Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ruken Deniz ve Rabia Alakuş gördükleri işkenceleri anlattılar

Halfeti’de gözaltına alınan iki kadından Ruken Deniz, “Polis, ‘Buna etki etmiyor, 200 volt verelim’ dedi. Tüm ailesiyle alınan Rabia Alakuş yaşadıkları dehşeti anlattı.
Urfa’nın Halfeti ilçesi Dergili (Dêrto) Mahallesi’nde 18 Mayıs’ta yaşanan çatışmadan sonra gözaltına alınan 51 kişiden 3’ü çocuk 22 kişi serbest bırakılırken, 29 kişi ise hala gözaltında tutuluyor. Serbest bırakılanlar, hem mahkeme salonlarında hem de bırakıldıktan sonra gözaltında yapılan işkenceyi bir bir anlattı. Sistematik işkence mahkeme tutanaklarına da geçti.
Bozova’nın Koçhisar Dutluca Mahallesi’nden Ruken Deniz, jandarma karakolunda  ve Urfa Emniyet Müdürlüğü TEM Şube’de gördüğü işkenceleri anlattı.
RUKEN DENİZ GÖRDÜĞÜ İŞKENCELERİ ANLATTI
Saat 05:00’da evlerinin basılarak ellerinin arkadan kelepçelendiğini, kardeşinin üstünde sadece eşofman ile atlet olduğunu dile getiren Deniz, yaşananları Mezopotamya Ajansı’na anlattı:
“Evde bir oda vardı. Odada bizim bir kasa vardı, içinde ziynet eşyalarımız vardı. Bana ‘Anahtarı getir, siz burada silah saklamışsınız’ dedi. Bende onlara öyle bir şey yok dedim. Bir tanesi o anda bana vurdu. Ben de onlara durun dedim, benim üstüme bu şekilde gelmeyin kapıyı açayım dedim. Kapı açıldı ve içine gaz bombası attılar. Gazdan o an bende etkilendim. Bizim evi yıktılar.
Bırakmadılar kardeşime gömleğini giydirelim. Vurdular, darp ettiler. Her gün darp ediyorlardı. Beni, annemi ve iki kardeşimi bıraktılar. Bizim üzerimizde işkence, zülüm vardı. Bize söylemediklerini bırakmadılar. Beni yere yüzüstü yatırıp üstüme çıktılar. Sonra bir tanesi kemerle ayaklarıma vurdu. Kollarım arkadan bağlıydı, o şekilde beni askıya aldılar. Bize, ‘Siz eve terörist almışsınız’ dediler. Ben de öyle bir şey yok dedim. Kimse bizim eve gelmedi dedim.
Ellerim bağlıyken kafama siyah bir torba geçirdiler. Gözümü kapattılar. Ayaklarımı bağlayıp beni tavana astılar. Sonra beni tekrar başka bir yere götürdüler. Orda elektrik verdiler. Bana, ‘Buna elektrik veriyoruz bu hiç etkilenmiyor. Domuz gibi olmuş’ diyorlardı. Kollarımdan elektrik veriyorlardı. İlk başta düşük dozda verdiler. Sonra ‘Buna etki etmiyor, 200 volt verelim’ diyorlardı. Yaklaşık bir saat elektrik verdiler. Bizim aileden 7 kişi aldılar gözaltına. Amcam Sait ve çocukları Kadir, Abdullah, Mehmet, Mustafa ve Guley Çiftçi ve ben. Şu an amcam ve oğulları Abdullah ile Kadir gözaltındalar. Biz beş kadındık. Bir kadın daha vardı aşağı köyden. Ona da çok işkence yaptılar. O kadının her yerine elektrik verdiler.”
“TÜM AİLEMİZ İŞKENCEDEN GEÇTİ DOKTORLAR ÇIĞLIKLARIMIZI DUYMADI”
Halfeti’nin Dergili Mahallesi’nden gözaltına alınan Rabia Alakuş da işkence gördükten sonra serbest bırakılanlardan. Alakuş yaşadıklarını anlattı:
“Gece saat 02.30 civarında evimiz basıldı. Silah sesleri geliyordu. Biz de bilmiyorduk neler olduğunu. Sonra bize ‘Aşağı inin, yoksa ateş ederiz’ dediler. Aşağı indik. Evin bahçesinde hepimizi yüzüstü yere yatırdılar. Evin bahçesinde babamı ve ağabeyimi yerde çok darp ettiler. Annemi de karakolda darp ettiler. Urfa TEM Şubesi’nde de sürdü. Bizi aldıklarında hakaret, küfür ediyorlardı. Anneme işkence yapmışlardı, annem sırtüstü yatamıyordu. Annemin sırtını açtım, baktım kemer izine benzer bir darp izi vardı. Annem, yengem ve başka kadınlar vardı. Onların gözlerini kapatıp sorguya götürüyorlardı. ‘Sizin eve kimse geldi mi’ diye sordular.”
Babam Zeki Alakuş, annem Xezal Alakuş, ağabeyim Mehmet Alakuş, yengem Güley Alakuş ve misafirimiz Celal Ercan’la birlikte gözaltına alınmıştık. Aileden sadece beni bıraktılar, diğerleri hala gözaltında. Ağabeyimin çığlıkları geliyordu, aramızda perde vardı. Abime çok işkence yapıyorlardı. Lavaboya gitmek istiyorlardı, ona bile izin ermiyorlardı. Doktorların hepsi bu darp izlerini gördüler ama hiçbir şey yapmadılar. Göz göze bakmamıza bile izin vermiyorlardı. Hastanede ağabeyim çığlık atıyordu, sesi bana geliyordu, doktorlar müdahale etmiyordu. Doktorlar bize rapor vermedi. Bizi doktora götürdüklerinde elimiz arkadan kelepçeli şekilde doktorun yanındaydık.”
https://medyabold.com/2019/05/24/halfetideki-iskence-karakolda-baslayip-temde-devam-etti/

Gündem

Türk Ordusu Şam rejimiyle ilk defa çatıştı

Suriye’de sınır ötesinde askeri operasyonlar yürüten Türkiye, ilk kez Şam rejimi ordusu ile çatışma yaşandığını “resmen” duyurdu.

BOLD – 8 yıldır Suriye’de bulunan Türk askeri şimdiye dek terör örgütü olarak kabul ettiği unsurları hedef alarak askeri karşılık veriyordu.

Suriye rejimiyle ilk kez yaşanan çatışmayı sitesinden duyuran Milli Savunma Bakanlığı açıklamasında Suriye rejim güçleri tarafından kasten yapılan havan saldırısına karşılık verildiği bildirildi.

Açıklamada şöyle denildi:

“Suriye rejim güçlerinin İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesinde kontrol ettiği Tall Bazan bölgesinden, Murak bölgesinde yer alan 9 numaralı Gözlem Noktamıza kasıtlı olduğu değerlendirilen top/havan atışları ile bir saldırı gerçekleştirilmiştir. Saldırıya bölgedeki ağır silahlarla anında karşılık verilmiştir. Yapılan saldırıda personel zayiatı olmayıp; üs bölgemizde yer alan, tesis, teçhizat ve malzemelerden bir kısmı kısmi hasar görmüştür. Saldırıyla ilgili olarak Rusya nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmuştur. Durum yakından takip edilmektedir.”

 

Okumaya devam et

Gündem

AKP’de yerel basını bitirme hamlesi

Bu hafta Meclis’e getirilecek yargı reformu paketiyle resmi ilan statüsünde olan ve yerel gazetelerde yayınlanma zorunluluğu bulunan icra ilanları artık yayınlanmayacak. Yerel basın artık ilansız kalacak.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel, Yargı Reformu paketiyle resmi ilan statüsünde olan ve yerel gazetelerde yayınlanma zorunluluğu bulunan icra ilanlarının kaldırılacak olmasını eleştirdi.

AYAKTA KALMA MÜCADELESİ VERİYORLAR

Sertel, “Ekonomik kriz nedeniyle bugün ayakta kalma mücadelesi veren yerel basının tutunacak tek dalı olan resmi ilanlar da budanmak isteniyor. Yazılı basınla ilgili bu teklif yasalaşırsa gazeteler kapısına kilit vuracak, işsizler ordusuna yüzlerce kişi daha katılacak” dedi.

İLANLARIN BÜYÜK KISMI İCRA VE İFLAS

İcra-iflas ilanlarının resmi ilanlar içinde yüzde 50’den fazla bir pay aldığını hatırlatan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, Yargı Reformu paketiyle icra-iflas ilanlarının gazetelerde yayınlama zorunluluğunun kaldırılmasının yerel basın için ‘öldürücü darbe’ olacağını söyledi.

MALİYETLER YÜZDE 100 ARTTI

Geçen yıl döviz kurlarındaki artıştan dolayı, kağıt ve mürekkep başta olmak üzere gazetelerin maliyetlerinin yüzde 100 arttığını kaydeden Sertel, bu nedenle birçok gazetenin sayfa sayısı azaltmaya ve haftada bir gün çıkmamaya yönelik kararlar aldığını dile getirdi.

CAN SULARI KESİLİYOR

Her türlü olumsuzluğa ve baskıya rağmen ayakta kalma mücadelesi veren yerel basının halkın haber alma özgürlüğü için çalıştığını ifade eden Atila Sertel, şunları söyledi: “İcra – iflas ve ihale ilanları başta olmak üzere Basın İlan Kurumu aracılığı ile alınan resmi ilanlar, yazılı basınımızın adeta can suyu niteliğindedir. Ancak, yargıda önemli değişiklikler getirmesi amaçlanan kanun teklifi ile resmi ilan statüsünde olan ve yerel gazetelerde yayınlanma zorunluluğu bulunan icra ilanlarının kaldırılması planlanıyor. Bu payın kesilmesi demek gazetelere ‘kapına kilit vur, personelini kapının önüne koy’ demektir. Döviz kurundaki artışların da baskısı ile son bir yılda yazılı basının girdilerinde yüzde 100”e yakın artış meydana geldi. Buna karşın reklam gelirleri daralmış, resmi ilan gelirlerinde ise düşüş meydana geldi.”

MEDYAYI ORTADAN KALDIRMAK MI İSTİYORLAR

Bu yasanın mecliste önlerine geldiği anda da reddedeceklerini aktaran CHP’li Sertel, “Yerel basını yok edecek bu değişiklik Meclis’e gelmeden komisyonda kaldırılmalıdır. Bizlerin ve Anadolu basınının karşı çıkmasına rağmen Meclis’e indirilirse de kanunlaşmaması için mücadele vereceğiz. Gerek mesleğin içinde uzun yıllar görev yapmış biri olarak gerekse hakkaniyetle milletvekilliği yapmak bu yasanın geçmemesi için çok büyük bir caba sarf etmemizi gerektirir. Çünkü yerel medya başta olmak üzere Türkiye’de basın, ayakta kalmak için olağan üstü bir çaba harcıyor. Ben bu kararları çıkaranlara sormak istiyorum: Medyanın ortadan kaldırılmasını mı istiyorlar? Yani gazetelere ve çalışanlarına kötülük yapmayı ne zaman durduracaklar? Tüm geliri halk olan ve halktan aldığı vergilerle, bandrol ücretleri ile TRT, gibi kurumlara trilyonlar hatta katrilyonlar akıtan devlet, yerel medyanın gelirlerini kısarken acaba tek sesli bir yapının Türkiye’de hakim olması hedefine mi ulaşmak istiyor” diye konuştu.

Okumaya devam et

Gündem

Tarihi buluşma: Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım canlı yayında bir araya geldi

31 Mart seçimleri sonrası İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’nı kazanan Ekrem İmamoğlu, Yüksel Seçim Kurulu’nun (YSK) kararıyla mazbatası iptal edildi ve Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine karar verdi.

Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu ve Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım, bu akşam canlı yayında karşı karşıya gelecek. AKP’li adayı Binali Yıldırım ile CHP’li adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Şişli’deki Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek ortak canlı yayında moderatör İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtlayacak.

Saat 21.00’de başlayacak olan ‘İstanbul2019 Seçim Özel’ isimli program Bold Medya’dan canlı takip edilebilecek.

Okumaya devam et

Popular