı çekmesek ateş etmesek belki de ölmüştüm.
  • Susmayacağım, korkmayacağım. Gençleri de kimse kullanmasın, gençler kullandırtmayın kendinizi. Ben soru sordum ’17-25 Aralık Bahçeli için ne ifade ediyor?’ dedim.
  • Selçuk Özdağ susmaz, Selçuk Özdağ ancak öldürürlerse susar.
  • Aziz millete sesleniyorum, bunların hukuk reformu bu. Kendilerini eleştirenleri susturmanın yolu silah, sopa, hakaret, küfür…
  • Bunları yapıyorlar. Ben 3 dönem milletvekilliği yaptım. Ben 5 sene ülkü ocaklarında çalıştım, 7 sene idamla yargılandım, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yardımcılığını yaptım.
  • Bu saldırı demokrasi ayıbıdır. Türkiye’yi zorbalar ülkesi yapmayacağız. Burası orman kanunlarının geçerli olduğu bir ülke olmayacak.
  • Sayın Cumhurbaşkanı bu failleri bulun.
  • Ben hayatım boyunca hiçbir zaman korkmadım. Kenan Evren’den de korkmadım. Konuşmaya da devam edeceğim. Farklı şeyler de söyleyeceğim.
  • Arabaya biniyordum, bana arkadan saldırdılar.
  • Onlarla boğuşmaya, yumruklaşmaya başladım. Bana hiçbir şey söylemediler.
  • İki kişi bana silah doğrultmuştu. Şoförüme de silah doğrultmuştu. Şoförüm silahla ateş etmeye başlayınca korktular ve çekildiler.
  • Milletimi uyandırmak istiyorum, uyarmak istiyorum. Aziz milletim uyanın.

Okumaya devam et

Politika

Tayyip Erdoğan’dan S-400 açıklaması: Asla kabul edemeyiz

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400 alımı nedeniyle F-35 programından çıkarılan Türkiye’nin söz konusu savaş uçakları için çok ciddi ödemeler yaptığı halde hala uçakları teslim alamadığını söyledi. Erdoğan, “NATO’da birlikte olduğumuz ülkelerin bize yön vermesini asla kabul edemeyiz” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma cuma namazı çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı ve Türkiye’nin ABD ile AB ilişkileri konusunda açıklamalar yaptı.

ABD’nin seçilmiş Başkanı Biden’ın görevi devraldıktan sonra S-400 konusunun çözüme kavuşturulacağını umduğunu dile getiren Erdoğan şunları söyledi: “Çok ciddi bir parayı ödediğimiz halde F-35’ler ne yazık ki hala verilmedi. Bu tabii bizim uluslararası diplomaside Amerika’nın bir müttefik ülke olarak bize yaptığı çok ciddi bir yanlıştır. Temenni ederim ki Sayın Biden’ın görevi üstlenmesiyle birlikte görüşmelerimizi yaptıktan sonra, çok daha olumlu adımları atar ve bunları da yoluna koyarız… Biz bir defa kendi savunma noktasındaki adımlarımızı bir yerlerden izin alarak yapamayız. Biz bir NATO ülkesiyiz. NATO ülkesi olarak da NATO’da birlikte olduğumuz ülkelerin bize yön vermesini asla kabul edemeyiz…. Savunma sanayisi konusunda atacağımız adımları hiçbir ülke belirleyemez. Bu tamamıyla bizim alacağımız karara bağlıdır” dedi.

Erdoğan, AB ile ilişkilerle ilgili soruyu yanıtlarken, “Bugüne kadar AB bize verdiği sözleri hiç tutmadı. Şimdi yeni bir sürecin içerisindeyiz” diye konuştu.

Hulusi Akar’dan ABD’ye S-400’ler konusunda diyalog çağrısı

Okumaya devam et

Popular