Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Binali Yıldırım, İmamoğlu ile canlı yayında Uğur Dündar’ı istedi: Olumlu cevap aldı

23 Haziran’da yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçimi öncesi CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu ile AKP’nin adayı Binali Yıldırım canlı yayında bir araya gelecek. Tarihi programa ilişkin konuşan Binali Yıldırım, canlı yayın sunuculuğunu tecrübeli gazeteci Uğur Dündar’ın yapmasını istedi. Dündar ise Yıldırım’ın istediğine olumlu yanıt verdi.

BOLD-6 Mayıs günü Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal etmesinin ardından gözler 23 Haziran’da gerçekleşecek olan seçime çevrildi. Ekrem İmamoğlu’nun canlı yayın talebine olumlu cevap veren Binali Yıldırım, “Bir stüdyoda çekilsin. Programı kimin yöneteceği konusu benim için fark etmez. Mesela tecrübeli olması bakımından Uğur Dündar’ı tercih ederim. Ama başka birini istiyorlarsa ona da eyvallah” ifadesini kullandı.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yıldırım, Kastamonu Belediyesini ziyaretinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, İmamoğlu ile yapılması planlanan canlı yayın programı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Gerçekleşecek tarihi program için iki partiden yetkililerin görüşme halinde olduğunu vurgulayan Binali Yıldırım, “Benim tercihim herhangi bir kanal yerine bir stüdyoda programın yapılması. İsteyen bütün kanalların bu programı İstanbullulara, vatandaşlara duyurması daha doğru. ‘Yok bu kanal oldu, şu kanal olmadı’ gibi tartışmalardan kurtulmuş olunur. Programı kimin yöneteceği konusu benim açımdan hiç fark etmez. Kim olursa olsun ama tecrübeli olması açısından Uğur Dündar’ı tercih ederim ama başka birini istiyorlarsa ona da eyvallah” dedi.

Independent Türkçe’ye konuşan Dündar, “Sayın Binali Yıldırım’a bana duyduğu güven için teşekkür ederim. Böyle bir sorumluluk bana tebliğ edilirse son derece adil olacağımdan beni tanıyan ve takip eden kimsenin kuşkusu yoktur. Ortak yayının ayrıca demokrasimizi güçlendireceğine inanıyorum” şeklinde ifade etti.

Uğur Dündar “Türkiye’de iki lider arasındaki son canlı yayın tartışması 2002 seçimlerinden hemen önce, en yüksek oyu alacağı anketlerde ortaya çıkan AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Deniz Baykal arasında gerçekleşmişti ve onu ben yönetmiştim. Yayından sonra her iki lider bana içtenlikle teşekkür etmişlerdi. O yayının son derece dürüst ve adil bir yayın olduğu iki liderin de ortak görüşüydü” ifadesini kullandı.

“Ben yarım asırdır televizyonculuk yapıyorum, yıllarca TRT’de çalıştım.” diyen Dündar, “1990’larda da siyasi parti liderlerinin katıldığı açık oturumları ben yönetirdim” dedi ve programın bir stüdyoda yapılması fikrine “Tabii ki bir ortak yayın düşünülmeli. Örneğin TRT İstanbul Televizyonu’nun stüdyoları kullanılabilir ve isteyen kanallar ortak yayınla bu programı seyircilerine yansıtabilir” diyerek destek verdi.

Gündem

Tahir Elçi’nin öldürülmesine ilişkin dava başladı: Mahkeme ailenin talebini reddetti

tahir elçi

Tahir Elçi’nin 2015’te Dört Ayaklı Minare önünde öldürülmesine ilişkin 5 yıl sonra açılan davada 3’ü polis memuru 4 sanığın yargılanmasına başlandı. Elçi ailesinin avukatları, sanıkların duruşmada hazır edilmesi talebinde bulundu. Mahkeme, talebi reddetti.

BOLD – Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 5 yıl önce Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin Dört Ayaklı Minare önünde yapılan basın açıklaması sırasında öldürülmesine ilişkin 3’ü polis memuru 4 şüphelinin yargılandığı dava başladı.

Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan polis memurları S.T, F.T. ve M.S. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Türkan Elçi ve avukatlar salonda hazır bulundu. Başsavcılığın hazırladığı belirtilen listede yer alan İHA, Demirören Haber Ajansı, AA ve DW çalışanları dışında duruşma salonuna gazeteci alınmadı. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma öncesi yoğun güvenlik önlemleri alındı. Adliye girişi polis bariyerleriyle çevrilirken, çok sayıda TOMA, çevik kuvvet otobüsü ve zırhlı araç sevk edildi. Duruşmayı, farklı bölgelerden gelen baro başkanları ve avukatlar, CHP ve HDP’li bazı milletvekilleri, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile basın mensupları takip ediyor.

Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi de duruşmaya katıldı.

MAHKEME TALEPLERİ REDDETTİ

Duruşmada, Tahir Elçi ailesinin avukatları sanıkların duruşmada hazır edilmesi talebinde bulundu. Sanıklar ise SEGBİS aracılığıyla ifade vermek istediklerini belirtti. Mahkeme, verilen 10 dakika aranın ardından sanıkların duruşmada hazır edilmesine ilişkin talebin reddine karar verdi.

Bunun üzerine Tahir Elçi’nin avukatlarından Özkan Yücel, sanıkların kimlik tespitlerinin hakim huzurunda yapılmadığı, görüntüdeki kişilerin sanıklar olup olmadığının bilinmediği gerekçesiyle yargılama yapılamayacağını söyleyip taleplerinde ısrar etti. Mahkeme başkanı bir sonraki duruşmada talimat mahkemelerine müşteki avukatların katılabileceğini söyledi. Müşteki avukatları ise taleplerinde ısrar ederek bu koşullarda duruşmanın devam edemeyeceğini söylediler.

DURUŞMA REDDİ HAKİM TALEBİ NEDENİYLE ERTELENDİ

Duruşmada söz alan Türkan Elçi, 5 yıldır bu davayı beklediğini belirterek, duygu ve düşüncelerini söylemek istediğini belirtti. Elçi, “Ben bugün buraya gelirken adalete güvenim vardı. Adalete güvenim var. Bana 1 dakika ayırarak bu satırları okursanız, benim düşüncemi anlayacaksınız” dedi. Mahkeme Başkanı Türkan Elçi’nin talebini, sanıkların savunmasının alınması ardından dinleyeceğini söyledi. Türkan Elçi bunu kabul etmediğini belirtti. Türkan Elçi’yi uyaran mahkeme başkanı, aksi halde salondan çıkarılacağını söyledi. Avukat Mehmet Emin Aktar, her talebi reddettiğini, tarafsızlığını yitirdiğini belirterek, reddi hakim talebinde bulundu.  Elçi ailesinin avukatları tarafından sunulan reddi hakim talebi karşısında, Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi duruşmayı 3 Mart 2021 tarihine erteledi..

TAHİR ELÇİ DAVASI

Tahir Elçi, Sur’da yaşanan çatışmalar sırasında tarihi eserlerin zarar gördüğüne dikkat çekmek için, Diyarbakır Barosu üyesi avukatlarla Dört Ayaklı Minare önünde basın açıklaması yaptı. Aynı saatlerde Balıkçılarbaşı semtinde iki polisi öldürmekle suçlanan ve PKK’lı oldukları belirtilen Mahsum Gürkan ve Uğur Yakışır da açıklamanın yapıldığı sokağa girdi. Bu kişilerle polis arasında çıkan çatışmada, Elçi bir kurşunla ensesinden vurularak öldürüldü. Aynı gün olay yeri incelemesi yapmak için bölgeye giden ve aralarında dönemin Başsavcısı Ramazan Solmaz’ın da bulunduğu heyet saldırıya uğradı, üç polis yaralandı. Bu nedenle ilk gün delillerin toplanamadığı açıklandı. İki gün sonra olay yerine giden keşif heyetine yine ateş açıldı. Yarıda kesilen keşif çalışması ancak dört ay sonra yapılabildi. Bu sürede delillerin büyük kısmı kayboldu, Elçi’yi vuran merminin çekirdeği de bulunamadı. Toplanan 23 parça delilin incelenmesi ile hazırlanan bilirkişi raporunda “Elçi’nin nasıl vurulduğunun tıbben ve fizikin bilinemeyeceği” açıklandı.  Diyarbakır Barosu, olay yerinde çekilen video görüntülerini Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Bölümü’ne gönderdi. Burada hazırlanan raporda, Elçi’yi öldüren kurşunun Yıkık Kaya Sokak’ta ateş eden üç polisten birinin silahından çıktığı ve bu polislerden birinin ‘kesin fail’ olduğu belirtildi. Rapor soruşturma savcısına sunuldu, ancak işlem yapılmadı. Diyarbakır’a atanan Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz’un göreve başlamasının ardından Elçi’nin öldürülmesiyle ilgili Londra’da hazırlanan raporda olası fail olarak tespit edilen üç polis hakkında dava açıldı.

İDDİANAMEDEN

İddianamede yakalama kararı bulunan Uğur Yakışır hakkında “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak”, 2 polis memurunu “kasten öldürmek” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile Elçi’yi “olası kastla öldürmek” suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar, polis memuru S.T’yi “öldürmeye teşebbüs” suçundan 20 yıla kadar, “mala zarar vermek” ve “ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma” suçundan da 1 yıl 4 aydan 5 yıla kadar hapis, polis memurları M.S, F.T. ve S.T. hakkında da “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan her biri hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Oğlu ile karantina hücresinde kalan anneden mektup var

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’de hafta sonu sokağa çıkma yasağı geri gelebilir

Türkiye’de koronavirüs salgınına yönelik sert kısıtlamalar getirilebilir. Hafta sonu sokağa çıkma yasağı, restoranların belirli saatlerde kapatılması, gençlere ve 65 yaş üstüne karantina uygulaması gündemde.

BOLD – Reuters’ın Türkiyeli yetkililere dayandırdığı habere göre, yükselen koronavirüs vakalarını durdurmak adına bazı kısıtlamaları yeniden uygulamaya konulabilir.

Bu önlemler arasında genç ve yaşlılar için evde kalma kısıtlamaları da dahil olmak üzere, geçmiş dönemde hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasakları yer alıyor.

Adının gizli tutulması kaydıyla Reuters’a konuşan üst düzey bir yetkili, Türkiye’deki toplam Kovid-19 vaka sayısının, hükumetin günlük çetelesinde bildirilenin yaklaşık 5 katı olduğunu belirtti.

Türkiye’nin günlük yeni semptomatik koronavirüs vakalarının pazartesi günü 2 bin 26’ya yükselmesinin ardından Reuters’a konuşan yetkili, kabinenin bu konu üzerine çalıştığını aktardı. “Süreç birkaç hafta boyunca izlendikten sonra yeni tedbirler uygulanabilir” dedi.

Aynı kaynak, bu ayın başında okulların kısmen yeniden açılmasının etkisi değerlendirildikten sonra resmin daha net hale geleceğini sözlerine ekledi.

Bir başka yetkili ise Ankara’da son zamanlarda yaşanan hızlı artışın bir miktar yavaşladığını, ancak salgının İstanbul’da hız kazandığını, “tam kilitlenme” gibi sert tedbirlerin gündemde olmadığını belirtti.

Reuters’a açıklama yapan yetkililere göre gündemdeki önlemler şunlar:

  • Restoranların ve tesislerin belirli saatlerde kapatılması.
  • Gençlerin ve 65 yaş üstünün dışarı çıkabileceği sabit saatlerin belirlenmesi
  • Hafta sonu karantinası

Okumaya devam et

Gündem

Akşam 22.00’den sonra içki satışına 320 bin lira ceza

AKP, Saat 22.00’den sonra alkollü içki satışına yasak getiren yasa değişikliğini TBMM’de kabul etti. Düzenlemeye göre 22.00’den sonra içki satanlara 320 bin liraya kadar para cezası verilecek.

BOLD – Alkollü içki satışını düzenleyen ve belirli bir saatten sonra yasaklayan kanun teklifi Meclis’te kabul edildi. Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin kabul edilen maddelerine göre, alkollü içkileri otomatik satış makineleriyle satan, oyun makineleri veya farklı yöntemlerle oyun ve bahse konu edenler ile basın, yayın yoluyla tüketicilere satan, postayla satışını yapanlara 20 binden 100 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.

Saat 22.00 ila 06.00 arasında alkollü içki satışı yasağına aykırı hareket edenlere 65 binden 320 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. Alkollü içkileri 18 yaşını doldurmamış bireylere satan veya sunanlar ile 22.00-06.00 saatlerinde perakende olarak satanların, bu fiilin işlenmesinden sonraki 5 yıl içinde üçüncü defa söz konusu yasağı ihlal etmeleri halinde, Tarım ve Orman Bakanlığı’nca tüm perakende alkollü içki ve açık alkollü içki satış belgeleri iptal edilecek. Bu kişilere 2 yıl süreyle söz konusu belgenin yenisi verilemeyecek.

TÜİK’in enflasyonu 4 kat düşürdüğü ortaya çıktı

Okumaya devam et

Popular