Bizimle iletişime geçiniz

Genel

“Ben burada ölüyorum” diyen hasta tutuklu Hüseyin Kara’nın mahkemesi 4 Temmuz’da

“Ben burada ölüyorum” diyerek yardım isteyen hasta tutuklu Hüseyin Kara 4 Temmuz’da Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkacak.

BOLD – “Çocuklarım yetim büyümesin. Ben burada ölüyorum” diyerek tahliyesini isteyen hasta tutuklu Hüseyin Kara’nın 13 Haziran’daki mahkemesi SEGBİS’te teknik bir sorun olduğu için ertelenmişti.

Cezaevinde ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşan kimya öğretmeni Hüseyin Kara 4 Temmuz’da Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkacak.

8 Mart 2019’da tutuklanıp Edirne Cezaevine gönderilen Kara, iki aydır Bandırma Cezaevinde bulunuyor. Eşi Zübeyde Kara da Konya Ereğli Cezaevinde tutuklu bulunan Kara’nın üç çocuğuna okuma yazma bilmeyen annesi Fidan Kara bakıyor. Zübeyde Kara’nın davası ise 22 Ağustos 2019’da Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.

GERGERLİOĞLU’NDAN YARDIM İSTEMİŞTİ

Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümünden mezun olan ve aynı üniversitede doktorasını tamamlayan Hüseyin Kara, 11 Nisan 2019’da TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi ve HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup yazmış ve yardım istemişti.

25 yıl önce babasını kaybeden ve yetim büyüyen Kara mektubunda, “Ömer bey burada ölüyorum, sesimi kimseye duyuramıyorum. Üç çocuğum da yetim büyüsünler istemiyorum. Tedavimi ev ortamında yapmak istiyorum. Her türlü adli tedbirlere razıyım. Adli kontrol, ev hapsi hepsine razıyım. Ne olursunuz sesimi duyurun…

Ben bu rahatsızlığımdan dolayı daha fazla hayatta kalamayacağım. Mahkememe dilekçe yazıp mazeretlerimi ilettim. Hiçbir cevabi yazı gelmedi… Benim ilk duruşmam 13.06.2019 günü yapılacak. Ben o zamana kadar hayatta kalamam. Ben ölüyorum. Son çare olarak size mektup yazayım dedim. Bu mektup sizlere ulaşır mı bilmiyorum. Benim babam vefat etti ve yetim büyüdüm, babasızlığı çok iyi bilirim. Benim üç yavrum babasız büyümesin” demişti.

Tahliye isteyen hasta tutuklunun duruşmasını ‘arıza var’ diye ertelediler

Tutuklu babanın çığlığı: Ben burada ölüyorum, ne olur sesimi duyurun, çocuklarım yetim büyümesin!

Genel

Gazeteci Harun Çümen’e 7,5 yıl hapis cezası

Zaman Gazetesi Eski Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Harun Çümen, silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla 16 aydır tutuklu yargılandığı davada 7.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

BOLD – Gazeteci Çümen’in de aralarında olduğu 4 sanıklı davanın karar duruşması İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün yapıldı. Çümen duruşmaya tutuklu bulunduğu Balıkesir Cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Diğer üç sanıktan ikisi ise mahkeme salonunda hazır bulundu.

Duruşmada savcı, mütalaasında Çümen’e silahlı terör örgütü üyeliği suçundan ceza verilmesini talep etti. Çümen savunmasında, mütalaayı kabul etmediğini belirtti. “44 yaşındayım, hayatımda hiçbir yasa dışı eylemde bulunmamama rağmen örgüt üyeliği ile itham ediliyorum. Askerlik dışında elime hiç silah almadım” dedi.

HERKESİ ÖRGÜT ÜYESİ ADDETMEK DOĞRU DEĞİL

Devlet tarafından kurulmuş bir bankada hesabının olması, Zaman gazetesinde çalışması, sendika üyesi olması gibi suç olmayan fiillerin suç olarak sunulduğunu kaydeden Çümen, “Zaman gazetesinde 21 yıl çalıştım. Maaşımı çektiğim bankada açılan hesabım ve üyesi olduğum sendika aleyhime kullanıldı. İllegal bir faaliyeti varsa devletin sendikayı kapatması gerekirdi.Hukukçular toptancılıktan kaçınmalıdır. Zaman’da çalışan herkesi örgüt üyesi olarak addetmek doğru değildir” ifadelerini kullandı.

HUKUKSUZLUĞU VİCDANINIZA HAVALE EDİYORUM

Örgüt üyeliği suçunun oluşması için örgüte dair kesinleşmiş bir yargı kararı ile bilerek ve isteyerek üye olmak gibi şartların kendisinde bulunmadığını ifade eden Çümen, ülkeden kaçmaya çalıştığı iddiasını reddederek, Keşan’da halkı açık bir kafeteryada gözaltına alındığını kaydetti. Çümen, “Sınıra yakın yakalanmadım. Ortada fiiliyata geçen bir eylem yok, kolluğun niyet okuması söz konusu. 15 Temmuz sonrası 20 ay boyunca özgürken, ortalıkta soruşturma yokken sadece Keşan’da tutuklandığım için bu suçlama yapıldı. Bu garip suçlamadaki hukuksuzluğu vicdanınıza havale ediyorum” dedi.

BERAAT TALEP ETTİ

Yıllarca ekonomi sayfasında editörlük ve muhabirlik yapan Çümen’e iş adamı Memduh Boydak’a gönderdiği e-mail soruldu. Çümen, “Memduh Boydak’a gönderdiğim e-mail 17 Aralık’tan öncedir. Aynı tarihlerde şimdiki Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fethullah Gülen’e ülkeye dönme çağrısı yapmıştır” savunması yaptı. 502 gündür tutuklu olduğunu, ailesinin mağdur olduğunu ifade eden Çümen, tahliyesini ve beraatına karar verilmesini talep etti. Çümen’in avukatı Gökçen Yaşar da müvekkilinin terör örgütü üyesi olduğuna dair delil bulunmadığını, gazetenin yöneticisiyle yaptığı içeriği bulunmayan telefon görüşmesinin iddia olarak sunulduğunu kaydetti. Yaşar da Çümen hakkında somut bir delil olmadığını belirterek, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Çümen’e örgüt üyeliği suçundan 7,5 yıl hapis cezası veren Mahkeme, tutukluluğunun devamına karar verdi. Çümen’le birlikte yargılanan Adem Aksoy ve Mehmet Çokyılmaz da “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Ali Aydeniz ise “üye olmamakla beraber örgüte yardım” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapse mahkûm oldu.

74 tutuklu gazeteciye 400 yıl hapis

Okumaya devam et

Genel

AYM: Telefonla görüşün engellenmesi aileye saygı hakkının ihlali

Anayasa Mahkemesi, kızıyla telefon görüşmesini hafta içi yapamayan hükümlünün, bu hakkının hafta sonuna alınması talebinin reddedilmesini, aile hayatına saygı hakkının ihlali saydı. İhlalden dolayı hükümlüye 5 bin 500 TL tazminat ödenmesine hükmetti.

BOLD – Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevinde hükümlü olarak bulunan Ümit Balaban, kızının velayetinin eski eşinde olması nedeniyle hafta içi telefonla görüşemediğini belirtti. Kızının hafta sonları ailesi tarafından alındığını kaydeden Balaban, telefonla görüşme hakkını hafta sonu kullanmak istediğini belirten dilekçesini Ceza İnfaz Kurumu İdaresine sundu.

Talebi reddedilen Balaban’ın itirazları İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da kabul edilmedi. Bunun üzerine Balaban, Anayasa Mahkemesine (AYM) başvurarak, aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini vurguladı.

İHLAL KARARI

AYM, Balaban’ın kızının hafta içi 09.00-15.00 saatleri arasında eğitim nedeniyle okulda bulunduğunu, Ceza İnfaz Kurumunda telefon görüşmelerinin ise hafta içi 09.00-17.00 saatleri arasında yapılabildiğine dikkat çekti.

AYM kararında, “Başvurucunun çocuğuyla görüşebilmesi için okul çıkışından itibaren iki saat süresi bulunmaktadır. Ceza İnfaz Kurumunda uygulanan telefon görüşmelerine yönelik prosedür de göz önüne alındığında başvurucunun bu koşullar altında çocuğuyla görüşmekte zorluk yaşadığı iddiası makul karşılanmalıdır” denildi.

Balaban’ın istisna teşkil eden durumunun göz ardı edildiğine yer verilen kararda, şunlar yer aldı: “Başvurucunun kızıyla kişisel ilişki ve aile bağı kurmasını ciddi ölçüde güçleştirmektedir. Bu itibarla olayda aile hayatına saygı hakkı bakımından devletten beklenen pozitif yükümlülükler çerçevesinde alınması gereken makul tedbirlerin alınmadığı, bu yönde yargısal makamlarca oluşturulan gerekçelerin de yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anayasa’nın 20’inci maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.”

AYM, yeniden yargılama yapılarak ihlalin ortadan kaldırılması için dosyayı Tekirdağ 2. İnfaz Hakimliğine gönderdi. Hükümlü Balaban’a ise 5 bin 500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildi.

Okumaya devam et

Genel

AKP’li belediyenin kepçeli karpuz operasyonuna pazarcı isyanı

Kayseri Melikgazi Belediyesi, pazar yerinde kepçelerle karpuz operasyonu yaptı. “Karpuzlarım faturalı” diyen pazarcı ise isyan ettiren olayı cep telefonu ile kaydetti.

BOLD – AKP’li Melikgazi Belediyesinin zabıta ekipleri, Hürriyet Cuma Pazar Yeri’ne polis eşliğinde kepçelerle girdi. Zabıtalar, bir pazarcı esnafına ait kamyon dolusu karpuzu iş makineleriyle toplattı. Zabıtaların faturalı mallarına el koymasına sinirlenen esnaf, olayı cep telefonu ile kaydederek sosyal medyada yayınladı.

“VATAN HAİNİ DEĞİLİM”

Görüntülerde kamyon dolusu tonlarca karpuz kepçe ile belediyenin araçlarına yükleniyor. Yükleme sırasında tonlarca karpuzun ziyan olduğu da görüntülerde yer alıyor. Pazarcı genç hem görüntü çekiyor hem de yapılan muameleye isyan ediyor.

Vatan haini olmadığını ve kaçak iş yapmadığını belirten pazarcıyı zabıtalar sakinleştirmeye çalışıyor. Sosyal medyada kullanıcıları da görüntülere tepki gösterdi.

Okumaya devam et

Popular