Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Babacan’ın kuracağı partinin adı ‘Özgürlük ve Hukuk Partisi’

HaberTürk yazarı Nagehan Alçı, Ali Babacan’ın kuracağı partiye ilişkin yeni kulis bilgilerini paylaştı. Alçı, partinin adının Özgürlük ve Hukuk Partisi olacağını ileri sürdü.

BOLD- Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın parti kurma çalışmaları hız kazandı. Ali Babacan’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşüp ayrılacağını söylemesinin ardından siyaset kulislerinde gözler yeni partiye çevrildi.

YENİ PARTİ TEMMUZ AYINDA KURULABİLİR

HaberTürk yazarı Nagehan Alçı, yeni partinin Temmuz ayında kurulabileceğini iddia etti. Alçı, Babacan’ın Davutoğlu ile aynı parti içinde olmaya sıcak bakarken; Gül’ün Davutoğlu’nu kesinlikle istemediğini yazdı.

AKP VE REFAH İLE BENZEŞME İSTENMEDİ

Alçı yazısında, “Ali Babacan’ın yeni hareketiyle ilgili birçok kulis medyaya yansıdı ama bir konu hiç yansımadı. Partisinin ismi ne olacak? Öğrendiğime göre bu hareketin ismi önce ‘Özgürlük ve Adalet Partisi’ ya da ‘Özgürlük ve Refah Partisi’ olarak konuşulmuş. Sonrasında Adalet ve Kalkınma Partisi ve Refah Partisi ile herhangi bir benzerlik olmasın istenmiş” ifadelerini kulladı.

TOPLUMSAL TALEPLERE UYGUN BİR İSİM

Alçı yazısında şunları dile getirdi: “Ardından ‘Özgürlük ve Hukuk Partisi’ ortaya atılmış. Babacan’ın siyasi felsefesine ve mevcut toplumsal taleplere en uygun isim olarak bu düşünülmüş. Diğer yandan yeni parti isminin kısaltmasıyla da çarpıcı olması isteniyor. Dolayısıyla başka öneriler üzerinde de konuşuluyor. Ama şu an en kuvvetli ihtimal bu.”

MUHARREM İNCE 2023’E HAZIRLANIYOR

Alçı ayrıca, geçtiğimiz hafta CHP’nin 24 Haziran’daki Cumhurbaşkanı adayı İnce ile görüştüğünü, İnce’nin de 2023’e hazırlık yaptığını da dile getirdi.

Ertuğrul Günay, Babacan’ın partisinin şifrelerini verdi

Politika

Adalet Bakanlığının 2021 hedefi: 39 yeni cezaevi

On binlerce insanın siyasi sebeplerle tutuklu olduğu Türkiye’de AKP hükumeti, cezaevlerine yenilerini eklemeyi planlıyor. Adalet Bakanlığı, bütçe cetveline göre 2021 yılında 39 yeni cezaevi açılması hedefleniyor. Bakanlığın diğer bir hedefi ise elektronik kelepçeyi gelecek yıl 9 bine çıkarmak.

BOLD – Adalet Bakanlığının 2021 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Meclis Plan ve Bütçe Komisyonuna sunuldu. Adalet Bakanlığı için 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’nde toplam 23 milyar 973 milyon 52 bin TL ayrılması öngörüldü.

Bakanlığın 2021 hedefleri arasında 5 başlık dikkat çekti. Buna göre Adalet Bakanlığı, 2021 yılında 39 yeni ceza infaz kurumu açmayı planlıyor. Açılan ceza infaz kurumu sayısı 2019’da 26 iken, bu sayı 2020’de 29’a çıkmıştı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre Türkiye’de 263 kapalı, 76 açık olmak üzere toplam 339 cezaevi bulunuyor.

ELEKTRONİK KELEPÇE KAPASİTESİ 9 BİNE YÜKSELTİLECEK

Bakanlık, elektronik kelepçe olarak bilinen elektronik izleme kapasitesini 2021 yılında 9 bin kişiye çıkarmayı planlıyor. Ayrıca 12 bin çocuğun da denetimli serbestlik sistemiyle takip edileceği belirtildi.

ARABULUCULUKTA ARTIŞ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) sunulan görüş sayısı da 2021 yılında 900 olarak öngörüldü. Bakanlığın hedefleri arasında dikkat çekenlerden birisi ise işçilerin bazı alacaklarını talep edebilmesi dava sürecinden önce başvurmak zorunda olduğu arabuluculuk oldu. Arabuluculuğa başvurulan dosya sayısı 2019 yılında 708 bin 692 iken, bu sayı 2020 yılında 738 bin 610 oldu. Bakanlığın tahminine göre 2021 yılında 815 bin 237 işçi arabuluculuk için başvuracak.

9 ayda 20 gazeteci tutuklandı 29 basın mensubu mahkum edildi

Okumaya devam et

Politika

9 ayda 20 gazeteci tutuklandı 29 basın mensubu mahkum edildi

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, hazırladığı ifade özgürlüğü raporunda gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve cezalara dikkat çekti. Rapora göre, 2020’nin ilk 9 ayında 29 gazeteci, yazar ve yayıncıya ceza verildi. 20 gazeteci tutuklandı. 57 gazeteciye soruşturma açıldı. 65 gazeteci gözaltına alındı. 20 gazeteci ise saldırıya uğradı.

BOLD –  CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Düşünceyi İfade Özgürlüğü İhlal Raporu’nda 2020’nin başından bu yana gazetecilerin yaşadığı ihlalleri sıraladı.

Tanrıkulu’nun hazırladığı Düşünceyi İfade Özgürlüğü İhlal Raporu’na göre yayın yasağı sayısı 2010’da 4 iken, 2015’te 37’ye, 2018’de ise rekor kırarak 164’e ulaştı. 537 haber ve basılı yayın organı toplatma ve erişim engeliyle karşı karşıya kaldı.

CHP’li Tanrıkulu, hazırladığı raporda 2020’nin başından bu yana 20 gazetecinin tutuklandığını, sosyal medya paylaşımı nedeniyle 187 kişinin hakkında dava açıldığını kaydetti. Raporda erişime engellenen içerikler analizinde, 2018’de en çok engellenen haber sitelerinin sırasıyla Sözcü ve Cumhuriyet olduğu belirtildi.

Raporda, gazetecilere yönelik baskılar şöyle anlatıldı:

GAZETECİLERE GÖZALTI, TUTUKLAMA VE CEZA

– 2020’nin ilk 9 ayında; 29 gazeteci, yazar ve yayıncı mahkûm oldu. 20 gazeteci tutuklandı. 57 gazeteciye soruşturma açıldı. 65 gazeteci gözaltına alındı. 20 gazeteci saldırıya uğradı. 537 haber ve basılı yayın organı toplatma ve erişim engeliyle karşı karşıya kaldı. 16 kişi düşünceyi ifade nedeniyle mahkûm oldu. 187 kişiye ise sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturma açıldı.

BASIN KARTLARI İPTAL EDİLDİ

– Ocak ayında 28 gazetecinin basın kartları Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından iptal edildi. Ancak tepkiler üzerine birkaç gün içinde iptal kararı kaldırıldı. Bu konuda resmi bir açıklama yapılmadığı için daha sonraki aylara ilişkin veriye ulaşılamadı.

İNTERNETE AĞIR SANSÜR

– İnternete Sansür-Sosyal Medya Yasası’nın 1 Ekim’de yürürlüğe girmesi üzerine, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü tarafından yapılan açıklamada, son 3 ayda Türkiye’de en az 347 internet haberinin sansürlendiği belirtildi. 2018 ve 2019 yıllarında 150’ye yakın yasak getirildi, internet üzerinden engellenen ve silinen haber sayısı binlere ulaştı.

YAYIN YASAĞI REKORU KIRILDI

– RTÜK verileri, 2010 yılından bugüne kadar geçen sürede mahkemeler aracılığıyla 600’ü aşkın yayın yasağı getirildiğini gösterdi. Yayın yasağı getirilen haber konuları arasında iş cinayetleri, yolsuzluk iddiaları, kadına şiddet davaları ile tecavüz davaları gibi olaylar yer aldı. Bu kapsamda mahkemeler aracılığıyla alınan yayın yasağı sayısı 2010’da 4 iken, 2015’te 37’ye, 2018’de ise rekor kırarak 164’e ulaştı. Sadece 2020’nin ilk dört ayında alınan ve RTÜK’ün internet sitesinde belirtilen yasaklar ise 40’ı geçti.

Soylu’nun Samanyolu TV’deki konuşmalarını paylaşan vatandaşın hayatı karartıldı

Okumaya devam et

Politika

Soylu’nun Samanyolu TV’deki konuşmalarını paylaşan vatandaşın hayatı karartıldı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Sivas Valisi’ne yönelik eleştirel paylaşımlarda bulunan Erdal Yılmaz’ın adeta hayatı karartıldı. Evi basıldı, terör örgütüne üyelikten hakkında soruşturma açıldı. Bir ay içinde iki kez gözaltına alınan Yılmaz’ın ailesinin tüm özel bilgileri trol hesaplar tarafından ifşa edildi. Kanser hastası babasına bakan polis kardeşi Ardahan’a sürüldü.

BOLD –  Sosyal medyada “Maske” adlı hesaptan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Sivas Valisi Salih Ayhan’ı eleştiren tweetler atan Erdal Yılmaz’ın evi, PÖH ekiplerince kapısı kırılarak gece saatlerinde basıldı.

Yılmaz, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Bakan Soylu’nun kapatılan Samanyolu TV’de yaptığı konuşmaları alıntılayarak paylaştı. Yılmaz, ayrıca Sivas Valisi Ayhan Yılmaz’ın, eşini Sancaktepe Belediyesinde 15 günlüğüne memur yaptırdığını daha sonra Sivas’ta il müdür yardımcılığı görevine getirttiğini iddia etti.

Hakkında “hakaretten” soruşturma açılan Yılmaz’ın evi, kapısı kırılarak PÖH ekiplerince gece saatlerinde basıldı. Bu kez “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla soruşturma açılan Yılmaz’ın ifadesi aynı gün Ankara’ya getirilerek alındı. Yurtdışı çıkış yasağıyla serbest bırakılan Yılmaz, tweet atmaya devam edince bir ay içinde ikinci kez gözaltına alındı. Yılmaz’a bu kez de ev hapsi verildi. Yılmaz’ın İzmir’de polis olarak görev yapan kardeşi Ardahan’a sürülürken, ailesinin tüm kimlik bilgileri ise sosyal medyadaki trol hesaplar tarafından ifşa edildi. Ayrıca, Yılmaz’ın soruşturmasına gizlilik kararı koydurularak, hakkında terör dosyası açıldı.

AİLESİNİN EV ADRESİ PAYLAŞILDI

Sosyal medyadaki sahte hesaplarca Yılmaz’ın ve ailesinin TC kimlik numaraları, telefon bilgisi, ev adresi, polis olan kardeşinin İzmir’deki ev adresi ve aile bilgileri, Yılmaz’ın eski eşinin bilgileri, mevcut eşinin çalıştığı işyeri gibi çok sayıda özel bilgisi ifşa edildi. Hakkında “FETÖ’cü, DHKP-C’li”, “Abilerin Metin Külünk, Mehmet Metiner seni kurtaramayacak” şeklinde paylaşımlar yapıldı.

SADECE ELEŞTİRDİM

Cumhuriyet’e konuşan Yılmaz, babasının prostat kanseri olduğunu belirterek, “Babam 9 Eylül Hastanesi’nde tedavi oluyordu, kardeşimi Ardahan’a sürdükleri için hastaneye gidemiyor. Babam, tedaviyi yarıda kesip, kâğıt imzalayarak köye dönmek zorunda kaldı. Şu anda bilinci yarı açık durumda. Annemin iki gözü kornea nakilli, kendi işini yapamıyor. Ben şeker ve tansiyon hastasıyım. Evden çıkıp onlara bakmaya gidemiyorum. Sadece ifade özgürlüğü kapsamında eleştiri yaptım. Bu yapılanlar insanlık değil” dedi.

ZORAKİ DELİL ÇIKARTILMAYA ÇALIŞILDI

Yılmaz’ın avukatı Emin Uysal, “Müvekkilimin dijital verileri üzerinde inceleme yapıldı. İmaj raporlarında zoraki yöntemlerle delil çıkartılmaya çalışılmış. Elektronik kelepçe tedbiri ölçülülük ilkesine aykırı, bununla ilgili AHİM kararları var. İtirazlarımız reddedildi. İddianame de hâlâ hazırlanmadı. Tek talebimiz, müvekkilin hukuka ve usule uygun olarak yargılanması” açıklaması yaptı.

İş bulamayan yaşlılar geçinebilmek için inşaatlarda çalışıyor

Okumaya devam et

Popular