Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Türkiye’deki yasaklılardan biri olan Wikipedia, AİHM’e başvurdu

Wikipedia, Türkiye’de yasaklanmasına sebep olan içeriklerin "ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu" belirterek, yasağın kaldırılması talebiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu.

Wikipedia, Türkiye’de yasaklanmasına sebep olan içeriklerin “ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu” belirterek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuruda bulundu.

Wikipedia’nın yönetimi olan Wikimedia Vakfı, AİHM’e yaptığı yeni başvuruda Türkiye’nin uyguladığı yasağın kaldırılmasını istedi. Bu talebe gerekçe olarak, yasağa sebep olan içeriklerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğu belirtildi.

Wikipedia Nisan 2017’den beri Türkiye’de yasaklı durumda. Vakıf, yasağın Türk mahkemeleri aracılığıyla kaldırılması için de girişimde bulunacağını belirtiyor.

Wikimedia Vakfı Genel Müdürü Katherine Maher gelişmeleri doğruladı.

Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından erişimi engellenen Wikipedia’ya yönelik kararda, “İçeriklerin 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında terörü öven, şiddete ve suça teşvik eden, kamu düzenini ve milli güvenliği tehdit eden, yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesine bağlı olarak içeriklere erişimin engellenmesi nedeniyle internet sitesinin tümüne yönelik erişimin engellemesine dair tedbir kararının, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca onaylanmasına, belirtilen internet adresindeki içeriklere erişimin engellenmesi halinde hedeflenen amaç gerçekleşmiş olacağından www.wikipedia.org adlı internet sitesine tümden erişimin kaldırılmasına dair hüküm konulmuştur” ifadelerine yer verilmişti.

Maher, söz konusu içeriklerin yasal olarak korunan ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna inandıklarını belirtti. Vakfın direktörü Stephen LaPorte, Türkiye’nin bu kararda hangi kısmın illegal sayıldığını göstermediğini söyledi.

Wikipedia ayrıca, tüm dillerde erişim engeline takıldıkları Çin’de de yasağın kaldırılması amacıyla çalışmalar yapacağını bildirdi.

Gündem

Ankara’da halkın ekmeği ile oynuyorlar

Mansur Yavaş, Ankara Halk Ekmek Yönetim Kurulunu yeniledi. Ancak Rıfat Hisarcıklıoğlu’na bağlı Ticaret Sicil Müdürlüğü, yeni yönetime sicil onayı vermedi.

BOLD – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, 10 Haziran’da Ankara Halk Ekmek’e atadığı yönetim kurulu TOBB bünyesindeki Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından hala onaylanmadı. Karar defterini alamayan yeni yönetim kurulunun yaptığı açıklamada engelleme için “Ne hukuki, ne ahlaki” değerlendirmesi yapıldı.

Ankara Büyükşehir Belediye başkanının inisiyatifi ile belirlenen Ankara Halk Ekmek ve Un Fabrikası A.Ş. Yönetim Kurulu, TOBB bünyesindeki Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından onaylanmak zorunda. Euronews haber sitesinin haberine göre 10 Haziran’da atanan yeni yönetim kurulu, henüz bir onaylama gelmediği için yönetim kurulu kararlarının işlendiği karar defterine erişim sağlayamadı. Halk Ekmek yönetiminden yapılan açıklamada, ”Karar defterinin eski yönetim ve atadıkları idareciler tarafından yeni yönetimin erişiminden kaçırıldığı ve hukuksuz bir şekilde ön kesildiği ileri sürüldü.

HALKIN EKMEĞİYLE OYNAMAYIN

Açıklamanın devamında, Yapılmaya çalışılan engellemenin hukuki ve ahlaki olmadığı belirtilerek, ”Halka rağmen, onun iradesiyle seçilmiş Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’ın tasarrufuna rağmen, belki çok kısa bir süre daha bir şeyleri gizlemek, on binlerce liralık maaşlarla güzide bir şirketi zarara uğratmaya devam etmek mümkündür ama bu ne hukuki ne de ahlakidir. Halk Ekmek Yönetim Kurulu olarak açıkça ifade etmek isteriz ki; bundan sonraki süreçte yaşanabilecek bütün olumsuzluklar, halkın ekmeğiyle oynayanların vebali olacaktır” denildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde faaliyet gösteren sicil müdürlüğünden konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Okumaya devam et

Gündem

BM kararı sonrası Turgay Karaman ilk kez hakim karşısında

Birleşmiş Milletler’in derhal serbest bırakılmasını istediği Turgay Karaman, bugün hakim karşısına çıkıyor. Eşi Ayşe Karaman, BM kararının uygulanması çağrısı yaptı.

BOLD –  Turgay Karaman 2017 yılının Mayıs ayında, Malezya’da Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) teslim edildi. Resmi iade prosedürleri işletilmeden Türkiye’ye getirildi.

Karaman’a yapılanın ‘zorla kaçırma’ olduğu iddiasıyla ailesi uluslararası kurumlar nezdinde girişim başlattı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, geçtiğimiz ay konuyu karara bağlayarak Karaman’ı serbest bırakması için Türkiye’ye 180 gün süre verdi.

BUGÜN HAKİM KARŞISINDA

Eğitimci Turgay Karaman, BM’nin kararı sonrası bugün ilk kez hakim karşısına çıkıyor. Turgay Karaman’ın eşi Ayşe Karaman, sosyal medyadan mahkemeye çağrı yaptı. Uluslararası hukuka uyulmasını istedi. BM’nin de konunun takipçisi olmasını talep etti. Eşinin iki yıldır haksız biçimde hapiste tutulduğunu belirten Ayşe Karaman, hapishanedeki kötü koşullar ve işkencelerden dolayı endişe duyduğunu dile getirdi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

15 Temmuz sonrası Türk makamları, bazı ülkelerden Hizmet Hareketi’yle bağlantılı kişilerin iadesini istedi. Almanya, İngiltere ve ABD gibi batı ülkeleri bu talepleri geri çevirdi. Malezya, Kosova, Pakistan ve Moldova gibi bazı ülkeler ise resmi iade prosedürlerini işletmeden çok sayıda eğitimci ve iş insanını illegal yoldan MİT’e teslim ederek Türk Hükümeti’nin talebini yerine getirdi. Malezya’dan kaçırılan eğitimciler İsmet Özçelik ve Turgay Karaman, konuyu Birleşmiş Milletlere taşıdı.

İsmet Özçelik ve Turgay Karaman’ın derhal serbest bırakılması için Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu karar aldı. Hizmet Hareketi’yle ilişkileri nedeniyle kaçırılan Özçelik ve Karaman’ın özgürlüklerinin ihlal edildiğini belirten Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, iki kişinin derhal serbest bırakılması çağrısını yaptı ve karara uyması için Türk makamlarına 180 gün süre tanıdı. Ayrıca BM Komisyonu, keyfi tutukluluk için şahıslara tazminat ödenmesine de hükmetti.

İŞTE AYŞE KAHRAMAN’IN MESAJI

Okumaya devam et

Dünya

Rum bakan, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ı göçmen kaçakçılığına yardım etmekle suçladı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İçişleri Bakanı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni insan kaçakçılığına yardım ettiğini öne sürdü. Çok ağır suçlamalarda bulundu.

BOLD – Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İçişleri Bakanı Constantinos Petrides, uçaklarla adanın kuzeyine kitlesel şekilde göçmenlerin geldiğini ve bu göçmenlerin daha sonra adanın güneyine geçtiğini iddia etti.

Constantinos Petrides, Güney Kıbrıs radyosuna yaptığı açıklamada, Kuzey Kıbrıslı yöneticileri ‘insan kaçakçılığı şebekelerinin işlerinin kolaylaştırıcısı’ olmakla suçladı. Türkiye’nin de buna yardımcı olduğunu ifade eden Rum Bakan, bu duruma Avrupa düzeyinde müsamaha gösterilemeyeceğini kaydetti.

GELENLERİN ÇOĞU AFRİKA VE ASYALI 

Rum İçişleri Bakanı Petrides, sadece Mayıs ayında 747 göçmen Güney Kıbrıs’a geçtiğini söyledi. Gelenlerin çoğunun Afrika ve Asyalılardan oluştuğunu belirten Petrides, Suriyelilerin gelenlerin sadece yüzde 25-30’unu oluşturduğunu açıkladı.

Bu durumun devam edemeyeceğini belirten Rum Bakan, Kuzey Kıbrıs üzerinden “üçüncü ülke vatandaşı kişilerin” iltica başvurularını yeniden gözden geçireceklerini kaydetti.

İlk kez Kıbrıslı bir Türk Avrupa Parlamentosu’na seçildi

Okumaya devam et

Popular