Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Cezaevi yollarındaki bir anneannenin Ramazan Bayramı

Halime Teyze, 5 küçük torununu, cezaevlerindeki anne ve babalarıyla görüştürmek için 3 gündür şehir şehir dolaştırıyor. Cezaevlerindeki anne ve babaların dramı başka, torunlarını o şehirden bu şehre getirip götüren anneannelerin dramı daha başka, içeride ya da dışarıda cezaevi yollarında büyüyen yeni neslin dramı ise bambaşka…

SEVİNÇ ÖZARSLAN
BOLD ÖZEL

Yaklaşık 800 bebek Ramazan Bayramını hapiste geçiriyor. Yüzlerce, belki binlerce çocuk ise anne babasından ayrı. Çocuklar için bayram anne-baba demek, hep birlikte olmak, ziyaretlere gitmek, yeni kıyafet almak, harçlık demek.

Son üç yıldır birçok aile için dini bayramlar eziyete dönüştü. Anne-babası tutuklu bulunan çocuklar, torun bakmak zorunda kalan, yaşını başını almış nineler otobüs terminallerinde, cezaevi yollarında perişan haldeler.

“Torunlarıma bakıyorum, bir de görüş günlerini kaçırmamak için İzmir-Adana arasında mekik dokuyoruz. Ömrümüz bu yaştan sonra cezaevi yollarında geçiyor” diyen Adanalı Halime Teyze’nin* (58) yol telaşı arife günü başladı.

5 torunuyla ilgilenmek zorunda kalan Halime Teyze’nin bir kızı İzmir’de, diğeri Mersin’de tutuklu. Damadı ise Kahramanmaraş’ta hapiste. Üç gün içinde Adana-Manisa-İzmir-Mersin-Kahramanmaraş arasında git gel yapacaklar. Hem de Ayşe Esra (7), Azra (7), Bahar (5), Yavuz Selim (3,5), Yağız Sinan (2) yaşlarındaki küçücük torunlarıyla birlikte.

Halime Teyze ve eşi, arife günü önce büyük kızının kızları; Azra ve Bahar’ı yanlarına alarak 12 saat süren yolculuktan sonra Manisa’ya vardılar. Bir gece burada, şu anda boş olan kızlarının evinde dinlendiler. Bu arada diğer torunları akrabalarına bıraktılar. Dün büyük kızının İzmir’deki açık görüşündeydiler. Bugün ise Mersin’de tutuklu bulunan ortanca kızının görüşüne yetişmeye çalışacaklar. Daha sonra torunlarını Kahramanmaraş’taki damatlarına götürecekler.

BÜYÜK KIZI 2,5 YILDIR CEZAEVİNDE

Halime Teyze’nin üç kızı var. Matematik öğretmeni olan en büyük kızı Pınar Güler (35) eşiyle birlikte Manisa’da yaşıyorken 28 Ekim 2016’da örgüt üyeliği bahane edilerek tutuklandı. Bir mesai arkadaşı “Bu da onlardan” diye ihbar ettiği için 2,5 yıldır İzmir Şakran Cezaevi’nde tutuklu.

Pınar Güler, çocukları ve yeğenleriyle Şakran Cezaevinde.

Selçuk Üniversitesi’nden mezun olan Pınar Güler’in eşi, yurt dışında bulunduğundan Azra’ya ve Bahar’a anneanne bakıyor. Halime Teyze, kızı tutuklanınca Adana’daki evini bırakıp Manisa’ya yerleşmiş. Manisa’dan İzmir’e gidip gelmek daha kolay olur hem de çocuklar annelerini görürler diye.

6 ay öncesine kadar bu şekilde idare etmişler. 25 Aralık 2018’de ortanca kızı Derya Gül ve üç gün sonra da onun eşi Mustafa Gül tutuklanınca iyi kötü kurdukları bu düzen de alt üst olmuş. Manisa’dan tekrar Adana’ya dönmek zorunda kalmışlar. Çünkü üç çocuğu bulunan Derya Gül (33), Mersin Tarsus Cezaevi’nde tutuklu. Eşini ise Kahramanmaraş’a göndermişler.

Derya Gül’ün büyük kızı Ayşe Esra 7 yaşında. Diğer ufaklar Yavuz Selim (3,5) ve Yağız Sinan (2) dönüşümlü olarak annelerinin yanına gidiyorlar.

DOĞUMDA POLİS KAPISINDA BEKLEMİŞTİ

Derya Gül’ü, 24 Temmuz 2017’de hastane odasında ve kapısında çekilen aşağıdaki fotoğrafla hatırlayacaksınız. Adana Avrupa Hospital Hastanesinde sezaryen ile doğum yapan Derya Gül’ü polisler gözaltına almak için doğumhane kapısında beklemişti. O gün şimdi Tarsus Cezaevi’nde bulunan Yağız Sinan’ın doğum günüydü. Ta doğumhane kapısında başlayan, cezaevi yollarında ve hapiste hayatına devam eden bu dönemin sembolü olacak bebeklerinden biri Yağız Sinan.

Halime Teyze o anları şöyle anlatıyor: “Doğum için hastaneye gittik, kaydı yaptırdık, odamıza çıktık. Beş dakika sonra arkamızdan polisler geldi. Ve bize o kadar sert davrandılar ki, neye uğradığımızı şaşırdık. Doğum yapana kadar kapıda 2-3 polis bekledi. Sonra kızımı odaya aldılar, yine kapısına tekrar polis koydular. Biz hastaneden çıkana kadar beklediler. Bir gün sonra o halde, sezaryen ile doğum yapmış kadını mahkemeye götürdüler.”

Derya Gül ve Yağız Sinan o gün şanslıydı. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldılar. Bu süreçte mahkeme devam etti ve Derya Gül, 2. duruşmada üyelikten 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstinaf Mahkemesi kararı onaylayınca da 6 ay önce oğullarıyla birlikte hala devam eden cezaevi süreci başladı.

Yağız Sinan sadece 2 yaşında…

Torun sevmekten torun bakma duruma geçen Halime Teyze, “Derya’nın tutuklandığını duyunca Manisa’dan yola çıktık. Kış günüydü. 5 saat yolda, karda kaldık. Düşünebiliyor musunuz, iki çocukla arabanın içinde sabahladık. Eşim artık çok yoruldu, 62 yaşında var, araba kullanamıyor. Otobüs tercih ediyoruz. Yol 12-13 saat sürüyor. Çocukları indir bindir, tuvaletleri geliyor. Kolay değil” diyor.

ÜMMÜ TEYZE İLE ALİ AMCANIN ÇİLESİ 2,5 YILDIR SÜRÜYOR

Ümmü-Ali Fışkınlı 4 torunlarıyla birlikte köydeki evlerinde.

Kızı ve damadı tutuklu olan Denizlili Ümmü-Ali Fışkınlı’nın da çilesi aynı. 2,5 yıldır 4 torunlarına bakan Ümmü Teyze ile Ali Amca cuma günü Afyon’a, pazar günü de İzmir’e gidecekler.

28 Temmuz 2016’da tutuklanan kız Kamile ile damadı Ali Tüter’in 4 çocukları var. Çocukları Ömer 13, Nihal 9, Bilal 8, Fatma Nur 4,5 yaşında. Kamile Tüter İzmir Şakran’da, Ali Tüter Afyon Cezaevi’nde tutuklu.

Emekli maaşlarıyla Tavas Akıncılar Köyü’nde yaşayan Fışkınlı ailesi zaten 4 çocuk büyütüp okutmuşlar. Şimdi 60’lı yaşlarını sürüyorlar. Ümmü Teyze diyor ki, “Bizim dört çocuğumuz vardı. Büyüttük, okuttuk, evlendirdik, yerlerini yurtlarını yaptık. Yuvadan uçup gittiler. Onların yerine şimdi 4 çocuk daha geldi. Biz yaşlıyız, sakinlik istiyoruz. Onlar da çocuk, oynamak istiyorlar. Böyle bir dünya telaşının içindeyiz.”

Ömer, Nihal, Bilal, Fatma Nur Tüter, yaklaşık 3 yıldır anne babalarından ayrı.

Ali Fışkınlı derdini mütevazı cümlelerle dile getiriyor: “Hamdolsun iyiyiz. Emekli maaşıyla idare ediyoruz, çocuklarla uğraşıyoruz. Kızım ve damadım ifade verip döneceğiz diye gittiler, kendi ayaklarıyla teslim oldular. Kaç bayram böyle geçti, anne babanın yokluğuna ne kadar alışılırsa onlar da alıştılar işte, çocukların boynu bükük” .

Kamile Tüter çocuklarıyla birlikte bir açık görüşte, 2017.

KAÇ BAYRAM DAHA?

Derya Gül 6 yıl 3 ay, eşi Mustafa Gül 7,5 yıl, Pınar Güler ise 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyaları Yargıtay’da bulunan Kamile ve Ali Tüter’e ise 9 yıl ceza verdiler. Yani daha kim bilir kaç bayram daha çocuklarından ayrı kalacaklar.

Cezaevi yollarında büyüyen, maddi manevi yıpratılan bu çocukların yaşadıkları acılar, sıkıntılar defalarca dile getirilmesine, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından pek çok kez önerge verilmesi rağmen, anne babadan birinin tutuksuz yargılanmasını bırakın, aynı şehre nakli dahi yapılmıyor. İçeride ya da dışarıda fark etmiyor, cezaevi yollarında büyüyen bir nesil geliyor.

Burası Şakran Cezaevi, Pınar Güler’in bulunduğu koğuş. Üst katta yatakhaneler var, alta katta çocuklar oyun oynuyor. Güler’in küçük kızı Bahar (ortada, gri tişörtlü) ve cezaevindeki diğer arkadaşları.

* Halime Teyze’nin adı isteği üzerine değiştirilmiştir. 

BOLD ÖZEL

Sütünü lavaboya sağan tutuklu anne: Doğum yaparken komutan ‘kapıyı açın’ dedi

Eşi yüzünden rehine alındı. Hamileyken tutuklandı. Tutukluyken doğum yaptı. Kendisine refakat eden komutan doğum sırasında doğumhanede olmak istedi. Bebeği prematüre doğdu. Altı gün boyunca bebeğini göremedi, sütünü lavaboya sağmak zorunda kaldı. Onca acıdan sonra hukuk mücadelesini kazandı ve beraatını aldı.

BOLD – Yıllarca doğuda tarih öğretmenliği yapan Özlem Meci’nin hayatı da 15 Temmuz gecesi kabusa döndü. Polis, 1 Kasım 2016 tarihinde Özlem Meci’nin eşini gözaltına almak için evlerine baskın yaptı. Ancak Özlem Hanım’ın eşi şehir dışındaydı. Polis evi aradı. Suçlamaları destekleyen delil bulamayan polis, evdeki düdüklü tencerenin kullanım kılavuzunun yer aldığı CD’den delil üretmeye çalıştı. Polislerin bu tavrı Özlem Hanım’ı korkuttu. Yıllarca Ardahanlılara hizmet eden Meci, İzmir’e ailesinin yanına taşınmak zorunda kaldı.

HAKİM EŞİNE ULAŞAMAYINCA ÖZLEM HANIM’I REHİNE ALDI

Polis Meci ailesine bu kez İzmir’de baskın yaptı. Özlem Meci’nin eşi evde yoktu. Ardahan Savcılığının talebi üzerine polis, Özlem Hanım’ı rehine aldı. Yaşadığı trajedinin şokuyla mahkeme heyetinin karşısına çıkan Özlem Hanım, hamile olduğunu anlatmak istedi ama dinleyen olmadı. Hakim,“Seni eşinden dolayı tutukluyorum.” diyerek cezaevine gönderdi.

KOMUTAN DOĞUM ANINDA DOĞUMHANEYE GİRMEK İSTEDİ

İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ne götürülen Özlem Hanım için demir parmaklıklar arkasındaki hayat başladı. Yatak verilmeyen Özlem Hanım, bir ay boyunca yerde yattı. Yaşadığı sıkıntılar Özlem Meci’nin hamileliğini de olumsuz etkiledi. Meci erken doğum için hastaneye kaldırıldı. Ancak kendisine refakat eden komutanın doğum sırasında doğumhanede olma ısrarı Özlem Meci için doğumu daha da zorlaştırdı. Doktor ve hemşirenin komutan ile kavga ettiğini anlatan Meci “ Doktor ve ebe çok sinirlendiler. Komutan ile kavga ettiler. Kapıyı kapattılar. Doğum boyunca gardiyan yanımda kaldı. Bir komutan iki asker hemen kapının başında beklediler. Çok zor bir doğumdu.” dedi.

BEBEĞİNİ GÖREMEDİ, SÜTÜNÜ LAVABOYA DÖKTÜ

Meci oğlu Murat’ı kucaklamak için beklerken, ciğerlerine su dolan Murat başka bir hastaneye sevk edildi. Özlem Hanım ise cezaevinin yolunu tuttu. Bebeğini göremeyen Özlem Hanım, sütünü de lavaboya döktü. Oğlunun ölümden döndüğünü anlatan Meci, “Murat doğduktan sonra ebe hemen fark etti. Bu çocukta sıkıntı var diye. Çünkü beni emmedi. Ağlamıyordu kolay kolay. Morarmaya başladı. Onu başka hastaneye sevk ettiler. Cezaevinde abim sütü almaya geldiğinde süt yok diyorlar. Hastaneden de saklıyorlar. Sarılığa yakalanmış yüksek oranda” ifadelerini kullandı.

SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLUNCA KIRMIZI HALIDA KARŞILADILAR

Meci oğlunu görmek için mücadele etti ama cezaevi yönetimi taleplerine hep olumsuz cevap verdi. Ailesi Özlem Hanım’ın dramını sosyal medyaya taşıdı. İnsanlık dışı uygulama sosyal medyada gündem olunca cezaevi Özlem Meci’yi doğumdan altı gün sonra apar topar hastaneye gönderdi. Annesine ve anne sütüne kavuşan minik Murat ise kısa sürede taburcu oldu.

Skandal sosyal medyada gündem olunca cezaevi yönetimi, annesi ile birlikte Murat’ı kırmızı halıda karşıladı. Cezaevi müdürünün sahte bir samimiyet ile kendisini karşıladığını anlatan Meci “Müdür hemen cezaevi fotoğrafçısını çağırdı. Gülerek bir mutluluk pozu vermemi istedi.” dedi.

YARGI BERAAT VERDİ AMA…

Özlem Meci bir yıl cezaevinde kaldı. Bu süre boyunca eşini görmedi. Kızı Sinem ise kimi zaman cezaevinde annesi ile kimi zaman da dışarıda babaannesi ile kaldı. Minik Murat babası ile tanıştığında 9 aylıktı. Özlem Hanım, onca acının ardından önce tahliye oldu ardından da beraatını aldı. Ama yargılama devam ederken artık nefes alamadığı öz vatanını terk etmek mecburiyetinde bırakıldı.

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Devlet bu ‘Yorum’u hiç sevmedi!

Konser vermesi yasaklanan, solistleri ve müzisyenleri gözaltına alınan Türkiye’nin protest müzik grubu Grup Yorum’un koro üyeleri de gözaltına alınmaya başlandı. Devletle geçmişten beri sorunlar yaşayan grup, bugünlerde hiçbir dönemde görmediği baskıyla karşı karşıya.

BOLD – İstanbul’daki İdil Kültür Merkezi, sosyalist sanatçıların buluşma merkezi. Çevresinde sürekli polis aracı görebileceğiniz merkez, son günlerde ardı ardına polis baskınlarına sahne oluyor. İdil Kültür Merkezinin en önemli parçası Grup Yorum.

Protest müzik yapan grup, sosyalizme ilişkin mesajlarla dolu şarkıları ve marşlarıyla Türkiye’de farklı bir siyasi yelpazenin temsilcisi. Geçmişte açık hava konserlerine on binlerin katıldığı Grup Yorum’un, son beş yıldır konser vermesi yasak. Kapalı alanda konser verme girişimleri de polis engellemeleri nedeniyle gerçekleşemedi.

29 Eylül sabahı İdil Kültür Merkezi yine polis operasyonuyla güne uyandı. Polislerin elinde; Grup Yorum üyeleri ve avukatların da bulunduğu 120 kişiye yönelik gözaltı kararı vardı.

Grup Yorum Üyesi Seher Adıgüzel ve Ali Aracı da gözaltına alınanlar arasında.

Grup Yorum, bir gün önce yine polis operasyonuna maruz kalmıştı. Grup Yorum’un resmi Twitter hesabından yapılan açıklamaya göre grup üyeleri Barış Yüksel, Eren Erdem, Özgürcan Elbiz gözaltına alındı. Grup Yorum korosu üyeleri İdil Kayıkçı, Cenk Turan, Emrah Uludağ, Metin Kaleli ve Yaşar Coşkun Karadağ da gözaltına alınan diğer isimler oldu.

28 Eylül’deki operasyon Grup Yorum için diğerlerinden farklıydı. Bugüne kadar solistleri ve müzisyenleri gözaltına alınan Grubun ilk kez koro üyeleri de gözaltına alınmaya başlandı.

Şuan tutuklu durumdaki; Dilan Ekin, Emel Yeşilırmak, Tuğçe Tayyar’la birlikte Grup Yorum’un 13 üyesi gözaltında ya da tutuklu durumda.

İKİ ÜYESİ AÇLIK GREVİNDE ÖLDÜ

Grup Yorum, çıkardığı albümlerden daha çok açık hava konserlerine önem veriyor. Grubun konserleri, gençler için siyasi duruşlarını gösterdikleri bir arena aynı zamanda. 15 Temmuz’dan sonra toplumun her kesimi üzerine artan baskıdan Grup Yorum da payını aldı.

Grubun konser başvuruları güvenlik gerekçesiyle reddedildi. Yasakları protesto etmek için izinsiz düzenlemek istedikleri konserler öncesinde polis, izleyicilerin konser alanına girmesine izin vermedi ve grup üyeleri gözaltına alındılar.

Grup Yorum’un solisti Helin Bölek ve bas gitaristi İbrahim Gökçek, konser yasaklarını protesto etmek için açlık grevi yaptı.

Helin Bölek, açlık grevinin 288. gününde 3 Nisan 2020’de hayatını kaybetti. İbrahim Gökçek ise 7 Mayıs 2020’de ölüm orucunun 323’üncü gününde öldü.

Konser yasakları iki ölüme rağmen kaldırılmadı. Grup Yorum son konserini 4 yıl önce verebilmişti.

İbrahim Gökçek, ölüm orucunun son günlerinde Evrensel gazetesine verdiği demeçte, “Bu ülkede hakkını arayanlar, muhalifler, özgür ve demokratik bir ülke düşleyenler ne yaşadıysa, onların şarkılarını söyleyen bizler de aynısını yaşadık: Gözaltına alındık, tutuklandık, konserlerimiz yasaklandı, polis kültür merkezimizi bastı, enstrümanlarımızı parçaladı” demişti.

OPERASYONLAR YAYILIYOR

Grup Yorum ve İdil Kültür Merkezi’ne yönelik operasyonlar son aylarda Türkiyeli sosyalistlere doğru yayılıyor.

Akademisyen Nuriye Gülmen ve Acun Karadağ  yaklaşık üç aydır tutuklu. İkili, 15 Temmuz’dan sonra kamudaki görevlerinden ihraç edilen 150 bin çalışan için başlattıkları eylemlerle sembolleşmiş iki isim.

“İşimizi geri istiyoruz” eylemleri, Nuriye Gülmen ve Acun Karadağ’ın Ankara’da her gün yaptıkları eylemlerle yayıldı. Gülmen, eylemleri yayılınca tutuklandı.  Gülmen cezaevinde açlık grevinde ağır sağlık sorunları yaşadı. Gülmen’in serbest bırakılması için başlatılan inisiyatif sonucunda açlık grevinin 324’üncü gününde serbest bırakıldı. Gülmen uzun bir tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.

Acun Karadağ ve Nuriye Gülmen’in üç ay önce tekrar tutuklanması sonrası sosyalistlere karşı operasyon yayıldı. Tutuklananları savunan Halkın Hukuk Bürosu Avukatları da tutuklanmaya başladı.

Halkın Hukuk Bürosu’ndan yapılan açıklamada; gözaltına alınan kişilerle ilgili 24 saat boyunca avukatla görüşme yasağı getirildiği, bu durumun işkence ve kötü muamele iddialarını güçlendirdiği belirtildi.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Meral Akşener’i bitirin” emri

Meral Akşener ve İyi Partinin yok edilmesi için talimat verildi. Akşener, AKP’li Bülent Turhan’ın ağzından kaçırdığı planı yakaladı. Erdoğan’ın verdiği talimat 28 Şubatçıların DYP’yi bitirirken kullandıkları stratejinin aynısı. Akşener’in karşı hamlesi ise beklenmedik şekilde oldu. BOLD

Okumaya devam et

Popular