Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Yeni domates sıkıntısı kapıda

Antalya ilçelerindeki hallerde fiyatı 20 kuruş olan salatalık marketlerde 2 TL’ye, 90 kuruş olan domates de 4 L’ye satılıyor. Hasat ettiği ürünün satış fiyatının işçilik ücretlerinin bile altında kalmasına içerleyen üreticiler ise böyle devam etmesi halinde ürünü tarlada bırakmayı düşünüyor. Üreticiler, önlem alınmazsa Kurban Bayramı’nda yiyecek domatesin bulunamayacağı öne sürülüyor.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, Antalya ilçelerindeki hallerde salatalık fiyatının 20 kuruşa, domates fiyatının ise 90 kuruşa kadar indiğini, buna karşılık tüketicinin aynı ürünü 10 kat daha fazla tüketmek zorunda kaldığını söyledi. Budak, ürünün satış fiyatının, toplanması için harcanan işçilik ücretlerinin bile altında kaldığına değinerek, “Tarlada çok tehlikeli bir sürece doğru gidiyoruz. Böyle devam ederse, üretici ürünü tarlada bırakacak. Eğer önlem alınmazsa Kurban Bayramı’nda bırakın fiyatın yükselmesini, yiyecek domates bulamayacak noktaya gelebiliriz” dedi.

FARK 10 KATA KADAR ÇIKTI

Budak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına verdiği soru önergesiyle ilgili şunları söyledi:
“Türkiye’de örtü altı yetiştiriciliğinin merkezlerinden birisi olan Antalya’da, üreticilerimiz tüm zor koşullara rağmen, büyük özveriyle üretimi sürdürmektedir. Tarla ürünlerinde başlayan hasatla birlikte üretici fiyatları ciddi ölçüde düşerken, bunun aynı oranda tüketiciye yansımadığını görüyoruz. Nitekim Antalya’nın bazı hallerinde salatalığın fiyatı 20 kuruşa, domatesin fiyatı ise 90 kuruşa kadar gerilemiş durumda. Buna karşılık halen büyük şehirlerde salatalık 1.5-2 TL, domates ise 2-4 TL arasında satılıyor. Başka bir ifade ile üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkı, 5-10 kat arasında değişiyor.”

ACİLEN ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ

Üreticilerin başta mazot, gübre ve enerji gibi temel girdilerde yaşanan maliyet artışları nedeniyle sürdürülebilir üretimden giderek uzaklaştığının altını çizen Budak, “Ekonomi biliminin temel kuralları çerçevesinde arzın yoğunlaştığı dönemde fiyatın düşmesi normal olmakla birlikte, hem üreticinin hem de tüketicinin bu süreçten zararlı çıkmasını önleyecek tedbirlerin şart olduğunu düşünüyorum. Özellikle uygun koşullarda ve normlarda yapılan üretime ve ihracatta tek bir ülkeye bağımlı kalmadan pazar çeşitliliğine gidilmesine ihtiyaç var. Sayıları 40’a ulaşan ziraat fakültelerinde; tarım kesiminin nitelikli, iç ve dış talebe dayalı üretiminin sağlanmasına yönelik bilimsel araştırmalar yapılmalı, üreticinin maliyeti düşürülürken, katma değerli üretimin, toplam üretim-ihracat içindeki payının artırılması çalışmalarına hız verilmelidir” diye konuştu.

YİYECEK DOMATES BULUNAMAYACAK

Budak, özellikle tarla ürünlerinin çıkmaya başlamasıyla birlikte kendisine gelen üretici şikayetlerinin çok arttığını belirtirken, “Üretici öyle bir noktaya geldi ki artık, domatesi tarladan toplamak için harcanan para, ürünün satışıyla elde edilen gelirden karşılanamıyor. Böyle devam ederse, üretici ürünü tarlada bırakacak. Eğer önlem alınmazsa Kurban Bayramı’nda bırakın fiyatın yükselmesini, yiyecek domates bulamayacak noktaya gelebiliriz” dedi.

Ekonomi

Para bulamayan hükumet, borcunu ödeyene indirim getiriyor

Kaynak arayışını sürdüren hükumetin Meclis’e sunduğu kamu borçlarını yapılandırmayı öngören teklifi, Meclis Plan ve Bütçe komisyonunda kabul edildi. Teklif, borcunu peşin ödeyenlere indirim imkanı getiriyor.

BOLD – Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi (KDV), Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), tüm idari para cezaları, KYK borçları, Hazine alacaklarını kapsayan vergi borcu yapılandırmasına ilişkin madde TBMM’de kabul edildi.

18 TAKSİT VEYA PEŞİN ÖDEME İMKANI GETİRİLİYOR

İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin görüşmeleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda devam ediyor. Kanun teklifine ihdas edilen maddeyle, vergi borçları yapılandırılarak, borçların 18 taksitle ödenmesine imkan tanınıyor. Borcunu peşin ödemek isteyenlere de indirim sağlanıyor.

TEKLİF, TÜM CEZALARI DA KAPSIYOR

Teklif, vergi cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zamları; trafik, seçim, nüfus para cezaları; Karayolu Taşıma Kanunu’na göre kesilen para cezaları; karayollarından usulsüz geçişler nedeniyle kesilen para cezaları gibi tüm idari para cezalarını kapsıyor. Öğrenim katkı kredisi ve öğrenim kredisi borçları, ecrimisiller, haksız alınan destekleme ödemeleri, kaynak kullanımı destekleme fonu, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı da vergi yapılandırması kapsamında olacak.

“22 gün hücrede tutuldum, eşim cezaevinde kovid oldu, yavrum benimle konuşmuyor”

 

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Geçim sıkıntısı hayata küstürdü: 17 yılda 5 bin kişi intihar etti

Ekonomik krizle artan geçim sıkıntısı, binlerce kişiyi intihara sürüklüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2002’den bu yana ülke genelinde toplam 4 bin 801 kişi geçim sıkıntısı yüzünden yaşamına son verdi. Ekonomik nedenlerle intihar edenler 2018’de 245 iken 2019’da 321’e yükseldi.

BOLD – Artan hayat pahalılığı ve işsizliğin etkisiyle artan intihar sayıları TÜİK’in rakamlarına da yansıdı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2002’den bu yana ülke genelinde toplam 4 bin 801 kişi geçim sıkıntısı yüzünden intihar etti. Aynı sebepten intihar edenlerin son 5 yıldaki sayısı da bin 370 kişiye ulaştı. 2018 Ağustos’ta yaşanan kur kriziyle derinleşen ekonomik kriz, sadece son 2 yılda ise 566 vatandaşı intihara sürükledi. Ülke genelinde ekonomik sebepler yüzünden yaşanan intiharların toplam intiharlar içindeki payı 2018’de yüzde 7.3 iken 2019’da yüzde 9.4’e yükseldi.

Enflasyon verileri nedeniyle güvenilirliği tartışılan TÜİK’in verileri bile son 7-8 yıldır, her yıl 3 bini aşkın kişinin geçinemediği için intihara sürüklendiğini ortaya koydu. 2020’ye ilişkin veriler ise henüz açıklanmadı. Enflasyon, sürekli artan işsizlik, artan pahalılık, koronavirüs nedeniyle vatandaşların gelirlerinin asgari ücretin de altına düşmesi Türkiye’de hayatı daha da zorlaştırıyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre sadece işyeri içinde ve/veya işe bağlı olarak intihar edenlerin sayısı 2020’nin ilk 8 ayında 54 kişi. İSİG üyesi Kansu Yıldırım, “Pandeminin getirmiş olduğu ağır çalışma koşulları nedeniyle bu yıl sıklıkla işçi intiharları artarak gündeme gelecek” diye konuştu.

Yıldırım, işçi intiharlarına “işsizlik, borçluluk, iş yükü/tükenmişlik ve baskı” gibi nedenlerin neden olduğunu belirtti. Yıldırım, “2001 krizinden sonraki 2002 yılında 327, 2003 yılında da 385 kişi intihar etti. Düşme eğilimi 2008’deki ekonomik kriz sonrası yerini yükselmeye bıraktı. 2008’de 289 kişi, 2009’da 318 kişi geçim zorluğundan dolayı intihar etti. Son üç yılı incelediğimizde ise 2017’de 232 kişinin, 2018’de 245 kişinin ve ekonomik krizin etkisinin hissedilmeye başlandığı 2019’da ise 321 kişinin geçim zorluğu yüzünden intihar ettiğini görüyoruz” dedi.

ÇOCUKLARIM AÇ İŞ İSTİYORUM!

Yoksulluk ve çaresizlik yüzünden intihar edenlerin çok sayıda örneği bulunuyor. Adem Yarıcı adlı bir vatandaş, 2020 Şubat’ta Hatay Valiliği önünde “Çocuklarım aç, iş istiyorum, anlamıyor musunuz” diyerek kendini yakmıştı. Türkiye’yi sarsa olayda Yarıcı, hastaneye götürüldüğü sırada kalp krizi geçirmiş ve yaşamını yitirmişti. Aynı aylarda bir başka vatandaş da Meclis önüne gelerek “Açım, çocuklarım aç!” diyerek intihar girişiminde bulunmuştu. 35 yaşındaki bu vatandaş gözaltına alınarak hakkında  “yasadışı eylem” yapmaktan işlem yapılmıştı.

Cumhuriyet’in haberine göre işçi örgütleri, işsizlik ve geçim sıkıntısı nedeniyle artan intihar vakalarının pandeminin etkisiyle daha da yükseleceğinden endişe ediyor. Vatandaşları zorlayan geçim sıkıntısının sebepleri işe şöyle sıralanıyor:

VATANDAŞIN BORCU VE İCRALAR ARTTI

– Son 5 yıl içinde bankalar tarafından takibe alınan ve halen borcu devam eden icralık yurttaş sayısı, 2020 Ağustos itibarıyla 3 milyon 489 bin 933 kişi oldu.

– Vatandaşın borcu sadece 25 Eylül-2 Ekim haftasında 4 milyar lira artarak 810.3 milyar liraya yükseldi. Bu borcun 676 milyar lirası tüketici kredilerinden, 134.3 milyar lirası kredi kartlarından kaynaklandı.

10 MİLYON İŞSİZ

– 2020 Ocak-Ağustos aralığında 301 bin 840 yurttaş tüketici kredisini, 278 bin 53 kişi de kredi kartı borcunu ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alındı.

– Açıklanan son verilere göre, TÜİK, ülkede 4.2 milyon işsiz olduğunu açıkladı ancak DİSK-AR’a göre ülke genelindeki işsiz sayısı 9.8 milyon.

– TÜİK ve İŞKUR verilerine göre, 15-34 yaş grubundaki gençlerin tam 2 milyon 506 bini işsiz.

– Finansal istikrarsızlıkla başlayan ve Nisan 2018’den itibaren etkisi belirginleşen ekonomik kriz sürecinde 15-34 yaş grubu genç çalışan sayısı 1 milyon 186 bin kişi azaldı.

İŞ BULMA ÜMİDİ KALMADI

– İstihdamın bir yılda 1 milyon 254 bin kişi azaldığını duyuran DİSK-AR, ümitsiz işsizlerin sayısının da son bir yılda 614 binden 1 milyon 335 bine yükseldiğini duyurdu.

– Başta TÜİK olmak üzere açıklanan resmi verilere olan güvensizlik her geçen gün artsa da yine de karamsar tabloyu gizleyemiyor. Örneğin, İŞKUR verilerine göre, sadece 2020’nin ilk 8 ayında işsizlik ödeneği almak için İŞKUR’a başvuran işsiz sayısı 1 milyon 138 bin 725 kişiye ulaştı. Yani işten çıkarma yasağına rağmen 8 ayda 1.1 milyon kişi işsiz kaldı.

– İşe yerleştirilen kişi sayısı ise 2020 Eylül’de yüzde 50.1 azalarak 91 bin 130’a düştü. Aylık azalış oranı ağustosta yüzde 27.6 idi.

SAĞLIK ÇALIŞANLARI TÜKENMİŞLİK YAŞIYOR

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) üyesi Kansu Yıldırım, 2012’den bu yana işçi başına işgücü verimi yüzde 51.1 artarken, işçilerin birim ücretinin yüzde 14.8 artışla sınırlı kaldığını belirtti. Yıldırım, “Özellikle salgın döneminde işçiler daha çok çalışırken ücretlerine herhangi bir yansıma olmadı. Asgari ücretin ortalama ücret haline gelmesini ve kısa çalışma ödeneğini de bu sömürü tablosuna eklemek gerekiyor” ifadesini kullandı. Salgın sürecinde temel ücretlerinde iyileştirme yapılmayan sağlık emekçilerinin tükenmişliğinin de dikkat çekici olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Ankara Tabip Odası’nın salgında yeniden açılma döneminde yaptığı bir ankete göre ‘yorgunluk ve tükenmişlik yaşıyorum’ yanıtını veren sağlık emekçilerinin oranı yüzde 34.14.”

Okumaya devam et

Ekonomi

Borç batağındaki SGK taşınmazlarını satıyor

Bu yılın ilk 9 ayında 73,8 milyar TL rekor kamu zararı açıklayan SGK, taşınmazlarını satışa çıkardı. Gelecek ay ihale ile satışı yapılacak taşınmazlar arasında arsa, tarla ve çalılık, iki katlı hastane ve iki bağ evi de bulunuyor.  

BOLD – Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Resmi Gazete’de yayımlanan ihale ilanı ile Urfa, Bursa, Denizli, Erzurum, İzmir, İstanbul, Konya, Samsun, Sinop, Tokat ve Zonguldak’ta bulunan çok sayıda taşınmazını satışa çıkardığını duyurdu.

TOPLAM BEDELLERİ 272 MİLYON LİRA

Birgün’den Burcu Cansu’nun haberine göre 3 Kasım ile 6 Kasım tarihleri arasında ihale ile satışı yapılacak taşınmazlar arasında arsa, tarla ve çalılık, iki katlı hastane ve iki bağ evi de bulunuyor. Arazilerin ihale ile satışı için toplamda 272 milyon 85 bin TL değer belirledi.

HASTANE İÇİN 4.2 MİLYON LİRA İSTENİYOR

Konya Karatay’da bulunan bahçeli iki katlı hastane için 4 milyon 220 bin TL değer biçildi. Hastane binasının satışı 5 Kasım’da gerçekleşecek. Adana’daki taş ve tuğladan yapılan evin de bulunduğu bağlar için de 11 milyon 559 bin TL değer biçildi. Bağların satış ihalesi 3 Kasım’da yapılacak.

9 ayda 20 gazeteci tutuklandı 29 basın mensubu mahkum edildi

Okumaya devam et

Popular