Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Türk askerlerinin Rusya’ya eğitim için gitmesi bardağı taşıran son damla olmuş

ABD Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan’ın, Savunma Bakanı Hulusi Akar’a F-35 yaptırımları konusundaki mektubu göndermesi ve zamanlamasının nedeni ortaya çıktı.

ABD, Türkiye’nin S-400 konusunda eğitim almak üzere askeri personelini Rusya’ya gönderdiğini açıklaması üzerine mektubu göndermiş.

BOLD-Amerikan Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan, Savunma Bakanı Hulusi Akar’a 6 Haziran Perşembe günü göndermiş ve S-400’lerden vazgeçilmemesi halinde ülkesinin Türkiye’ye karşı atacağı adımları sıralamıştı.

Çoğu 31 Temmuz’da başlayacak yaptırımlarla ilgili mektubun neden 6 Haziran’da gönderildiği merak konusu olmuştu.

Türkiye’nin S-400 konusunda eğitim almak üzere askeri personelini Rusya’ya gönderdiğini açıklaması üzerine bu mektubun gönderildiği ortaya çıktı. Mektupta bu konu Türk tarafına açıkça iletilmiş.

ABD Savunma Bakanlığı’nın Avrupa ve NATO Politikalarından Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Andrew Winternitz de 7 Haziran’da düzenlenen bir bilgilendirme toplantısında, Türkiye’nin eğitim için Rusya’ya personel göndermiş olmasını önemli bir sinyal olarak aldıklarını kaydetti.

Winternitz, “Bu bizim harekete geçmemiz, ciddi olduğumuzu ve S-400 ile F-35’in birlikte kullanılamayacağına ilişkin pozisyonumuzu göstermemiz için gerekli bir sinyaldi,” ifadelerini kullandı.

ABD: “CAATSA” YAPTIRIMLARI KONUSUNDA KONGREDE PARTİLER ÜSTÜ BİR KARARLIKLIK VAR 

Shanahan’ın mektubunda dikkat çektiği bir diğer önemli unsur da ABD Kongresi’nin Ağustos 2017’de çıkardığı ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA).

Bakan, “F-35’ler konusunda alınan önlemler, S-400’lerin Türkiye’de bulunmasının yaratacağı risklerle ilgili ve Rusya ile ilintili olan CAATSA yaptırımlarından ayrıdır. Türkiye’nin S-400’leri satın alması durumunda CAATSA yaptırımlarının uygulanması konusunda Kongre’de güçlü ve partiler üstü bir kararlılık bulunuyor,” ifadesini kullandı.

“RUSYA’NIN AVRUPA VE ASYA’DAKİ NÜFUZUNA KARŞI KOYMAK” KAPSAMINDA “CAATSA” GÜNDEME GELECEK

ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) kapsamında öngörülen yaptırımlar, başta finans ve bankacılık sektöründen savunma sanayine kadar pek çok alanda Türkiye’ye büyük zorluklar çıkarabilir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ağustos 2017’de imzaladığı bu yasa ABD’nin Rusya, İran ve Kuzey Kore gibi doğrudan hasım saydığı ülkelere yönelik uyguladığı yaptırımları düzenliyor.

Yasa metninde bu ülkelere ilişkin ayrı bölümler bulunuyor. Yasa ABD başkanını belirli durumlarda kurum veya kişilere yaptırım uygulamaya zorluyor.

Başkanın özel durumlarda bu yaptırımları geçici olarak durdurma yetkisi bulunurken, bunların kaldırılması ABD Kongresi’nin onayına muhtaç.

Türkiye’nin CAATSA kapsamına girmesi ise yasanın ‘Rusya’nın Avrupa ve Asya’daki nüfuzuna karşı koymak’ başlıklı bölümdeki 231’inci maddeye dayanıyor.

CAATSA YAPTIRIMLARINDA YOK YOK 

‘Rusya federasyonu hükümetinin istihbarat ya da savunma kurumlarıyla ilişiki kuran kişilere yönelik yaptırımların uygulanması’ başlıklı bu madde, ABD başkanına, bu sektörler ile alışveriş ilişkisine giren kişi veya kurumlara karşı yasada belirlenen 12 yaptırımdan en az beşini uygulama yetkisi veriyor.

Söz konusu 12 yaptırımsa yasanın 235’inci maddesinde açıklanıyor.

12 yaptırım maddesi

CAATSA’nın 235’inci maddesinde açıklanan 12 yaptırım şöyle:

1) ABD Başkanı ABD Eximbank’ı (ithalat-ihracat bankası), yaptırım uygulanan kişinin ülkeden mal ve hizmet ithal etmesiyle ilgili sigorta ve garanti edinimi ile kredi uzatımı konularında onay vermemesi için yönlendirebilir.

2) ABD Başkanı ABD hükümetine, yaptırım uygulanan kişinin ülkeden herhangi bir dayanıklı mal veya teknoloji ithal etmesine izin verecek lisans veya yetki belgesi vermemesi yönünüde direktif verebilir. Bu maddenin kapsamına askeri mühimmat ve nükleer bağlantılı malzemeler de giriyor.

3) ABD Başkanı, ABD’deki finans kurumlarına yaptırım uygulanan kişiye kredi vermeme yönünde direktif verebilir. Buna göre, yaptırım uygulanan kişi ABD’den toplamda en fazla 10 milyon dolar kredi kullanabilir.

4) ABD Başkanı, uluslararası finansal kuruluşlardaki (IMF, Dünya Bankası gibi) ABD’li üst düzey yöneticilere, yaptırım uygulanan kişiye kaynak aktarılmaması için görüş bildirmeleri veya bu kuruluşların, yaptırım uygulanacak kişinin faydasına olabilecek kredi verme kararlarına karşı oy kullanmaları yönünde direktif verebilir.

5) Yaptırım uygulanan taraf finans kurumuysa, bu kurumun ABD piyasasındaki işlemleri kısıtlanırken, ABD devlet tahvillerine erişimi engelleniyor.

6) ABD yönetimi yaptırım uygulanan kişiden mal ve hizmet tedarik etmeyi durdurabilir.

7) ABD Başkanı, ABD’nin yetki alanı dahilinde, yaptırım uygulanan kişinin faydasına olacak herhangi bir döviz alım-satım işlemi yapmasını engelleyebilir.

8) ABD başkanı, ABD’nin yetki alanı dahilinde, yaptırım uygulanacak kişinin faydasına olacak bir ödeme veya kredi aktarımının finansal kuruluşlar arasında veya finansal kuruluşlar aracılığıyla ya da finansal kuruluşlara yapılmasını engelleyebilir.

9) Yaptırım uygulanan kişinin ABD’de mülk edinmesi ve bir mülkle ilgili her türlü işlemi yapması engellenebilir.

10) ABD Başkanı, ABD’li bir kişi veya kurumun yaptırım uygulanan tarafa yatırım yapmasını veya her türlü tahvil ürünü almasını engelleyebilir.

11) ABD Başkanı, ABD Dışişleri Bakanlığı’na, kapsamı başkan tarafından belirlenmek üzere yaptırım uygulanan tarafla ilgili kişilere vize kısıtlaması getirmesi için direktif verebilir. Başkan ABD İçgüvenlik Bakanlığı’na bu kişilerin üşkden çıkarılması talimatını da verebilir.

12) ABD Başkanı, yaptırım uygulanan tarafın yöneticilerine ve yetkililerine bahsedilen yaptırımları uygulayabilir.

ABD, S-400’ler konusunda “ortak komite” önerisine kapıları kapattı

Dünya

Beyaz sandalyede insanlığın katledilmesi Avrupa’da kınandı

KHK’lı komiser yardımcısı Mustafa Kabakçıoğlu’nun karantina koğuşunda tek başına beyaz bir plastik sandalyede ölmesine yurt dışından da tepki yağıyor. Farklı ülkelerde ve farklı dillerde yapılan basın açıklamalarında Kabakçıoğlu’nun ölümü protesto edilirken sivil toplum örgütleri insan hakkı ihlalleri karşısında birlikte hareket etmeye davet edildi.

BOLD – 4 yıldır tutuklu olan KHK’lı polis Mustafa Kabakçıoğlu’nun tahliyesine 4 ay kala hücredeki plastik bir sandalyede tek başınayken vefat etmesine tepkiler dinmiyor. Hollanda ve Almanya gibi birçok Avrupa ülkesinde bir araya gelen insanlar Kabakçıoğlu’nun hücresinde ölü bulunmasını protesto etti.

BEYAZ SANDALYE FACİASI AVRUPA’DA ANLATILDI

Amsterdam’da Kırık Tebeşir (Broken Chalka) dına açıklamayı yapan yönetim kurulu üyesi Feride Özer, 13 Nisan’da yaklaşık 90 bin tutukluyu tahliye eden AKP iktidarının kendine muhalif olarak gördüğü on binlerce masum insanı demir parmaklıklar ardında tutmaya devam ettiğini vurguladı.

Kabakçıoğlu’nun vefatının aslında Türkiye’deki cezaevi gerçeklerini de gözler önüne serdiği belirtilen açıklamada “Ölümünün ardından yayınlanan karantina hücresinin fotoğrafları Türkiye’deki insanlık dışı hapishane koşullarının bir özeti gibiydi. İnsan haklarını savunma çerçevesinde biz Broken Chalk olarak Türkiye’deki yetkilileri bu olayı acilen araştırmaları ve Kabakçıoğlu’nun vefatının arkasındaki doğruları açığa çıkarmaları için göreve çağırıyoruz. Türkiye Adalet Bakanı hapishanelerdeki KOVİD-19 vakalarını halktan saklamaktadır. Bu sırada uzmanlar ceza infaz kurumlarında vakaların arttığını ve hem çalışanların hem tutukluların hastalanmadığını belirtiyor” ifadeleri kullanıldı.

STK’LARA BİRLİKTE HAREKET ETME ÇAĞRISI

Feride Özer, açıklamasında İHD’nin verilerine göre Türkiye’deki hapishanelerde 1333 hastanın bulunduğunu ve bunlardan 457’sinin ise durumunun ağır olduğunu belirtti. İnsan haklarını savunan sivil toplum örgütlerine seslenilen açıklamada “Biz bütün insan hakları organizasyonlarını ve insan hakları savunucularını Türkiye’deki hapishanelerin insanlık dışı yaptırımlarına karşı durmaya ve aynı olayların tekrarlanmaması üzerine çalışmaya çağırıyoruz. Kabakçıoğlu’nun ölümü Türkiye hapishanelerinde bir ilk değildi fakat sizin de sesinizle birlikte son olabilir” denildi.

Avrupa Adalet İnisiyatifi adına yapılan açıklamada ise 15 Temmuz’dan bu yana Türkiye’de yaşanan hukuksuzluklar ve insan hakkı ihlallerinden birçok örnek verildi. “Herkes için özgürlük! Herkes için hukuk! Herkes için adalet diyaruz“ ifadelerinin yer aldığı açıklamada “İşte biz bugün burada bu hukuksuzluklara, Erdoğan‘ın diktatörlüğune HAYIR diyoruz! İnsanların sudan gerekçelerle hapishanelere atılmasına ve hapishanelerde tedavi edilmeden öldürülmesine HAYIR diyoruz! Çocukların hapishanelerde büyümesine HAYIR diyoruz.! Osman Kavala‘nın, Selahattin Demirtaş‘ın, Ahmet Altan‘ın, Müyesser Yıldız’ın, Ali Ünal’ın ve bunlar gibi yüzlerce gazeteci ve yazarın sadece muhalif oldukları ićin hapishanelerde çürümesine HAYIR diyoruz.!“ vurgusu yapıldı.

Okumaya devam et

Dünya

Aliyev’den ateşkes şartı: Ermenistan topraklarımızdan çekilsin

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, şartlı ateşkese hazır olduklarını açıkladı. Aliyev ateşkesin şartı olarak ise Ermenistan’ın işgal ettiği topraklardan çekilmesini istedi.

BOLD – Amerikan Fox News televizyonuna konuşan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan’la savaş için dikkat çeken açıklamalar yaptı. Savaştan yana olmadıklarını belirten Aliyev ateşkes istediklerini belirtti. Ancak Ermenistan’ın  Azerbaycan’ın meşru topraklarından çekilmesinin tek şartları olduğunun da altını çizdi.

GÖZLER AZERBAYCAN-ERMENİSTAN ÇATIŞMASINDA

Açıklama iki ülkenin dışişleri bakanlarının Washington’da temaslarda bulunmasının ardından geldi. Aliyev, “Ateşkese bir şans daha verir misiniz?” sorusuna; “Evet, hazırız. Bunu birçok kez kamuoyu önünde söyledim. Bugün ateşkesi kabul etmeye hazırız. Fakat aynı zamanda Ermenistan ve başbakanı da, ABD, Rusya ve Fransa’nın ortaya koyduğu temel ilkelere bağlı olduklarını söylemeli” dedi.

ALİYEV PARALI ASKER İDDİASINI YALANLADI

1993 tarihli Birleşmiş Milletler kararını hatırlatan Aliyev Ermenistan’a, işgal ettiği Azerbaycan topraklarından koşulsuz olarak çekilme çağrısı yaptı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı ayrıca Türkiye’nin ihtilaftaki rolüne ilişkin bir soruya da, “Pozisyonumuz şu; bölgesel ülkeler ihtilafa doğrudan müdahaleden uzak durmalı. İhtilafın uluslararası hale getirilmesine tamamen karşıyız” yanıtını verdi. Aliyev, Türkiye’nin bölgeye ‘paralı asker gönderdiğine’ dair iddialara da “Paralı askerlere ihtiyacımız yok. Tüm bunlar, ülkenin imajına zarar vermeyi ve savaş sahasındaki askerlerin cesaretini azaltmayı amaçlıyor” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Dünya

Dünyanın renkleri ‘Dostluk, Diyalog ve Kardeşlik’ mesajında buluştu

Dünyanın farklı ülkelerinden gençleri aynı sahnede buluşturan Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nin (IFLC) 18’incisi yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle bu sene internet üzerinden gerçekleştirildi. ‘Dostluk, Diyalog ve Kardeşlik’ temalı çalışmaların yanı sıra göçmen ve mültecilerin yaşadığı zorluklar sanat dili ile sahneye taşındı.

BOLD – YouTube üzerinden yayınlanan programa 40 ülkeden 200’ü aşkın öğrenci katılırken sanatseverler Facebook, Twitter ve Instagram gibi platformlar üzerinden etkinliğe büyük ilgi gösterdi. İlk defa internet üzerinden organize edilen festival, canlı yayında on binlerce kişi tarafından izlendi. Programda ‘yeşil perde’ çekim teknikleri kullanıldı.

Online etkinlikte 20 ülkeden öğrenciler birlikte koreografi oluşturup çeşitli projelerde performans sergiledi. Programı sanatseverlerin yakından tanıdığı Amerikalı ünlü aktör ve son olarak Prime Video’da (Amazon) gösterime giren “Hunters” isimli dizisi ile Netflix’te gösterilen “The Blacklist” dizisinde oynadığı rollerle tanınan Bill Timoney sundu.

MERİÇ NEHRİ VE İNSAN HAKLARI İÇİN 2 ÖZEL PROJE

Dünyanın farklı renklerini barından IFLC etkinliğinde Türkiye’deki zulümden kaçarken Meriç Nehri’nden geçmek zorunda kalan insanların yaşadığı zorluklar özel bir proje ile anlatıldı. ‘Meriç’ isimli projede insanların bir gece ansızın nasıl evlerini terk edip Türkiye sınırını geçmek zorunda kaldıkları anlatıldı. Yunanistan’a geçildikten sonra başlayan mülteci hayatı aktarıldı.

CEZAEVİNDE ÖLÜMLERE VE TUTSAKLARA DİKKAT ÇEKİLDİ

Bir başka proje ise ‘İnsan hakları’ ile ilgili oldu. Türkçe ve Almanca söylenen rap parçasında demokrasi, hukuk ve özgürlük konularına dikkat çekildi. İnsanların diline, dinine ve rengine göre ayrılmaması gerektiği belirtildi. Klipte geçtiğimiz günlerde Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tek kişilik bir hücrede plastik sandalye üzerinde hayatını kaybeden Mustafa Kabakçıoğlu’nu temsilen görüntüler de verildi. Öte yandan hala cezaevinde bulunan iş adamı Osman Kavala ile gazeteci Ahmet Altan’ın fotoğrafları da yer aldı.

ALMAN MİLLETVEKİLLERİNDEN DESTEK MESAJLARI

Programa Almanya federal milletvekillerinden Gisela Manderla, Thomas Hitschler, Karl Heinz Brunner, Ulla Schmidt, Michaela Noll ve Martin Patzelt’in tebrik ve destek mesajları gönderdi. Milletvekilleri mesajlarında “Bazı insanların kafalarındaki bariyerleri ve duvarları kaldırmak için gençleri müzik, şarkı, dans, dil ve bütün güzel şeyler için bir araya getirme fikrini çok harika buluyorum.” ifadelerini kullandı.

“BABUŞKA VE IVAN DRAGO”DAN DESTEK MESAJI

2012 Eurovision şarkı yarışmasında Rusya’yı temsil eden Buranovski nineler de (Babuşka) katılarak sevgi mesajları verdi. Rus nineler sempatik hareketleri ile büyük ilgi gördü. Ayrıca Rocky IV filminde Ivan Drago rolü ile tanınan ünlü İsveçli aktör Dolph Lundgren geceye bir mesaj gönderdi. Lundgren mesajinda  “Merhaba, Dünyanın Renkleri! Evet, ben bir aktör, film yapımcısı, karate uzmanı, yakın koruma, kimya mühendisiyim … ve altı dilde pizza siparişi verebilirim. Eğitim asla bitmez ve ne kadar çok şey öğrenirseniz o kadar çok kapı açılır karşısınızda. Öyleyse IFLC’de harika işler çıkarmaya devam edin! Bize gerçekten bir şeyler öğretiyorsunuz! Tebrikler!” ifadelerini kullandı.

Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) Beyaz Rusya’ya, Avustralya’dan  Kenya’ya kadar dünyanın dört bir tarafından gençler, kendi dillerinde ve Türkçe performanslar sergiledi. Gecede Romanya ve Kenya’dan katılan folklor grupları büyük beğeni topladı.  Programda Türkçe ve Almanca rap şarkılar yer alırken, yayın sırasında Türkçe, Almanca, İngilizce ve Fransızca altyazı desteği verildi. Program esnasında canlı sohbet ekranında on binlerce mesaj paylaşıldı.

Programda ayrıca daha önce Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nde sahnede yer alan ve şimdilerde başarı merdivenlerini tek tek çıkan Türk koleji mezunları da vardı. Mezun öğrenciler, IFLC organizasyonlarının bugünkü başarılarını yakalama konusunda çok büyük katkıları olduğunun altını çizdiler.

İnsan hayatı temalı Uluslararası Dil ve Kültür Festivaline saatler kaldı

Okumaya devam et

Popular