Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Erdoğan ziyaret ettiği her ülkede ithal et anlaşması yaptı, kırmızı et ithalatı yüzde 233 arttı

Tayyip Erdoğan, son zamanlarda seyahat ettiği neredeyse tüm ülkelerde Türkiye’ye kırmızı et ithalatına yönelik anlaşmalar imzalıyor. Fransa, Rusya ve Bosna Hersek bu ülkelerden sadece birkaçı…

BOLD – Bu anlaşmalar başta çiftçiler olmak üzere birçok kişi tarafından eleştirilirken, bu tür davranışların orta ve uzun vadede Türkiye’nin tarım ve hayvancılık sektörü ile ekonomiye yönelik büyük zararları olacağına yönelik tepkiler dile getirilmişti.

Öte yandan Erdoğan’a ziyaret ettiği ülkeler tarafından bu anlaşmaların “şart koşulduğu” iddia edilmiş, söz konusu ülkelerin Türkiye’ye et satışı karşılığında Erdoğan’ı davet ettikleri ya da yine bu ön koşul ile ziyaret izni verdikleri öne sürülmüştü.

Dünya Gazetesi’nden Ali Ekber Yıldırım’ın haberine göre, Türkiye’nin kırmızı et üretimi azalırken ithalat deyim yerindeyse patladı. Et ve Süt Kurumu’nun “2018 Sektör Değerlendirme Raporu”na göre kırmızı et ithalatı 2018’de miktar bazında yüzde 233 artarken değer bakımında yüzde 106 oranında artış gösterdi.

Rapora göre 2017 yılında 18 bin 857 ton olan kırmızı et ithalatı için 85 milyon 190 bin dolar ödendi. 2018 yılında ise toplamda 55 bin 752 ton kırmızı et için Türkiye, dışarıya 260 milyon 107 bin dolar ödeme yaptı. Yapılan ithalatın tamamı büyükbaş hayvan eti. Küçükbaş hayvan eti ithalatı yapılmadı.

KEMİKSİZ KIRMIZI ET İTHALATI YÜZDE 3.488 ARTTI

Detaylı olarak incelendiğinde Et ve Süt Kurumu raporunda çok çarpıcı veriler var. 2018 yılında kemiksiz kırmızı et ithalatındaki artışın yüzde 3 bin 488 olduğu dikkati çekiyor.

Raporda yer alan bilgilere göre, 2017 yılında sadece 339 ton 858 kilo kemiksiz et ithal edilirken, 2018 yılında yüzde 3.488 artışla kemiksiz et ithalatı 2 bin 241 ton 421 kiloya ulaştı.

Aynı dönemde kemikli et ithalatındaki artış ise yüzde 135 oldu. 2017’de 18 bin 517 ton 790 kilo olan kemikli et ithalatı 2018 yılı sonu itibariyle 42 bin 556 ton 145 kilo oldu.

Kırmızı et ithalatının yüzde 76’sı Polonya’dan yapılırken yüzde 12’si ise Bosna Hersek’ten gerçekleştirildi. Et ve Süt Kurumu’nun yayınladığı verilere göre, 2018’de Polonya’dan 42 bin 349 ton, Bosna Hersek’ten 6 bin 861 ton, Sırbistan’dan 3 bin 609 ton Ukrayna’dan 1726 ton et ithalatı yapıldı. İthalat yapılan diğer ülkeler ise sırasıyla 784 ton ile Macaristan, 335 ton ile Fransa, 48 ton ile Romanya ve 36 ton ile Letonya yer alıyor.

Polonya, Macaristan, Fransa, Letonya, Romanya’dan kemikli et, Bosna Hersek, Sırbistan ve Ukrayna’dan ise kemiksiz et ithal edildi.

İthalat artarken kırmızı et üretimi azalıyor. Özellikle küçükbaş hayvan etindeki düşüş dikkat çekici. Rapora göre, 2018 yılı toplam et üretiminde kırmızı etin payı yüzde 33.44 oldu. 2018 yılında kırmızı et üretimi 1 milyon 118 bin tonla bir önceki yıla göre yüzde 0.7 azaldı.

Son 2 yıldır kırmızı et üretimindeki düşüş trendi devam ediyor. 2016 yılında 1 milyon 173 bin 42 ton olan kırmızı et üretimi 2017’de 1 milyon 126 bin 404 tona ve 2018’de ise 1 milyon 118 bin 695 tona geriledi.

Rapora göre, büyükbaş eti üretimi yüzde 1.5 artarak 1 milyon 4 bin ton, küçükbaş eti üretimi yüzde 17 azalarak 114 bin ton oldu. Kırmızı et üretiminde küçükbaş etinin payı yüzde 10.2 olarak gerçekleşti.
2018 yılında manda eti üretimi yüzde 69 azalarak 402 ton, koyun eti üretimi yüzde 0.7 artarak 100 bin ton, keçi eti üretimi ise yüzde 63 azalarak 14 bin ton olarak gerçekleşti.

Et ve Süt Kurumu raporuna göre, canlı hayvan ithalatında yüzde 54 oranında artış kaydedildi. Raporda canlı hayvan ithalatı ile ilgili yapılan değerlendirme özetle şöyle:

“Canlı hayvan ithalatlarının çoğunluğunu büyükbaş oluşturmaktadır. 2010 yılından itibaren besilik ve kasaplık hayvan ithalatı yapılmaya başlanmıştır.

2018 yılında bir önceki yıla göre; kilogram bazında toplam canlı hayvan ithalatı yüzde 54, büyükbaş hayvan ithalatı yüzde 53, küçükbaş hayvan ithalatı ise yüzde 68 artmıştır. Büyükbaş hayvan ithalatındaki artış daha çok besilik ithalatından kaynaklı olup büyükbaş için yüzde 78 olarak gerçekleşmiştir. Kasaplık ithalatı büyükbaş için yüzde 31 artmıştır.”

İTHAL HAYVANLAR İÇİN 1.7 MİLYAR DOLAR ÖDENDİ

Türkiye 2018 yılında, toplamda 1 milyon 460 bin 563 büyükbaş ve 426 bin 507 küçükbaş olmak üzere 1 milyon 886 bin 70 baş canlı hayvan ithal etti. Bu ithalat için ödenen toplam döviz 1 milyar 754 milyon 531 bin 892 dolar.

Et ve Süt Kurumu’nun 2018 Sektör Değerlendirme Raporu’na göre, geçen yıl gerçekleşen büyükbaş hayvan ithalatının çoğunluğu besilik olmak üzere; yüzde 42’si Brezilya’dan gerçekleşti. Brezilya’dan toplam 615 bin 896 baş sığır ithalatı yapıldı. Uruguay’dan ithal edilen 426 bin 443 baş sığırla bu ülke sıralamada yüzde 29 ile ikinci sırada yer aldı.

Sonra sırasıyla Macaristan, Avustralya, Romanya, Çekya, Slovakya, İrlanda, İtalya, Fransa, İspanya, Letontya, Almanya, Şili, Estonya, Bulgaristan, Litvanya, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Belçika, Hollanda, Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka, Bosna Hersek, Estonya olmak üzere toplamda 25 ülkeden sığır ithalatı yapıldı.

Damızlık sığır ithalatının yüzde 21’i Almanya, yüzde 15’i Romanya, yüzde 14’ü Avusturya’dan yapılırken, kasaplık sığır ithalatının yüzde 67’si Brezilya ve İspanya’dan yapıldı.

Türkiye’nin 2018 yılında damızlık küçükbaş hayvan ithalatı yüzde 347.7 arttı. Bu hayvanlar için ödenen dövizdeki artış miktarı ise önceki yıla göre yüzde 441 yükseldi.

Canlı olarak ithal edilen küçükbaş hayvanların yüzde 56’sı damızlık dışı hayvanlardan oluşurken, tamamı Avustralya’dan getirildi. Damızlık olarak getirilen hayvanların yüzde 60’ı ise Romanya’dan temin edildi.

2018 yılında canlı hayvan ihracatı 16 bin 657 baş olarak gerçekleşti. Aynı yıl 350 baş olan canlı büyükbaş hayvan ihracatının tamamı Irak’a yapıldı.

Söz konusu dönemde işlenmemiş kırmızı et ihracatı 159 ton olarak gerçekleşti. İhracatın yüzde 65’i Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapıldı.

Okumaya devam et
Reklamlar

Ekonomi

Pancar ekmeyip dolar alan daha kârlı çıktı

Türkiye’de artan maliyetler nedeniyle üreticinin girdiği zarar artıyor. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sene başında pancar ekmeyip aynı parayı dolara yatıranların daha kârlı çıktığına dikkat çekti. 

BOLD – Üretim maliyetleri sürekli artarken alım fiyatları düşük kalmaya devam ediyor. Bu yıl şekerpancarı üretiminde maliyetler en az yüzde 50 artarken, şekerpancarı alım fiyatlarındaki artış ise yüzde 11 ile sınırlı kaldı. Üretici bu duruma tepkili.

AÇIKLANAN FİYAT ÜRETİCİNİN ZARAR ETMESİNE NEDEN OLACAK

Bu yıl üreticinin en az 390 TL fiyat açıklanmasını beklediğine dikkat çeken CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer, açıklanan 336 TL’lik taban fiyatının beklentilerin çok altında kaldığını vurguladı. Gürer, bu yıl gübreden ilaca, tohumdan tarımsal sulamadan kaynaklanan enerjiye, işçilik ve diğer tüm üretim maliyetlerinin geçen yıla göre yüzde 50’den fazla arttığının altını çizdi. Geçen yıl 300 lira olan şeker pancarında bu yılki artış oranının yüzde 11’de kalmasının üreticilerde şok etkisi oluşturduğunu ifade eden Gürer, “Beklentilerinin çok altında açıklanan pancar fiyatı, üreticinin bu yıl büyük ölçüde zarar etmesine neden olacak. Üretici zarar ettiği için önümüzdeki yıl belki de pancar ekimi yapmayacak”

ÜRETMEYİP DOLAR ALAN KARLI ÇIKTI

Sene başında 5.80 TL olan dolar kurunun bugün 8.30 TL’ye çıktığına işaret eden Gürer, “Ocak ayında 58 bin TL karşılığında 10 bin dolar alıp bir kenara koyan biri, hiç üretmeden bugün 25 bin TL kazanç elde etti. Ancak aynı parayı pancar üretimine harcayan çiftçi ise ne yazık ki zarara girdi” dedi. Pancar üreticisi sayısının 400 binlerden 100 binlerin altına gerilediğini hatırlatan Gürer, “Pancar ekim alanı daralmaya devam eder de çiftçi pancar ekiminden uzaklaşırsa, bu durum nişasta bazlı şurubun pazar payını artırır. Ne yazık ki insan sağlığına olumsuz etkisi tartışılan NBŞ pazara hâkim olur” dedi.

Silivri’de 44 mahkumun koronaya yakalandığı koğuştan mektup var! Sistematik ve nitelikli işkenceyle soykırım yapılmaya çalışıldı

Okumaya devam et

Ekonomi

Biden kazanırsa Türkiye’ye uygulanacak yaptırımlar dünyayı korkutuyor

Merkez Bankasının dolar kuruna müdahale araçlarını tüketmesi sonrası hızla değer kaybeden Türk Lirası, dünya gündeminde. Yorumlarda, ABD başkanlık seçimlerini Joe Biden’in kazanması halinde Türkiye’ye karşı yapılacak olası yaptırımların işlemcileri tedirgin ettiğine dikkat çekiliyor.  

BOLD – Brezilya realinin ardından yıl başından bu yana dolar karşısında dünyada en çok değer kaybeden para birimi olan Türk Lirası, bir kez daha dünya gündemine oturdu.

PİYASALAR YAPTIRIMLARDAN ENDİŞE EDİYOR

Amerikan The Wall Street Journal gazetesi, “Piyasada işlemciler, Joe Biden’ın ABD başkanlık seçimini kazanmasının Türkiye’ye karşı yaptırım olasılığını artırmasından korkuyor” diye yazdı. Gazete, Pictet Varlık Yönetimi şirketinden kıdemli ekonomist Nikolay Markov’un şu görüşüne yer verdi: “Türkiye benzersiz bir krizle karşı karşıya ve yetkililer gerekli yanıtı vermiş değil, çok zor bir durumdalar. Buna başkanlık seçimini de eklersek, risk ciddi şekilde artıyor.”

OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI İLE FAİZ ARTIRIMI YAPILABİLİR

BBC, “Jeopolitik gerilimler TL’yi zayıflatıyor” diye yazarken; ABD merkezli finans ajansı Bloomberg ise TL’deki değer kaybı sürecinin üst üste 5 gün sürdüğünü ve bu yılki en kötü aylık performansın yaşandığını vurguladı. İngiliz Financial Times gazetesi ise uzmanların TCMB’nin olağanüstü toplantıyla faiz artışına gitmek zorunda kalabileceği uyarısında bulunduğunu aktardı.

Silivri’de 44 mahkumun koronaya yakalandığı koğuştan mektup var! Sistematik ve nitelikli işkenceyle soykırım yapılmaya çalışıldı

Okumaya devam et

Ekonomi

Döviz rezervlerini bitiren Merkez Bankası altınları da satmaya başladı

Dolar kurunu sabit tutabilmek adına rezervlerindeki dövizi bitiren Merkez Bankasının şimdi de rezervlerindeki altını satmaya başladığı ortaya çıktı. Merkez Bankasının geçen ay 45,5 tonluk altın sattığı belirlendi. 

BOLD – Merkez Bankasının (TCMB), eylülde 45,5 ton altın sattığı ortaya çıktı. Merkez Bankası, dolar kurunun yükselmesini engellemek için rezervlerinden 116,4 milyar doları satarken net rezervi -45,9 milyar dolara gerilemişti.

10 YIL SONRA ALTIN SATTI

Sözcü’den Emre Deveci’nin haberine göre döviz rezervlerindeki sert düşüş ve yüklü altın alımlarıyla Türkiye’de ve dünyada gündemde olan Merkez Bankası (TCMB), eylülde 45,5 tonluk altın satışıyla sürpriz bir işleme imza attı. Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre, temmuzda 19,4, ağustosta 3,9 ton altın alımı yapan banka eylüldeki 45,5 tonluk (yaklaşık değeri 3 milyar dolar) satış nedeniyle üçüncü çeyrekte nette 22,5 tonluk satış yaptı. 2017’den bu yana yüklü altın alımı yapan TCMB’nin eylüldeki altın satışıyla dünyada 10 yıl sonra ilk kez çeyrek yıllık dönemde merkez bankaları nette altın satmış oldu.

600 TON ALTIN REZERVİ KALDI

TCMB eylüldeki 45,5 tonluk satışa rağmen yıl başından bu yana toplamda 148,5 tonluk altın alımıyla bu alanda 2019’da olduğu gibi yine dünyada birinci sırada yer aldı. TCMB, 2019’da 159 ton altın alımıyla dünyada merkez bankaları arasında birinci sırada yer almıştı. İkinci sırayı ise 158,1 tonluk alımla Rusya Merkez Bankası almıştı. TCMB’nin altın alımları 2017’de 85,9 ton, 2018’de 51,4 ton olmuştu. Eylülde TCMB’nin kendine ait altın rezervi düştü ancak bankaların TCMB’de zorunlu karşılık olarak tuttukları altın miktarı bu dönemde 84,2 tondan 133,4 tona yükseldi. Böylece miktar olarak TCMB’nin altın rezervi 690 ton civarında kaldı.

Silivri’de 44 mahkumun koronaya yakalandığı koğuştan mektup var! Sistematik ve nitelikli işkenceyle soykırım yapılmaya çalışıldı

 

Okumaya devam et

Popular