Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

“Herhangi bir ülke, Türkiye’yi F-35 programından çıkarma hakkına sahip değil”

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, “F-35 programı 9 ülkenin ortak olduğu bir program. Herhangi bir ülke ‘bu ortaklıktan seni çıkardım.’ deme hakkına sahip değil. Bu konu ortakların hepsinin oy birliği ile karar alması gereken bir konu.” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Ankara’da katıldığı bir programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

S-400 SİSTEMİNİN TESLİMATI GÜNLERCE SÜRECEK 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Türkiye’deki yabancı gazetecilerle yaptığı toplantıda Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi teslimatının Temmuz ayının ilk yarısında  başlayacağını açıkladı.

Demir, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alımına ilişkin olarak, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği takvim çerçevesinde teslimat olacak.” dedi.

Demir, teslimatın hemen bir günde olmasının mümkün olmadığını vurgulayarak, “Malum sistem oldukça komplike ve kalabalık. Süreç hemen, 2-3 günde bitecek bir süreç değil. Başladığında göreceksiniz. Günlerce sürecek bir teslimat olacak. Lojistik, eğitim, aranjmanlar, ulaşım kaynaklarının bulunması gibi konular üzerinde aktif olarak devam eden bir süreç var” diye konuştu.

ABD YAPTIRIM KARARI ALIRSA ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇEBİLİRİZ 

Türk savunma sanayisinin olası bir ABD yaptırımından nasıl etkileneceği sorusu üzerine Demir, ““Her kriz bir fırsattır. Bu da fırsat doğurur diye düşünüyorum. F-35 programı 9 ülkenin ortak olduğu bir program. Herhangi bir ülke ‘bu ortaklıktan seni çıkardım.’ deme hakkına sahip değil. Bu konu ortakların hepsinin oy birliği ile karar alması gereken bir konu. Şu anda F-35 için yaptığımız üretimler var. Bir dizi katılımlarımız var” dedi.

İsmail Demir, ABD’nin yaptırım kararı alması durumunda zor bir dönemden geçilebileceğini ifade etti.

Demir, “Nihayetinde eğer ABD yaptırım uygulama kararı alırsa zor bir dönemden geçebiliriz ama bu zor döneme karşı Türk sanayisi kendi tedbirlerini alır. İhracat fırsatlarını değerlendirir. Zorluklardan daha kuvvetlenerek çıkarsın. Bizler kararlı oldukça, kendimize, milletimize güvendikçe ve bu konuda dirençli oldukça başaracağımıza inanıyorum” diye konuştu.

ABD’li Bakan Yardımcısı: Türkiye için ekonomik yaptırımlar “çok uygun” bir seçenek

Dünya

Kılıçdaroğlu AİHM’de açtığı ‘ifade özgürlüğü’ davasını kazandı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan aleyhindeki sözleri nedeniyle aldığı mahkumiyet kararını haksız buldu. Karara karşı tek oyu AİHM’deki Türk yargıç Saadet Yüksel verdi.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu tazminat ödemeye mahkum eden iki mahkeme kararının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10’uncu maddesine aykırı olduğuna hükmetti. Yüksek Mahkeme, Türkiye’nin Kılıçdaroğlu’na 13 bin 47 euro tazminat ödemesini kararlaştırdı.

TEK KARŞI OY TÜRKİYE TEMSİLCİSİNDEN GELDİ

31 Ocak ve 7 Şubat 2012 tarihlerinde partisinin TBMM’deki grup toplantılarında yaptığı konuşmalarda AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle tazminata mahkum edilen Kemal Kılıçdaroğlu, bu mahkumiyet kararlarına karşı AİHM’de ‘ifade özgürlüğü’ davası açtı. Karar 1’e karşı 6 oyla alındı. Tek muhalif oy Türk yargıç Saadet Yüksel’den geldi.

TOPLUMU İLGİLENDİREN KONULAR

Mahkeme tarafından Salı günü Strasbourg’da açıklanan gerekçeli kararda, Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarının “toplumu ilgilendiren konular olduğu”, CHP liderinin bu konuşmaları parlamento çatısı altında yaptığı, her birey için değerli ifade özgürlüğünün halk tarafından seçilmiş bir vekil için paha biçilmez olduğu not edildi.

Mahkeme, Kılıçdaroğlu’na yönelik mahkumiyet kararının “kamuyu ilgilendiren bir konuyla ilgili tartışmalarda bireylerin siyasilere yönelik eleştirilerini caydırıcı nitelikte” olduğu sonucuna da vardı.

AİHM sonuç olarak, “ulusal yargının başbakanın özel yaşamına saygı ile Kılıçdaroğlu’nun ifade özgürlüğü arasında ilkeler ve kriterleri adil bir ölçüyle dikkate almadığı” kanaatine vararak, AİHS’nin ifade özgürlüğüyle ilgili maddesinin ihlaline hükmetti.

TÜRKİYE TAZMİNAT ÖDEYECEK

Mahkeme, Ankara’nın Kılıçdaroğlu’na 6 bin 385 euro maddi, 5 bin euro da manevi tazminat ödemesini kararlaştırdı. Ankara karar gereği CHP liderine bin 662 euro mahkeme masrafı da ödeyecek.

AİHM’nin Türk yargıcı Saadet Yüksel, karara ek olarak yayımladığı karşıt görüşte, siyasilerin “kendilerine muhalif diğer siyasilere karşı kaba, aşağılayıcı, küçük düşürücü ve hor görücü dil kullanmaktan kaçınmaları gerektiğini” savundu. Kılıçdaroğlu için hükmedilen tazminat kararına da karşı olduğunu bildirdi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Kemal Kılıçdaroğlu 31 Ocak ve 7 Şubat 2012 tarihlerinde partisinin Meclis grup toplantılarında yaptığı konuşmalarda dönemin Başbakanı Erdoğan’ı sert ifadelerle eleştirmiş, “din tüccarlığı” yaptığını söylemişti.

Kılıçdaroğlu Başbakan Erdoğan’ı “din sömürücüsü” olmakla da itham etmiş, “Sen istismar ediyor, sömürüyorsun. Allah’a kimin yakın olduğunu kim bilebilir? Dindarlık taslıyorsun, senin dindarlıkla bir ilgin de yok” ifadelerine de yer vermişti.

CHP lideri 7 Şubat’ta ise “Recep Tayyip Erdoğan bir bölücüdür, toplumu böler. Bir yerde mezhepçilik mi var Erdoğan orada” şeklinde konuşmuş ve “Erdoğan dindar görünümlü bir din tüccarıdır. Irak’ta binlerce Müslüman katledilirken Erdoğan’ın sesi çıktı mı? Dindar adam ahlaklı olur, insanı sever, insana saygı duyar. Bunların dindarlığı farklı bir dindarlık. Deniz Feneri’ni, yolsuzlukları biliyoruz. İnsanların duygularını sömürdüler” demişti.

Başbakan Erdoğan, bu iki konuşma sonrası CHP liderine karşı beş değişik konuşma nedeniyle “hakaret” davası açmış, bu davaların dördünü Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi önünde Ekim 2012’de kazanmış, mahkeme Kılıçdaroğlu’na 5’er bin lira tazminat ödenmesine hükmetmişti.

AB, Almanya ve Hollanda’dan Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a destek

Okumaya devam et

Dünya

ABD’de Yüksek Mahkeme’ye atanan yargıç Barrett yemin ederek göreve başladı

ABD’de Cumhuriyetçiler’in ağırlıkta olduğu Senato, Başkan Donald Trump’ın Yüksek Mahkeme yargıcı adayı Amy Coney Barrett’ı onayladı. Seçime bir hafta kala yapılan oylamayla Anayasa Mahkemesi’nde muhafazakar yargıç ağırlığı güçlenmiş oldu.

BOLD – ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın göreve aday gösterdiği Amy Coney Barrett’ın Yüksek Mahkeme (Anayasa Mahkemesi) yargıcı olarak atanmasını onayladı.

100 üyeli Senato’da Barrett’ın Yüksek Mahkeme üyeliği için 52 üye kabul, 48 üye ret oyu kullandı. Barrett’ın üyeliğine karşı çıkan tek Cumhuriyetçi Maine Senatörü Susan Collins oldu.

 

Senato’da Cumhuriyetçilerin 53, Demokratların 45 üyesi var. İki üye ise bağımsız olmakla birlikte genelde Demokratlarla aynı safta yer alıyor.

48 yaşındaki Barrett, Trump döneminde Yüksek Mahkeme’ye atanan üçüncü yargıç oldu. Trump’ın 2016’da ABD’nin 45. Başkanı seçilmesi sonrası 2017’de Neil Gorsuch, 2018’de Brett Kavanaugh Yüksek Mahkeme yargıçları olarak atanmıştı.

“BU GÖREVE ATANMAKTAN ONUR DUYUYORUM”

Barrett, Senato onayının ardından Beyaz Saray’da yemin ederek göreve başladı. Beyaz Saray’da düzenlenen törende Amy Coney Barrett; eşi Jesse Barrett, Trump ve Yüksek Mahkeme yargıçlarından Clarence Thomas’ın önünde yemin etti. Barrett, Yüksek Mahkeme’ye atanmaktan onur duyduğunu söyledi.

SEÇİME BİR HAFTA KALA ONAY

ABD tarihinde yüksek mahkemeye aday gösterilen bir yargıç, ilk kez başkanlık seçimine bu kadar az zaman kala ve azınlık konumundaki partiden hiç destek almadan Senato tarafından onaylandı.

Başkan Trump’ın 18 Eylül 2020’de hayatını kaybeden liberal yargıç Ruth Bader Ginsburg’den boşalan koltuğu doldurmak üzere seçtiği Barrett, Yüksek Mahkeme’de kürtaj, Obamacare olarak bilinen Hesaplı Sağlık Hizmetleri Yasası ve seçim sonrası yaşanabilecek olası anlaşmazlıklar konusunda yeni bir dönemi başlatabilir.

YÜKSEK MAHKEMEYİ KRİTİK KARARLAR BEKLİYOR

ABD’de koronavirüs salgını nedeniyle 3 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimlerinde milyonlarca kişinin postayla oy kullanması bekleniyor.

Başkan Donald Trump daha önce postayla kullanılan oyların meşruiyetini tartılşmaya açmış, seçimin Yüksek Mahkeme’de sonuçlanabileceğini söylemişti.

Yüksek Mahkeme’ye atanan yargıç Amy Yargıç Barrett’ın oyu, Kuzey Carolina ve Pennsylvania eyaletlerinde posta yoluyla oy kullanılması için belirlenen son günün uzatılması yönünde alınan mahkeme kararlarına Cumhuriyetçiler’in itirazının değerlendirilmesinde belirleyici bir rol oynayabilir.

Yüksek Mahkeme’nin ABD’de Obamacare olarak bilinen ve herkesin sağlık sigortasına ulaşmasına imkan veren Hesaplı Sağlık Sigortası Yasası aleyhinde açılan davayı görmesi bekleniyor. Başkan Trump yönetimi bu yasanın iptalini istemişti.

Yargıçlar Manhattan Bölgesi Savcılığı’nın Başkan Trump’ın vergi iadesi belgelerine erişim izni almasının engellenmesi için yapılan başvuruyu da değerlendiriyor.

Barrett’ın kürtaj ve Obamacare konusunda alınan kararlar aleyhinde daha önce yazmış olduğu yazılarsa son derece muhafazakar bir düşünür olduğu yorumlarına yol açmıştı.

ÖMÜR BOYU GÖREV YAPACAK

ABD’de Yüksek Mahkeme yargıçları, atandıklarında ömür boyu bu görevde kalıyor.

Mahkemenin kararları, kamu politikalarını belirleyecek kadar etkili olabiliyor.

ABD’de Yüksek Mahkeme daha önce silah kullanımı, kürtaj, kampanya finansmanı ve oy kullanma hakları gibi konularda politikaları belirleyici kararlar almıştı.

Barrett’ın Yüksek Mahkeme yargıcı olmasıyla mahkemede denge 3’e karşı 6 oyla muhafazakarlar lehine olacak.

Demokratlar, Cumhuriyetçilerin, Yüksek Mahkeme’nin liberal yargıcı Ruth Bader Ginsburg’ün ölümüyle boşalan Yüksek Mahkeme üyeliğine, 3 Kasım’daki başkanlık seçimlerine kısa süre kala kendi adaylarını yerleştirmesine karşı çıkıyordu.

Bu nedenle Demokratlar daha önce Senato Adalet Komisyonu’ndaki oylamayı boykot etmişlerdi.

Daha önce 2016 yılında Senato’daki Cumhuriyetçiler, Demokrat Başkan Barack Obama’nın benzer bir atama yapmasına seçim yılı olduğunu vurgulayarak karşı çıkmışlardı.

ABD tarihinde daha önce hiçbir Yüksek Mahkeme üyesi seçimlere bu kadar kısa süre kala belirlenmedi.

AMY CONEY BARRETT

Akademik ve hukuk alanında birçok görevde bulunan evli ve 7 çocuk sahibi Barrett, 8 Mayıs 2017’de Başkan Trump tarafından 7. Bölge Temyiz Mahkemesi Yargıçlığı görevine aday gösterildi. 31 Ekim 2017’de Senato’nun onayını alan Barrett, o tarihten itibaren görevini sürdürüyor.

ABD seçimlerinde erken oylar rekora gidiyor

Okumaya devam et

Dünya

ABD seçimlerinde erken oylar rekora gidiyor

ABD’de seçimlere yedi gün kala adaylar kampanya çalışmalarını yoğunlaştırdı. Trump’ın seçimden önceki 48 saat içinde 11 miting yapması bekleniyor. Demokrat Parti’nin başkan adayı Joe Biden da yarışın çekişmeli geçmesinin beklendiği altı eyaleti ziyaret edecek.

BOLD – Pazartesi günü hem Başkan Donald Trump hem de Demokrat Partili rakibi Joe Biden, yarışta kritik eyaletlerden biri olarak değerlendirilen Pennsylvania’daydı.

Trump seçim kampanyasının son haftasında çoğu maskesiz olan destekçileriyle mitingde buluştu. Koronavirüs salgınını ciddiye aldığını göstermeyi amaçlayan Biden ise daha temkinli bir yaklaşım benimseyerek bir grup destekçisini Pennsylvania’nın Chester kentindeki seçim kampanyası ofisi önünde selamladı.

Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump’ın seçimdeki son düzlükte yoğun bir miting programı var. Trump Salı günü Nebraska’ya, Pazar günü de Maine eyaletine gidecek.

Her iki eyaletten adayların alacağı seçici delege oyları çekişmeli bir yarışta önemli olacak.

First Lady Melania Trump da seçim kampanyası çalışmaları kapsamında ilk kez tek başına bir etkinlik düzenleyecek.

Trump’ın seçim kampanyası ekibinin açıklamasına göre, First Lady Salı günü Pennsylvania eyaletinde eski Beyaz Saray danışmanlarından Kellyanne Conway’in moderatörlüğünde düzenlenecek bir etkinlikte konuşacak.

BIDEN, ALTI EYALETE GİDECEK

Pazartesi günü memleketi Delaware eyaletinin Willmington kentinden Pennsylvania’ya giden Demokrat Parti’nin başkan adayı Joe Biden yarından itibaren seçim kampanyası programını hızlandırıyor.

Joe Biden’ın bu hafta içinde bazıları sanal ortamda bazıları da sosyal mesafe kurallarına uygun olarak yüz yüze yapılması planlanan bir dizi etkinlikle yarışın çekişmeli geçmesinin beklendiği altı eyaleti hedef alması bekleniyor.

Eski Başkan Yardımcısı Biden, neredeyse 25 yılı aşkın bir süredir Demokrat Parti’nin başkan adayına oy vermeyen ancak son anketlere göre iki aday arasında yarışın çekişmeli geçtiği Georgia eyaletini ziyaret edecek.

OY KULLANANLARIN SAYISI 60 MİLYONU GEÇTİ

Seçimlere az zaman kala erken oy verme uygulaması kapsamında 2016 yılındaki seçimlere kıyasla çok daha fazla kişi oyunu seçimden önce kullandı.

Florida Üniversitesi’nin ABD Seçimleri Projesi verilerine göre Florida, Teksas ve başka eyaletlerde de erken oy verme merkezlerinin açılmasının ardından milyonlarca kişinin kullandığı oylar ve ülke genelinde posta yoluyla kullanılan oyların toplam sayısı 60 milyonu geçti.

Erken oylama ilk başladığında kullanılan oylarda Demokratlar sayıca üstün olsa da, Cumhuriyetçiler’in de açığı kapatmaya başladığı belirtiliyor. Cumhuriyetçiler’in de erken oy verme uygulaması kapsamında sandığa gitmeye başladıkları görülüyor.

Siyasi partilerin seçim kampanyaları seçim gününe az zaman kala, seçmenlerini erken oy vermeye teşvik ediyor. Böylelikle kampanya kaynaklarını, oy vermeyi planlamayan kayıtlı seçmenlerini, sandığa çekmek için kullanmayı planlıyorlar.

Sattığı motorun SİHA’larda kullanıldığını öğrenen Bombardier Türkiye’ye teslimatı durdurdu

Okumaya devam et

Popular