Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Financial Times: Erdoğan, kumar oynadı ve kötü kaybetti

İngiltere’de yayımlanan Financial Times gazetesi, Ekrem İmamoğlu’nun zaferini ele aldığı başyazısına, “İstanbul’u kaybetmek, Erdoğan’ın yeniden düşünmesini sağlamalı” başlığını attı.

BOLD –  Dünyanın saygın ekonomi gazetelerinden Financial Times, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kumar oynadığını ve kötü kaybettiğini belirtti. “AKP’nin İstanbul’da az farkla kaybetmesinden sonra, Erdoğan’ın yargıya yeni bir seçim için bastırdığını, seçmenlerinse buna Ekrem İmamoğlu’nun daha büyük bir farkla kazanmasını sağlayarak yanıt verdiğini” yazdı.

Bunun “demokrasi için daha büyük bir zafer” olduğunu söyleyen gazete, “Erdoğan’ın şimdi bu durumda ne yapacağını çok dikkatli bir şekilde düşünmesi gerektiğini” vurguladı.

İSTANBUL İKTİDARDA KALMANIN TEMEL UNSURU

Gazete “Türkiye’nin ticari başkentinde yenilgi, büyük bir sembolik darbe” olduğu ifade edilen yazıda, Erdoğan’ın 25 yıl önce belediye başkanı olarak siyasi kariyerine başladığı yer olduğu hatırlatıldı.

AKP’nin Türkiye’nin en önemli şehirlerinin neredeyse hepsini kaybettiğini aktaran Financial Times  “Yenilgi aynı zamanda çok somut bir kayıp. AKP yıllardır 4 milyar dolarlık İstanbul bütçesinin tek sahibiydi. Kamu ihaleleriyle sundukları iltimaslar ve verilen kamu hizmetleri, iktidarda kalma kabiliyetinde merkezi bir unsurdu” değerlendirmesinde bulundu.

Financial Times: İmamoğlu’nun açık ve kapsayıcı bir kampanya yürüttü

ERDOĞAN, YENİDEN CANLANMIŞ ETKİN MUHALEFETLE KARŞI KARŞIYA

Gazete, Erdoğan’ın karşılaştığı en büyük engelin ise İmamoğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi ve siyasi ortaklarının şahsında açıkça görülen, yeniden canlanmış ve etkin bir muhalefetle karşı karşıya kalması olduğunu vurguladı.

İmamoğlu’nun açık ve kapsayıcı bir kampanya yürüttüğüne işaret eden gazetede, “CHP katı laikçi tutumunu değiştirdi, ittifaklar oluşturabildi ve Kürtlerin büyük çoğunluğunun sempatisini kazanmayı başardı” dedi.

Financial Times: “CHP katı laikçi tutumunu değiştirdi, ittifaklar oluşturabildi ve Kürtlerin büyük çoğunluğunun sempatisini kazanmayı başardı” ifadesini kullandı.

ON BİNLERCE EĞİTİMCİ, MEMUR, POLİS, SUBAY TUTUKLANDI

15 Temmuz 2016’dan sonraki süreçte on binlerce öğretmen, memur, polis ve subay darbeden sonra hapsedildiği belirtilen yazıda şu ifadelere yer verildi:

“Erdoğan’ın bundan sonra nasıl ilerleyeceğinin hayati önemde, AKP sorunların kökenindeki ekonomik mutsuzluğu görmezden gelerek, Türkiye’nin ekonomik kurumlarını boğmanın tehlikeli bir basınç birikmesine neden olabilecek. Erdoğan, başlangıçta başarılı kılan şeye dönmek ve sürdürülebilir kalkınma ve istihdam yaratmaya odaklanması lazım. Bunu sağlamak için Batı’yla ilişkilerini düzeltmesi ve otokratik eğilimlerini törpülemesi gerekiyor. Bunu tekrar yapmasının zamanı geldi. Yapmazsa, başlangıç yaptığı İstanbul’daki sonuçlar, Türk siyasetindeki uzun hakimiyetinde sonun başlangıcı olabilir.”

 

Dünya

ABD’de Yüksek Mahkeme’ye atanan yargıç Barrett yemin ederek göreve başladı

ABD’de Cumhuriyetçiler’in ağırlıkta olduğu Senato, Başkan Donald Trump’ın Yüksek Mahkeme yargıcı adayı Amy Coney Barrett’ı onayladı. Seçime bir hafta kala yapılan oylamayla Anayasa Mahkemesi’nde muhafazakar yargıç ağırlığı güçlenmiş oldu.

BOLD – ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın göreve aday gösterdiği Amy Coney Barrett’ın Yüksek Mahkeme (Anayasa Mahkemesi) yargıcı olarak atanmasını onayladı.

100 üyeli Senato’da Barrett’ın Yüksek Mahkeme üyeliği için 52 üye kabul, 48 üye ret oyu kullandı. Barrett’ın üyeliğine karşı çıkan tek Cumhuriyetçi Maine Senatörü Susan Collins oldu.

 

Senato’da Cumhuriyetçilerin 53, Demokratların 45 üyesi var. İki üye ise bağımsız olmakla birlikte genelde Demokratlarla aynı safta yer alıyor.

48 yaşındaki Barrett, Trump döneminde Yüksek Mahkeme’ye atanan üçüncü yargıç oldu. Trump’ın 2016’da ABD’nin 45. Başkanı seçilmesi sonrası 2017’de Neil Gorsuch, 2018’de Brett Kavanaugh Yüksek Mahkeme yargıçları olarak atanmıştı.

“BU GÖREVE ATANMAKTAN ONUR DUYUYORUM”

Barrett, Senato onayının ardından Beyaz Saray’da yemin ederek göreve başladı. Beyaz Saray’da düzenlenen törende Amy Coney Barrett; eşi Jesse Barrett, Trump ve Yüksek Mahkeme yargıçlarından Clarence Thomas’ın önünde yemin etti. Barrett, Yüksek Mahkeme’ye atanmaktan onur duyduğunu söyledi.

SEÇİME BİR HAFTA KALA ONAY

ABD tarihinde yüksek mahkemeye aday gösterilen bir yargıç, ilk kez başkanlık seçimine bu kadar az zaman kala ve azınlık konumundaki partiden hiç destek almadan Senato tarafından onaylandı.

Başkan Trump’ın 18 Eylül 2020’de hayatını kaybeden liberal yargıç Ruth Bader Ginsburg’den boşalan koltuğu doldurmak üzere seçtiği Barrett, Yüksek Mahkeme’de kürtaj, Obamacare olarak bilinen Hesaplı Sağlık Hizmetleri Yasası ve seçim sonrası yaşanabilecek olası anlaşmazlıklar konusunda yeni bir dönemi başlatabilir.

YÜKSEK MAHKEMEYİ KRİTİK KARARLAR BEKLİYOR

ABD’de koronavirüs salgını nedeniyle 3 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimlerinde milyonlarca kişinin postayla oy kullanması bekleniyor.

Başkan Donald Trump daha önce postayla kullanılan oyların meşruiyetini tartılşmaya açmış, seçimin Yüksek Mahkeme’de sonuçlanabileceğini söylemişti.

Yüksek Mahkeme’ye atanan yargıç Amy Yargıç Barrett’ın oyu, Kuzey Carolina ve Pennsylvania eyaletlerinde posta yoluyla oy kullanılması için belirlenen son günün uzatılması yönünde alınan mahkeme kararlarına Cumhuriyetçiler’in itirazının değerlendirilmesinde belirleyici bir rol oynayabilir.

Yüksek Mahkeme’nin ABD’de Obamacare olarak bilinen ve herkesin sağlık sigortasına ulaşmasına imkan veren Hesaplı Sağlık Sigortası Yasası aleyhinde açılan davayı görmesi bekleniyor. Başkan Trump yönetimi bu yasanın iptalini istemişti.

Yargıçlar Manhattan Bölgesi Savcılığı’nın Başkan Trump’ın vergi iadesi belgelerine erişim izni almasının engellenmesi için yapılan başvuruyu da değerlendiriyor.

Barrett’ın kürtaj ve Obamacare konusunda alınan kararlar aleyhinde daha önce yazmış olduğu yazılarsa son derece muhafazakar bir düşünür olduğu yorumlarına yol açmıştı.

ÖMÜR BOYU GÖREV YAPACAK

ABD’de Yüksek Mahkeme yargıçları, atandıklarında ömür boyu bu görevde kalıyor.

Mahkemenin kararları, kamu politikalarını belirleyecek kadar etkili olabiliyor.

ABD’de Yüksek Mahkeme daha önce silah kullanımı, kürtaj, kampanya finansmanı ve oy kullanma hakları gibi konularda politikaları belirleyici kararlar almıştı.

Barrett’ın Yüksek Mahkeme yargıcı olmasıyla mahkemede denge 3’e karşı 6 oyla muhafazakarlar lehine olacak.

Demokratlar, Cumhuriyetçilerin, Yüksek Mahkeme’nin liberal yargıcı Ruth Bader Ginsburg’ün ölümüyle boşalan Yüksek Mahkeme üyeliğine, 3 Kasım’daki başkanlık seçimlerine kısa süre kala kendi adaylarını yerleştirmesine karşı çıkıyordu.

Bu nedenle Demokratlar daha önce Senato Adalet Komisyonu’ndaki oylamayı boykot etmişlerdi.

Daha önce 2016 yılında Senato’daki Cumhuriyetçiler, Demokrat Başkan Barack Obama’nın benzer bir atama yapmasına seçim yılı olduğunu vurgulayarak karşı çıkmışlardı.

ABD tarihinde daha önce hiçbir Yüksek Mahkeme üyesi seçimlere bu kadar kısa süre kala belirlenmedi.

AMY CONEY BARRETT

Akademik ve hukuk alanında birçok görevde bulunan evli ve 7 çocuk sahibi Barrett, 8 Mayıs 2017’de Başkan Trump tarafından 7. Bölge Temyiz Mahkemesi Yargıçlığı görevine aday gösterildi. 31 Ekim 2017’de Senato’nun onayını alan Barrett, o tarihten itibaren görevini sürdürüyor.

ABD seçimlerinde erken oylar rekora gidiyor

Okumaya devam et

Dünya

ABD seçimlerinde erken oylar rekora gidiyor

ABD’de seçimlere yedi gün kala adaylar kampanya çalışmalarını yoğunlaştırdı. Trump’ın seçimden önceki 48 saat içinde 11 miting yapması bekleniyor. Demokrat Parti’nin başkan adayı Joe Biden da yarışın çekişmeli geçmesinin beklendiği altı eyaleti ziyaret edecek.

BOLD – Pazartesi günü hem Başkan Donald Trump hem de Demokrat Partili rakibi Joe Biden, yarışta kritik eyaletlerden biri olarak değerlendirilen Pennsylvania’daydı.

Trump seçim kampanyasının son haftasında çoğu maskesiz olan destekçileriyle mitingde buluştu. Koronavirüs salgınını ciddiye aldığını göstermeyi amaçlayan Biden ise daha temkinli bir yaklaşım benimseyerek bir grup destekçisini Pennsylvania’nın Chester kentindeki seçim kampanyası ofisi önünde selamladı.

Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump’ın seçimdeki son düzlükte yoğun bir miting programı var. Trump Salı günü Nebraska’ya, Pazar günü de Maine eyaletine gidecek.

Her iki eyaletten adayların alacağı seçici delege oyları çekişmeli bir yarışta önemli olacak.

First Lady Melania Trump da seçim kampanyası çalışmaları kapsamında ilk kez tek başına bir etkinlik düzenleyecek.

Trump’ın seçim kampanyası ekibinin açıklamasına göre, First Lady Salı günü Pennsylvania eyaletinde eski Beyaz Saray danışmanlarından Kellyanne Conway’in moderatörlüğünde düzenlenecek bir etkinlikte konuşacak.

BIDEN, ALTI EYALETE GİDECEK

Pazartesi günü memleketi Delaware eyaletinin Willmington kentinden Pennsylvania’ya giden Demokrat Parti’nin başkan adayı Joe Biden yarından itibaren seçim kampanyası programını hızlandırıyor.

Joe Biden’ın bu hafta içinde bazıları sanal ortamda bazıları da sosyal mesafe kurallarına uygun olarak yüz yüze yapılması planlanan bir dizi etkinlikle yarışın çekişmeli geçmesinin beklendiği altı eyaleti hedef alması bekleniyor.

Eski Başkan Yardımcısı Biden, neredeyse 25 yılı aşkın bir süredir Demokrat Parti’nin başkan adayına oy vermeyen ancak son anketlere göre iki aday arasında yarışın çekişmeli geçtiği Georgia eyaletini ziyaret edecek.

OY KULLANANLARIN SAYISI 60 MİLYONU GEÇTİ

Seçimlere az zaman kala erken oy verme uygulaması kapsamında 2016 yılındaki seçimlere kıyasla çok daha fazla kişi oyunu seçimden önce kullandı.

Florida Üniversitesi’nin ABD Seçimleri Projesi verilerine göre Florida, Teksas ve başka eyaletlerde de erken oy verme merkezlerinin açılmasının ardından milyonlarca kişinin kullandığı oylar ve ülke genelinde posta yoluyla kullanılan oyların toplam sayısı 60 milyonu geçti.

Erken oylama ilk başladığında kullanılan oylarda Demokratlar sayıca üstün olsa da, Cumhuriyetçiler’in de açığı kapatmaya başladığı belirtiliyor. Cumhuriyetçiler’in de erken oy verme uygulaması kapsamında sandığa gitmeye başladıkları görülüyor.

Siyasi partilerin seçim kampanyaları seçim gününe az zaman kala, seçmenlerini erken oy vermeye teşvik ediyor. Böylelikle kampanya kaynaklarını, oy vermeyi planlamayan kayıtlı seçmenlerini, sandığa çekmek için kullanmayı planlıyorlar.

Sattığı motorun SİHA’larda kullanıldığını öğrenen Bombardier Türkiye’ye teslimatı durdurdu

Okumaya devam et

Dünya

AB, Almanya ve Hollanda’dan Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a destek

Almanya ve Hollanda, Erdoğan’ın sert sözlerine karşı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a destek açıklaması yaptı. Avrupa Birliği ise gelişmeler üzerine bakanlar düzeyinde acil bir toplantı yapılabileceğini ifade etti.

BOLD – Almanya Başbakanı Angela Merkel, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a yönelik suçlamalarını “iftira” olarak değerlendirdi.

Merkel’in sözcüsü Steffen Seibert, Erdoğan’ın Macron’a yönelik “Bu zatın İslam ile Müslümanlar ile derdi nedir? Macron’un zihinsel olarak tedaviye ihtiyacı var” şeklindeki açıklamasına tepki gösterdi. Hükumet sözcüsü Seibert, “Bu karalayıcı sözler kabul edilemez. Özellikle radikal İslamcı bir fanatiğin Fransız öğretmen Samuel Paty’i öldürmesinin ardından, kesinlikle kabul edilemez” dedi.

“ERDOĞAN, TERBİYE VE SAYGI SINIRLARINI AŞIYOR”

Almanya Federal Meclis Başkan Yardımcısı Roth da AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fransız mevkidaşı Macron’la ilgili sözlerine sert tepki gösterdi. Roth, “Erdoğan terbiye ve saygı sınırlarını aşıyor” dedi.

Claduia Roth, Alman Haber Ajansına (DPA) açıklamasında “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Macron’a kişisel hakaretlerle bezeli Avrupa’ya dönük yeni sözlü saldırıları kabul edilemez ve en ağır şekilde kınanmalıdır” dedi. Roth, “Erdoğan bu sözlerle terbiye, saygı ve devlet adamlığına yaraşır sorumluluk sınırlarını aşıyor ve ülkesindeki yanlış politikasına kılıf uydurmak için en aşağılık milliyetçi hınç söylemlerine başvuruyor” dedi.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte de ülkesinin ifade özgürlüğü ve İslamcı aşırı uçlar ile mücadelede Macron ile dayanışma içinde olduğunu söyledi.

AB, BAKANLAR DÜZEYİNDE ACİL TOPLANTIYA ÇAĞRILBİLİR

AB Komisyonu Sözcüsü Peter Stano

AB ise Türkiye’den tavır değişikliği beklediğini ve Erdoğan’ın açıklamalarıyla ilgili bakanlar düzeyinde acil bir toplantı düzenlenebileceği uyarısında bulundu.

AB Dış Politika Sözcüsü Peter Stano, Erdoğan’ın açıklamalarının ardından AB bakanlarının erken bir tarihte acil bir toplantıya çağrılması ihtimalini dışlamadıklarını söyledi.

Stano, “Türk tarafından açıklamaları ve eylemlerinde tavır değişikliğine gitmesini bekliyoruz. Eyleme geçmek ve bekleyip ne olacağına görmek konusunda bir çok tartışma olacak.” dedi.

Alman Dışişleri Bakanı: Erdoğan’ın Macron’a saldırıları yeni bir ‘dip nokta’

Okumaya devam et

Popular