Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Öcalan ile röportajı sonrası CHP, İbrahim Eren’i MİT’e önerdi

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan ile röportaj yapan TRT Kürdi’nin patronu TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’i MİT Müsteşarlığına önerdi.

BOLD – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba MİT’in bulamadığı kırmızı bültenle aranan birini TRT’nin bulduğuna dikkat çekerek, TRT Genel Müdürü olan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı oğlu Bilal Erdoğan’ın arkadaşı İbrahim Eren’i MİT Müsteşarlığına önerdi.

MİT VE EMNİYET BULAMAMIŞTI

Meclis Genel Kurulu’nda kırmızı bültenle aranan birinin TRT’ye çıkarılması hakkında konuşma yapan Ağbaba, “Benim AKP’ye bir önerim var: TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’i MİT Müsteşarı yapsınlar. Yıllardan beri kırmızı bültenle aranan, MİT’in, emniyet teşkilatının uzunca süreden beri aradığı ama bulamadığı Osman Öcalan’ı seçime iki gün kala, AKP’ye övgüler dizdirip, CHP’yi eleştirtmek için TRT ekranına çıkaran İbrahim Eren’i MİT Müsteşarı yapmaları lazım. Çünkü İbrahim Eren bunu çoktan hak ediyor. Bu önerimi lütfen değerlendirsinler.” dedi. Öneri Meclis’te büyük alkış aldı.

OLÇOK’UN EŞİ DE ÖDÜL İSTEMİŞTİ

Olçok, hükümetten ödülünü istedi

Politika

Kovid-19 tedavisi gören CHP’li vekil yoğun bakımdan çıktı

6 Ekim’de koronavirüs test sonucu pozitif çıkan ve 9 Ekim’de Mersin Şehir Hastanesinde yoğun bakıma alınan CHP Şanlıurfa Milletvekili Aziz Aydınlık, yapılan tedaviler sonrası yoğun bakımdan çıktı.

BOLD – CHP Genel Başkan Başdanışmanı Deniz Demir, sosyal medya hesabından bir süredir koronavirüs nedeniyle tedavi gören CHP Şanlıurfa Milletvekili Aziz Aydınlık’ın yoğun bakımdan çıktığını duyurdu.

6 EKİM’DE KORONAVİRÜS TESTİ POZİTİF ÇIKMIŞTI

CHP’li Demir, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Bir süredir Kovid-19 nedeniyle tedavi gören Şanlıurfa Milletvekilimiz Aziz Aydınlık’ın yoğun bakımdan çıktı. Sağlık durumu her geçen daha iyiye gidiyor, kısa bir süre sonra aramızda olacak ve kaldığı yerden Şanlıurfa için çalışmalarını sürdürecek.” 6 Ekim’de koronavirüs testi sonucunun pozitif çıktığını duyuran CHP Şanlıurfa Milletvekili Aziz Aydınlık, 9 Ekim’de Mersin Şehir Hastanesi’nde yoğun bakıma alınmıştı.

İmamoğlu’nun çağrılmadığı İstanbul toplantısı sonrası Koca’dan korkutan açıklama

Okumaya devam et

Politika

Alman tarih dergisi Erdoğan’ı eleştirdi: Padişah gibi davranıyor

damals atatürk erdoğan

Almanya’nın önde gelen tarih dergilerinden Damals, kasım sayısını Mustafa Kemal Atatürk’e ayırdı. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Türkleri Atatürk’ten uzaklaştırmaya çalıştığını savunan dergi, “Erdoğan bir padişah gibi davranıyor ve Atatürk’ün mirasına el koyarak tüm kurumları kendi istediği doğrultuda dönüşmeye zorluyor” ifadesini kullandı.

BOLD – Alman tarih dergisi Damals, önümüzdeki kasım ayında satışa çıkacak sayısında Atatürk’ü kapak yaptı.

“Atatürk. Modern Türkiye’nin kurucusu” başlığıyla çıkan dergide Atatürk’ün hayatı, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yılları, saltanat ve hilafetin yıkılışı, cumhuriyetin kuruluşu, “devrimler” olarak tanımlanan reformları ve günümüzdeki “mirası”, uzman tarihçi ve Türkologlar tarafından kaleme alınan çeşitli makalelerle incelendi.

“ŞİMDİKİ BAŞKAN PADİŞAH GİBİ DAVRANIYOR”

Başyazısında Atatürk’ün Türkiye’yi “nefes kesen bir hızla” reforme ettiğini belirten Damals Genel Yayın Yönetmeni Stefan Bergmann, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili ise “100 yıl sonra şimdi Türkiye, İslam adına bir tek adam iktidarı yolunda ilerliyor. Şimdiki başkan, bir padişah gibi davranıyor ve Atatürk’ün mirasına el koyarak tüm kurumları kendi istediği doğrultuda dönüşmeye zorluyor” ifadelerini kullandı.

“AYASOFYA’NIN AÇILIŞI TESADÜF DEĞİL”

Viyana Üniversitesi Profesörü Yavuz Köse, dergi için kaleme aldığı “Atatürk’ün mirası” başlıklı makalesinde “Atatürk’ün vizyonunun ölümünden sonra Kemalizm’le yaşamaya devam ettiğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Atatürk’ün “merkezi projesi” olarak tanımladığı laikliği aşıp, toplumda İslamcı muhafazakar bir elit oluşturmaya çalıştığını kaydetti.  Ayasofya’nın yeniden cami olarak açılmasına geniş yer verilen yazıda, açılış tarihinin Lozan Anlaşması’nın yıldönümüne getirilmesinin “tesadüf” olmadığına vurgu yapan Köse, Diyanet İşleri Başkanı’nın camideki hutbesini elinde bir Osmanlı kılıcıyla okuduğunu, böylece İstanbul ‘un 1453’ten sonra ikinci kez fethedildiği mesajını verdiğini belirtti.

KÖSE: BAŞKAN ERDOĞAN BU RAKİBİNİ ALT EDEMEYECEK

Atatürk’ün Türkiye’nin devlet kurucusu olarak ilkeleriyle halen yaşadığını ve Erdoğan’ın ciddiye alması gereken son rakibi ifadesini kullanan Köse, şunları yazdı: “Bugünkü Türkiye anayasasına bakıldığında Kemalist ilkelerin en azından kağıt üzerinde halen var olduğu görülüyor. Ve Atatürk de anayasada halen ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman’ olarak yer alıyor. 80 yıldan fazla bir süre önce ölmüş olan devlet kurucusu halen yaşıyor ve Erdoğan’ın ciddiye alınması gereken son rakibi olarak karşısında duruyor. Şimdiki başkan, tüm çabalarına ve Türkleri ‘ata’larından uzaklaştırmaya yönelik tüm girişimlerine rağmen, muhtemelen bu rakibini alt edemeyecek.”

Ruslara göre Tayyip Erdoğan İngilizlerle çalışıyor

Okumaya devam et

Politika

“Cumhurbaşkanı Erdoğan bu fotoğrafın tam arkasında duruyor”

HDP Milletvekili Musa Piroğlu, faili meçhul davalarda ismi geçen Mehmet Ağar, Alaattin Çakıcı, Korkut Eken ve eski korgeneral Engin Alan’ın Bodrum Yalıkavak Marina’daki fotoğrafını değerlendirdi. “Cumhurbaşkanı Erdoğan ortaya çıkan fotoğrafın tam da arkasında duruyor. Bu fotoğraf ne ima ederse etsin sırtını Saray’a dayıyor. İktidar ölü geçmişi yardıma çağırıyor” dedi.

BOLD – HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, Susurluk Davasının kilit isimlerinin bir araya gelip fotoğraf paylaşmasıyla ilgili konuştu.

Mezopotamya Ajansına röportaj veren Piroğlu, “Bu fotoğraf aslında bir yanıyla Türkiye halklarına eski dönemin bütün kötü hatıraları olan JİTEM’i, Beyaz Toros’ları, yargısız infazları, ölüm çukurlarını hatırlatıyor. İktidar kendi zeminini mobilize etme yeteneğini kaybetti ve toplumsal meşruiyetini yitirdi. Tamda bu aşamada iktidar ölü geçmişi yardıma çağırıyor” ifadelerini kullandı.

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, emekli Albay Korkut Eken, organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı ve eski MHP milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan’ın 16 Ekim’de Bodrum Yalıkavak Marina’da bir araya gelerek paylaştığı fotoğraf tartışılmaya devam ediyor. HDP Milletvekili Musa Piroğlu, paylaşılan fotoğrafta yana yan gelen isimlerin karanlık bir dönemi ifade ettiğini belirtti. Fotoğrafın Van’da helikopterden atılan iki yurttaş ve kaçırılma olaylarının sıklaştığı iki önemli olayın yaşandığı döneme denk gelmesinin tesadüfü olmadığına dikkat çeken Piroğlu, Saray rejiminin 3’lü yapıdan oluştuğunu vurguladı.

JİTEM’İ BEYAZ TOROSLARI, ÖLÜM ÇUKURLARINI HATIRLATIYOR

Piroğlu, şunları söyledi: “Bir ayağında AKP ve Saray, bir ayağında MHP, son ayağında ise kimilerinin Ergenekon, kimilerinin de derin devlet dediği bir yapıdan oluşuyor” dedi. Paylaşılan fotoğrafın da 3 büyük çağrışımı olduğunu sözlerine ekleyen Piroğlu, “Birincisi, fotoğraftaki 3 isim geçmişte derin devletin tüm operasyonları yürüten kişilerden oluşuyor. İkincisi yine bu derin devlet operasyonunun başka bir ayağını kuran mafya lideri Alaattin Çakıcı. Üçüncüsü devletin kendisi. Susurluk aslında bu çetenin nasıl bir iş birliği içinde olduğunu açığa çıkarmıştı. Bu yüzden bu fotoğraf aslında bir yanıyla Türkiye haklarına eski dönemin bütün kötü hatıraları olan JİTEM’i, Beyaz Toros’ları, yargısız infazları, ölüm çukurlarını hatırlatıyor. Yapılan bütün bu kötülüklerin altındaki imzalar fotoğrafta olan bu isimlere ait.”

AKP ÖLÜ GEÇMİŞİ YARDIMA ÇAĞRIYOR

AKP iktidarının son süreçte kamuoyunun desteğini yitirdiğini kaydeden Piroğlu, Karl Marx’ın “Kriz dönemlerinde iktidarlar eskinin sloganlarını ödünç alırlar. Eskinin giysilerini giyerler. Geçmiş dönemin kahramanlarını taklit ederler ama aynı zamanda geçmiş süreçlerin korkularını da yardıma çağırırlar” sözünü hatırlattı. Piroğlu, “İktidar kendi zeminini mobilize etme yeteneğini kaybetti ve toplumsal meşruiyetini yitirdi. Tamda bu aşamada iktidar ölü geçmişi yardıma çağırıyor. 1993 süreci diye anılan o karanlığın topluma yeniden dayatılması anlamına geliyor. Bu yüzden yeni kıyafetler içinde eski katliamları ima eden bir görüntüyü karşımıza çıkardılar” dedi.

DERİN YAPI AKTİF HALE GETİRİLMEK İSTENİYOR

Derin yapının yeniden aktif hale getirilmek istendiğine dikkat çeken Piroğlu, “Osmanlı’dan bu yana bu yapılar Türk devletinden hiç kopmamıştır ve kesintisiz olarak bugünlere kadar gelmiştir. Ortaya çıkan fotoğrafa bakıldığında mevcut var olan derin yapının daha aktif hale getirilmek istendiğini okuya biliriz. Bu derin yapı devletin doğasında hep vardı ve devlet var olduğu sürece de olacak” ifadesini kullandı.

MESAJ KÜRTLERE

Meşruiyeti sarsılan iktidarın derin yapılara sarıldığını kaydeden Piroğlu, fotoğrafın en fazla çağrışım yaptığı yerin Kürt coğrafyası olduğunu söyledi. HDP’li Milletvekili, “Devlet Kürt hareketini parçalamak adına yasal güçlerin yetmediği noktada yasadışı güçleri devreye koyuyor. 40 yıldır Kürt halkına karşı verilen savaş narko ekonomi ile finanse edilmiştir. İçinden geçilen ekonomik kriz, bu fotoğraftaki Alaattin Çakıcı simgesi bu ilişkinin bütün boyutlarıyla güncellendiğini işaret etmektedir” şeklinde konuştu

BU FOTOĞRAF SIRTINI SARAY’A DAYIYOR

Paylaşılan fotoğrafla birlikte derin devletin kendini deşifre ettiğini ifade eden Piroğlu, devletin fotoğrafla “biz hepimiz bir aradayız” demek istediğini savundu. Geçmiş yıllarda Kürt sorunundan kaynaklı açığa çıkan barış görüşmelerinin bu yapı tarafından boşa düşürüldüğüne dikkat çeken Piroğlu, şunları söyledi: “Devlette bu yapının arkasında hep yürüdü. Bugünde değişen bir şey yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan ortaya çıkan fotoğrafın tamda arkasında duruyor. Çünkü bu fotoğraf aynı zamanda iktidar bloğunun kendi varlığını devam ettirme ve koruma çabasının bir ürünü olarak ortaya çıkıyor. Bu fotoğraf ne ima ederse etsin sırtını Saray’a dayıyor…Fotoğraf karşımızdaki iktidar bloğunun acizliğinin de göstergesidir. Bize düşen bunu derinleştirmektir. Onların halk kitlelerine giydirmeye çalıştığı korku gömleğini yırtmamız gerekir. Artık ‘bin operasyonunun’ hesabının sorulduğu günlere girdiğimizi göstermemiz gerekir. Bu bütün kayıp dosyalarında, kirli ilişkilerde imzası olan insanlarla hesaplaşmamız gerektiğini göstermemiz lazım. Korkacak ve kaybedecek hiçbir şeyimiz yok. Bundan sonrada bunlara diz çökecek halimiz yok. Ama şimdi diz çökmemek yetmiyor, şimdi hesap sormak için harekete geçmek gerekiyor. ”

Konda’nın son anketi: AKP’nin oylarında büyük düşüş

Okumaya devam et

Popular