Bizimle iletişime geçiniz

Genel

İmamoğlu’nun katıldığı cenazeye “terörist cenazesi” diyen AKP’li vekile dava

AKP’li vekil patlamada ölen çocuğa İmamoğlu’nu kötülemek için terörist dedi, hakkında dava açılınca ‘hani barış dili diyerek’ sitem etti

Ekrem İmamoğlu, cenazesine katıldığı Ankara Gar’ındaki İŞİD saldırısında hayatını kaybeden 17 yaşındaki Dicle Deli’nin cenazesine ‘terörist cenazesi’ diye AKP Serkan Bayram’a 50 bin liralık tazminat davası açtı. Tebligatı eline ulaşan Bayram sosyal medyadan ‘Hani herkesi kucaklıyordun! Hani o barış dili! diyerek dava açan İmamoğlu’na sitem etti.

Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde, Ankara Gar’ında 3 buçuk yıl önce yaşanan, Türkiye’deki en kanlı terör eyleminde hayatını kaybeden 17 yaşındaki Dicle Deli’nin cenazesine katılmıştı.

AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayrak 22 Nisan’da sosyal medya hesabından İmamoğlu’nun cenazedeki görüntülerini kullanarak İmamoğlu için terörist cenazesine katıldı’ ifadelerini kullanmıştı. İmamoğlu Bayram’a 50 bin liralık tazminat davası açtı.

İmamoğlu’nun avukatları tarafından İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde şöyle denildi: “Davalı 22.04.2019 tarihinde, doğrulanmış Twitter hesabından attığı twitte; 10 Ekim 2015 tarihinde DEAŞ tarafından yapılan, Türkiye tarihinin en kanlı terör saldırısında hayatını kaybeden 17 yaşındaki kız çocuğu Dicle Deli’nin cenazesine ‘terörist cenazesi’ diyerek müvekkilin terörist cenazesine katıldığını söylemiştir.

Milletvekili olan davalının, toplumsal değerleri hiçe sayan ve vicdan sahibi herkesi derinden yaralayan sözleri, oy toplamak için yapılabilecek abartmalar, sataşmalar ya da çarpıtmalar olarak değerlendirilemez. Davalı milletvekili olmasının getirdiği toplumsal sorumlulukları bir kenara bırakmış, siyaseten karşıt görüşte olan müvekkili kötülemek için hem toplum vicdanını yaralamış, hem de müvekkilini kişilik haklarını ihlal etmiştir.” denildi.

Davalı Serkan Bayram’ın paylaşımının toplum vicdanını derinden yaraladığı iddia edilen ve 50 bin lira manevi tazminat talebinde bulunulan dilekçe son olarak şu ifadelere yer verildi: “Teröre kurban giden 17 yaşındaki bir kız çocuğunun cenazesine ‘terörist cenazesi’ diyen davalı, müvekkilin, merhumenin belediye zabıta memuru olan babasına başsağlığı dilediği görüntüleri,. Terörist cenazesine katıldığı şeklinde sunmuş, milletvekili olmanın verdiği ağırlıkla bağdaşmayan, toplumun vicdanını derinden yaralayan bu sözleriyle, müvekkilin kişilik haklarını ihlal etmiştir.

AK Parti İstanbul milletvekili Av. Serkan Bayram, 22 Nisan 2019 tarihinde Twitter hesabından yaptığı paylaşımda İmamoğlu için iki ayrı cenaze töreninden fotoğraflar ekleyerek “Bir tarafta vatanı için can veren Trabzonlu şehidimiz Eren Bülbül, diğer tarafta terörist cenazesine giden Trabzonlu Sn. Ekrem İmamoğlu’nu Trabzonlu hemşehrilerimin ve aziz milletimizin dikkatine ve takdirlerine sunuyorum” denildi.

“NEREDE İHLAL ETMİŞİM”

İmamoğlu’nun açtığı davayı AK Partili Bayram Twitter hesabından duyurdu:“Bugün bir tebligat geldi. Sn. Ekrem İmamoglu şahsıma karşı 50 bin liralık tazminat davası açmış. Sorabilir miyim? Paylaşımımın neresinde kişilik hakkı ihlali var! Hani herkesi kucaklıyordun! Hani o barış dili! Daha başkan olmadan vatandaşı ile münazara…”

15 yaşındaki Eren Bülbül, jandarmanın Trabzon’da yürüttüğü PKK operasyonu sırasında, PKK’lılar tarafından vurularak hayatını kaybetmişti. Serkan Bayram’ın İmamoğlu’nu hedef alarak “terörist cenazesi” dediği Dicle Deli ise, Ankara’da 10 Ekim 2015 tarihinde, IŞİD’in bombalı saldırısı sonucu hayatını kaybeden 102 kişiden biriydi.

Genel

Anayasa Mahkemesi İletişim Başkanlığının yetkisini tırpanladı

Anayasa Mahkemesi (AYM) Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının Anadolu Ajansı’nın (AA) “örgütlenme ve insan kaynakları yönetimi” ile “faaliyet” üzerindeki denetim yetkisini anayasaya aykırı bularak iptal etti.

BOLD – CHP’nin yaptığı başvuruyu değerlendiren AYM, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının Anadolu Ajansı üzerindeki bazı yetkilerini anayasaya aykırı bularak oy çokluğu ile iptal etti. AYM üyeleri Rıdvan Güleç ve Recai Akyel ise iptal kararına katılmayarak karşı oy kullandılar.

CHP’NİN İPTAL BAŞVURUSU KABUL GÖRDÜ

Cumhurbaşkanlığı’nın 33 No’lu kararnamesi ile 18 Nisan 2019’da İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında değişiklik yapıldı. CHP, AYM’ye başvurarak, kamu yardımı almasına rağmen özel şirket niteliği bulunan Anadolu Ajansı Türk Anonim Şirketi’nin denetimine dair kanunlarda düzenlemelerin bulunduğunu anımsattı. CHP başvurusunda, “Harcamaların yıllık bütçelerle yapılması nedeniyle Ajans ile sözleşme yapılmasını öngören kuralın kanunla düzenlenmesi gerektiği, ayrıca kararname ile İletişim Başkanlığı’na verilen denetim yetkisinin kurumun özerkliği ve tarafsızlığıyla bağdaşmadığı” gerekçesiyle iptali talep edildi.

2’YE KARŞI 13 OYLA İPTAL

Cumhuriyet gazetesinin haberine göre Anayasa Mahkemesi, 30 Aralık 2020 tarihinde CHP’nin başvurusunu görüşerek iptal yönünde karar aldı. AYM kararının gerekçesi bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yayımlanan kararname ile İletişim Başkanlığı’nın yetkileri belirlendi. Kararnamenin 14. Maddesinde Anadolu Ajansı başlığı altında şu düzenleme getirildi:

“Bakanlık her yıl kendi bütçesinin Anadolu Ajansı bölümündeki ödeneği aşmamak üzere Anadolu Ajansı ile en çok 5 yıllık sözleşme yapmaya yetkili olup; Anadolu Ajansının faaliyet, bütçe, örgütlenme ve insan kaynakları yönetimi üzerinde denetime de sahiptir. Bu denetime ilişkin usul ve esaslar Başkanlıkça belirlenir. Yapılacak sözleşmede Anadolu Ajansı yöneticilerinin atanma yolları da belirlenir.”

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI’NIN AA’YI DENETİM YETKİSİ ANAYASAYA AYKIRI BULUNDU

Yayımlanan gerekçeli kararla AYM, düzenlemedeki İletişim Başkanlığı’nın AA’nın “Faaliyet” ile “Örgütlenme ve insan kaynakları yönetimi” üzerinde “Denetim” yapma yetkisini anayasaya aykırı buldu. Kararda “CBK çıkarabilme yetkisinin bir sonucu olarak CBK ile düzenlenmesi gereken bir konuya ilişkin düzenleme yetkisinin Cumhurbaşkanı’nca CBK çıkarmak suretiyle kullanılması ve bu yetkinin idareye bırakılmaması gerekir.  Anayasa koyucu tarafından CBK’ya tanınan asli bir yetkinin, başka bir idari işleme bırakılması mümkün değildir” denildi.

“SÖZLEŞME İLE YÖNETİCİ ATAMAK ÖZERKLİĞİ ANLAMSIZ KILAR”

Anayasanın 133. Maddesinin 3. Fıkrasında düzenlenen haber ajanslarının özerkliğinin, Ajansın kendi yönetim ve örgütlenmesine ilişkin kararları alma ve uygulama konusunda gerekli yetkiyle donatılmış olmasını ve Ajansın dış etkilere karşı korunmasını güvence altına aldığına işaret edilen kararda, “Bu itibarla Ajansın yöneticilerinin atama yollarının her yıl yenilenen sözleşme ile belirlenmesi, Ajansın, Anayasa’nın anılan maddesi gereğince sahip olduğu özerkliği anlamsız kılmaktadır” denildi.

Okumaya devam et

Genel

Ahmet Taşgetiren’den Özlem Zengin analizi: Şimdi güçlüler safındalar, çok kötü yargılıyorlar

Yazar Ahmet Taşgetiren, TBMM’de yaptığı çıplak arama konuşmasıyla tekrar gündeme gelen Özlem Zengin’in şimdi güçlüler safında olduğunu ve insanları çok kötü yargılandığını yazdı.

BOLD – Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun onaylanan hapis cezası üzerine yazdığı bugünkü yazısında AKP Grup Başkan Vekili Özlem Zengin’i hakkında tespitlerde bulundu. Türkiye’de insan hakları savunucusu olmanın zorluklarına değinen Taşgetiren, “Bir dönem Özlem Zengin olmak zordu, Leyla Şahin olmak zordu. Akın Birdal olmak zordu. Mustafa Yeneroğlu olmak zordur, Ömer Faruk Gergerlioğlu olmak zordur. Özlem Zengin, Leyla Şahin Usta bugün güçlüler safında, yargılayanlar safında. Çok da kötü yargılıyorlar.” dedi.

“BANA GELEN MEKTUPLAR MECLİS’E GELMİYOR OLABİLİR Mİ?”

Cezaevlerinde Cemaat mensubu birçok kadın bulunduğunu ve onlardan mektuplar aldığını belirten Taşgetiren, Özlem Zengin ve Leyla Şahin’in Meclis’te olacaklarsa, mesela insan haklarını araştırmak gibi bir yapının içinde olmalarını daha doğru bulduğunu ifade etti. Cezaevlerine gidip kadınları dinlemelerini ve hak ihlallerine çözüm bulmalarını önerdi.

Taşgetiren, “Acaba nasıl bir hayatları var cezaevinde? Bana veya başka gazetecilere gelen mektuplar Meclis’e gelmiyor olabilir mi? 15 kişinin kalması gereken yerde 30 kişinin kalıyor olmasından mesela Ak Parti grubu haberdar olmamış olabilir mi? Mesela Mustafa Yeneroğlu’nun duyduklarını Özlem Zengin duymamış olabilir mi? Hak ihlalleri ile karşılaşıp karşılaşmadıkları bir yana, sırf bunca kadın nasıl bir tecrübe yaşayarak cezaevine düşmüş oldular, bu merak etmeye değmez mi?” diye yazdı.

“HERKES HAKLI OLARAK CEZAEVİNE DÜŞMÜYOR”

Türkiye’de herkesin haklı olarak cezaevine düşmediğini vurgulayan Taşgetiren şöyle devam etti: “Siyasetin içindesiniz, gidip dinleseniz ya onları, cezaevlerindeler, Türkiye’de herkes haklı olarak cezaevine düşmüyor bir kere, idam hükmü verilenlerin beraat ettikleri çok oluyor, aylarca – bazen yıllarca tutuklu kalıp beraat edenler çok. Bir dinleseniz ya… Belki derdini anlatamayan birisine rastlarsınız, derdine derman olursunuz.”

“NE YAPTI BU ADAM? GİDİP ARAŞTIRSANIZ YA”

Taşgetiren, Gergerlioğlu’nun hapis kararıyla ilgili ise “Bakar mısınız şu işe? Ne yaptı adam? “Çıplak arama var” dedi. İşte onlarca tanıklık çıkıyor ortaya. Gidip araştırsanız ya. Gözaltında tutsanız ya cezaevlerinin girişlerini. Nezarethanelerde gözünüz olsa ya.” ifadelerini kullandı.

AHMET TAŞGETİREN’İN YAZISININ TAMAMI

 

Okumaya devam et

Genel

Özlem Zengin’e “ahlaksız kadın” tepkisi: Erkek taklidi yapan siyasetçi

Çıplak aramayı ifşa eden kadınları “Onurlu, ahlaklı kadın bir sene beklemez” sözleriyle hedef alan AKP’li Özlem Zengin, büyük tepki çekti. CHP’li eski Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, “Erkek taklidi yapan siyasetçi olmak tercih edilmiş!” dedi.

BOLD – AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in çıplak aramanın mağduru olmuş kadınlara yönelik sözleri büyük tepki topladı. Meclis Genel Kurulunda konuşan Zengin, çıplak arama ifşalarının kendisini hedef aldığını ileri sürerek “Bir kadını çıplak arayacaksın, dakikasında bundan rahatsızlığını beyan eder. Onurlu, ahlaklı kadın bir sene beklemez” demişti.

“KOLTUĞU KORUMAK ADINA…”

CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve 26. Dönem İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, “Onurlu ve ahlaklı bir “kadın siyasetçi” bu sözleri söylemez! Bu sözler, RTE’de sıkça zuhur eden cinsiyetçi-eril dilin bir kadın bedeninde yeniden üretilmesinden başka bir şey değildir. Koltuğu korumak adına kadın olmak değil, erkek taklidi yapan siyasetçi olmak tercih edilmiş.!” ifadelerini kullandı.

“AKP KENDİ ‘MAKBUL’ KADININI YARATIYOR”

HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Biz AKP kadınları ayrıştırıyor, kendi “makbul” kadınını yaratmak istiyor derken tamda bunu kast ediyorduk. Özlem Zengin, çıplak arama işkencesine maruz kalmış kadınları; ‘onurlu, iffetli’ olmamakla suçladı. Bu bakışın bütün kadınlara kaybettirdiği çok açık!” açıklamasıyla tepkisini gösterdi.

“KADIN OLARAK BEN UTANDIM”

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ise, “Yaklaşık 20 yıl sonra ‘Avukatlık yemininde başımı açtığım için kafamı kaldıramadım’ diyen Özlem Zengin TBMM’de, Çıplak aramaya maruz kalan ‘namuslu’ kadın bunu söylemek için 20 yıl beklemez. Kadın milletvekili olarak bu kadın milletvekilinden utandım. O söylemeye utanmadı.” dedi.

“DAHA AŞAĞILIK BİR AÇIKLAMA ZOR DUYARIZ”

Zengin’in konuşmasına TİP Milletvekili Barış Atay da tepki gösterdi. Atay, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Bundan daha utanç verici, aşağılık bir açıklama zor duyarız.” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0