Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Çiflikteki işkenceyi teşhir eden Halkın Hukuk Bürosu abluka altına alındı

Ankara’da “Çiftlik“ adı verilen gizli işkence merkezini teşhir eden Halkın Hukuk Bürosu abluka altına alındı. Dört kadın avukat tutuklandı.

BOLD – Halkın Hukuk Bürosu avukatlarına yönelik uzun süredir devam eden baskılar, tutuklama dalgasına dönüştü.

KHK’lı Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın işlerine dönebilmek için başlattığı mücadeleye destek veren Halkın Hukuk Bürosu avukatları, aynı zamanda Gezi sürecinde öldürülen Berkin Elvan’la ilgili yargı sürecini de takip etmeleri nedeniyle başta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olmak üzere baskı altındaydı.

Son olarak Lübnan’dan kaçırılıp Türkiye’ye getirilen ve aylarca “Çiftlik“ adı verilen işkence merkezinde ağır işkenceye maruz kalan Ayten Öztürk’ün savunmasını da Halkın Hukuk Bürosu avukatları üstlendi.

Ayten Öztürk, savunmasında, yaklaşık 6 ay boyunca tutulduğu işkence merkezinde yaşadıklarını tüm detaylarıyla anlattı. Öztürk’ün savunmasıyla birlikte kaçırılıp Ankara’da yasa dışı gözaltı merkezlerinde işkence gören yaklaşık 30 kişinin durumu da gündeme geldi.

AYTEN ÖZTÜRK DAVASI SONRASI OPERASYON

13 Haziran’da Ayten Öztürk ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen davada; Halkın Hukuk Bürosu Avukatları, 21 Aralık 2016 tarihinde Ankara Beştepe’de kaçırılan ve Ayten Öztürk gibi ağır işkence gören Rekabet Kurumu çalışanı Mustafa Özgür Gültekin’in gönderdiği mektubu Mahkemeye sundu.

Çiftlik diye tabir edilen işkence merkezi ilk kez detaylarıyla ortaya çıkıp kamuoyuna yansımasından bir hafta sonra 20 Haziran’da Halkın Hukuk Bürosu’na operasyon düzenlendi.

İŞKENCE TEŞHİR EDİLİNCE TUTUKLAMALAR BAŞLADI

20 Haziran’da Halkın Hukuk Bürosu’nun İstanbul’daki ofisine yapılan polis baskınında avukat Ebru Timtik, Görkem Ağdede, Nadide Özdemir, Ayşegül Çağatay ve büroda o gün misafir olarak bulunan Özhan Aslan polis tarafından gözaltına alındı.

Gözaltında tutulan avukatlar, 25 Haziran’da savcılık sorgusuna alınmaksızın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Özhan Aslan, serbest bırakılırken gözaltındaki tüm avukatlar avukatlar tutuklandı. Kadın avukatlar Ebru Timtik, Görkem Ağdede, Nadide Özdemir ve Ayşegül Çağatay cezaevine gönderildi.

“SIRA SİZE GELİYOR BEKLEYİN“

Halkın Hukuk Bürosu’nun twitter hesabından davayla ilgili yapılan paylaşımlarda, dört kadın avukatın tutukluluğa sevki sırasında; sorgu hakimliği önünde çıkan tartışmada polis “Sıra size de geliyor bekleyin” diye diğer avukatları tehdit etti.

DAVA AYARLI OPERASYONLAR

Halkın Hukuk Bürosu’na 12 Eylül 2017 tarihinde yapılan baskında 15 avukat tutuklanmıştı. Baskından iki gün sonra 14 Eylül 2017’de Nuriye Gülmen ve Semih Özakca’nin ilk duruşması görülecekti.

Ankara’daki işkence merkezinde 6 ay işkence gören Ayten Öztürk her şeyi anlattı

Gündem

15 Temmuz’un şahidi Tenkil Müzesi için bir araya geliyorlar

Tenkil Müzesi Derneği, 15 Temmuz sonrası Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlali ve mağduriyetlerini canlı yayınla duyurmak için önemli bir organizasyona imza atıyor. Aralarında Herkül Milas, Abdullah Aymaz, Enes Kanter, Barbaros Şansal gibi çok sayıda isim Youtube yayınında Tenkil Süreci’ni konuşacak.

BOLD – Aralarında Herkül Milas, Enes Kanter, Emine Eroğlu, Barbaros Şansal, Tarık Toros, Vedat Demir, Kerim Balcı, Erkam Tufan, Abdullah Aymaz, Mehmet Ali Uludağ, Betül Alpay, Tuba ve Cevheri Güven, Sevinç Özarslan, Hasan Cücük, merhume Halime Gülsu’nun annesi Zeynep Gülsu gibi isimlerin katılacağı programı bu akşam gerçekleşiyor.

Tenkil Müzesi yayını, Hizmetten sitesinin YouTube kanalında Türkiye saatiyle bu akşam 21.00’de başlayacak.

Moderasyonunu gazeteci Metin Yıkar’ın yapacağı programda Tenkil Müzesi Derneği’nin ‘Sanal Müze’ ve ‘Tenkil Hafıza Merkezi’ (www.tenkilmemorial.com) çalışmalarına destek istenecek.

Tenkil Müzesi Derneği, son 6 yıldır sistematik bir şekilde uygulanan insan hakları ihlallerini gündeme taşımaya çalışıyor. Gözaltında, tutuklu ya da hasta ölümler, bebekli ve hamile tutuklu kadınlar, Ege ve Meriç’te ölümler, kaçırılmalar ve diğer insan hakları ihlallerini yakından takip eden Tenkil Müzesi Derneği’ne süreçte hayatını kaybeden bir çok ismin emanet eşyaları ulaşıyor.

Yayın kanalları: MCEU TV ve Hizmetten YouTube Kanalı

18 Eylül 2021 Cumartesi
⏰20.00 Berlin Saati
⏰21.00 İstanbul Saati
⏰14.00 Newyork Saati
⏰19.00 Londra Saati

Okumaya devam et

Gündem

AKP düşman hukuku: 15 Temmuz’dan sonra 1 milyon 576 bin kişiye terör soruşturması açtılar

15 Temmuz’un yaşandığı 2016 ile 2020 arasında cumhuriyet savcılıkları, TCK’nın 314’ncü maddesinde yer alan silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla 1 milyon 576 bin 566 soruşturma başlattığı ortaya çıktı. DEVA Partili Mustafa Yeneroğlu, ” Düşman hukuku anlayışı ile yüzbinlerce masum insanın hayatı mahvedildi. Zaman adaletsizliklere son verme zamanıdır” dedi.

BOLD – DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, “Hukukun Sıradanlaşması: Silahlı Terör Örgütü Üyeliği Yargılamaları” adlı raporunda 15 Temmuz sonrası açılan binlerce hukuksuz soruşturmayı inceledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “KHK ile görevden alınan herkesi görevine iade edeceğim” açıklaması sonrası KHK’lılarla ilgili yeni bir çıkış da DEVA Partisi’nden geldi. DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, 15 Temmuz sonrası terör örgütü üyeliği suçlarından açılan soruşturmalarla ilgili rapor hazırladı.

Raporda, 15 Temmuz sonrası AKP hükumetince Gülen Hareketi mensuplarına TCK’nın 314’ncü maddesi kapsamında açılan terör örgütü üyeliği davalarının hukuk dışı olmasına dikkat çekildi.  Raporda, 2016-2020 arasında cumhuriyet savcılıklarının silahlı terör örgütünden toplamda en az 1 milyon 576 Bin 566 adet soruşturma başlattığı belirtildi.

2016-2020 arası TCK 314. maddeden başlatılan soruşturma sayıları.

BU HUKUKSUZLUKLARIN SON BULMASI İÇİN ADIM ATILMALI

Yeneroğlu, raporla ilgili sosyal medya hesabından, 15 Temmuz sonrası düşman hukuku anlayışı uygulandığını, yüzbinlerce insanın hayatının mahvedildiğini söyledi. Sadece 2016-2019 arasında toplamda en az 1 milyon 367 bin 733 adet silahlı örgüt suçu soruşturması başlatıldığına dikkat çeken Yeneroğlu, ” Bu istatistikler, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra silahlı terör örgütü yargılamalarının çok büyük bir ekseriyetinin ne kadar hukuksuz olduğunun en bariz ispatıdır. Bu hukuksuzlukların son bulması için adım atılması gerekir” dedi. Yeneroğlu, şunları kaydetti: “#15Temmuz darbe teşebbüsü sonrası haklı bir mücadelenin nasıl hukuk dışına çıkartılarak en temel hukuk kurallarının yok sayıldığını ve adaletin yargı eliyle nasıl katledildiğini anlattım. Sonuç: Düşman hukuku anlayışı ile yüzbinlerce masum insanın hayatının mahvedilmesi… Hiç kimsenin mensubiyeti sebebiyle peşinen suçlu ilan edilmediği, adil yargılanma hakkının esas alındığı, yürütmenin suç kategorisi üretme yetkisine sahip olmadığı, herkesin kanun karşısında eşit ve masumiyet karinesine sahip olduğu hukuk devleti çizgisine dönülmeli.”

Raporla ilgili dün yazılı bir açıklama yapan Yeneroğlu, “2016-2020 arasında cumhuriyet savcılıkları silahlı terör örgütünden toplamda en az 1 Milyon 576 Bin 566 adet soruşturma başlatmıştır. Bu istatistikler, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra silahlı terör örgütü yargılamalarının çok büyük bir ekseriyetinin ne kadar hukuksuz olduğunun en bariz ispatıdır” dedi.

‘YARGITAY VE AYM HUKUKSUZLUKLARA ENGEL OLMUYOR’

Yeneroğlu, şunları kaydetti: “Söz konusu sayıların bu kadar yüksek olması, siyasetin baskısı neticesinde Yargıtay’ın ceza hukukunun en temel kurallarını yok sayan içtihatları doğrultusunda açılan soruşturmaların suç işleme kastı olmayan, örgütün nihai hedeflerinden bihaber olan ve herhangi bir suça iştirak etmemiş masum kişilere kadar sirayet etmiş olmasından kaynaklandığı açıktır. Silahlı terör örgütü yargılamaları hukuk devleti ilkelerini zedelemekte, AİHM içtihatlarına tamamen aykırı bir şekilde yürütülmektedir. Ne yazık ki yargı, Yargıtay ve kısmen de Anayasa Mahkemesi bu hukuksuzluklara engel olamamakta, aksine hukuku ayak bağı olarak gören iktidarın korku coğrafyasında onun politikalarına alet olmaktadır.”

ADALETSİZLİKLERİ SON VERME ZAMANI

Yaşanan adaletsizlikler karşısında siyasetçilerin, hukukçuların ve kamuoyunun büyük bir kısmı da kulaklarını tıkamakta ve gözlerini kapatmaktadır. Ancak bu yargılamaların toplumda etkisi çok uzun yıllar sürecek travmalar meydana getirdiği gerçeği, ileriki zamanlarda çok daha hissedilir olacaktır. Bu yüzden zaman adaleti konuşma, silahlı terör örgütü üyeliği yargılamalarındaki adaletsizliklere son verme zamanıdır. Türkiye’nin acilen hukuka ve hukuk devleti ilkelerine dönmesi şarttır.”

BABACAN: BU TABLO UTANÇ VERİCİ

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da, sosyal medya hesabından Yeneroğlu’nun açıklamasını paylaşarak, “Bu tablo utanç verici. Bir ülkede 1,5 milyon insan terörle suçlanıyorsa devlet vatandaşıyla kavga ediyor demektir. Yeter artık davalarla, KHKlarla halkı sindirmeye çalışmayın” dedi.

Muhalefetin KHK açılımı Saray’ı harekete geçirdi: 15 Temmuz’a dönüş!

Okumaya devam et

Gündem

Cem Küçük’ün “2001’de Merkez Bankası Başkanıydı” sözünü Mahfi Eğilmez yalanladı: Merkez’de görev yapmadım

17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarında kasa kasa paraları koyanların operasyonu yapan polisler olduğunu iddia eden Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, şimdi de ekonomist Mahfi Eğilmez’i 2001’de Merkez Bankası başkanı olarak Türkiye ekonomisini batırmakla suçladı. Eğilmez ise, “Hayatımda Merkez Bankası’nda çalışmadım” açıklaması yaptı

BOLD – Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sözlerini savunurken, ekonomist Mahfi Eğilmez için “2001’de Merkez Bankası başkanıyken ekonomiyi batırdı” dedi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Eğilmez ise “Hayatımda Merkez Bankası’nda çalışmadım.” dedi.

“EĞİLMEZ EKONOMİ HAKKINDA KONUŞAMAZ, EKONOMİYİ BATIRAN ADAMDIR”

Cem Küçük, Habertürk yayınında Erdoğan’ın “İnşallah raflardaki fahiş fiyat artışlarının önüne geçeceğiz” açıklamasını savunurken büyük bir gaf yaptı. Yayında hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in ekonomist Mahfi Eğilmez’e atıf yapmasına karşı çıktı. Şen’in konuşmasını bölen Cem Küçük, “Hocam Mahfi Eğilmez’in Merkez Bankası (MB) başkanlığı yaptığı dönemi de gördük biz. 2001 krizinde bu ülkeyi batıranlardan biridir Mahfi Eğilmez. Eğilmez ekonomi hakkında konuşamaz, ekonomiyi batıran adamdır” dedi. Ersan Şen ise “Siz onu söylersiniz Mahfi Eğilmez’de cevap hakkını kullanır” cevabını verdi.

EĞİLMEZ: MERKEZ BANKASI’NDA GÖREV YAPMADIM

Cem Küçük’e cevap, Mahfi Eğilmez’den geldi. Twitter hesabından açıklama yapan Eğilmez, “Habertürk’te bir programda adım 2001 krizinde ülkeyi batıran Merkez Bankası Başkanı diye geçmiş. Hayatımda Merkez Bankası’nda hiç görev yapmadığım gibi kamu görevinden 1997 yılı Aralık başında istifaen ayrıldım. Kamuoyuna duyururum” dedi.

 

 

YOLSUZLUKLARI ORTAYA ÇIKARAN POLİSLERİ DE SUÇLAMIŞTI

Cem Küçük, daha önce de 17-25 Aralık operasyonlarını yapan polisleri suçlamıştı. Katıldığı televizyon programında ayakkabı kutularından, liflerden, para kasalarından çıkan paraları operasyonu yapan polislerin koyduğunu öne süren Küçük, Hukukçu Salim Şen’in “Niye o zaman Süleyman Aslan’a geri verildiğinde kabul etti parayı?” sorusuna cevap verememişti.

 

 

Fransız Yargıtay’ının hangi kararı Erdoğan’ın başına bela olabilir?

Okumaya devam et

Popular

Shares