Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Financial Times: CNN, CNN Türk’ün yayınları nedeniyle zor durumda

Financial Times, CNN’in, isim haklarını kullanarak Türkiye’de yayın yapan CNN Türk sebebiyle bir tartışmanın içine çekildiğini gündeme getirdi.

FT’nin Türkiye muhabiri Laura Pitel, CNN Türk’ün son dönemdeki yayınlarıyla kamuoyunda tarafsızlığını kaybettiğini, Türkiye’deki bu tartışmaların ABD’de basın özgürlüğünün en büyük destekçilerinden Time Warner şirketinin sahibi olduğu CNN’i zor bir durumda bıraktığını belirtti.

Haberinde CNN Türk’ün geçen sene hükümete yakınlığıyla bilinen Demirören ailesi tarafından alındığını hatırlatan Pitel, muhalefetin CNN Türk’ün artık tarafsız olmadığını düşündüğünü ifade etti.

Türkiye’de muhalefetten bazı isimler CNN Türk’ün CNN’in yayın ilkelerine uymadığını iddia ederek şirketten isim haklarının kullanımını engellemesi talebinde bulunmuştu.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Organizasyonu da 24 Haziran seçimlerinde CNN Türk’ün tarafsız değil, hükümete yakın durduğunu belirtmişti.

CNN, “CNN Türk bağımsız bir kanal olsa da kullandığı isim hakları gerekçesiyle bazı standartlara uymalıdır” açıklamasında bulunmuştu. CNN’in sözcüsü iddiaların ardından yaptığı açıklamada, “CNN Türk bize seçimlerde tarafsız yayın yapmaya çalıştığına dair temenni verdi ve kanıt sundu. CNN Türk ile yayınlarımız ve editoryal işlemlerimiz hakkında düzenli temas halindeyiz” demişti.

 

 

Kültür

Yeni Akit’in belgeselcileri hedef göstermesi ‘basın özgürülüğü’ oldu!

Yeni Akit’in, ‘Saklı Haç’ belgeselini hedef gösteren haberi üzerine yönetmen Altan Sancar şikayette bulundu. Mahkeme, Sancar’ın başvurusunu basın özgürlüğü gerekçesiyle reddetti.

BOLD – Dünyada en çok gazetecinin hapiste olduğu, muhalif gazetecilerin sokak ortasında dövüldüğü Türkiye’de mahkemeler yine de ‘basın özgürlüğü’ kararı verebiliyor. Elbette sadece bir kısım imtiyazlı gazete(!)lere.

Bu çarpık durumun son örneği, galası geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da gerçekleştirilen ‘Saklı Haç’ belgeseli konusunda yaşandı.

Altan Sancar

Altan Sancar’ın çektiği belgesel, 1915 tehcirinden sonra Türkiye’de kalıp da zorla Müslümanlaştırılan Ermenilerin hikayesine odaklanıyordu. Ancak Yeni Akit 18 Haziran’da yaptığı haber(!)de “İçerideki hainlerden Haçlı belgesel” başlığıyla provokatif bir başlıkla verdi.

OLAYI YİNE DIŞ GÜÇLERE BAĞLADILAR

Haber metninde “HDP’nin başını çektiği sözde soykırım iddiaları Türkiye’de de savunulur oldu” sözlerine yer verilirken belgeselin yönetmenleri Altan Sancar ve Serhat Temel “Yurt dışında yapılan Türkiye’yi köşeye sıkıştırma operasyonlarına gönüllü elçilik yapıyorlar” ifadeleriyle hedef gösterildi.

Söz konusu haber üzerine Altan Sancar’ın yaptığı şikayet ve içeriğin engellenmesi talebi Diyarbakır 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “basın özgürlüğü” gerekçesiyle reddedildi. Mahkemeye göre eleştirilerin bir kısmı “sert” ve başlık “çarpıcı” olsa da basın özgürlüğü “belli bir ölçüde abartmayı hatta kışkırtmayı” da içerdiği için Yeni Akit’in haberi kişisel saldırı olarak değerlendirilmedi.

Mahkemenin kararıyla ilgili olarak Twitter adresinden açıklama yapan Altan Sancar, tepkisini “Basın özgürlüğünün tutuklu meslektaşlarımız için de hatırlanması dileğiyle…” diyerek dile getirdi.

Okumaya devam et

Medya

TGRT Haber’den “Hükümete yakın medya” eleştirisi

İstanbul seçimi sonrası ortaya çıkan tabloya en hızlı şekilde adapte olma başarısını TGRT Haber gösterdi. İlk andan itibaren haber metinlerinde kullanılan dil çok hızlı bir şekilde değişti. TGRT Haber’in ana haber bültenini sunan Ekrem Açıkel’in canlı yayında Ertuğrul Özkök’e yönelttiği sorulardan değişimin hızı görülüyor.

BOLD-HABER ANALİZ

Ekrem Açıkel, Özkök’e “medya can çekişiyor deniyor, dürüstçe söyleyelim, hükümete yakın medyanın tavrını, geleceğini nasıl yorumluyorsunuz” şeklinde bir soru yöneltti. Bu soru sorulurken ekranda ise “klasik medyanın geleceği sorgulanıyor” yazısı dikkat çekti.

Özkök’ün soruya verdiği cevap ise Açıkel’i ters köşe yaptı. Özkök “bir iktidarı savunmak bir gazetenin, bir televizyonun, bir internet sitesinin anasının ak sütü kadar hakkıdır. Ama akıllı bir yönetimde iktidar yanlısı olmakla yandaş olmak arasındaki çizgiyi iyi belirlemek gerekiyor. Asıl önemli olan inandırıcı bir medya olmak”  dedi.

TGRT HABER’İN ŞARK KURNAZLIĞI

TGRT Haber su soruyu sorarken “biz yandaş medya değiliz” havası vermeye çalışsa da düne kadar yaptığı yayınlar ve kullandığı dil hâlâ hafızalardaki yerini koruyor. Yandaş medya kulvarında TGRT Haber’in olduğunu ileri sürmek hata olmasa gerek. Cem Küçük, Fuat Uğur gibi isimlere ekranlarını açıp ardından da “ne olacak bu yandaş medyanın” hali diye sormak en basit ifadeyle şark kurnazlığı olarak açıklanabilir.

Yandaş olduğu için Hürriyet’e konuşmayı reddetti

Okumaya devam et

Medya

Gazeteci Cabas: Medya üzerindeki abluka kırılacak

Mirgün Cabas, dün yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine giden süreçte medyanın rolünü değerlendirdi. Medya üzerindeki ablukanın kırılacağını savundu.

BOLD 31 Mart sonrası iki adayın ortak canlı yayına çıkmasının medya adına önemli olduğunu söyleyen Cabas, “Medya iz bırakacak bir şey yapmadı, yalnızca AKP’nin suçlamalarını yaymaya çalıştı” dedi.

Cabas, İstanbul’da geçmiş belediye başkanlarından daha yüksek bir oy alan Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesiyle medya üzerindeki ablukanın da kırılmaya başlayacağını düşündüğünü belirtti.

Hakan Aksay’ın sorularını yanıtlayan Cabas, İstanbul seçiminin kazanan ve kaybedenlerini sıraladı. Ekrem İmamoğlu’nun her iki ittifakı aşan bir figür haline geldiğini söyledi.

Cabas, Canan Kaftancıoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu, İyi Parti ve HDP’nin de seçimin kazananları olduğunu ifade etti. Seçimin en büyük kaybedenlerinin Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu yorumunu yapan Cabas, Abdullah Öcalan açıklamasıyla Devlet Bahçeli’nin de kendi tabanında bile kaybettiğini söyledi.

Okumaya devam et

Popular