Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Medyada tekel dönemi: Demirören Grubu, Turkuaz Medya’ya satılıyor

Doğan Medya Grubu’nun Demirören Holding’e satılmasının ardından yayın politikasındaki değişiklik nedeniyle eleştirilerin odağında olan medya kuruluşunun ekonomik darboğazda olduğu ve Turkuaz Medya’ya satıldığı iddia edildi.

BOLD-Demirören Medya Grubu adı altında yayın yapan Hürriyet, CNN Türk, Kanal D, DHA, Fanatik, D-Smart ve Posta gibi yayın kuruluşları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı Beraat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın yönettiği Turkuaz Medya Grubu adı altında yayın yapacağı konuşuluyor.

Ziraat Bankası’ndan aldığı krediyi ödemeyen ve çalışanlara maaş vermekte zorlanan Demirören Medya Grubu, Turkuaz Medya ile prensipte anlaştığı ifade edildi.

TURKUAZ YENİ YAPTIRDIĞI MEDYA KOMPLEKSİNE TAŞIYACAK

Medyaradar’ın gündeme getirdiği iddiaya göre; ATV, A haber, A Para, Sabah Gazetesi gibi çok sayıda yayın organına sahip olan Turkuvaz Medya Demirören Medya’yı da bünyesine katarsa medya tarihinin en büyük tekelini kurmuş olacak. Yine iddialar o denli ilerde ki Turkuvaz Medya’nın CNN TÜRK, Kanal D ve diğer yayın organlarını elindekilerle birlikte 5. Levent’te yaptırdığı medya kompleksine taşıyacağı konuşuluyor.

CNN İSİM HAKKINI GERİ ALDI

31 Mart sürecinde yaptığı taraflı yayınlar nedeniyle eleştirilerin odağında yer alan CNN Türk ile ilgili ise bomba kulis bilgisi yer aldı. CNN İnternational’ın isim hakkını geri aldığı vurgulandı. CHP’nin CNN’ne yaptığı başvuruları inceleyen marka yöneticileri ve hukukçular, CNN Türk’ün yayın politikasının isimlerine zarar verdiği kanaatine vardı ve isim hakkını geri alma kararı verdi. Yine iddialara göre bu karar Demirören Medya’ya iletildi ve kanala isim değişikliği için kısa bir süre verildi.

MİLLİYET MUHALİF BİR İSME SATILACAK

Demirören Medya Grubu’nda yer alan Milliyet Gazetesi’nin durumu ise belirsizliğini koruyor. Gazetenin kapatılıp kapatılmayacağı konusu henüz netlik kazanmadı. Medyadaki kulis bilgilere göre, Milliyet Gazetesi kapanmayacak ancak hükümete muhalif bir isme satılacağı ifade ediliyor.

Demirören Medya’da kriz! Kemer sıkma politikasına geçildi

Medya

Gazeteci yazar Bekir Coşkun hayatını kaybetti

Bir süredir kanser tedavisi gören Sözcü gazetesi yazarı usta gazeteci Bekir Coşkun, bugün akşam saat 20.00 sıralarında rahatsızlanarak hayatını kaybetti.

BOLD – Sözcü gazetesi yazarlarından 75 yaşındaki Bekir Coşkun hayatını kaybetti. Bir süredir kanser tedavisi gördüğü bilinen Coşkun’un, saat 20.00 sıralarında rahatsızlanarak hayatını kaybettiği öğrenildi. Akciğer kanserine yenik düşen Coşkun, en son 4 Ekim Dünya Hayvanlar Günü dolayısıyla okuruyla buluşmuştu.

HASTANEDEN AÇIKLAMA

Coşkun’un tedavi gördüğü Ankara Şehir Hastanesinden de açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada, “Ülkemiz basın camiasının kıymetli mensuplarından Sayın Bekir Coşkun, akşam saatlerinde aspirasyon ve buna bağlı solunum durması sebebiyle Ankara Şehir Hastanesi Acil Servisine getirilmiştir. Nöbetçi uzman ekibin yoğun müdahalesine rağmen hayati fonksiyonları geri dönmeyen Sayın Bekir Coşkun hayatını kaybetmiştir. Kıymetli ailesine ve basın camiasına baş sağlığı dileriz” denildi.

BEKİR COŞKUN KİMDİR

1945’te Şanlıurfa’da memur bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Bekir Coşkun, Ankara’da Yüksek Gazetecilik Okulu’ndan mezun oldu.

1974’te mesleğe foto muhabiri olarak başlayan ardından emniyet ve parlamento muhabirliği yapan Bekir Coşkun, Günaydın Gazetesi’nde Dokuzuncu Köy adlı köşede yazarlık yaptı.

1987’de Sabah Gazetesi’nde Onuncu Köy başlıklı köşesini yazmaya başladı. 1993’te Hürriyet Gazetesi’ne geçen Coşkun, 2009 yılında Habertürk’e transfer oldu. 2010 yılında Cumhuriyet gazetesiyle anlaşan Coşkun, 14 Mart 2014’te Sözcü’deki ilk yazısını yazdı.

2017 yılı Ekim ayında kanser tedavisi nedeniyle yazılarına ara veren Bekir Coşkun, o tarihten bu yana sağlığı el verdiği sürece Sözcü gazetesindeki köşesinden okurlarıyla buluşmayı sürdürüyordu.

SALI GÜNÜ TOPRAĞA VERİLECEK

Coşkun’un ölüm haberinin ardından meslektaşları ve sevenleri sosyal medyada taziye mesajları paylaştı. Bekir Coşkun, 20 Ekim Salı günü öğle namazına müteakip Ankara’da Bilkent Camisinde düzenlenen cenaze töreninin ardından Şanlıurfa’nın Tülmen Beldesinde son yolculuğuna uğurlanacak.

Sağlık Bakanlığı koronavirüsten bugün 72 kişinin daha hayatını kaybettiğini duyurdu

Okumaya devam et

Medya

Gazeteci Gürkan Hacır da koronavirüse yakalandı

Koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyuran gazeteci Gürkan Hacır hastalığıyla ilgili, “İlaçlar ve takviyelerin yanı sıra bolca dinlenerek atlatacağımı umuyorum” dedi.

BOLD – Halk TV’de de program yapan gazeteci Gürkan Hacır sosyal medya hesabından Kovid-19 testinin pozitif çıktığını duyurdu.

Sağlık durumunun iyi olduğunu açıklayan Gürkan Hacır: “Sevgili dostlar ben de kervana katıldım. Kovid 19 testim pozitif çıktı. Genel sağlık durumum iyi. Kendimi izole ettim. İlaçlar ve takviyelerin yanı sıra bolca dinlenerek atlatacağımı umuyorum.” ifadelerini kullandı.

Uğur Dündar, İsmail Saymaz gibi meslektaşlarının yanı sıra bir çok siyasetçi de Hacır’a geçmiş olsun dileklerini iletti.

TTB’den acı haber: Bir günde 5 sağlık çalışanı koronavirüsten hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Medya

Can Ataklı’dan çarpıcı iddia: AYM kavgasının altında Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı var

Enis Berberoğlu kararı sonrası Anayasa Mahkemesi merkezli başlayan tartışmalarla ilgili gazeteci Can Ataklı, çarpıcı bir iddiada bulundu. Ataklı, AYM tartışmalarının Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığının zora girmemesi için yapıldığını öne sürdü.

BOLD – Korkusuz gazetesi Yazarı Can Ataklı, bugünkü yazısında “Anayasa Mahkemesi kavgasının altında Erdoğan’ın adaylığı var” ifadesini kullandı. Ataklı yazısında, Erdoğan’ın 2023’te yeniden aday olup olamayacağının tartışıldığını belirterek, “Bu konuda muhtemelen son kararı Anayasa Mahkemesi verecek. O halde Anayasa Mahkemesi, böyle bir karar verme aşamasına gelmeden “düzenlenmeli” ki, bir arıza çıkarmasın. Fitili Bahçeli ateşledi zaten “Anayasa Mahkemesi yeniden düzenlenmeli” diyerek. Bu açıdan bakınca “Işıklar yanıyor” tweetinin asla iyi niyetli olduğuna inanamıyorum” dedi.

Ataklı yazısında şunları kaydetti:

Bakın Anayasa’nın 101’inci maddesi şöyle diyor; “Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir.”

Burada kilit cümle şudur; “Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir.”

Şu anda Erdoğan’ın 2023’te yeniden aday olup olamayacağı tartışılıyor.

Bana göre aday olabilir ancak kimi hukukçular, Abdullah Gül örneğini vererek, “Erdoğan iki kere seçildi zaten üçüncü kez aday olamaz” diyor.

Bu konuda muhtemelen son kararı Anayasa Mahkemesi verecek.

O halde Anayasa Mahkemesi, böyle bir karar verme aşamasına gelmeden “düzenlenmeli” ki, bir arıza çıkarmasın.

Fitili Bahçeli ateşledi zaten “Anayasa Mahkemesi yeniden düzenlenmeli” diyerek.

Sonra garip olaylar geldi ardı ardına.

Bu açıdan bakınca “Işıklar yanıyor” tweetinin asla iyi niyetli olduğuna inanamıyorum.

Bu saçma sapan tweet, saraya Anayasa Mahkemesi’ni baştan aşağı değiştirme şansı tanımış oldu.

Tabii konu anayasa değişikliğini gerektiriyor, onu nasıl aşacaklar? Sanıyorum şimdi sıra o plana gelecektir.

“Her şey aklıma gelirdi de yargının bu kadar köreleceği aklıma gelmezdi”

Okumaya devam et

Popular