Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

3 makam aracı olan İBB Genel Sekreteri istifa etti

Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Belediye Başkanlığındaki (İBB) ilk mesai gününde Genel Sekreter Hayri Baraçlı, 7 yardımcısı ve hukuk müşaviri istifasını verdi.

BOLD – İBB’nin yeni başkanı Ekrem İmamoğlu’nun çalışma ekibini kendisinin belirleyeceğini dile getirmesinin ardından istifalar arka arkaya geldi. İlk istifa eden isin Genel Sekreter Hayri Baraçlı oldu. Baraçlı’nın yardımcıları Muzaffer Hacımustafaoğlu, Mevlüt Bulut, Süleyman Karalı, Nihat Macit, Çağatay Kalkancı, Eyyüp Karahan, Adil Karaismailoğlu ve 1. Hukuk Müşaviri Ali Karaaslan da istifa dilekçelerini sundu.

Baraçlı sosyal medya hesabından “Aziz İstanbullulara saygı ile duyurulur” diyerek şu açıklamayı yaptı:

“SEÇİMLER DEMOKRATİK ORTAMDA YAPILDI”

“23 Haziran’da gerçekleşen İstanbul Büyükşehir Belediye Bakanlığı yenileme seçimi, demokratik bir ortamda gerçekleşmiş ve İstanbulluların tercihi ile Sayın Ekrem İmamoğlu başkan olarak seçilmiştir. Kendisini tebrik ederiz.  İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği’ne bağlı yöneticiler olarak demokrasiye olan inancımız, misyonumuza, kendimize ve İstanbul’a olan saygımız nedeniyle yeni yönetimin kendi ekibiyle çalışmasının önünü açmak için büyük bir gayretle yürüttüğümüz görevlerimizi kendi isteğimizle bırakıyoruz.”

“24 HAZİRAN’DA BEN SİZE GÖSTERİRİM”

Baraçlı, emrine 3 makam aracının tahsis edildiğinin 31 Mart sonrası ortaya çıkması üzerine İmamoğlu ile polemik yaşamıştı. İmamoğlu, Baraçlı için “Bir genel sekreterin üç arabası olur mu? Yazlık, kışlık, baharlık… Bakın bu israf” demişti. Baraçlı da “Görevimden dolaylı tahsis edilmiş olan müstakil konut bulunmasına karşın hiç oturmadım. İBB Başkan adayının iddia ettiği gibi üç aracım olmayıp, bulunduğum makama tahsisli bir araç ve şoför bulunmaktadır” açıklaması yapmıştı. İmamoğlu da buna karşılık şunları dile getirmişti: “24 Haziran’da yüz yüze konuşuruz. Ben hangi makam arabalarının size ait olduğunu gösteririm. Garajlarda hangi araçlar var, kime tahsisli…”

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

7 aylık hamile kadın gözaltına alındı

Doğum yapmasına iki ay kalan ve 3 yaşında bir oğlu daha bulunan Aysel Delican Edirne’de gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi ise bilinmiyor.

BOLD – Hamile kadınlar gözaltına alınmaya ve tutuklanmaya devam ediyor. Edirne’de 3 yaşında bir oğlu bulunan hamile Aysel Delican’ın gözaltı haberini insan hakları aktivisti Arlet Natali Avazyan sosyal medya hesabından duyurdu.

Avazyan, “Aysel Delican 7 aylık hamile. 3 yaşında oğlu var. Annesine ihtiyacı var. Yeter artık çocuklar ağlamasın. Bebeği olan annelere ev hapsi verilmeli” dedi.

“BIRAKIN ARTIK BİZDEN DEĞİL DÜŞÜNCESİNİ”

Kadın milletvekillerine seslenen Avazyan, “Kadın milletvekillerimiz, annelere sesleniyorum bırakın artık ‘bizden değil’ düşüncesini” ifadelerini kullandı. 28 yaşındaki Delican’ın neden gözaltına alındığı henüz bilinmiyor.

Okumaya devam et

Gündem

Perihan Koca: Türkiye’de yeni tip faşizm inşa ediliyor

Demokrasi İçin Birlik (DİB) Koordinasyon üyeleri gözaltında yaşanan işkence vakalarıyla ilgili hazırladıkları inceleme raporunu kamuoyuyla paylaştılar. Devletin çıplak bir şiddet aygıtına dönüştüğüne dikkat çeken DİB Koordinasyon Üyesi Perihan Koca, faşizm karşısında ortak eylem pratiğinin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

BOLD – Demokrasi İçin Birlik, 11 Eylül’de iki vatandaşın helikopterden atılması olayıyla ilgili Van’da inceleme yaptı. Ülkede yeni tip bir faşizmin inşa edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Koca, bu sürecin 1990’lı yıllardaki sürecin aynısının olmayacağını söyledi. Bu dönemin kaotik iklimine has bir durumun yaşandığını dile getiren Koca, bu kaotik durumun sınırlarına doğru sürüklendiklerini ifade etti.

“ORTAK EYLEM PROTİKLERİNİ İNŞA ETMELİYİZ”

AKP-MHP iktidarının politikaları karşısında birlik olunması gerektiğinin altını çizen Koca, “Van’da iki köylünün helikopterden atılma olayını bir an evvel aydınlatılmasını talep ediyoruz. Bunu talep ederken de anayasal, hukuksal bir düzlem içinde olmadığımızı görerek bu talebin ancak demokratik halkçı kurumların ortak mücadelesiyle mümkün olacağını biliyoruz. Böylesi bir dönemde demokrasi güçlerinin yan yana gelme zeminlerini yaratmamız gerekiyor. Kriz dinamikleri giderek derinleşiyor, faşist kurumsallaşmanın basıncını hissettirdiği ama bir yandan da politikleşme olanaklarının açıldığı bir dönemden geçiyoruz. Halkın acil sorun ve taleplerini, halkın itirazını ve arayışını politik özneyle buluşturma ihtiyacı her zamankinden daha fazla hissediliyor. Bunun için somut talepler etrafında ortak eylem pratiklerini inşa etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

GAZETECİLER REHİN ALINDI

Olayı kamuoyuna duyuran gazetecilerin tutuklanmasını da eleştiren Koca, “İktidar medyasının yazdıkları başka, gerçekte olanlar başka. İki yurttaşımızdan biri normal olmayan bir ölümle yaşamını kaybetti.  Halka gerçeği ulaştırmakla yükümlü olan gazeteciler ‘devlet aleyhine propaganda’ yaptıkları iddiasıyla tutuklandılar. Artık ülkemizde haber alma özgürlüğü ve basın özgürlüğü gibi temel özgürlüklerden bile bahsedemediğimiz bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Ama bu durumu normalleştirmemek gerekiyor. Gazeteciler gazetecilik yaptığı için bugün siyasi iktidarın rehin alma politikalarına maruz kalıyorlar. Bir devlet gözaltına alınan yurttaşlarının başına gelenlerin peşine düşmek hesabını vermekle yükümlüdür. Gazetecilerin bir an evvel serbest bırakılması Servet Turgut ve Osman Şiban’ın gördükleri işkencenin ve helikopter vakasının aydınlatılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Gündem

RTÜK başkanı sinyali verdi: Tele 1 için ekran karartma yolda

RTÜK’ün muhalif televizyon kanallarına yönelik baskısı sürüyor. Geçen ay RTÜK’ün verdiği ceza nedeniyle akranları 5 gün karartılan Halk TV’in ardından Tele 1 için de ekran karartma cezası gündemde. RTÜK Başkanı Şahin, Tele 1 için inceleme başlatıldığını duyurdu.

BOLD – Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, Tele 1 yayınında Türk polisi hakkında yapılan açıklamalardan ötürü söz konusu yayınla ilgili RTÜK’ün inceleme başlatıldığını belirtti.

“DİKKATLERİMİZDEN KAÇMADI”

Yazılı açıklamasında “Tele 1 ekranlarında kamuoyu vicdanını rahatsız eden açıklamalar dikkatimizden kaçmamıştır” ifadesini kullanan RTÜK Başkanı Şahin, “Tele 1 sunucusunun bahse konu yayında muhalefet etme psikolojisiyle kahraman polislerimize iftira atması kabul edilemez. Kendisini esefle kınıyorum. Kamu görevi yürüten yayıncıların gazetecilik ilkelerini unutarak toplumda infial oluşturabilecek açıklamalar yapma özgürlüğü yoktur. RTÜK olarak buna müsaade etmeyeceğiz. Söz konusu yayınla alakalı inceleme başlatılmıştır” dedi.

HALK TV 5 GÜN KAPATILMIŞTI

Ayşenur Arslan’ın Medya Mahallesi programındaki dış politika eleştirilerini yasa ihlali sayan RTÜK, Halk TV’ye, “Yayınlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı olamaz” maddesinden 5 günlük ekran karartma cezası vermişti. RTÜK’ün verdiği beş gün ekran karartma cezası geçen ay uygulanmıştı.

Hekimlere ekipman vermeyen Sağlık Bakanlığı 2 milyon liralık kongre düzenliyor

Okumaya devam et

Popular