Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

“Çin zulmü araştırılsın” önergesi AKP ve MHP oylarıyla kabul edilmedi

İyi Parti tarafından Çin Halk Cumhuriyeti tarafından Doğu Türkistan’da “yeniden eğitim kampları” adıyla yapılan zulmün araştırması için verilen önerge AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

BOLD – İyi Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin ve arkadaşları tarafından Çin yönetimince Doğu Türkistan’da yapılan zulmün araştırılması için araştırma önergesi verildi. Önerge TBMM Genel Kurulu’nda öne alınarak görüşüldü.

İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELEYE MARUZ KALIYORLAR

İyi Parti adına konuşa önergenin sahibi Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleri’nin, totaliter Çin rejimi tarafından giderek artan bir baskı ve zulme tabi tutulduklarını söyledi.

BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komisyonunun 30 Ağustos 2018 tarihli raporuna göre, tecrit ve baskı kamplarında 1 milyon civarında Uygur Türkü bulunduğunu hatırlatan Sezgin, “Uygur Türkleri “terörizmle mücadele” gerekçesiyle kamplara hapsedilmekte, işkence ve kötü muameleye maruz bırakılmaktadır. Çin diktatörlüğü bu kampları gizleme ihtiyacını dahi artık hissetmemektedir. “Yeniden eğitim kampları” olarak adlandırılan kamplarda, aralarında birçok münevverin ve akademisyenin de bulunduğu soydaşlarımızın insan hakları ve temel özgürlükleri imha edilmektedir. Dünyaca ünlü Uygur yazar Nurmuhammed Tohti birkaç gün önce bu kampların birinde maalesef hayatını kaybetmiştir” dedi.

ERDOĞAN ÇİN YÖNETİMİNİ ÖVDÜ

Konu ile ilgili Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’nin ise ürkek bir tutum izlediğini söyleyen Sezgin, “Çok sayıda uluslararası örgüt ve devlet yüksek sesle itirazlarını dile getirirken Türkiye’de iktidar maalesef konuyu seslendirmekten dahi geri durmakta, esef verici gelişmelere gerekli tepkiyi verememektedir. Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili soru önergelerine özensiz ve yetersiz yanıtlar vermeye devam ediyor. Türkiye’nin ve Sayın Cumhurbaşkanının İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı olduğu son üç yılda bu teşkilatta sorunu ciddi bir şekilde ele alamamıştır. Alınan kararlarda Uygur Türk’ü veya Doğu Türkistan tabirleri kullanılmamış, yaşanan baskı ve zulümden bahsedilmemiş, bilakis Çin yönetiminin Müslüman vatandaşlarına sağladığı hizmetlerden dolayı övülmüştür” dedi.

ZULÜMLER ARTIYOR, HÜKÜMET SUSPUS

HDP Grubu adına konuşan Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da Uygur Türkleri ile ilgili Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın etkin bir rol alamadığını belirterek, “Maalesef son derece pasif bir durumda ama Uygur Türklerine yönelik eziyetler, zulümler devam ediyor. Mesela bakın, geçtiğimiz günlerde vefat eden Nur Muhammet Tohti bir edebiyatçıydı ve Çin devleti zulümlerini anlatırdı eserlerinde. Toplama kamplarında geçtiğimiz günlerde vefat etti. Buna dair ciddi bir tepki ortaya konmadı iktidar tarafından” dedi.

DOĞU TÜRKİSTAN AÇIK CEZAEVİNE DÖNÜŞTÜ

CHP Grubu adına konuşan Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de “Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki Doğu Türkistan’da soydaşımız Uygur Türklerinin temel insan haklarını ihlal eden uygulamalar giderek ağırlaşmakta. Bölgedeki Uygur Türklerinin etnik, dinî ve kültürel kimliklerinin hedef alınması hepimizin vicdanını yaralamakta. Doğu Türkistan neredeyse açık bir cezaevine dönüşmüş durumda” dedi.

AKP: DOĞRU DÜRÜST HABER ALAMIYORUZ

AKP Grubu adına konuşa Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu da Çin’in Uygur Türklerine uyguladığı zulmün tarihçesi ile ilgili bilgiler verdi. Aydoğdu, “Sosyal medyadan, YouTube’tan ve birtakım sosyal medya kanallarından haber alabiliyoruz, doğru dürüst haber de alamıyoruz. Ancak münferiden haberler, bilgiler alıyoruz. Ancak bu konu bizim Dışişlerimizin takibinde, zaman zaman açıklamalar, beyanlar oluyor.” dedi.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada Doğu Türkistan’daki yaşananlarla ilgili araştırma önergesi AKP ve MHP’nin red oylarıyla kabul edilmedi.

Gündem

Enkaz altından 70 kişi çıkarıldı

6,8 ile sarsılan İzmir’de kurtarma çalışmaları devam ediyor. Depremden en fazla etkilenen bölgelerden Bayraklı’da yıkılan bir binadan 4 kişi yaralı olarak kurtarıldı. Vali Köşger, enkazlardan 70’e yakın kişinin çıkarıldığını açıkladı.

BOLD – Merkez üssü Ege Denizi’nin Seferihisar ilçesi açıkları olan 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından İzmir’de bazı binalar yıkıldı. Halk, büyük panik yaşadı. Manavkuyu Mahallesi 1593 Sokak’ta yıkılan bir binanın enkazında, çevre sakinlerinin yanı sıra AFAD ve diğer kurtarma ekiplerinin çalışmaları sürüyor. Çalışmalar sonucu enkazdan 4 kişi yaralı olarak kurtarıldı. Yaralılar, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir’in merkez üssü Seferihisar’da gerçekleşen deprem ile ilgili açıklamalarda bulundu. Köşger, şunları söyledi: “Ben tüm binaları gezerek geliyorum şu an. 10’un üzerinde yan yatmış bina var. Çok hasarlı bina da var. Bütün bu tam yıkılmış olan binalarda ve hasarlı olan binalarda arama kurtarma faaliyeti başlatıldı. 70’e yakın vatandaşımız yan yatmış binalardan canlı olarak kurtarıldı. Benim ricam bir kere sakin olmaları. Gereksiz kimsenin trafiğe çıkmaması. Trafik İzmir’de kilitlenmiş durumda. Herkesten ricam bizim açıklamalarımızı takip etsinler. Park bahçe gibi yerde kalsınlar. Şu an için kan ihtiyacı yok. İlerleyen vakitlerde böyle bir ihtiyaç çıkarsa onu duyururuz. Ekiplerimizin ulaşmadığı bir bina yok. Güvenlik güçlerimize lütfen kimse zorluk çıkartmasın. İlçelerimizde bir sıkıntı intikal etmedi. Seferihisar’da kısmi bir tsunami oldu ve orda bir vatandaşımızın yaralandığı ile ilgili bilgi var.”

Okumaya devam et

Gündem

İzmir’de 6.8’lik deprem: 5 bina yıkıldı, 4 ölü var, balıkçılardan haber yok…

İzmir 6.8 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. 5 binanın yıkıldığı, 4 kişinin öldüğü, 120 kişinin de yaralandığı açıklandı. Seferihisar açıklarındaki balıkçılardan ise haber alınamıyor.

BOLD – AFAD, merkez üssü Ege Denizi’nin İzmir Seferihisar açıkları olan 6.6 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı. Sarsıntı İstanbul ve Bursa dahil tüm Marmara’da hissedildi. Kandilli Rasathanesi depremin büyüklüğünün 6.8 olduğunu duyurdu.

Bir binanın yıkılma anı kameraya böyle yansıdı:

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “5 bina yıkıldı. Tüm ekiplerimizle yaraları hızlıca saracağız” ifadelerini kullandı. AFAD, depremde 4 kişinin hayatını kaybettiği, 120 kişinin de yaralandığı açıklandı.

Deprem İzmir’in yanı sıra Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Çanakkale, Bursa, İstanbul, Uşak, Kütahya, Bursa, Yalova, Tekirdağ ve Edirne’de de hissedildi. Depremle birlikte vatandaşlar yakınlarına bilgi vermek isteyince, operatörlerde yoğunluk oluştu. Hastaneler, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri, alarm durumuna geçti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tunç Soyer, sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Soyer, şu ifadeleri kullandı: “Az önce yaşanan deprem nedeniyle tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Can ve mal kaybının olmamasını umut ediyorum. Gelişmeleri takip ediyoruz. Afet ekiplerimiz hazır.”

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Seferihisar açıkları Ege Denizi’nde 14.51’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin ardından, saat 15.01 itibarıyla büyüklükleri 4,1 ila 4,8 arasında değişen 6 artçı sarsıntı yaşandı.

Deprem nedeniyle Seferihisar’da tekneler sürüklenirken, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin yaptığı açıklamada, açıkta olan balıkçılardan haber alınamadığını duyurdu.

Okumaya devam et

Gündem

İmitasyon çantanın perde arkası

Emine Erdoğan’ın kullandığı imitasyon çantalar Kapalıçarşı’da Dericiler Han’da üretiliyor. Fiyatı 50 bin TL olan imitasyon çantalar ise emeklilik yıllarını Kapalıçarşı’daki imitasyonculara çalışarak geçiren Louis Vuitton’un baş tasarımcısı Yorgo Anastiadis’in elinden çıkıyor. 

BOLD – İktidar partisine yakınlığıyla bilinen Hürriyet gazetesi Hande Fırat bugünkü köşe yazısında Emine Erdoğan’ın kullandığı Hermes çantanın orijinal değil, imitasyon olduğunu yazdı. İmitasyon çanların perde arkasını Jurnal Türkiye’den Onur Dalar kaleme aldı.

Dalar’ın iddiasına göre Hande Fırat’ın yazdığı çantalar da hiç ucuz değil. Emine Erdoğan’ın Kapalıçarşı’daki bir dükkandan aldığı imitasyon çantaların fiyatı 50 bin TL. Gerçekleri ise 100 bin TL’ye satılıyor. Dalar yazısında çantaları İstanbul’da yaşayan Louis Vuitton’un baş tasarımcısı Yorgo Anastiadis’in hazırladığını söyledi. İmitasyon çantacılar ile Erdoğan ailesi arasındaki ilişkilere de yazısında yer verdi.

“Kapalıçarşı’daki imitasyon çantacılar Erdoğan ailesine neden küstü? 2011 yılında Kapalıçarşı’ya neden sahtecilik operasyonu yapıldı? İmitasyon çantalara servet dökerken neden orjinale geçtiler?” sorularına cevap veren Onur Dalar’ın yazısı şöyle:

İMİTASYON ÇANTACILAR ERDOĞAN AİLESİNE TEPKİLİ

“Emine Erdoğan’ın pahalı çantalarının izini Kapalıçarşı’da sürmeye 1 sene önce başlamıştım. Hatta konu tekrardan gündeme gelince 5 Temmuz’da Erdoğan ailesinin ismini geçirmeden konuyu not düşmek için sosyal medyaya yazmıştım. Hande Fırat bugün Emine Erdoğan’ın çantalarının bir kısmının imitasyon olduğunu iddia etti. Büyük ihtimalle bu ekonomik kriz ortamında Emine Erdoğan’a pahalı çantaları yüzünden gelen tepkileri yumuşatmak istedi ve ısmarlama bir yazı yazdı. Ben de bir süreliğine rafa kaldırdığım konuyu artık yazmamın zamanının geldiğini düşündüm.

Kapalıçarşı’dan ulaştığım imitasyon çantacılar Hande Fırat’ın bugün yazdığını bana 1 sene önce söylemişlerdi. Ama o imitasyon çantacılar Erdoğan ailesine tepkililerdi, ‘bize sahip çıkmadılar’ diyorlardı. Neden, diyeceksiniz. Anlatmak için biraz daha eskiye gitmemiz gerekiyor. Hermes, Louis Vuitton gibi markaların Türkiye pazarına girmek üzere olduğu yıllara…

ÇANTAS USTASI LOUIS VUITTON’UN EMEKLİ BAŞ ÇANTACISI

Kapalıçarşı’da imitasyon yani çakma olarak bilinen çantalar, Dericiler Çarşısı’nda satılır. Ama bu çantacılar öyle basit çantacılar değildir. 2011 yılında Kapalıçarşı’ya yapılan operasyonda yakalanan bir çanta ustası Fransız Louis Vuitton’un emekli baş çanta ustası Yorgo Anastiadis çıkmıştı. Kendisi emeklilik yıllarını Kapalıçarşı’daki imitasyonculara çalışarak geçiriyordu. Neden ihtiyacı olsun? Çünkü imitasyon piyasasında çok büyük paralar dönüyor. Hande Fırat’ın yazdığı gibi öyle çok masrafsız şeyler değiller… 100 bin liralık bir çantanın imitasyonu 50 bin liraya satılıyor. Ustaları orjinal, kullanılan malzemeler orjinal, kesimler orjinal… Sadece çantanın üstündeki logo imistasyon!

2011 yılındaki operasyon öncesi yapılan telefon görüşmeleri bahsettiğim usta Yorgo Anastiadis’e Rahmi Koç’u yakını Azize Taylan tarafından özel olarak teşekkür edildiğini gösteriyor. Piyasanın ne kadar büyük olduğunu siz düşünün! Peki o operasyon neden yapıldı? Türkiye’de her köşe başında Alışveriş Merkezi açılmaya başladığı sırada, söz konusu olan yabancı çanta markaları da Türkiye pazarına hızlı bir giriş yapmak istedi. Bunun için sektörde müthiş bir piyasa payı olan imitasyon çantanın önüne geçmeleri gerekiyordu. Ve bir şekilde düğmeye basıldı. 2011 yılının Nisan ayının bir sabahında Kapalıçarşı’da imitasyon çanta yapan dükkanların sahipleri, patronları, kalfaları hatta çırakları bir sabah operasyonu ile gözaltına alındı.

İMİTASYON ÇANTA OPERASYONU

Yapılan operasyon sonrası Kapalıçarşı çalışan kişiler 4 gün gözaltında kaldılar. Sultanahmet Adliyesi’ne çıkarıldıktan sonra patronlar tutuklandı. 6 ay ve 1 sene arası hapis yattılar. Bunları o operasyonda gözaltına alınan bir kalfadan öğrendim. Kendisi o sırada Kapalıçarşı’nın en meşhur çantacısında çalışıyordu. Bahsettiğim eski usta Yorgo’nun çalıştığı dükkan… Çalışanları zor durumda bırakmamak için o dükkanın ismini vermiyorum, ama bilenler iyi bilir. O kalfa operasyon sırasında patronlarının tutuklanmamak için çok hatırlı kişileri araya sokmaya çalıştıklarını ama cevap alamadıklarını söyledi. Kim olduklarını sorduğumda ‘Abi benden duymuş olma ama Emine Erdoğan’a kadar yanımda aradılar’ dedi. Devamında Emine Erdoğan’ın kendi dükkanlarından kendisine ve milletvekili eşlerine düzenli olarak çanta aldığını söyledi.

O kalfa devamında operasyonun nedenlerini de anlattı. Zaten bir sır değil, operasyonun sebebinin yabancı markaların AKP hükümetine yaptığı baskı olduğunu biliyordu. Yabancı markalar Türkiye’de AVM’lere ve zengin semtlerine yeni mağazalar açarken; AKP hükümeti Emine Erdoğan’ın da çantalarını aldığı Kapalıçarşı esnafına operasyon çekiyordu.

Kalfanın anlattığına göre Erdoğanlar imitasyon çantaya bir servet döktüler. Bülent Ersoy gibi isimleri geride bırakarak dükkanın en gözde müşterisi oldular. Ama patronları operasyondan sonra Erdoğan ailesine çok ‘sitemde’ bulunmuş. Yılların gözde müşterisi dükkanın patronunun telefonlarını bile açmamıştı. Hatta konuştuğum o çantacılardan bir çoğu yabancı markaların Türkiye pazarına girişte ‘hava parası’ olarak bazı hatIrı sayılır kişilere uygun fiyatlarda çantalar verildiğini de söyledi! O kadarını bilemiyorum, bu da bir iddia…

Operasyon sonrası Kapalıçarşı’nın imitasyon çantacılarına baskı devam etti. Gelirleri büyük oranda azaldı. O kalfa 1 sene sonra işi bırakmış. Emine Erdoğan, diğer müdavim siyasetçi eşleri, magazin ünlüleri Kapalıçarşı’dan ayağını kesmiş. Halen imitasyon çanta satılmaya devam ediyor ancak artık yabancı markaların Türkiye mağazaları daha gözde… İşte Hande Fırat’ın yazdığı Emine Erdoğan’ın imitasyon çanta macerasının arka planı…”

Okumaya devam et

Popular