Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Orhan Kemal’in 12 yıl yaşadığı evde tabela krizi

Orhan Kemal’in 12 yıl yaşadığı ve şu anda metruk halde bulunan Cibali’deki evinin kapısındaki tabela ile ilgili bir kriz çıktı. Fatih Belediyesi’nin konuyla ilgilenmediğini belirten Kemal’in oğlu Işık Öğütçü, aylardır uğraşarak çözdüğü sorunu bugün Facebook hesabından duyurdu.

BOLD- Türk edebiyatının değerli kalemlerinden Orhan Kemal’in (Mehmet Raşit Öğütçü) 1954’te ailesiyle birlikte yerleştiği ve birçok romanını yazdığı Unkapanı’ndaki konağın kapısında yer alan tabela geçtiğimiz şubat ayında söküldü.

Kimin tarafından söküldüğü bilinmeyen tabela ile ilgili Orhan Kemal’in en küçük oğlu Işık Öğütçü aylardır uğraşıyordu. “Orhan Kemal 1954-1966 yıllarında bu evde yaşamıştır” yazan tabela dün yerine asıldı.

Fatih Belediyesi’ne tabelanın yerine konulması için yapılan müracaatlar sonuç vermeyince, Orhan Kemal’in okurları ve semt sakinleri bir tabela hazırlayarak Kemal’in ölüm yıl dönümü olan 2 Haziran saat 17.00’de evin önünde buluştu ve tabelayı yerine astı.

Fakat orada da bir engelleme ile karşılaştıklarını ifade eden Öğütçü, “Kim veya kimler tarafından organize edildiği bilinmeyen provakasyon amaçlı bir araç, engelleme amacıyla tabela asılacak olan evin önüne park ettirilmiş, tüm ricalara cevap vermeyerek arabayı oradan kaldırmayı reddetti. Daha sonra bu şahıs tabela konulması sırasında sesli bir şekilde söylenmeye başlayarak orada bulunan kitleyi kışkırtmayı denedi. Ama sonunda tabela yerine konuldu” dedi.

“ŞU AN TABELA YERİNDE DURUYOR MU BİLMİYORUM”

Daha önce iki kez daha tabelanın başına iş geldiğini söyleyen Öğütçü, kimlerin neden rahatsız olduğuna dair bir şey bilmediğini söyleyerek şöyle devam etti: “Ne söylesem komplo teorisi olur. Bilemiyorum. İlgiden kiracı mı rahatsız yoksa oradaki insanlardan mı kaynaklanıyor bilmiyorum. İlk tabelayı boyamışlardı. Sonra Fatih Belediyesi bir tabela koydu. O da yok edildi. Ben bizzat belediye ile konuştum. Bir sonuç alamadım. Sonunda kitapseverler böyle bir inisiyatif alarak tabelayı koymak istediler.

O minibüs gelirken biz bekleyenlerin üzerine hızlı bir şekilde geldi. Döndü. Ben rica ettim. Yarım saat kapının önünde tabela takılacak dedim. Gözlerinde sevgi yoktu. Nefret dolu bir şekilde ben arabayı oraya bırakacağım dedi ve gitti. Ama sanırım bıraktığı yeri gözlüyordu ki, gençler tabelayı takarken ortaya çıktı. Arabayı çekeyim demedi. Özel bir zevk alıyordu. Gençler arabaya yaslanınca oradan bağırmaya başladı. Yani işi tahrik edip orada başka olaylara neden olacaktı. Biri veya birileri bu işi organize etmişti. Sonra oradan ayrıldık. Şu an tabela duruyor mu bilmiyorum.”

Orhan Kemal’in en küçük oğlu Işık Öğütçü.Tabela sorunuyla ilgili Cihangir’deki Orhan Kemal Kültür Merkezi’nden yapılan açıklamanın tam metni şöyle:

Orhan Kemal’in Unkapanı’nda 1954-1966 yılları arasında oturduğu evin üzerindeki anı tabelası şubat ayında bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur. Fatih Belediyesi’ne tabelanın yerine konulması için yapılan pek çok kez hatırlatmalar da sonuç vermeyince, Orhan Kemal’in okurları ve semt sakinleri bir tabela hazırlayarak ölüm yıl dönümü olan 2 Haziran’da oturduğu eve tabelanın konulması için saat 17.00 de evin önünde buluşmuşlardır.

Fakat kim veya kimler tarafından organize edildiği bilinmeyen provakasyon amaçlı bir araç, engelleme amacıyla tabela asılacak olan evin önüne park ettirilmiş, tüm ricalara cevap vermeyerek arabayı oradan kaldırmayı reddetmiştir. Daha sonra bu şahıs tabela konulması sırasında sesli bir şekilde söylenmeye başlayarak orada bulunan kitleyi kışkırtmayı denemiştir. Ama sonunda tabela yerine konulmuştur.

Orhan Kemal, o semtin insanlarını kitaplarında ölümsüzleştirdiği halde yüzünde sevgi pırıltısı olmayan birilerinin bu türlü kışkırtmalarına en iyi cevabı yine kitaplarındaki insan sevgisiyle verecektir. Sanattan ve kültürden anlamayan insanların yetişmesini amaçlayan kendini vazgeçilmez sayan düşüncenin bir gün büyük insanlık sevgisinin çağlayanında yok olup gidecekleri kesindir.

GIRTLAĞIMA KADAR BORÇ İÇİNDEYİM

Orhan Kemal ve eşi Nuriye Öğütçü 1954 yılında bu eve taşındılar. Işık Öğütçü bu evde doğdu. Diğer çocukları Yıldız, Nazım ve Kemali Adana’da dünyaya gelmişti. Kemal, Bereketli Topraklar Üzerine, 72. Koğuş, Baba Evi, Murtaza ve daha birçok eserini yatak, kitaplık ve daktilodan ibaret olan bu mütevazı odada yazdı.

Eserlerini Cağaloğlu’na götürerek yayınevlerine satan ve bu şekilde evini geçindiren Kemal, 1963’te şöyle demişti: “Gırtlağıma kadar borç içindeyim. Oysa İstanbul’un çok alçak gönüllü semtlerinden birinde çok ama çok alçak gönüllü bir hayat yaşıyorum. Buna karşılık gittikçe bindiren bir borç yükünün altından kurtulamıyorum.” (Orhan Kemal, Yelken, 1963)

SABAH 4’TE ÇALIŞMAYA BAŞLARDI

19 Mayıs 2006’da hayatını kaybeden Orhan Kemal’in eşi Nuriye Öğütçü evle ilgili anılarını şöyle anlatmıştı: Sabah 4’te kalkar, yediye sekize kadar çalışırdı. Kendi odası ayrıydı. Daktilo seslerini hep duyuyordum. Durmadan devamlı yazardı.

 

Okumaya devam et
Reklamlar

Kültür

İlhan Şeşen ve Vedat Sakman’dan “Akustik Hikâyeler” albümü

Türkçe müziğin iki duayen ismi İlhan Şeşen ve Vedat Sakman 2013’ten beri yürüttükleri “Akustik Hikayeler” isimli sahne performansını albüme dönüştürdü.

BOLD– İlhan Şeşen, Birgün’den Işıl Çalışkan’la yaptıkları söyleşide “150 konser verdikten sonra, bir albüm yapmasak saçma olurdu.” derken Vedat Sakman ise birlikteliklerine duyulan ilginin gurur verici olduğunu dile getirdi.

BİRBİRİNDEN GÜZEL 10 ŞARKIYLA ŞEŞEN & SAKMAN

2013’te bir sahne projesi olarak doğan “Akustik Hikâyeler” müzikseverlerden büyük ilgi gördü. Yıllar içinde 150 civarında konser veren ikiliden beklenen albümle ilgili ilk haberler 2018’de duyuldu. İki yıldır konuşulan albüm nihayet ete kemiğe büründü ve müzikseverlerin beğenisine sunuldu.

Her biri klasikleşmiş İlhan Şeşen ve Vedat Sakman şarkılarından oluşan albümde toplam 10 şarkı bulunuyor.

Okumaya devam et

Kültür

İki yeni “Battlestar Galactica” projesi yolda olabilir

1970’lerin en önemli bilim kurgu öykülerinden biri olan Battlestar Galactica, 4 sezonluk harika dizisinin ardından yepyeni öykülerle ekranlarla dönmeye hazırlanıyor.

BOLD– Ortaya çıkışından beri birçok farklı yapıma konu olan Battlestar evrenini en son 2004-2009 arasında yayınlanan SYFY dizisinde izlemiştik. Edward James Olmos’un hem rol alıp hem yönettiği dizi Mary McDonnell ve Katee Sackhoff gibi isimlerle kısa sürede sıkı bir hayran kitlesi yakalamıştı.

DYLAN CLARK’TAN YENİ ORİJİN HİKAYE

Bir yandan Cylon ismindeki robotlarla amansız bir savaş yürüten bir yandan da umutsuzca yeni bir dünya arayan 13. Koloni’nin öyküsünü anlatan bilim kurgu klasiği yeni hikâyelere kavuşuyor.

Ufuktaki projelerden ilki Dylan Clark’ın uzun yıllardır üzerinde çalıştığı projesi. Gelen yeni haberler Clark’ın ekibinin Simon Kinberg ile anlaştığı yönünde. Kinberg’in geçmişinde X-Men serisinin mimarlığı, Dark Phoenix’in yönetmenliği, Oscar adayı olduğu The Martian gibi kalburüstü işler var. Yeni projede hem yapımcı hem yazar olması beklenen Kinberg’in yeni bir orijin hikâye yazacağı bildiriliyor.

MR. ROBOT’UN YARATICISINDAN

Konuşulan diğer Battlestar Galactica projesi ise Mr. Robot’un yaratıcısı Sam Esmail’e ait. 2000’lerdeki ikonik dizinin bir hayranı olduğunu sürekli dile getiren Sam Esmail “Neden zaten mükemmel olanı bozalım?” diyerek hayalindeki projenin bir yeniden çevrim olmadığını açıkladı. Esmail’in Battlestar evrenindeki başka hikâyeleri anlatacağı dizi için ABC ile anlaşıldığı ve dizinin 2021’de yayınlanacağı da gelen haberler arasında.

Okumaya devam et

Kültür

İletişim Başkanlığı’ndan Osman Hamdi Bey Dijital Sergisi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nca resim sanatının büyük ismi Osman Hamdi Bey anısına hazırlanan dijital sergi, 26 Ekim’de Marmara Üniversitesi Sultanahmet Yerleşkesi’nde açılacak.

BOLD“360 Kültür Sanat Projesi” kapsamında hologram ve özel projeksiyon teknolojisiyle gerçekleştirilen dijital sergilerden biri daha hayata geçiyor. Türk sanat tarihinde müstesna bir yere sahip olan Osman Hamdi Bey adına dijital sergi, 26 Ekim Pazartesi günü Marmara Üniversitesi Sultanahmet Yerleşkesi‘nde açılacak.

Ressamlığının yanı sıra müzeciliğin de öncüsü olan Osman Hamdi Bey’in 50’ye yakın özel eseri ve bilinmeyen yönleri hologramlar ve özel projeksiyon cihazları ile ‘360 Kültür Sanat Gösterimi’ altında sanatseverlerle buluşturulacak.

Osman Hamdi Bey Dijital Sergisi, 9 Kasım‘a kadar 11.00-18.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek. Misafirler, dijital sergide pandemi koşulları çerçevesinde alınan tedbirlerle ağırlanacak.

Okumaya devam et

Popular