Bizimle iletişime geçiniz

Politika

CHP bayramda 27 cezaevini inceledi: Samimilerse af teklifi Meclis’e getirilmeli

CHP’nin 26 milletvekili, Ramazan Bayramında 27 cezaevindeki tutuklu ve hükümlüleri ziyaret etti: “Mahkumlar af beklentisinde. İktidar samimiyse teklif Meclis’e gelmeli.”

BOLD – Ziyaretlere ilişkin yazılı açıklama yapan CHP’li Veli Ağbaba, “Türkiye’deki tüm sorunların olduğu gibi bu sorunun çözüm yeri de Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Eğer siyasi partiler bu söylemlerinde samimilerse düzenleme Parlamento’ya getirilmeli ve siyasi partilerin konuya ilişkin görüşleri dinlenmelidir” ifadelerini kullandı.

CHP OLARAK YAPICI KATKI VERMEYE HAZIRIZ

AKP ve MHP’nin, cezaevlerini oy deposu olarak gördüğünü belirten Ağbaba şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ceza infaz rejiminde değişiklik ya da af gibi söylemlerle mahkumları ve ailelerini beklentiye sokmaktadır. CHP olarak bu konuda yapıcı katkı vermeye hazırız. Ama insanları bir af beklentisine sokarak seçimlerde oya dönüştürecek biçimde duygularını istismar etmek ve seçimden sonra unutmak kabul edilebilir değildir. Sonuçlanmayan af tartışmaları hem mahkumlar, hem aileleri hem de suçtan zarar görenlerin kendileri ve yakınları açısından da tahrip edici olduğunu not ediyoruz. Bir an önce toplumsal mutabakatın sağlanmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Eğer bu düzenleme Parlamento’ya gelmeyecekse mahkumların umutlarını devşirecek söylemlerden tüm siyasi partilerin kaçınması gerekmektedir.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba

KİMİN HANGİ SUÇTAN YATTIĞIYLA İLGİLENMİYORUZ

Ziyaretlerde gazetecilerin, akademisyenlerin, aydınların ve siyasetçilerin yanı sıra adli hükümlüler de unutulmadı. Ağbaba, Cumhuriyet Halk Partisi’nin cezaevlerinde bulunan vatandaşları ziyaret ederken, kimin neyle suçlandığıyla ya da hangi suçtan yattığıyla ilgilenmediğine dikkat çekti. “Bir siyasi parti olarak buna körüz. Ziyaretlerimizi ayırmadan gerçekleştirdik” dedi.

ÜST ÜSTE NÖBETLEŞE UYUYABİLİYORLAR

Milletvekillerinin cezaevlerinde yaptığı ziyaretlerde 3 tip mağduriyet tespit edildiğini belirten Ağbaba şunları kaydetti: “Kapasite üzerinde kişi bulunması nedeniyle mahkumların yaşadığı bir mağduriyet bulunuyor. Aynı sebepten dolayı çalışanlar da özellikle bayramlarda ve görüş günlerinde bir mağduriyet yaşıyor. Aileden çok uzak yerde tutuklu olan ya da cezası infaz edilen mahkumlar var. Bu çerçevede yaşlı ailelerin, çocuklarını ziyaret edemediği belirtildi. Mahkumlar kapasite darlığı nedeniyle ancak üst üste ve nöbetleşe uyuyabilmekte, bazı mahkumların tuvalet önlerinde yatabildikleri belirtilmektedir.”

HASTA MAHKUMLARIN TEDAVİ VE İLACA ERİŞİMİ SORUNLU

Ağbaba, cezaevlerinde ortak kullanım alanlarının nöbetleşe kullanılması zorunluluğu nedeniyle, sosyal aktivite olanaklarından yeterince yararlanılamadığını belirtti. Ağbaba, “Özellikle hasta mahkumların, tedaviye ve ilaca erişimde yaşadığı sorunlar ve nakil araçlarının yetersizliği de çözülmesi gereken önemli sorun başlıklarından biridir” dedi.

PEŞİNEN SUÇLU İLAN EDİLME TOPLAMDA DIŞLANMAYA NEDEN OLUYOR

Ağbaba şunları dile getirdi: “Uzun tutukluluk sürelerinden ve yazılmayan iddianamelerden, görülse de bitmeyen davaların yanı sıra, toplum nezdinde peşinen suçlu ilan edilen insanların lekelenmeme hakkının ihlal edildiği, bu mahkumların yakınlarının toplumda dışlanması gibi sonuçlar doğurmaktadır. Cezaevlerindeki çocuklar ve çocuklu mahkumların sıkıntıları da heyetimizce not edilmiştir.”

CEZAEVLERİNDE PERSONEL YETERSİZLİĞİ BULUNUYOR

Ağbaba, cezaevlerinde kapasite üzerindeki mahkum sayısı nedeniyle personel yetersizliği bulunduğunu vurgulayarak, “Personel herkesin bayram yaptığı günlerde dahi çalışmak zorunda olduklarından şikayet ediyor. İnfaz koruma memurlarının 3600 ek gösterge talepleri de bulunmaktadır. Ayrıca infaz koruma memurları, genel idari hizmetler sınıfında bulunduklarından sosyal haklardan yararlanamamaktadır, bu nedenle infaz koruma memurlarının, emniyet hizmetleri sınıfına geçirilmesi sağlanmak durumundadır.”

Bayramdan sonra mini yargı paketi ile dolaylı af mı geliyor?

Politika

Akşener: Parlamenter sisteme geçmek kaydıyla Erdoğan’la masaya otururum

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, parlamenter sisteme geçmesi şartıyla AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la aynı masaya oturacağını söyledi.

BOLD – Akşener, “Cumhurbaşkanı beni çağırdı diyelim ki. Ben ona derim ki; parlamenter sisteme geçmek kaydıyla buyurun oturup konuşalım. Dürüst bir biçimde “Meral Hanım sizinle görüşebilir miyim dese?” buyrun derim” ifadesini kullandı.

Fox TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu Çalar Saat Programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Akşener, AKP hükumetini ekonomi konusunda eleştirdi. Akşener, “Ekonomi rezalet bir durumda. Damat Bey bir paket açıkladı, kredi verecekler. Nereye verecekler inşaat sektörüne. Dostlarını kurtarıyor Sayın Erdoğan” dedi.

Akşener şunları söyledi:

PARLAMENTER SİSTEME GEÇMEK KAYDIYLA ERDOĞAN’LA KONUŞURUM

“Bunların hepsi olabilir, diyorum ki yanlış. Cumhurbaşkanı beni çağırdı diyelim ki. Ben ona derim ki; parlamenter sisteme geçmek kaydıyla buyurun oturup konuşalım. Dürüst bir biçimde “Meral Hanım sizinle görüşebilir miyim dese?” buyrun derim. Fikirlerini bana anlatsa, benim ona söyleyeceğim şey şu; 2010 referandumu Türkiye’yi felakete götürecek dedim. Evren’e öyle şeyler oldu ki, başörtüsü ile dövüşerek çıktı, ayet hadis okuyarak çıktı. 82 Anayasası’nı siz hazırladınız kardeşim. O zaman şöyle dediler; “Biz bu anayasası Allah korkusu ile hazırladık besmele ile hazırladık” Ben dedim ki herkesi götürecek bu, keşke haklı çıkmasaydım, haklı çıktım. Gençliğinizden beri tanıyoruz birbirimizi.

EKONOMİ REZALET DURUMDA

En karanlık gecem 2016 Nisan referandumu gecesi. Türkiye’nin geleceği adına kaygılandım. Ben Erdoğan’a derim ki parlamenter sisteme geçmek kaydıyla masaya otururum.Ben prensipler ve ilkeler üzerinden yürüyorum. İki yılda gelinen noktada nefes alamıyorsunuz. Ekonomi rezalet bir durumda.

BABACAN İYİ BİR EKONOMİST

Babacan iyi bir ekonomist sakin bir insan. Bugünkü iktidara uzun süre paydaşlık yaptıkları için orada işleri zor. Cevap vermeleri gereken sorular var. Ama bizden çok rahat bir dönemde parti kurdular.Biz en büyük zorlukları çektiğimiz için biraz daha kurumsallaşmada rahatlar. Ben iki partinin de kurulmasını hep destekle karşıladım. Şeçenek, rekabet yaratmak seçmen için iyidir.Cumhur İttifakı olmadan da bu masa toplanabilir. Ben çok çağrı yaptım. Londra lobisi bize saldırıyor dediklerinde bir beraberlik fotoğrafı lazım gelir. Sadece Sayın Erdoğan’a çağrı yapmadım, Sayın Bahçeli’ye, Sayın Kılıçdaroğlu’na. Cumhur ittifakı birleşenlerine çağrıda bulundum.

MAAŞI OLMAYANA 500 TL VERİLSİN

Esnafa faizsiz 10 bin TL kredi verilsin. Onlar kendilerini çevirebilsinler. Maaşı olmayan, işi gitmiş zorda olan insanlara kişi başı 500 TL verelim en azından tüketim yapabilsinler.

ERDOĞAN DOSTLARINI KURTARIYOR

Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının hızlı para için bir tercihi oldu o da inşaat sektörü. İnşaat bitsin demiyorum ama öncelik sıralarını ayarlamanız lazımdı. Damat Bey bir paket açıkladı, kredi verecekler. Nereye verecekler inşaat sektörüne. Dostlarını kurtarıyor Sayın Erdoğan. Ama o vatandaş 15 yıllık bir borçlanmaya girdiğinde çocuklarımızın torunlarımızın başına yeni borçlar açma 2001 olayındaki gibi bir çıkmaza çıkacak.”

“Bedeli ne olursa olsun bu memlekete adaleti ve demokrasiyi getireceğiz!”

Okumaya devam et

Politika

Öztrak’tan Berberoğlu yorumu: “20 Temmuz sivil darbesinin yeni adımı!”

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasıyla ilgili “20 Temmuz sivil darbesinin yeni adımı. Şahsi garezle yapılmış ve açıkça CHP düşmanlığı. Kimsenin şüphesi olmasın, hak, batıla galip gelir” dedi.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Faik Öztrak, İstanbul vekili Enis Berberoğlu’nun Meclis üyeliğinin düşürülüp tutuklanmasına ilişkin “Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) müflis bezirgan siyasetin yeni senaryosu sahneye kondu” diye konuştu.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI BEKLENİRKEN VEKİLLİĞİ DÜŞÜRÜLDÜ

Demokrasi ve milli iradenin ayaklar altına alındığına işaret eden Öztrak, ayrıca şunları ifade etti: “Enis Berberoğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi, 20 Temmuz sivil darbesinin yeni adımıdır. Meclis tutanaklarına da yansıdığı gibi Berberoğlu hakkında yapılan siyasi ve askeri casusluk iddiası düşmüştür. Verilen cezanın gerekçesi, gizli kalması gereken bilgileri açıklamaktır. Ama her zamanki gibi Saray’ın mafyatik trolleri gece devreye giriyor ve arkadaşımızı mahkemenin bile delil bulamadığı casusluk suçlaması ile sabaha kadar sosyal medyada lince çalışıyor. Berberoğlu’nun vekilliği, davalarla ilgili yargılanan diğer şahıslarla ilgili suçlama kalmamışken, Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş karar beklerken Meclis’in geçmiş içtihatları ve uygulamaları yok sayılarak düşürülmüştür. Hele gece yarısı apar topar evinden gözaltına alınması tam bir zulümdür. Şahsi garezle yapılmıştır ve açıkça CHP düşmanlığıdır. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, ip koptuğu yerden bağlanır ve hak, batıla galip gelir.”

KİME İNANACAĞIZ? RECEP BEYE Mİ TAYYİP BEYE Mİ ERDOĞAN’A MI?

Gece yarısı, 14 büyükşehir ve Zonguldak için getirilen sokağa çıkma yasağının, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ca kaldırılmasına dair de “Önce Sağlık Bakanı çıkıyor, ‘Böyle bir düşüncemiz yok’ diyor. Sonra AK Parti Genel Başkanı çıkıyor, ‘Sağlık Bakanlığı önerdi’ diyor. Sonra Recep Bey çıkıyor, ‘Günlük vaka sayısı yeniden yükselince bu kararı aldık’ diyor, Tayyip Bey çıkıyor ‘Gönlüm razı olmadı’ diyor, Erdoğan ‘Sokağa çıkma yasağını iptal ettim’ diyor. Şimdi hangisine inanacağız, güveneceğiz? Recep Bey’e mi, Tayyip Bey’e mi yoksa Erdoğan’a mı? Bu, yönetimdeki savrulmayı çok açık seçik ortaya koyuyor. Tek kişinin aklını herkesin aklının önüne koyarsanız böyle olur” ifadelerini kullandı.

“Bedeli ne olursa olsun bu memlekete adaleti ve demokrasiyi getireceğiz!”

Okumaya devam et

Politika

DEVA Partisinden 3 ismin milletvekilliğinin düşürülmesine tepki: Karar siyasi, seçmen iradesi bertaraf edildi

DEVA Partisi, Enis Berberoğlu, Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’ın milletvekilliklerinin düşürülmesine ‘siyasi karar’ değerlendirmesi yaptı. Kemal Aktaş ve Engin Alan’ın kararlarını hatırlatılarak, “Seçmenin iradesi bu keyfi tasarruflarla bertaraf edilmiştir” denildi.

BOLD – Demokrasi ve Atılım Partisinden yapılan açıklamada, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’nin sesidir, demokrasimizin nefesidir. Egemenlik yetkisini kullandığı oy marifetiyle milletvekillerine devreden seçmenin iradesi bu keyfi tasarruflarla bertaraf edilmiştir. Çifte standart ortaya koyan bu uygulamalar kabul edilemez” ifadeleri kullanıldı.

DEVA Partisinin açıklamasında şunlar  kaydedildi:

SİYASİ KARAR

“CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları’nın haklarında verilen yargı kararlarının parlamentoda okunmasıyla milletvekillikleri düşürüldü. Tarafsız olması gereken Başkanlık Divanı’nın vekiller hakkında verilen mahkûmiyet kararlarını, uzunca bir süre beklettikten sonra TBMM Genel Kurulu’nda okumayı tercih ederek milletvekilliklerini sona erdirmesi siyasi bir karardır. Dün TBMM’de vekillikleri düşürülen milletvekillerinin durumuyla hukuken benzer mahiyette geçmişte çok sayıda örnek vardır ki, Başkanlık Divanı mahkemelerin vermiş olduğu kesinleşmiş kararları genel kurulda okutmamıştır.

ÇİFTE STANDART KABUL EDİLEMEZ

Bu sayede milletvekillerinin seçildikleri dönem sonuna kadar görevlerini yapmaları sağlanmıştır. Kemal Aktaş ve Engin Alan hakkındaki meclis uygulaması benzer örneklerdendir. Ve bu örnekler aklıselimin, sağduyunun sergilendiği güzel örneklerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’nin sesidir, demokrasimizin nefesidir. Egemenlik yetkisini kullandığı oy marifetiyle milletvekillerine devreden seçmenin iradesi bu keyfi tasarruflarla bertaraf edilmiştir. Çifte standart ortaya koyan bu uygulamalar kabul edilemez.”

Meral Akşener: Enis Berberoğlu’ndan terörist çıkmaz

Okumaya devam et

Popular