Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Erdoğan’ın, seçim ayarlı Ahmet Kaya önerisine tepki: 17 yıldır kim iktidarda?

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da gerçekleşecek 23 Haziran’daki seçim öncesi, şarkıcı Ahmet Kaya’ya yönelik 20 yıl önce Magazin Gazetecileri Derneği Ödül Töreni’nde gerçekleşen linç girişimine değindi.

BOLD-Ahmet Kaya, 2000 yılında Fransa’nın Paris şehrinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle vefat etmişti. Türkiye’de kendisine yönelik gerçekleşen linç girişiminin ardından Ahmet Kaya’nın cenazesi, Paris’e defnedildi. Aradan geçen yılların ardından Magazin Gazetecileri Derneği Ödül Töreni’ne katılan bazı sanatçılar, gösterdikleri tepkiden dolayı pişmanlıklarını ifade etti.

23 Haziran’da gerçekleşecek olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi öncesi Kürt seçmenlerin oylarına ihtiyaç duyan AKP Genel Başkanı Erdoğan, ağız değiştirerek 19 yıl önce Paris’e defnedilen Ahmet Kaya’nın cenazesinin Türkiye getirile bilineceğini ifade etti.  Erdoğan’ın bu sözlerine sosyal medyada tepki geldi.

AKP’nin 17 yıldır iktidar olduğunu vurgulayan Saadet Partisi Milletvekili Cihangir İslam, “Bu süre içerisinde herhangi bir işlem yapıldı mı Ahmet Kaya’ya saldıranlar hakkında?” diye sordu.

Gazeteci Bülent Mumay ise Erdoğan’ın anket sonuçları karşısında sinirlerinin bozulmuş olduğunu bu nedenle Mursi, Sisi ve Ahmet Kaya demeçleri verdiğini ifade etti.

Erdoğan’dan Kürt oyları için yeni hamle: Ailesi isterse Ahmet Kaya’nın mezarını getiririz

Gündem

“Ölüm listesi” hazırlayan Noyan yargılandığı davaya gelmedi

15 Temmuz’la ilgili “Kursağımızda kaldı. Bizim aile 50 kişiyi götürür” sözlerine dava açılan ve 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istenen Sevda Noyan’ın yargılanmasına başlandı. Noyan, hasta olduğu gerekçesiyle ilk duruşmaya gelmedi.

BOLD – Bir televizyon programındaki sözleri nedeniyle “Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçundan dava açılan Sevda Noyan’ın yargılanmasına başlandı.

İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmaya mazeret bildirerek katılmayan sanık Sevda Noyan’ı avukatı temsil etti. Duruşmada, sanık Sevda Noyan’ın avukatının mahkemeye 24 Ekim’de mazeret dilekçesi gönderdiği ve dilekçeye Sevda Noyan’ın hasta olduğuna ilişkin doktor raporu da eklediği kaydedildi.

Duruşmada müştekilerin avukatı Enes Kabadayı, Noyan’ın konuştuğu videoyu çözümleyen bilirkişi Z.A’nın siyasi görüşünü belirten Facebook paylaşımları olduğunu, siyasi görüşünden bağımsız olamayacağı gerekçeleriyle reddini talep etti. Avukat Kabadayı ile avukat Tülay Bekar, katılma talebinin kabulünü talep etti.  Sanık Sevda Noyan’ın avukatı ise, müştekilerin maddi veya manevi zarar görme durumlarının olmadığı gerekçesiyle katılma talepleri ile bilirkişi reddi talebinin reddini istedi.

MAHKEME MÜŞTEKİLERİN TALEBİNİ REDDETTİ

Mahkeme, sanık Sevda Noyan’ın mazeretini kabul ederek duruşma günü bildirilerek dinlenilmesine karar verdi. Müşteki Enes Kabadayı ve Tülay Bekar’ın suçtan doğrudan zarar görme durumlarının olmadığı gerekçesiyle müdahillik taleplerini reddeden mahkeme, müşteki Kabadayı’nın bir dahaki celse dinlenmesine hükmetti. Mahkeme, bilirkişinin sadece video çözümü yaptığı ve siyasi görüşünün istenmediği gerekçesiyle bilirkişinin reddi talebini reddetti. Duruşma 14 Ocak’a ertelendi.

15 TEMMUZ KURSAĞIMIZDA KALDI

Ülke TV’de Esra Elönü’ün sunduğu “Arafta Sorular” isimli programa katılan Sevda Noyan, “15 Temmuz kursağımızda kaldı. Vallahi yapamadık istediklerimizi. Boş bulunduk. Yanlış anlaşılmasın, doğru anlaşılsın. Bizim aile şöyle bir 50 kişiyi götürür, onu söyleyeyim yani. Biz çok donanımlıyız bu konuda, maddi manevi olarak. Ayaklarını denk alsınlar. Bizim hala sitede var 3-5. Benim listem hazır açıkçası” ifadelerini kullanmıştı.

Namlunun ucundaki KHK’lının polisten isteği: Çocuk uyanmasın lütfen!

Okumaya devam et

Gündem

Kritik davaları etkileyecek gelişme: Emniyet’te sahte raporlar skandalı

Dijital materyalleri inceleyen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde sahte rapor düzenlendiği ortaya çıktı. Müdür, polis okuluna atanırken siber suçlardaki 3 polis memuru ise açığa alındı.

BOLD -İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin yürüttüğü soruşturma kapsamında İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürünün sahte rapor düzenlemek iddiasıyla görevden alındığı belirtildi.

İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün raporuna göre, cemaat davaları başta olmak üzere pek çok davada dijital delillere dayanılarak karar veriliyor.

Emniyetin kritik biriminde sahte rapor düzenleme iddiası İçişleri Bakanlığı müfettişlerince ortaya çıkarıldı. Müfettişlerin ön incelemesinde “bazı raporların sahte olarak düzenlendiği, birçok iş ve işlemde usulsüzlük olduğu, aldırılan malzemeler konusunda ise yanlı hareket edildiği” tespiti yapıldı. Ayrıca iddiaya göre, şubenin ihtiyaçlarının giderilmesi için daha önce kayyımların yönettiği şirketler tarafından bağışlanan milyonlarca lira anlaşmalı şirketler üzerinden faturalandırılıp harcandı.

ŞUBE MÜDÜRÜ GÖREVDEN ALINDI

İçişleri Bakanlığının 6 Ağustos 2020 tarihli yazısı ile Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne yönelik bir inceleme başlattı. İnceleme devam ederken Mülkiye Müfettişleri, “bazı belgelerin sahte olarak düzenlendiği, birçok iş ve işlemde usulsüzlük yapıldığı ve aldırılan malzemeler konusunda yanlı hareket edildiği” hususlarını tespit etti. Müfettişlerin raporu doğrultusunda 3 polis memuru görevden uzaklaştırılırken, şube müdürü görevden alınarak polis okulunda görevlendirdi.

BİLİRKİŞİ RAPORUYLA 2 MİLYON LİRA

Cumhuriyet’in ulaştığı bilgilere göre ise mahkemelerin ve savcılıkların inceleme yapılması için İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderilen materyaller bazen aylarca, bazen yıllarca bekletildi. Bu incelemenin şubedeki memurlara adli bilirkişi sıfatıyla para karşılığında yaptırıldığında ise dijital materyaller derhal hazırlanıyordu. Adli bilirkişilik ile hızlıca incelemeyi tamamlayan polis memurlarının ise 750 bin TL ile 2 milyon TL arasında para kazandıkları ve bu parayı kendi aralarında bölüştükleri belirtildi.

POLİS, PARAVAN ŞİRKETLE EMNİYETE MAL SATTI

Ayrıca şube ihtiyaçlarının karşılanması için kayyım atanan cemaate ait şirketlerden İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne milyonlarca lira bağış yapıldığı, bu paraların ise anlaşmalı şirketler üzerinden faturalandırılarak harcandığı iddia edildi. ABD’den getirilen cihazların ise açığa alınan polislerden İ.K’nin ortak olduğu şirket üzerinden faturalandırıldığı öne sürüldü. Görevden uzaklaştırılan polis memuru İ.K’nin, cihaz alım ve faturalandırma işlerini yürüttüğü belirtildi.

KRİTİK DAVALARDA SAHTE EVRAK ŞÜPHESİ

15 Temmuz darbe girişiminin ardından İstanbul’daki soruşturmalarında şüphelilerin dijital materyallerinin incelenmesi konusunda büyük bir görev üstlenen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne yönelik böyle bir soruşturma yürütülmesi dikkat çekti. Müfettişlerin ön incelemeye göre, “Birçok belgenin sahte düzenlendiği” tespiti ‘cemaat ve diğer terör örgütü dosyalarında sahte ya da usulsüz evrak düzenlendi mi’ sorusunu akıllara getirdi.

SAHTE EVRAK HÜKME ALINAMAZ

Avukat Murat Akkoç, Siber Suçlar Şube Müdürlüğündeki sahte evrak iddiasını sosyal medya hesabından gündeme getirdi. Akkoç, “Sahte veya usulsüz evrak hükme alınamaz. Bu nedenle dosyanızda İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce düzenlenmiş bir rapor olup olmadığını mutlaka kontrol edin” dedi.

Sokak röportajında AKP’yi eleştiren vatandaşa ikinci gözaltı

Okumaya devam et

Gündem

Sokak röportajında AKP’yi eleştiren vatandaşa ikinci gözaltı

AKP’yi eleştirdiği için 5 gün önce gözaltına alınıp adli kontrolle bırakılan İsmail Demirbaş, dün gece yine gözaltına alındı. Demirbaş, serbest bırakıldıktan sonra doğru bildiklerini söylemeye devam edeceğini açıklamıştı.

BOLD – 22 Ekim’de sokak röportajında ülkedeki ekonominin gidişatını ve iktidar partisini eleştiren İsmail Demirbaş’ın evi aynı gün çok sayıda polis tarafından basılmıştı. Adli kontrol ve yurt dışı yasağıyla serbest bırakılırken, “Ülkemin geldiği duruma üzülüyorum. Ben bildiklerimi söylemeye devam edeceğim.” diyen Demirbaş, dün gece saat 02.30’da tekrar gözaltına alındı. Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen İsmail Demirbaş’ın halen gözaltında tutulduğu belirtiliyor.

“BASKI ALTINDA İFADE VERDİM”

İsmail Demirbaş, emniyette kendisine baskı uygulandığını şöyle anlatmıştı: “Benden ifade alan kişi, ‘Sen vahabisin’ diyerek beni suçladı. Yine bana, ‘Birileri seni dolduruşa getiriyor. Birileri sana bunları söylüyor sen de bunları tekrarlıyorsun’ dedi. Benim kendi düşüncelerim olamaz mı? Bu baskılar altında ifade verdim.”

“KAÇMAM, TERÖRİST DEĞİLİM”

Savcılıkta sokak röportajında ifade özgürlüğü kapsamında konuştuğunu belirten Demirbaş, adli kontrol ve yurtdışı yasağıyla serbest bırakılmıştı. Kendisine terörist muamelesi yapıldığını söyleyen Demirbaş şunları söylemişti: “Doğru bildiklerimi söylemeye devam edeceğim. Eleştirmeye devam edeceğim. Beni emniyete davet etselerdi giderdim. Kaçmam, terörist değilim. Ailemin, çevremin korkmasını istiyorlar. Bana terörist muamelesi yaptılar. Türkiye Cumhuriyeti’ni savunduğumuz için bizi korkutmaya çalışıyor. Ben doğruyu söylemeye devam edeceğim. Korkmadan, çekinmeden… Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi Atatürk’ün yolunda devam edeceğiz. Gözaltı, gerçekleri söylememize engel olamaz.”

Sokak röportajında Erdoğan’ı eleştiren vatandaşın evi basıldı: Doğruları söylemeye devam edeceğim

 

Okumaya devam et

Popular