Connect with us

BOLD ÖZEL

Last stop before the modern day “yellow star houses” in Turkey

In Kayseri province of Turkey, a criminal court ordered to put an official letter on the door of an academician’s house to be trialed for being a member of a terror organization and to confiscate his property.

BOLD – After July 15, thousands of educators have been arrested by a government “witch hunt” into the Hizmet Movement. An official court order “member of a terror organization” is hanged on the door of house Mehmet Alauddin Islamoglu, who is on trial in Kayseri.

HANGED ON HIS HOUSE DOOR: “MEMBER OF A TERROR ORGANIZATION”

In Kayseri province of Turkey, the Second Higher Criminal Court ordered to put an official letter on the door of an academician’s house to be trialed for being a member of a terror organization and to confiscate his property.

Kayseri Second Higher Criminal Court has decided to send the court order to the local authority of the Altunoluk Neighborhood, where the official address of Mehmet Alauddin Islamoglu is located.

THE OFFICIAL LETTER WILL BE DISPLAYED ON THE DOOR FOR A MONTH

On 17 May, the court decided to hang the letter for one month at the address of Islamoglu, Melikgazi District, Altunoluk.

According to Article 248 of the Turkish Criminal Code, if Mehmet Alauddin İslamoğlu, who is being trialed in absentia, doesn’t surrender within 15 days of the trial, the Kayseri Second Higher Criminal Court, will be able to apply the following article; “It could be taken his properties, rights over and if it is necessary they would be able to assign a trustee to manage his possessions.”

In the same case, 30 people have been prosecuted.

YELLOW BADGES AND YELLOW STAR HOUSES 

Yellow badges (or yellow patches), also referred to as Jewish badges, are badges that Jews were ordered to wear in public during certain periods of Europe and especially Holocaust.

In 1944, Budapest Municipality designated 1,950 compulsory places of residence for around 220,000 Budapest Jews as “yellow-star houses”. Both the houses and their residents were obliged to display the yellow star by Budapest mayoral decree.

Although houses reserved for Jews were occasionally marked in Germany, and Nazi-occupied France and the Netherlands, the Hungarian legal prescription of marking all Budapest houses in which Jews were obliged to reside with a yellow star was unique in the history of the Holocaust.

BOLD ÖZEL

“Avukat amca, babama onu çok sevdiğimi söyler misin, benim yerime babamı öper misin?”

Avukatlığını yaptığı çocuklu dört anne bulunduğunu belirten EDEP Başkanı Mücahit Gündoğdu, görüşlerde çocukların ‘avukat amca babama onu çok sevdiğimi söyler misin, benim yerime babamı öper misin?” sözleri sonrası ağlamamak için kendini çok zor tuttuğunu kaydetti.

ABDURRAHMAN BÜYÜKKESKİN | BOLD ÖZEL – Antalya Evrensel Değerler Platformu (EDEP) Başkanı Avukat Mücahit Gündoğdu, Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen davalar kapsamında tutuklu bulunan hamile, lohusa, çocuklu, yaşlı, engelli, kanser hastası tutsaklar konusuna TBMM’nin acilen el atması gerektiğini söyledi.

GÖRÜŞE ANNELERİYLE BİRLİKTE GELİYORLAR

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen davalarda annesi ile birlikte cezaevinde büyüyen 4 müvekkilinin bulunduğu belirten EDEP Başkanı Gündoğdu, “Cezaevi avukat- müvekkil görüşmelerinde anne, çoğu zaman çocuğunu da getiriyor. Görüş bitiminde ‘avukat amca babamı görünce ona çok sevdiğimi söyler misin, benim yerime babamı ve ağabeyimi öper misin’ deyince ağlamamak için kendimi çok zor tutuyorum” dedi.

DAVALAR HINÇ ALMAYA DÖNÜŞTÜ

Son yıllarda “yeniden yapılanma” adı altında yapılan operasyon ve tutuklamaların hepsinin hukuksuz olduğunu vurgulayan Av. Gündoğdu, “Hukuki olmayan bu davalar siyasi öfke ve hınç almaya dönüşmüştür. Hukuksuz tutuklama kararı veren yargıçlar, ülkede evrensel hukuk normları ihdas olunca yargılanacak ve görevlerini kötüye kullanmaktan ömür boyu hapse mahkum olacaklar” diye konuştu.

ÇOCUKLU ANNELER, YAŞLILAR, HASTALAR ACİLEN TAHLİYE EDİLMELİ

1 milyon 700 bin insana terör soruşturması açmanın bu soruşturmaların siyasi saikle yapıldığının en açık göstergesi olduğunun altını çizen Gündoğdu, “Cezaevinde çok zor durumda olan çocuklar, anneler yaşlılar ve kanser hastaları acilen tahliye edilmeli. Kanser hastalarını bilinçli ve kastı şekilde tutmak bilinçli ölümü götürme olduğu için kararı veren yargıçlar unutmamalı ki; insanlığa karşı işlenen suçlardan Lahey’de yargılanacaklar. O günler çok uzakta değil bilmeleri gerekir” dedi

MUHALEFET DE SİYASİ İKTİDARIN SÖYLEMİNİ KULLANIYOR

Bu konuya Meclis’in bu konuya el atması gerektiğini belirten Gündoğdu, “Maalesef başta İyi Parti ve CHP bu insan hakları ihlallerini gündeme getirmiyor. Böyle olunca siyasi iktidarın söylemini kullanarak hukuksuzluğu muhalefet eliyle meşrulaştırıyorlar. Yani soykırım suçuna ortak oluyorlar. 80 yaşındaki bir dedeyi, görme yetisini kaybetmiş bir polis gazisini terörden tutuklama kelimenin gerçek anlamıyla soykırımdır. Hamile bir kadını tutuklama bir insanlık suçudur” diye konuştu.

 

Adli Tıp, felçli Mehtap Şentürk’e ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi: Tek ilkeleri süründürmek

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

KHK’lı öğretmen Münire Akyol tutuklandı: Üç çocuğum üç gündür uyuyamıyor

Üç çocuk sahibi Münire Akyol iki gün önce Edirne’de tutuklandı. Bold Medya’ya konuşan eşi Kamil Akyol, “Hakim iyi niyet göstererek eşimi aslında serbest bıraktı ama savcının itirazı üzerine tutukladılar. Bayramımız zehir oldu. Çocuklarım üç gündür uyumuyor. Büyük bir travma yaşıyorlar” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

6, 7 ve 9 yaşında üç çocuğu bulunan KHK’lı psikolojik danışmanlık öğretmeni Müniri Akyol, 28 Nisan’da Edirne’de tutuklandı. İpsala Karakolu’nda iki gün gözaltında kaldıktan sonra SEGBİS ile Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ifade veren Akyol’u hakim tahliye etti. Ancak savcının itirazı sonrası Akyol tutuklandı.

Mahkemede üç küçük çocuğu bulunduğunu söylemesine rağmen Akyol’un adli kontrol şartıyla tahliye talebi kabul edilmedi. Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında 5 yıldır yargılanan Münire Akyol’a Bylock kullandığı iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Gaziantep Bölge İdari Mahkemesi kararı bozdu.

“BAYRAMIMIZ ZEHİR OLDU”

Yeniden yargılanan Münire Akyol’un eşi Kamil Akyol, “Beş yıldır hiçbir adli kontrol şartı verilmeden eşimi yargılıyorlar. Dört yıl boyunca Bylock raporu için beklediler. 2021’de gelen raporda içerik yok, suç unsuru olacak hiçbir şey yok. Eşim mahkemede yalvardı. ‘Bana ev hapsi versin, her gün sabah imza atayım, başımıza polis dikin ama çocuklardan ayırmayın, yapmayın’ diye. Hakim iyi niyet göstererek eşimi serbest bıraktı. Yurt dışına çıkmaya baskı altında karar verdiğini ifade etti ama savcının itirazı üzerine tutukladılar. Bayramımız zehir oldu” dedi.

“ÇOCUKLARIM AĞIR TRAVMA YAŞIYOR”

Çocuklarının üç gündür uyuyamadığını ve büyük travma geçirdiklerini söyleyen Akyol, “Gözaltına alındığında çocuklar da yanımızdaydı. O ağır travmayı yaşadılar. Üç gündür çocukları rahatlatmak için uğraşıyorum. Çok öfkeliler. Uyuyorlar, irkilerek uyanıyorlar. Bana ‘Baba sen dört yıl gittin, şimdi annem de 4 yıl gelmeyecek mi?’ diye soruyorlar. Bunun cevabını bilmiyorum. İnanın ne yapacağımızı bilmiyoruz” ifadelerini kullandı. KHK’lı öğretmen Kamil Akyol da 4 yıl hapis yattıktan sonra 4 ay önce tahliye edilmişti.

“BAYRAM ÜSTÜ BİR AİLENİN EVİNE ATEŞ DÜŞÜRDÜLER”

24 Mayıs’ta tekrar hakim karşısına çıkacak olan Münire Akyol’un tutuklanmasına tepki gösteren HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Bayram üstü tutuklandı, Edirne Cezaevinde Bayram üstü bir ailenin daha evine ateş düşürdüler. Tutuksuz yargılanmalı, çocuklar perişan edilmemeli! Binlerce mağdur çocuğa 3 çocuk daha eklenmesin artık!!!” dedi.

 

Suudi yetkililer: Bizden çok Erdoğan’ın bize ihtiyacı var

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Gergerlioğlu’ndan etkilenip aktivist olmaya karar verdi: Kadın ve çocuk hakları için mücadele edecek

Öğretmenlik mesleğinden koparak Belçika’ya sığınmak zorunda kalan Zehra Özeren, yeni hayatında kendini hak savunuculuğuna adadı. Brüksel’deki Solidarity with Others Derneği’nin kursunu başarıyla bitiren Özeren, “Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun bir çocuk için kendini hiçe sayarcasına ortaya koyduğu gayret beni derinden etkiledi.” diyor.

NECDET ÇELİK |  BOLD ÖZEL

Edebiyat öğretmeni Zehra Özeren, yıllarını verdiği Azerbaycan’da edindiği sayısız dostlukları arkada bırakarak Belçika’ya sığındı. Yeni ülkesinde eşi ve eğitimi yarım kalan evladıyla yeni hayatına tutunmak için çabaladı.

Türkiye’deki yakınları, dostları ve tanıdığı tanımadığı insanların uğradığı haksızlıklara karşı birşeyler yapmak isteyen Özeren, aktivist olmak için harekete geçti. Bold Medya’ya konuşan Özeren,  ‘’Nerede bir haksızlık görsem içim yanar. Gördüğüm ateş beni de yakar. O yangını söndürmek için bir damla da ben olmak istedim.’’ ifadlerini kullanıyor.

GERGERLİOĞLU’NU ROL MODEL SEÇTİ

Kanser hastası Ahmet Burhan Ataç’ın yurt dışında tedavi görebilmesi için yapılan sosyal medya kampanyaları Zehra öğretmen için dönüm noktası oldu. ‘’Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun gözüpekliği, bir çocuk için kendini hiçe sayarcasına ortaya koyduğu gayret beni derinden etkiledi.’’ diyen Özeren, hak mücadelesinde Gergerlioğlu’nu kendine rol model seçtiğini belirtti. Natali Avazyan ve Melek Çetinkaya’nın güçlü ve mücadeleci karakterleri, Zehra öğretmenin cesaretini artırdı. Zehra Özeren, yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı: ‘’Sosyal medya sayesinde farklı kesimlerin mağduriyetlerinden haberdar oldum. Şimdiye kadar bunlardan habersiz kalışıma hayıflanıyorum.’’

KADIN VE ÇOCUK HAKLARI İÇİN ÇALIŞACAK

Yılların öğretmeni Zehra Özeren, girdiği hak savunuculuğu yolunda bir kılavuz aramaya başladı. Brüksel merkezli Others Derneği’nin ilanı önüne çıktı. Katıldığı kursta uzmanlardan ders dinledi. Kendine uğraş alanı olarak kadın ve çocuk haklarını seçti. Bu tercihinde, kurstaki hocası ve kadın hakları aktivisti Sema Aydoğan etkili oldu. Özeren, ‘’Üslubunca her türlü haksızlığa karşı ilkeli duruşunu çok önemsiyorum. Üstelik Sema Hanımın mücadelesini verdiği konular, kafamdaki bazı önyargıları giderdi.’’ diyor. Özeren, iki kadın olarak beraberce daha güçlü ve bilinçli hak savunuculuğu yapacağını belirtiyor.

“KİMLİĞİNE BAKMADAN HAKKI TESLİM ETMELİYİZ”

 Zehra öğretmenin yıllar boyu savunduğu ezberler Others Derneği’ndeki kurs ile bozuldu. Özeren, değişen bakış açısını şu sözlerle anlattı: ‘’Sadece insanlar değil kainattaki her bir varlık biriciktir. Her bir varlığa Yaradan’dan ötürü saygı duymalıyız. Hak sahibine hakkını kimliğine bakmadan teslim etmeliyiz. Her bir ezilmişin her bir boynu büküğün hakkının bizden sorulacağı bilinciyle hareket etmeliyiz.’’

“GENÇLER HAKSIZLIKLARA KARŞI MÜCADELECİ OLMALI”

54 yaşındaki aktivist Zehra Özeren, gençlerin haksızlıklar karşısında kendi yükümlülüklerini ve sınırlarını iyi bilme ve bu bilinci korumak için mücadele etmeleri gerektiğini söylüyor.

Çiçeği burnunda aktivitist Zehra Özeren’in katıldığı ‘insan hakları atölyesi’ni Brüksel merkezli Solidarity With OTHERS  Derneği düzenledi. İnsan haklarının tarihinden Türkiye’deki insan hakları sorunlarına, kadın hakları hareketinden Avrupa’daki insan hakları mekanizmalarına bir dizi konu, uzmanlarca ele alındı. Online olarak gerçekleştirilen altı seanslık kursun son oturumunda yapılan yarışma ile kayıt yaptıran 144 katılımcı, öğrendiklerini test etti. Atölyenin her yaş grubundan yeni insan hakları aktivistlerini buluşturduğuna vurgu yapan Others Derneği yetkilisi Yüksel Kaya, uzmanlarıyla yeni konularda atölye çalışması yapacaklarını duyurdu.

Hastaneye götürülen hamile tutuklu Aslı Ünlü: Burada doğum yapmak istemiyorum

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

BOLD ÖZEL

Mahkeme kararıyla evinin kapısına “Terör örgütü üyesidir” yazısı asıldı

Kayseri’de bir akademisyenin evinin kapısına mahkeme kararıyla 1 ay süreyle terör örgütü üyesi olmaktan yargılandığı ve mallarına el konulabileceğine ilişkin yazı asılması kararlaştırıldı.

MUSTAFA KUZEY

BOLD/ÖZEL-15 Temmuz’dan sonra Hizmet Hareketi’ne yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında on binlerce eğitimci tutuklandı. Kayseri’de yürütülen soruşturma kapsamında yargılanan Mehmet Alauddin İslamoğlu’nun resmi adresinin bulunduğu evin kapısına, mahkeme kararıyla “Terör örgütü üyesidir” yazısı asıldı.

Kayseri 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada verilen ara kararda sanık Mehmet Alauddin İslamoğlu’nun, resmi adresinin bulunduğu Altunoluk Mahallesi Muhtarlığı’na “Aslı ilanı” gönderildi.

MAHKEMENİN İLANI BİR AY SÜREYLE ASILI KALACAK

Mahkemenin 17 Mayıs günü gönderdiği ara kararda İslamoğlu’nun son ikametgâhı olan Melikgazi İlçesi Altunoluk Mahallesi’ndeki adresinde bir ay süreyle asıl kalmak suretiyle ilan tutanağının asılmasına karar verildi.

Mahkemenin muhtarlığa gönderdiği yazıda İslamoğlu’nun “Terör örgütüne üye olma” suçundan yargılandığı ifade ediliyor.

30 kişinin sanık olarak yargılandığı Kayseri 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi, gıyabında yargılama yaptığı Mehmet Alauddin İslamoğlu’nun 15 gün içerisinde teslim olmadığı takdirde hakkında CMK’nın 248’inci maddesi gereğince; “Türkiye’de bulunan mallarına, hak ve alacaklarına amaçla orantılı olarak, el konulabileceği ve gerektiğinde idaresi için kayyum atanabileceği İLANEN TEBLİĞ olunur” şeklinde belirtildi.

BOLD ÖZEL

Hamile tutuklu Ceyda Nur Eroğlu’nun çırpınışları: Bebek bezi gönderin, doğuma az kaldı

Doğumuna günler kalan 9 aylık hamile tutuklu Ceyda Nur Eroğlu, ailesiyle yaptığı en son telefon görüşünde bebeği için bez, battaniye ve kıyafet istedi. Ceyda Nur Eroğlu, “Anne ne olur avukata söyle, bana rapor alsın, burada doğum yapmak istemiyorum” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Edirne Kadın Kapalı Cezaevinde 4 Mayıs’tan beri tutuklu olan 9 aylık hamile Ceyda Nur Eroğlu‘nun doğumuna çok az kaldı. Geçen hafta perşembe günü ailesini arayarak yenidoğan bebek bezi, bebek battaniyesi ve çamaşır isteyen Eroğlu, “Burada doğum yapmak istemiyorum” dedi.

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan  ve dosyası 2 yıldır Yargıtay’da bulunan Ceyda Nur Eroğlu, hapiste doğurmak üzere. Annesini lisedeyken kanserden kaybeden Ceyda Nur Eroğlu, kayınvalidesiyle yaptığı telefon görüşünde bebeği ve kendisi için kıyafet ve bez istedi.

Bold Medya’da konuşan kayınvalide Eroğlu, “Gelinim lisedeyken annesi kanserden vefat etmiş. Tek annesi benim. İki defa beni aradı. En son perşembe günü görüştük. Yenidoğan bebek bezi istedi. Battaniye koydum. Ferace, yüz havlusu, çocuk için tulum aldım. Cuma günü hemen alışveriş yapıp istediklerini kargoyla gönderdim.” dedi.

Anne Eroğlu, gelininin “Ben iki doktora gittim, ağrılarım olduğunu söyledim ama rapor vermedi. Anne ne olur avukata söyle, bana rapor alsın, burada doğum yapmak istemiyorum.” dediğini de aktardı.

YARGITAY’IN EMSAL KARARI

5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanuna göre “hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında” geri bırakılması gerekiyor.

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla 9 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan 7,5 aylık hamile Huriye Acun da dosyası Yargıtay aşamasındayken geçen yıl 7 Temmuz 2021’de tutuklandı. Acun Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin verdiği kararla 18 Ağustos 2021’de tahliye edildi.

Yargıtay’ın Acun hakkında verdiği karar emsal gösterilerek Ceyda Nur Eroğlu için de mahkemeye başvuru yapıldı ancak henüz bir sonuç alınamadı. Ceyda Nur Eroğlu’nun eşi Süleyman Eroğlu da aynı cezaevinde tutuklu bulunuyor.

“EŞİM İKİ KİLO VERMİŞ”

Öte yandan 16 Mayıs’ta Şanlıurfa’da tutuklanan 4 aylık hamile Ayşe Karaduran eşi Mehmet Akif Karaduran eşiyle bugün yaptığı kapalı görüşten sonra eşinin iki kilo zayıfladığını ve durumunun iyi olmadığını Twitter hesabından duyurdu.

9 aylık hamile Ceyda Nur Eroğlu tutuklandı

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Denizli T Tipi Cezaevinde yerde yatmak zorunda kalan kadınların seccadelerine el konuldu

Denizli T Tipi Cezaevinde kalan kadınların seccadelerine ve günlük birçok eşyasına el konuldu. Sebep, kalabalık nedeniyle yeni koğuş açılması için talepte bulunmaları…

BOLD ÖZEL – Kalabalık nedeniyle kadınların yerde yatmak zorunda kaldığı Denizli T Tipi Cezaevinde geçen hafta yapılan aramada seccadeden yemek konulan kovaya, saklama kabına kadar birçok eşyaya el konuldu.

CEZALANDIRMA YÖNTEMİ

Bold Medya’ya ulaşan bir aile yakının verdiği bilgiye göre, Denizli T Tipi Cezaevinde bulunan iki kadın koğuşu o kadar kalabalık ki en az 7-8 kişi yerde yatmak zorunda kalıyor. Zorlu şartlar altında yaşamaya çalışan kadınların geçen hafta ise günlük kullandıkları eşyalarının birçoğuna el konuldu.

Aile yakını, “Çok detaylı arama yapıp fazla diye seccadeden kıyafete, yemek konulan kovadan tutun saklama kabına kadar birçok eşyaya el koymuş. Çuvallarla eşya teslim ettiler bu hafta bize. Koğuşlarda arama yapmaları da mahkumların ‘koğuşlar kalabalık yeni koğuş açsanız’ talebinden hemen sonra oldu zaten. Bir nevi cezalandırmaya çalışıyorlar” dedi.

Aile yakını, cezaevi yönetimine dilekçe yazıp bu tarz sorunları dile getiren kadınların daha çok psikolojik baskıya maruz kaldığını kaydetti.

4 aylık hamile Ayşe Karaduran tutuklandı

4 aylık hamile Ayşe Karaduran tutuklandı

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Yunanistan’a ulaşan sığınmacıları, Türkiye’ye çalışan çete geri itti

Erdoğan rejiminden kaçan 7 kişi, Yunanistan’da Türkiye’ye çalışan maskeli bir grup tarafından önleri kesilerek geri çevrildi. Bu kişileri gözaltına alan jandarma, maskeli kişilerin Türkiye için çalışan çeteler olduğunu itiraf etti.

NECDET ÇELİK | BOLD ÖZEL

Yunanistan’a iltica amacıyla Meriç nehrini geçen 7 kişi, Türk otoriteleri adına çalışan maskeli bir grup tarafından Türk jandarmasına teslim edildi. Jandarma, mağdur yakınını, “Dua edin bizimkiler getirdi; Yunan polisi soyup soğana çevirirdi’’ sözleriyle teselli etti.

ARAÇLA TÜRKİYE TARAFINDA GERİ İTİLDİLER

Türkiye’deki adaletsizlikten kaçarak demokratik ülkelere sığınmaya çalışanlar, Yunanistan sınırından hukuksuzca geri itilmeye devam ediyor. Dün sabaha karşı Meriç nehri üzerinden Yunanistan topraklarına ulaşanların yolu, maskeli kişilerce kesildi. Daha erken saatlerde yakalananlarla birlikte bir araca doldurulan 2’si çocuk 7 Türk vatandaşı, sınırın Türkiye tarafına bırakıldı.

ÜÇ KİŞİ TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Araçtaki 20 kadar Afgan göçmen ise Meriç’in Yunanistan kıyısında araçtan indirilerek serbest bırakıldı. Uzunköprü karakoluna götürülen 7 kişiden iki kadın ve bir erkek, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Edirne Cezaevine konuldu. Eşi tutuklanan bir kadın, iki çocuğuyla birlikte imza karşılığı serbest bırakıldı. KHK’lı sınıf öğretmeni A.D. ise aramasının olduğu şehre gönderilmek üzere karakolda tutuluyor.

İŞBİRLİĞİ İTİRAFI: DUA EDİN BİZİMKİLER GETİRDİ

Grubun geri itilmesinde, Türkiye’nin kontrolündeki çetenin rolü olduğu ortaya çıktı. Uzunköprü karakolunda görevli jandarma, geri itilen mağdurun yakınını, “Dua edin, bizimkiler alıp getirdi. Yoksa Yunanlılar götürseydi işkence eder, neyi var neyi yoksa alır, öyle geri gönderirdi’’ sözleriyle teselli etti.

Jandarmanın bu itirafı, daha önce geri itilenlerin anlatımlarını destekliyor. Sınırın Yunanistan tarafında Afgan, Suriye ve Irak ağırlıklı göçmenlerden kurulu çetelerin, geri ittikleri sığınmacının kıymetli eşyalarını “ganimet” olarak alma karşılığında taşeron olarak kullanıldığı öne sürülüyor.

GERİ İTİLENLER TUTUKLANIYOR

Yunanistan, son dört yıldır Türkiye’den gelen göçmenleri geri itiyor. Geri itilen yabancı göçmenlere içecek ve geçici barınma hizmeti verilirken, Türk vatandaşlarının çoğu tutuklanıyor.

Bold Medya’ya konuşan mağdur yakını Sümeyra K., Batılı yetkililere bu hukuksuzluğu durdurma çağrısı yaptı. Sümeyra K., AB parlamenterlerine mektup yazacağını söyledi.

Yeneroğlu: Erdoğan, KHK konusunda adım atmak zorunda kalacak

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar