Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Babacan “Başkanlık’tan rahatsız”, parlamenter demokrasiye dönüşten yana!

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) eski bakanlarından Ali Babacan’ın, yeni parti çalışmalarında, başkanlık sisteminin sorunlu olduğu ve tekrar parlementer sisteme dönülmesi gerektiği üzerinde durduğu belirtiliyor.

Birgün gazetesinden Doğan Tılıç, Ali Babacan’la ilgili son kulis bilgileri köşesine taşıdı.  Doğan Tılıç  “Adı yeni bir parti hazırlığı ile anılan Ali Babacan’ın düşünceleri konusunda duyumlarım var” diyerek yazısına başlayan Tılıç, “Babacan’ın partisi, gelinen noktadan ve tehlikeli gidişten yetkilerin tek elde toplandığı başkanlık sitemini sorumlu tutuyor ve “kesinlikle parlamenter demokrasiye dönüşten yanalar.” dedi.

İşte Doğan Tılıç’ın “Babacan başkanlık mı istiyor?” başlıklı o yazısı:

Bizim başkanlık sisteminin tam olarak ne olduğunu anlamak için YSK’nın İstanbul seçimi ile ilgili gerekçeli kararına bakmak yeter. Başkanı dahil 4 üyenin muhalefet şerhi, başka hiçbir kanıta gerek kalmadan hukukun ve sistemin temel kurumların ne halde olduğunu gösteriyor!

Türkiye, ekonomide de dış politikada da olağanüstü bir sıkışmışlık içindeyken, etrafımız yeniden ısınıyor. Dümeninde Trump’ın oturduğu bir ABD, krizini bölgemizde çıkaracağı bir savaşla aşma sevdasına kapılırsa, 1 Mart gibi bir tezkere çıkaracak bir Meclis de yok!

Geçen günkü “Tsitsekun!” başlıklı yazımda, acele edip, “Çerkesler soykırım ve sürgünün 155. Yılında ‘Muhatabın tam karşısındayız’ diyerek İstanbul’da Rusya Başkonsolosluğu’na yürüdüler” demiştim, ama hayır! Polis bu yıl buna izin vermedi.

Hemen her kararı başkanın aldığı bir sistemle olağanüstü tehlikeli sularda, üstelik gemi de su alırken, yüzmeye çalışan bir ülke oldu Türkiye.

Gidişatın hiç de iyi olmadığını açıktan ifade eden AKP’lilerin sayısı da artıyor ve Davutoğlu ile Babacan’ın da yeni parti hazırlığında oldukları herkesin malumu.

Bütün gözler artık çoktan bir belediye seçiminin ötesine geçmiş olan 23 Haziran’a dikili. Sonuç ne olursa olsun, İstanbul seçimi ülkenin geleceğini tartıştıracak!

Muhalefet partilerinin başkanlık sistemi konusunda görüşleri belli: CHP ve İyi Parti referandumdan beri karşılar. Bir ara “tartışılabilir” dese de, HDP de “yasama, yürütme ve yargıyı tek elde toplayan” modeli reddediyor. SP yaşananlardan sonra başkanlıktan iyice uzaklaştı; “bugünkü haliyle başkanlık sisteminin fayda sağlamadığını ve yeni bir referandumla değiştirilmesi gerektiğini” söylüyorlar.

Artık önemli bir siyasal aktör olan İmamoğlu; memleketin psikolojisine ve sosyolojisine uygun olanın parlamenter sistem olduğunu, “ancak Türkiye’nin yol haritasının ne olması gerektiğine şeffaf bir şekilde halka sorularak karar verilmesi gerektiğini” söyledi.

Yeni parti çalışmasına hız vermiş olan Davutoğlu eskiden savunuculuğunu yapıp gerçekleşmesinde rol oynadığı başkanlık sistemi konusunda şimdi ne düşünüyor, bilmiyorum. Ancak, adı bir başka parti hazırlığı ile anılan Ali Babacan’ın düşünceleri konusunda duyumlarım var.

Öncelikle; Davutoğlu ve Babacan’ın ayrı yürüdükleri kesin. Babacan ve çevresinin hedeflediği ANAP benzeri bir merkez partisi ve Babacan’la birlikte olanlar Davutoğlu’na şiddetle karşılar. Gül’ün de Babacan’ı desteklediği ama arka planda kalacağı zaten yazılıp çizilmişti.

Kuruluş yıllarında AKP’yi ülkedeki iş dünyasına anlatan iki kişiden biri olan Babacan’a, Türkiyeli iş insanları arasında o günlerden gelen bir sempati var. Bunun yanına dışarıdaki kredisini de koymak lazım.

Trump ve Putin gibi liderlerin dünya ekonomisini bir felakete götürmesine nasıl engel olunabilir diye tartışan ve her ülkeden bir kişiden oluşan grup var ve o grupta Türkiye’den Babacan’ın olması onun dış kredisinin işareti sayılabilir.

Davutoğlu’nun “fazla hızlı” gittiği değerlendirmesini yapan Babacan çevresi parti kurma konusunda kesin kararlı ve kararlılıkları Saray’ın herhangi bir müdahalesinin onları caydıramayacağı kadar çok. Ancak “aceleleri yok”.

Aslında bunların çoğu zaten yazıldı. Benim asıl merak ettiğim; Babacan’ın partisinin siyasal rejim konusundaki tavrıydı; başkanlıkla devamdan mı, parlamenter sisteme dönüşten mi yanalar?

Birkaç gün önce o merakımı giderebildim; Babacan’ın partisi, gelinen noktadan ve tehlikeli gidişten yetkilerin tek elde toplandığı başkanlık sitemini sorumlu tutuyor ve “kesinlikle parlamenter demokrasiye dönüşten yanalar.”

Aydınlık yazarı İsmet Özçelik: “Ali Babacan gemileri yakmış gibiydi”

Politika

Ayhan Bilgen’in yeni parti imasına HDP’den ‘AKP’ uyarısı

Cezaevinde bulunan Ayhan Bilgen’in yeni parti imalı paylaşımına HDP’den, “Temennimiz odur ki Bilgen’in ifade ettiği fikirler bu iktidara payanda olmasın” uyarısı geldi.

BOLD – Geçen Ekim ayında cezaevinden avukatları aracılığıyla HDP’ye yönelik eleştirilerini dile getiren Ayhan Bilgen’in son paylaşımındaki yeni parti imasına HDP’den cevap geldi.

Bilgen 18 Ocaktaki paylaşımında, “Türkiye’de yeni bir fikir ve tarza ihtiyaç var. Bunun düşünsel ve toplumsal zeminini oluşturmak gerekiyor. Bunun yeni bir siyasi partiye dönüşme ihtimali, göreceği ilgi ve imkanlarla ilgilidir” ifadelerini kullandı. Bilgen’in paylaşımı yeni parti çalışması olarak değerlendirildi.

HDP’Lİ OLUÇ’TAN YANIT

BBC Türk’te Ayşe Sayın’ın haberine göre, HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Kobani olayları soruşturması nedeniyle Kars Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan Bilgen’in açıklamalarını değerlendirdi.

Oluç, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin Bilgen’in “yeni parti sinyali” olarak yorumlanan son mesajına ilişkin sorusunu yanıtladı.

İKTİDAR TARAFINDAN KULLANILMASIN

Bilgen’in HDP’de siyaset yaptığı için iktidarın hedefi olduğunu belirten Oluç, :”En başından beri söyledik, kendisinin eleştirileri bize güç verir, bizi büyütür. Her eleştiri bizim için demokratik bir tartışma demektir. Ama temennimiz odur ki Bilgen’in ifade ettiği fikirler bu iktidara payanda olmasın ve iktidar tarafından kullanılmasın. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz ki, Ayhan Bilgen bugün cezaevindeyse bu iktidarın Kars’a kayyım ataması, onu siyasi rehin olarak tutması ve siyasi çalışmasını engellemesi sebebiyledir” dedi.

Joe Biden göreve başladı

 

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’a atanan kayyum kim?

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yapılan saldırı ile ilgili sert konuştu. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı sorumlu tuttu. BOLD

Okumaya devam et

Politika

Davutoğlu’dan Erdoğan’a ‘sessizlik’ çıkışı: Üç kişi onu eleştirse hemen ‘terörist’ diye konuşur

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu yardımcısı Selçuk Özdağ’ın maruz kaldığı şiddet sebebiyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yüklendi. “Ben Sayın İçişleri Bakanı’nı muhatap almam” diyen Davutoğlu “Kendinize gelin, Sayın Cumhurbaşkanı” ifadelerini kullandı.

BOLD – Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ın Ankara’da şiddete maruz kalması gündemdekini yerini koruyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuyla ilgili sessiz kalmasına tepki gösteren Ahmet Davutoğlu  “Sayın Cumhurbaşkanı son dönemde alışkanlık edindi, istediği konuyu istediği kadar gündemde tutuyor, girmek istemediği konuya da ülke yangın yerine dönse de girmiyor. Selçuk Özdağ’ın temiz kanı döküleli 5 gün oldu ama Cumhurbaşkanı’ndan kamuya dönük bir açıklama yok. Ama üç kişi onu eleştirse hemen ‘terörist’ diye konuşmaya başlar. Herhangi bir yerde birisi bir soru sorsa ‘eyy’ diye hitap etmeye başlar” dedi.

DAVUTOĞLU ERDOĞAN’I HEDEF ALDI

Partisinin il başkanlarına konuşan Davutoğlu Erdoğan’a seslenerek “Ankara sokağından siz sorumlusunuz. Hesap sorması gereken sizsiniz, hesap vermesi gereken de sizsiniz” ifadelerini kullandı.

“ORGANİZE VE SENKRONİZE BİR TERÖR FAALİYETİ”

“Şimdi hesap sorulması gereken iki kişi söyleyeceğim size” diyen Davutoğlu “Sayın İçişleri Bakanı’nı bir çağırın. Deyin ki ‘hangi bilgiyle Selçuk Özdağ’a yapılan saldırının bireysel tepki olduğunu söyledin. Şu bilgileri ver de ben de paylaşayım kamuoyuyla’ Ben Sayın İçişleri Bakanı’nı da muhatap almam, Cumhurbaşkanı’na soruyorum. Net cevap istiyorum. Bu bireysel bir tepki midir, mazur mu görülmelidir? Yoksa organize senkronize bir terör faaliyeti midir? Ben size söyleyeyim kanaatimi, milletin de kanaati budur, bu organize ve senkronize bir terör faaliyetidir… Orhan (Uğuroğlu) beyi ifade için 7-8 saat bekletirken, ona saldıranları 4 saatte bırakıyorlar. Kimdir bunların arkasındakiler? Çağırın Adalet Bakanı’nızı. Bu ülkede ilk kez milletvekilleri yürütülmekte olan bir soruşturma ile ilgili Cumhuriyet Başsavcısı’nı açık bir şekilde tehdit etti. Sorun Adalet Bakanı’na, nerede yaşıyoruz? Cumhuriyet Başsavcıları’nın önünde ‘Cumhuriyet’ ifadesi var, Cumhuriyet’in teminatı altındalar da onun için var. Kim bunları tehdit ediyor Sayın Bakan? Bir bakın şunların hesabına, bir soruşturma başlattınız mı? Ne yaptınız bu savcıları tehdit edenlere?” ifadelerini kullandı.

“ÜZERİNİZDE PERİNÇEK VESAYETİ VAR”

Erdoğan’a sert sözlerle yüklenen Davutoğlu “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde tarafsız ve bağımsız yargı var diyorsun, neresi tarafsız, neresi bağımsız? Adaleti ipotek altına almaya kalkışanlar olursa Dicle kenarındaki kuzunun hukuku korunabilir mi? Kendinize gelin, Sayın Cumhurbaşkanı. Bunları yapamayacağınızı ben biliyorum. Çünkü vesayet altındasınız. Mesela Uygurlardan bahsedemezsiniz. Dünya soykırım ilanları yapıyor, bizim parlamentoda bile konuşulamıyor. Çünkü üzerinizde Perinçek vesayeti var” diye konuştu.

Okumaya devam et

Popular