Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Aile hekimleri mekan bulamıyor, mahalleli doktorsuz kalacak

Aile hekimleri, Aile Sağlık Merkezi’ni bulup orayı uygun hale getirebilmek için içerisine ciddi miktarda harcama yapıyor. Ancak mülk sahibi değişince veya beklenmedik bir anda “boşaltın” talebi gelince çok sayıda hasta mağdur oluyor.

BOLD – Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), aile hekimlerinin asli görevinin birey ve toplum sağlığına hizmet vermek olduğuna ancak görev tanımları dışındaki konular nedeniyle çalışma şartlarının ağırlaştığına dikkat çekti. Özellikle de kira süresi dolan veya mülk sahibi değişen Aile Sağlığı Merkezlerini, aile hekimlerinin mülk sahipleri ile ucu kimi zaman tehdide dayanan sorunlar yaşamalarına sebep olduğuna vurgu yapıldı.

BAKANLIK YER BULMAKLA YÜKÜMLÜ KILIYOR

Sağlık Bakanlığı’na bağlı ve sözleşmeli kamu hizmeti veren Aile Hekimleri, çalışacakları Aile Sağlık Merkezlerini de kendileri bulmakla yükümlü kılınıyor. Ancak Aile Sağlık Merkezleri için uygun yapı bulmak hiç de kolay olmuyor. Çünkü her gün çok sayıda hastanın muayene, aşı, ilaç ve çeşitli tedavi hizmeti aldığı ASM’lerin müstakil durumdaki yapılarda hizmet vermesi gerekiyor. Aile Hekimleri mesleklerini icra edebilmek için öncelikle yer bulma sorununun giderilmesini, bunun için de başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere İl Sağlık Müdürlükleri ile Belediyelerin ellerini taşın altına koymaları gerektiğini dile getiriyor.

% 100 KİRA ARTIŞI İSTEMİŞ

Türkiye genelinde kira sözleşme süresi dolan, taşınması gerektiği halde aynı bölge veya mahalle içerisinde Aile Sağlık Merkezi olmaya uygun yeni bir yapı bulamayan çok sayıda ASM bulunuyor. Bunlardan birisi de Antalya’da bulunan Aile Sağlığı Merkezi… Dr. Alper Bağcı içerisinde hizmet verdikleri bina için mülk sahibi tarafından büyük bir kira artışı talep edildiğini belirtti. “3 yıl önce kiraladığım ve içerisine de 80 bin TL masraf yaptığım Aile Sağlık Merkezi binasının mülk sahibi %100 kira artışı talep ediyor. Bu kirayı ödeyemememiz halinde de binayı boşaltmamızı istiyor. Öncelikle bu kira bedelini karşılayabilmemiz mevcut ödenekler göz önünde bulundurulduğunda mümkün değil. Yer bulamazsak bu ASM’ye bağlı bunca hasta ne olacak? Bu şu anda sadece bizim sorunumuz gibi görünse de ülkemiz genelinde ciddi bir sıkıntı var bu alanda…” dedi.

GERİLİMLER YAŞIYORUZ, TEHDİT EDİLİYORUZ

Aile Hekimi Dr. Alper Bağcı, “Aile Hekiminin görevi Aile Sağlık Merkezi açmak veya kira sözleşmesi bittiği için taşımak üzere yer aramak olmamalı. Mülk sahipleri ile karşı karşıya geliyoruz, ciddi gerilimler yaşıyoruz ve hatta kimi zaman tehdit ediliyoruz. Hastalarımızın da huzuru ve hizmet alma hakkı engelleniyor. Bu nedenle devletimizin bizi mülk sahipleri ile bu şekilde karşı karşıya getirmemesini bekliyoruz. Sonuçta bizler sözleşme ile kamu hizmeti veriyoruz ve odaklanmamız gereken nokta da muayenelerimiz ve hastalarımızın ASM’lerden en iyi şekilde yararlanıp yararlanmadığını takip etmek. Özellikle de Sağlık Bakanlığımız tarafından bu konuya bir an önce çözüm bulunmasını istiyoruz.”

Genel

Hacılardan Diyanete zor soru: Vurgun mu var işi mi bilmiyorsunuz?

Diyanetin yaptığı kura çekilişiyle para vererek hacca giden vatandaşlar, verilen hizmete isyan etti: “Aldıkları paranın hakkı verilmiyor. Ya ortada bir vurgun var ya da Diyanet bu işi bilmiyor.”

BOLD – Kurayla hacca gitmeye hak kazananlar arasında en az 23 bin 500 TL ödeyerek Diyaneti tercih edenler hizmetlerin kalitesizliğinden şikayetçi.

Otel odası, yemekler ve servis hizmetleri hacıların tepki gösterdiği konuların başında geliyor. Özel şirketlerdeki ring araçlarının çok daha sık ve az kişi olduğunu belirten H.P, insanların Diyanetin servis araçlarındaki yoğunluktan şikayetçi olduğunu belirtti. 21 Ağustos tarihinde servis aracında çekilen videoda ise yaşlı insanların ayakta yolculuk yaptığı görülüyor.

KUTSAL VAZİFELERİNDEN DOLAYI SES ÇIKARMIYORLAR

Diyanetin kura çekilişi sonucu hacca giden H.P, hacca gidecek insanlara büyüklerinin “Oraya gittiğinizde şeytan sizinle çok uğraşacak, size tokat atılsa bile siz sesinizi çıkarmayın” şeklinde tavsiyesi olduğunu, insanların da bu yüzden ses çıkarmadığını söyledi. Cumhuriyet’in haberine göre, hacca giden vatandaşlar otellerdeki şartları “Kahvaltıda domates salatalık peynir bile olmuyor bazen. Akşamları tek çeşit yemek çıkıyor. O da kuru fasulye ve nohuttan ibaret” sözleriyle anlattı.

“BU PARANIN HAKKI VERİLMİYOR”

H.P., “İnsanlardan iyi paralar toplanıyor. Ama bu paranın hakkı verilmiyor. Akla gelen iki soru şu… Bu paranın hakkı verilmiyor. Ya ortada bir vurgun var ya da Diyanet bu işi bilmiyor, beceremiyor” dedi. 80 bin kişinin katıldığı hac organizasyonunda kişi başı ödenen ücret en düşük ücretli olan 4 kişilik oda tercihli konaklama 23 589 TL. İki kişilik odaların fiyatları ise 31 516 TL. Otel tercihli konaklamalarda ise 63.607 TL’ye kadar odalarda kalmak mümkün.

Diyanetin kurasıyla hacca giden bir diğer yurttaş ise “Yüzde 60’ına mecbur kılıyorlar. İnsanlar buraya gelmek zorunda. İnsan kutsal topraklara geldiğine pişman olur mu? Ediyorlar yani.” dedi.

“İLK DEFA BÖYLE BİR SORU GELDİ”

Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Hizmetleri Daire Başkanlığı çalışanı Şemsettin Kandemir, ‘Yurttaşların otelde ve servis araçlarında yaşadığı sorunlar doğru mudur? şeklindeki sorumuzu “İlk defa böyle bir soru geldi” diyerek yanıtladı. İletişime geçtiğimiz Diyanet İşleri Başkanlığının basın müşavirliği ise haber hakkında henüz bir açıklama yapmadı.

Vatandaşın ekonomiye duyduğu güven yüzde 14.5 azaldı

Okumaya devam et

Genel

Sudan’da kiralanan 780 bin dönümlük çiftliğe, 5 yılda bir tohum dahi ekilmemiş

Türkiye’nin 2014’te Sudan’daki 780 bin dönümlük araziyi 99 yıllığına kiralayarak kurduğu örnek çiftliğe, 5 yıldır bir tohum dahi ekilmediği ortaya çıktı.

BOLD – Türkiye’nin Sudan’da 2014’te 99 yıllığına kiraladığı 12 bin 500 hektarlık arazide aradan geçen 5 yılda hiçbir yatırım yapılmadığı kaydedildi. CHP Niğde milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Kendi çiftliklerini işletemediği için kiraya veren TİGEM, Sudan’da çiftlik kurmaya gitti. Çiftlikte 5 yıldır gelişme yok” dedi.

AVAKADO, MANGO…

Yapılan anlaşmayla göre Sudan’da 780 bin 500 dönümlük arazi Türkiye’nin kullanımına açıldı. Burada özellikle Türkiye ikliminde yetişmeyen yada verimi düşük olan ürünlerin yetiştirilmesi hedefleniyor. Yetiştirilecek ürünler arasında ananas, mango, avakado, pepino jambu, kanola, pamuk ve yağlı tohum gibi ürünler geliyor. Üretimin başlaması ile birlikte bu ürünler daha ucuza Türkiye’ye gelecek.

CHP’Lİ VEKİL SORDU

Cumhuriyet’in haberine göre, CHP’li Gürer, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) 28 Nisan 2014’te Tarımsal İşbirliği Protokolü kapsamında, Sudan’da çiflik kurarak ve arazi kiralayarak tarımsal faaliyetlere başlamasını Meclis gündemine taşıdı. Gürer, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin cevaplaması talebiyle verdiği soru önergesinde, Sudan’daki çiftliğin son durumunu ve ne kadar yatırım harcaması yapıldığını sordu. Gürer, Pakdemirli’ye, “Bakanlığınız kadrosundan TİGEM’den kaç kişi bu çiftlik için Sudan’dadır? Kaç Sudanlı çalışan bulunmaktadır? Bunlara ne kadar ücret ödenmektedir? TİGEM ve bakanlığınıza bağlı birimlerin, ülkemiz dışında Sudan haricinde satın aldığı tarım alanı ya da çiftlik var mıdır” sorularını da yöneltti.

PAKDEMİRLİ: YATIRIM YAPILMADI

Önergeye cevap veren Pakdemirli, Sudan ile yapılan anlaşma kapsamında arazi satın alınmasının söz konusu olmadığını belirterek, “Kurulacak ortak şirket marifetiyle, Sudan’da 12 bin 500 hektar arazide örnek çiftlik olarak tarımsal faaliyetler yapılacak olup halen söz konusu araziler ve örnek çiftlik için önerge tarihi itibarıyla herhangi bir yatırım harcaması gerçekleşmemiştir” dedi.

Pakdemirli, Sudan’a bugüne dek yalnızca bir TİGEM personelinin geçici görevlendirme ile gittiğini belirterek, “Ortak şirketin yönetim kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı olarak atanan personel haricinde Sudanlı çalışan bulunmamaktadır” cevabını verdi.

100 GÜNLÜK EYLEM PLANINDA DA YER ALMIŞTI

Sudan ile yapılan tarım arazisi kiralama anlaşması, Tayyip Erdoğan’ın kara kıta Afrika’ya yönelik başlatmış olduğu açılımın meyvesi olarak sunulmuştu. Türkiye’nin ilk defa devlet ve özel sektör işbirliği ile yapacağı yatırım Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 100 Günlük Eylem Planı’nda da yer almıştı. Bu kapsamda sermayesinin yüzde 80’i Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) ve yüzde 20’si Sudan tarafına ait olan 10 milyon dolar sermayeli “Türk Sudan Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Anonim Şirketi” adıyla bağlı ortaklık kurulması kararlaştırılmıştı. Proje ile resmi kayıtlara göre 500 milyon dolar olan Sudan’la ticaret hacminin önümüzdeki yıl 1, sonraki yıl 2, daha sonra için ise 10 milyar dolara çıkarılması da hedefler arasındaydı.

Hasat öncesi çiftçinin elektriğini kesmişler

Okumaya devam et

Genel

İşte memur zammını belirleyecek kurul

Memur maaş zammı konusunda hükümetle yetkili sendika anlaşamadı. Memur maaş zam oranını Hakem Kurulu, tarafları dinledikten sonra açıklayacak. İşte maaş zammını belirleyecek, çoğu üyesi Bakanlar Kurulu’nca belirlenen kurul…

BOLD – Memur maaşı zammı konusunda hükümetin yaptığı iki teklif yetkili sendika tarafından kabul edilmedi. Memur maaş zam oranını Hakem Kurulu tarafından belirlenecek. Birkaç gün içerisinde toplanıp tarafları dinlemesi beklenen kurulun kararını bir hafta içerisinde vermesi bekleniyor.

ÜYELER BAKANLAR KURULUNCA BELİRLENİYOR

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş’ın başkanlığında 11 kişiden oluşuyor. Kurula üyelerin önemli kısmı Bakanlar Kurulu’nca belirleniyor. İşte kurulun yapısı ve üyelerin seçilebileceği kurumlar…

– Kurul, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay Başkan, Başkanvekili, Başkan Yardımcısı veya Daire Başkanları arasından Bakanlar Kurulunca Başkan olarak seçilecek bir üye,

– Kamu İşveren Heyeti Başkanınca(Hükümet) Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığından görevlendirilecek birer üye,

– Bağlı sendikaların üye sayısı itibarıyla en fazla üyeye sahip konfederasyon tarafından belirlenecek iki, bağlı sendikaların üye sayısı açısından ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlardan birer üye,

– Üniversitelerin kamu yönetimi, iş hukuku, kamu maliyesi, çalışma ekonomisi, iktisat ve işletme bilim dallarından en az Doçent unvanını taşıyanlar arasından Bakanlar Kurulunca seçilecek bir üye,

– Bağlı sendikaların üye sayısı itibarıyla en fazla üyeye sahip konfederasyon tarafından üç, bağlı sendikaların üye sayısı açısından ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından ikişer olmak üzere (d) bendinde belirtilen bilim dallarından en az doçent unvanını taşımak kaydıyla, önerilecek toplam yedi öğretim üyesi arasından Bakanlar Kurulunca seçilecek bir üye, olmak üzere 11 üyeden oluşur.

 

Kanserli hücreleri onaran ilacı bulan Prof. Oğuz Aslan Özen cezaevinde ölüme sürükleniyor

Okumaya devam et

Popular