Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Yunanistan, Almanya’dan 320 milyar euro tazminat istedi

Yunanistan, Birinci ve İkinci Dünya savaşlarındaki işgaller sebebiyle Almanya’ya savaş tazminatı talebine ilişkin sözlü nota verdi.

Notada, Almanya’dan, “Yunan halkı için büyük öneme sahip maddi ve manevi bu mesele için” müzakerelere başlanılması talep edildi.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, notanın Yunanistan’ın Berlin Büyükelçisi tarafından Alman Dışişleri Bakanlığı’na iletildiği belirtildi.

Birinci ve İkinci Dünya savaşlarındaki işgallerde Yunan halkının büyük zarar ve kayıplar yaşadığı belirtilen notada, “Taleplerimiz, kurbanlar, kurbanların nesilleri için Alman işgali, faizsiz işgal kredisinin geri ödenmesi, yağmalanmış ve yasa dışı yollarla yerinden alınmış arkeolojik ve kültür hazinelerinin iadesini içermektedir.” ifadelerine yer verildi.

Yunan Meclisi, nisan ayında görüştüğü Almanya’dan savaş tazminatı talep edilmesine yönelik önergeyi onaylamıştı.

TAZMİNAT TARTIŞMALARI

Yunanistan Meclisinin, Nazi işgali döneminde hayatını kaybedenler ve zararların tespitine yönelik oluşturduğu komisyonun 2016’da tamamladığı rapor, Ekim 2018’de yayımlanmıştı.

Buna göre Yunanistan, hayatını kaybedenlerin yakınlarına tazminat, verilen maddi zarar ve Merkez Bankasından Naziler tarafından zorla alınan faizsiz işgal kredisi dahil Almanya’dan yaklaşık 300 milyar euro talep ediyor. Ayrıca, işgal döneminde ülkeden götürülen tarihi eserler de geri isteniyor.

ALMANYA: ZATEN TAZMİNAT ÖDEDİK

Alman tarafı ise 1960’da 115 milyon Alman markı ödeme yapıldığını belirterek, üzerinden 70 yıldan fazla süre geçen savaş için yeni bir tazminat ödemeyi reddediyor.

Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Yunan Meclisindeki oylama öncesi yaptığı açıklamada, ülkesinin konuya ilişkin duruşunun değişmediğini, meselenin hukuki ve siyasi açıdan kapandığını dile getirmişti.

Dünya

Yeni Zelanda’da halk referandumda ötanazinin yasallaştırılmasına destek verdi

Yeni Zelanda’da 17 Ekim’de genel seçimle birlikte yapılan referandumun resmi olmayan sonuçlarına göre halk büyük bir çoğunlukla ötanazinin yasallaştırılmasına destek verdi. Ancak halk esrar kullanımına ise “hayır” dedi.

BOLD – İlk sonuçlara göre oy kullananların yüzde 65’i, ölümcül hastaların hayatlarına yasal yollardan tıbbi destekle son verilebilmesine “Evet” dedi.

Referandumun kesin sonuçları ise önümüzdeki hafta açıklanacak.

Bağlayıcı halk oylaması sonrası Yeni Zelanda’da, geçen yıl büyük tartışmalar sonrası parlamentodan geçen “Yaşamın Sonu Tercihi Yasası”, Kasım 2021’de yürürlüğe girecek.

Yasa, altı aydan az ömrü kaldığı sanılanlara, en az iki doktorun onayı koşuluyla, ömürlerine son verilmesini talep etme hakkı veriyor.

Yeni Zelanda vatandaşları için geçerli olacak yasadan ölümcül hastalıkları olan, altı ay ömrü kalan ve “dayanılmaz” acıları olan insanların yararlanacağı öngörülüyor.

Eğlence amaçlı esrar kullanımını yasallaştıracak öneriye ise 53,1 hayır oyu ile karşı çıkan Yeni Zelandalılar, 46,1 kabul oyu alan tasarının yasallaşmasına onay vermedi.

İleri yaşta olmak, akıl hastası veya herhangi bir engele sahip olmak ise yasadan yararlanmak için yeterli görülmüyor.

ÖTENAZİYİ YASALLAŞTIRAN ÜLKELER

Daha önce ötanaziyi yasallaştıran ülkeler ise Belçika, Kanada, Kolombiya, Lüksemburg ve Hollanda’ydı.

ABD’nin bazı eyaletleriyle Avustralya’nın Victoria eyaletinde de aynı yönde karar alınmıştı.

Yeni Zelanda Başbakanı Ardern pandemiyle mücadeleye destek için maaşını indirdi

Okumaya devam et

Dünya

Nice’teki saldırganın Avrupa’ya Tunus’tan göçmen teknesiyle geldiği açıklandı

Fransa’nın güneyindeki Nice kentinde Perşembe günü Notre-Dame Kilisesi’nde ikisi kadın dört kişiyi bıçaklayarak öldüren kişinin Tunus’tan geldiği açıklandı. Fransa’da terör uyarısı en yüksek seviyeye çıkartıldı.

BOLD – Fransa’nın Nice kentindeki terör saldırısına ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Terörle mücadele başsavcısı zanlının 1999 Tunus doğumlu olduğunu açıkladı.

Terörle mücadele başsavcısı Jean-François Ricard, Fransa’da bir kilisede dört kişiyi öldüren saldırgan ve saldırıyla ilgili yeni ayrıntılar konusunda kamuoyunu bilgilendirdi.

1999 doğumlu saldırganın 20 Eylül’de İtalya’da Tunus dahil olmak üzere Afrika ülkelerinden gelen göçmenlerin ilk durağı olan Lampedusa Adası’na geldiği ve 14 günlük karantina sürecinin ardından 9 Ekim günü İtalya’nın Bari kentine gönderildiği belirtildi.

Aioussaoi’nin İtalyan Kızılhaçı’nın kendisine verdiği bir belgeyle daha sonra Fransa’ya giriş yaptığı tespit edildi.

Fransız savcılar, Aioussaoi’nin, İtalya’dan trenle Nice’e gittiğini belirtti.

Tunuslu saldırganın öldürdüğü iki kişinin boğazını kestiği kaydedildi.

HASTANEDEKİ ZANLININ DURUMU AĞIR

Tunuslu bir güvenlik kaynağı ve Fransız bir polis kaynağı da zanlının Brahim Aouissaoui olduğunu açıkladı.

Polis yaralananların da olduğu saldırı sonrası 21 yaşındaki zanlıyı vurmuştu.

Tekbir getiren, öldürdüğü kişilerden birinin başını kesmeye çalıştığı iddia edilen ve hastaneye kaldırılan Brahim Aioussaoi adlı zanlının durumunun ağır olduğu duyuruldu.

Savcıların yaptığı açıklamaya göre Aioussaoi üç bıçak, iki telefon ve bir Kuran taşıyordu.

Saldırıyla ilgili soruşturmayı Fransa, İtalya ve Tunus’tan dedektifler ortaklaşa yürütüyor.

Tunuslu bir yetkili, Brahim Aioussaoi’nin, militan olduğundan şüphelenilen bir kişi olmadığını söyledi.

Saldırganın olay anında polisi tehdit edecek şekilde yaklaştığı ve “Allahu Ekber” diye bağırdığı; dört polisin saldırgana müdahale ederek saldırganı vurduğu belirtildi.

MACRON: FRANSA TERÖRE TESLİM OLMAYACAK

Nice’e giden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron olayla ilgili olarak “İslamcı terör saldırısı” ifadesini kullandı.

Emmanuel Macron, “Fransa’nın değerlerinden vazgeçmeyeceğini ve teröre asla teslim olmayacağını” söyledi.

Macron ayrıca Fransa’da kiliseler ve okullar gibi halka açık yerleri korumakla görevlendirilen askerlerin sayısının 3 binden 7 bine çıkarılacağını açıkladı.

Fransa’da saldırı sonrası ulusal güvenlik alarm seviyesi en üst düzeye çıkarıldı.

Dışişleri Bakanlığı Fransa’nın Nice kentindeki saldırıyı kınadı

Okumaya devam et

Dünya

AB ülkeleri Kovid-19 aşısı dağıtımı konusunda uzlaştı

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Üye ülkeler Kovid-19 aşılarını aynı anda, aynı koşullarda ve AB nüfusu içindeki paylarına göre alacaklar” dedi. Leyen ayrıca AB vatandaşlarından, birlik üyesi ülkeler arasında seyahat etmemelerini istedi.

BOLD – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilecek aşıların dağıtımı konusunda uzlaştıklarını belirterek “Üye ülkeler aşıları aynı anda, aynı koşullarda ve AB nüfusu içindeki paylarına göre alacaklar” dedi.

Von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Kovid-19 gündemiyle video konferans yoluyla yapılan AB Liderler Zirvesi’nin sonunda basın toplantısı düzenledi.

Avrupa’da salgında son durumunun çok ciddi olduğunu; vakaların, hastaneye kaldırılanların ve ölümlerin ciddi artış gösterdiğini anımsatan Von der Leyen, “Acilen harekete geçmezsek virüsün yayılması sağlık sistemlerimizi mahvedecek.” diye konuştu.

Von der Leyen, Kovid-19 aşı çalışmalarının doğru ve hızlı değerlendirildiğine işaret ederek AB’nin Kovid-19’a karşı geliştirilen olası aşılar için 3 firmayla ön alım anlaşması yaptığını, 4 firmayla da görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.

Charles Michel, aşı konusunda “Aşılar hazır olduğunda üye ülkeler arasında adil bir dağıtımın garanti edilmesi konusunda mutabık kaldık.” dedi.

Toplumda öncelikli olarak hangi grupların aşılanacağını da tartıştıklarını belirten Michel, önceliğin sağlık çalışanları, kronik hastalığı olanlar ve yaşlılar gibi gruplar olacağını bildirdi.

“BİRLİK İÇİNDE SEYAHAT ETMEME ÇAĞRISI”

Ursula von der Leyen, AB vatandaşlarına, birlik üyesi ülkeler arasında seyahat etmeme çağrısı yaptı.

Leyen, koronavirüs vakalarının azalmasına yardımcı olmanın, 450 milyon AB vatandaşının sosyal sorumluluğu olduğunu söyledi.

AB üyesi ülkeler arasında sadece “gerekli durumlarda” seyahat edilmesini isteyen von der Leyen, birliğin yazın “bazı önlemleri çabuk gevşettiğini” kabul etti.

Umutlar aşıda! Peki aşı ne durumda?

Okumaya devam et

Popular