Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AKP’li Özlem Zengin, Ankara Emniyeti’nde işkence yapılmadığını savundu

AKP Grup Başkan Vekili Tokat Milletvekili Özlem Zengin, Ankara Barosu’nun raporuna rağmen Emniyet’te Dışişleri Bakanlığı bürokratlarına yönelik yapılan işkencenin olmadığın öne sürdü.

BOLD – Adalet ve Kalınma Partisi (AKP) Grup Başkan Vekili Tokat Milletvekili Özlem Zengin, Meclis Genel Kurulu’nda işkence iddialarıyla ilgili bir açıklama yaptı. Zengin, işkece olmadığını, olduğu yönünde algı yapıldığını savundu.

DOKTOR RAPORUNDA CEBİR VE DARP YOK

Dün Meclis Genel Kurulu’nda işkencenin gündeme geldiğini hatırlatan Zengin, “Gözaltına alınan kişiler, Dışişleri Bakanlığı sınavını usulsüzce kazandığı iddiasıyla gözaltına alınan Dışişleri Bakanı personeli olan kişiler. O tarihlerde ve kendileriyle alakalı olarak da her bir yirmi dört saatte doktor raporu var ve bu doktor raporunda da cebir ve darp izinin olmadığı belirtiliyor” dedi.

DARP YOK, KAMUOYU ALGISI VAR

Olayların devamında 139 avukatla birlikte görüşmeler yapıldığını belirten Zengin, “658 defa da görüşme gerçekleştiriyorlar. Nihayetinde, Bakanlığımızın iddiası şöyle, ben de o kanaati paylaşıyorum: Önce bir haber yapılıyor ya da “tweet” atılıyor, buna benzer pek çok örnek var. Haber ve “tweet”ler üzerinden önce kamuoyu algısı oluşturuluyor ve devamında da artık gerçeğin bir önemi kalmıyor yani gerçek kayboluyor” dedi.

MECLİS İNSAN HAKLARI KOMİSYONU EMNİYETİ DİNLEYECEK

Ankara Barosunun hazırlamış olduğu raporun Barolar Birliği tarafından Meclise ulaştırıldığını söyleyen Zengin, “Komisyon Başkanımız Sayın Hakan Çavuşoğlu bu konuyla ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğüne bir yazı yazarak ve Barolar Birliğini de konudan haberdar ederek bir davette bulundu kendilerine ve seçim süreci nedeniyle vekil arkadaşlarımızın Mecliste olmaması hasebiyle, çok yakın bir tarihte, önümüzdeki günlerde bu konuya dair, tüm bu mevzularla alakalı detaylı bir soru-cevap da olacak şekilde bir bilgilendirme toplantısı Komisyonda olacak” dedi.

 

İşkencenin merkez üssü: Ankara Emniyet Müdürlüğü

Politika

Kovid-19 Saray’a sıçradı: Süleyman Soylu ve İbrahim Kalın koronavirüse yakalandı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın koronavirüse yakalandığı öne sürüldü. Soylu ve Kalın’ın karantinaya girdikleri belirtildi. Soylu’nun depremin ardından İzmir’e gitmemesi dikkat çekmişti.

BOLD – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın koronavirüse yakalandıkları belirtildi. İçişleri Bakanı Soylu’nun depremin ardından İzmir’e tedavisi nedeniyle gitmediği öğrenildi.

Soylu ve Kalın’ın koronavirüse yakalandığıyla ilgili iddiayı Odatv gündeme getirdi. Eşi Hamdiye Soylu’nun Kovid-19 testinin pozitif çıktığı, ardından da Soylu’nun koronavirüse yakalandığı kaydedildi. Ankara’da bir hastanede tedavi altına alınan Soylu’nun, deprem sonrası İzmir’e gidemediği vurgulandı. Soylu’nun, yakın çevresine “Çok gitmek istiyorum ancak hastalığım nedeniyle gidemiyorum” dediği ifade edildi.

Cumhurbaşkanlığı'ndan 'Süleyman Soylu' açıklaması: Birlik ve beraberliğimize kimse balta vuramayacaktır - Takvim

Öte yandan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın da korona testinin pozitif çıktığı ve karantinada olduğu kaydedildi.

Depremin vurduğu İzmir’de 811 bin kaçak yapı İmar Barışı’yla affedildi

Okumaya devam et

Politika

İnce: Her hafta farklı bir skandal olan partide siyaset yapmak zorunda mıyım?

Memleket Hareketi başlatan CHP eski Yalova Milletvekili Muharrem İnce, yol haritasını açıkladı. Oy böldüğü iddialarına karşı çıktı. “Ben her hafta farklı bir skandal olan partide siyaset yapmaya mecbur muyum” diye sordu.

BOLD – Basın toplantısıyla yeni yol haritasını duyuran Memleket Hareketi lideri Muharrem İnce, CHP’yi sert şekilde eleştirdi. “Biz gidip Cumhur İttifakı’nı desteklemiyoruz. Bence buraya, bölüyor, diyenler 4 işlemi bilmiyorlar ve art niyetliler. Biz mecbur muyuz her hafta bir skandal olan partide siyaset yapmaya. Yani Atatürk diyemeyeceksin, Gazi Mustafa Kemal derim diyeceksin, en büyük örgütün başında duracaksın. Seninle siyaset yapamam ben ayrılırım, mecbur muyum. Bölme böyle olmaz” dedi.

İnce’nin vaatleri şunlar:

  • Sosyal adalet, planlı kalkınma istiyoruz.
  • Yolsuzlukla topyekun müdahale istiyoruz.
  • Kamuda adaletli bir ücret dağılımı yapıyoruz.
  • İşçilerin ve memurların temsiliyetinin arttığı toplu sözleşme istiyoruz.
  • Tüm kamu kurumlarından güvenilir vergi istiyoruz.

Okumaya devam et

Politika

Saray, DEVA ve Gelecek partilerine geçişi makamla önlemeye çalışıyor

Yapılan son anketlerde AKP ve ortağı MHP’nin oyları düşerken AKP’den kopanların kurduğu DEVA ve Gelecek partilerinin oyları ise yükseliyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bu partilere geçişi önlemek için kamudaki makamları peşkeş çekiyor.

BOLD – AKP’de yeni kurulan partilere geçişlerin partililere makam verilerek engellendiğini öne süren Sözcü yazarı Saygı Öztürk, bununla ilgili Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Doğu Karadeniz Bölge Kalkınma Projesi’nin (DOKAP) başına getirilen Hakan Gültekin’i örnek gösterdi.

GÖREVDEN ALINANLAR KENDİSİNE YENİ GÖREVLERİN VERİLECEĞİNİ BİLİYOR

Öztürk, köşesinde şu ifadelere yer verdi: “AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, birlikte yola çıktığı isimleri zaman zaman test eder. En önemli görevlere getirdiği kişileri, bir bakıyorsunuz hiç beklenmedik bir anda görevden alıyor. Görevden alınanlar da “Vay beni niçin görevden aldı” deyip herhangi bir eleştiride bulunmuyor. Çünkü, bir gün kendisinin yine değerlendirileceğinin sayısız örnekleri olduğunu biliyor.

SUSMANIN KARŞILIĞINI ALIYORLAR

Partiden ayrılan ve “Gemileri yakan” bazı siyasetçiler dışında, çıkıp da Erdoğan’ın aleyhinde televizyonlarda konuşmuyor, gazetelere açıklama yapmıyor. Bunlarda, “Bugün ben etkili görevde değilim ama, yarın beni yine getirebilir. O yüzden sessiz kalayım, görev bekleyeyim” anlayışı hakim. Bankacılıkla, telekomünikasyonla uzaktan yakından ilgisi olmayanlar kendilerini yüksek maaşlarla yönetim kurulu üyeliklerinde buluyor. Kimisi, beklemenin karşılığını belediye başkanı, milletvekili olarak alıyor. Bazıları da suskunluğunun karşılığını kendisinin ya da yakınlarının devletle olan ilişkilerini bu sayede daha kolay yürütüyor.

ERDOĞAN’I EN ÇOK PARTİDEN KOPANLAR ELEŞTİRİYOR

Hele küçük yerleşim birimlerinde, gözden düşmenin ne demek olduğunu, en iyi gözden düşen bilir. Bakıyorsunuz belediye başkanı, aday gösterilmiyor. O kişinin, yöresindeki ağırlığı tümden kayboluyor. Ama, siyasetçi ne zaman konuşacağını değil, ne zaman konuşmaması gerektiğini bilmeli. İşte görevden alınanlar konuşmaması gerektiğini çok iyi biliyor ve beklemeye başlıyor. Şöyle geriye baktığımızda iddialı, AKP Genel Başkanı’nın uygulamalarına karşı çıkılması gerektiğine inanan iddialı bazı isimler gidişatın kötülüğü karşısında daha fazla susamıyor ve her şeyi göze alıp partilerinden kopabiliyor. AKP’de genel başkanlık, bakanlık, başbakanlık yapmış olanların, üzerlerindeki yoğun baskılara rağmen siyasi partiler kurması büyük cesaret. Eğer insanlar bir açığının olmadığına inanıyorsa, cesaretini de dürüstlüğünden alır. Bugün, AKP Genel Başkanı’nı en çok eleştirenler de o siyasetçiler oluyor.

BEKLEYEN DERVİŞ MURADINA ERMİŞ

Halk deyimi vardır, “Bekleyen derviş, muradına ermiş” diye. Buna uyan sayısız örnekleri olduğunu AKP’liler çok iyi bilir. Bugün, Rize’nin Ardeşen ilçesine gidelim ve gözden düşen siyasetçinin nasıl bir yükselişe girdiğini anlatalım:

Aralarında Giresun, Ordu, Samsun, Amasya, Çorum, Tokat, Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Bayburt’un da bulunduğu 11 ilin bağlı bulunduğu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Doğu Karadeniz Bölge Kalkınma Projesi (DOKAP) İdaresi Başkanlığı’na AKP’li eski Ardeşen Belediye Başkanlığı, AKP ilçe başkanlığı, İl Genel Meclisi Başkanlığı, AKP Rize İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Hakan Gültekin getirildi.

DOKAP BAŞKANLIĞINA GETİRİLDİ

31 Mart 2019 seçimlerinde AKP’den yeniden Ardeşen Belediye Başkan adayı olarak gösterilmeyen Hakan Gültekin’e yeni ve etkili bir görev verilmesiyle gönlü alınmış oldu. 2012 yılında kurulan DOKAP’ın kurucu başkanlığını eski ÇAY-KUR Genel Müdürü Ekrem Yüce yürütüyordu. Yüce, Sakarya’dan milletvekili adayı olabilmek için istifa etmişti. Seçilemeyince ikinci kez DOKAP Başkanlığı’na getirilmişti. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ekrem Yüce, görevi bırakınca başkanlığı yaklaşık iki yıldır vekaleten Yusuf Mengi yürütüyordu. DOKAP, Ekrem Yüce’nin başkanlığı döneminde “Yeşil Yol” projeleriyle gündeme geliyordu. Karadeniz yaylaları birbirine bağlanacaktı. İşte buna karşı Karadeniz’de “Yeşil Yol”a karşı eylemler yapılıyordu. DOKAP’ın yeni başkanı olan Hakan Gültekin görevine başladı.

BEDELSİZ VERDİĞİ ARSA NEDENİYLE MAHKEMELİK OLDU

50 yaşındaki başkan, Ardeşen İmam Hatip Lisesi ve Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 30 Mart 2014’deki yerel seçimlerde AKP’den Ardeşen Belediye Başkanı seçilen Hakan Gültekin 31 Mart 2019’daki seçimde ise önce ilçe sonra da il başkanlarının karşı çıkması sonucunda Ardeşen Belediye Başkanlığı’na aday gösterilmedi ve liste dışı bırakıldı. Böylece Ardeşen Belediye Başkanlık koltuğunu İlçe Başkanı ve rakibi Avni Kahya’ya devretmek zorunda kaldı. Ardeşen’in AKP’li Belediye Başkanı Avni Kahya, eski başkanı ilçedeki bir araziyi bedelsiz bağışladığı için de mahkemeye verdi.

PARTİLERE GEÇİŞ MAKAM VERİLEREK DURDURULUYOR

DOKAP’ın yeni başkanı Hakan Gültekin, Rize İl Genel Meclisi Başkanı’yken ilçesi Ardeşen’de bir ihale nedeniyle bir kişinin silahlı saldırısına uğramıştı. Yeni görevinde aylığı ise net 33 bin lira. İşte bu atama Rize’de günün konusu. Neden mi? Ardeşen’e belediye başkanı yapılmayan kişi, başkan yapıldı ve 11 il ona bağlandı. AKP, eski başkanın bu atamayla gönlünü alırken, parti yönetiminden kızağa çekilenlere de, “Bekleyin, sıra size de gelebilir” deniliyor. Çünkü, AKP’den ayrılanların kurduğu iki siyasi parti var. İşte, bu partilere geçişleri makam verilerek durduruluyor.”

Fransa’daki radikal dinci Erdoğan’dan sığınma talep etti

 

Okumaya devam et

Popular