Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Edebiyat dergisi Sabitfikir’in küçük İskender’e vefasızlığına tepki

Sabitfikir, kurulduğundan bu yana şiirleri ve yazılarıyla sayfalarına katkıda bulunan küçük İskender için bir taziye bile yayınlamadı. Yapılan vefasızlık edebiyat dünyasında tepkilere yol açtı.

BOLD – Aylık güncel edebiyat dergisi Sabitfikir’in, önceki gün hayatını kaybeden Türk şiirinin en önemli isimlerinden küçük İskender hakkında herhangi bir taziye yayınlamamasına edebiyat dünyası tepki gösterdi.

Kurulduğu 2009 yılından bu yana birçok yazısı ve şiiriyle dergiye katkıda bulunan, yazarları arasında en başta ismi anılan küçük İskender’e gösterilen bu vefasızlık üzerine bazı şair ve yazarlar siteden yazılarının kaldırılmasını istedi.

Antropolog ve roman yazarı Irmak Zileli’nin tweetiyle başlayan tepkiye daha sonra şair Mahir Ünsal Eriş ve eleştirmen Sibel Oral katıldı. Sanat ve yazar çevresinden Vivet Kanetti Uluç, Ali Lidar, Devin Özgür Çıkar gibi isimler de eleştirilerini dile getirdi.

Sabitfikir’deki yazılarını neden çektiğini soran ve meseleyi bilmeyen okurlarına sosyal medya hesabından açıklama yapan Irmak Zileli “küçük İskender’in ardından Sabit Fikir yayın yönetmeni Mustafa Akar taziye/haber yayınlamayıp üstüne gerekçe olarak kişisel beğenisini öne sürmüş. Şu an sitede yer alan haber tepkiler üzerine bugün yapıldı. Dergi yönetimi daha kurulduğu gün Sabit Fikir dergisinde yazmaya başlayan küçük İskender’in anısına saygı göstermeyen tutumlarıyla derginin tarihine sahip çıkmadıklarını belli etmişler. Öte yandan kendisine ilan veren bir yayınevinin ilanındaki “eşcinselliği” bile sansürleyen bir derginin “bugününde” de benim açımdan sahip çıkılacak bir taraf bulunmamakta” dedi.

Tepkiler üzerine derginin sitesine “küçük İskender’e veda’ başlıklı kısa bir haber eklendi ve Sabitfikir Yayın Yönetmeni Mustafa Akar ‘Sabitfikir için tezvirat çıkaranlara karşı’ başlıklı bir açıklama yayınladı.

RAHMETLİNİN ŞİİRİNİ BEĞENMEK GİBİ BİR ZORUNLULUĞUM MU VAR?

İslami camianın genç şairleri arasında adı anılan Akar açıklamasında, “Adaletle yayın yapmaya çalışıyoruz. Her ay tanıtılan, hakkında yazılan kitaplarda ideoloji terazisi değil, nicelik nitelik cetveli işliyor. Adaletli olmamız ilkesiz olmamızı gerektirmiyor. Bir kitap tanıtılmamışsa, kendi adımıza tanıtmaya/eleştirmeye gerek duymadığımız içindir. Sevdiğimiz, beğendiğimiz kitapları tanıtmaya özen gösteriyoruz. Tanıtmadığımız, haberini yapmadığımız isimler, kitaplar; nicelik ve nitelik ölçülerince değerlendiriliyor” dedi.

Mahir Ünsal Eriş ve Irmak Zileli ile ikili tartışmaya giren Mustafa Akar, Sabitfikir’in internet sitesinde genelde sitede taziye mesajı yayınlamadıklarını, basılı dergide anmayı tercih ettiklerini de belirtti ve ekledi: “Rahmetlinin şiirini beğenmek gibi bir zorunluluğum mu var?”

2018’DE TURKUAZ MEDYA’YA SATILDI

Haziran 2019’da 100. sayısını yayınlayan Sabitfikir, 2009’da internet dergisi olarak yayın hayatına başladı. 2011’de ise basılı olarak da okura sunulmasına karar verildi. Derginin genel yayın yönetmenliğini 2010-2014 yılları arasında gazeteci Elif Bereketli, ardından Ceyhan Uslanmaz üstlendi. Yazar kadrosunda bir dönem Ömer Türkeş, Murat Gülsoy, Küçük İskender ve Haydar Ergülen gibi isimler yer aldı. İdeefixe çatısı altında hazırlanan dergi Ekim 2018’de D&R’nin Turkuvaz Dergi Grubuna satılmasıyla el değiştirdi. Derginin yayın yönetmenliğini o günden beri İslami camianın genç şairlerinden Mustafa Akar yapıyor.

Mustafa Akar

“AMANSIZ HASTALIKLA MÜCADELE EDİYOR”

İbrahim Tenekeci’nin yayın yönetmenliğinde hazırlanan ve daha sonra kapanan Kırklar dergisiyle edebiyat dünyasına adım atan Akar’ın son şiir kitabı Bertarafa 2017’de yayımlandı. Tenekeci Kasım 2017’de Yeni Şafak’taki köşesinde Akar ve kitabı hakkında şöyle yazmıştı:

“Mustafa Akar, on sekiz yaşında iken “ben bir ağacın büyüme sınıfında” diye yazmıştı. (Deli Hala Hanım) Şimdi otuz sekiz yaşında ve ikiz evlat büyütüyor. Bu esnada, yani son bir yılda, hepimizi derinden etkileyen amansız hastalıkla da mücadele etti, ediyor. Böylece kitabın ismi de anlamını bulmuş oldu. Fakat ümitsizliğe kapıldığını hiç görmedim. Mesela en ağır tedaviyi görürken bile şöyle yazdı: “Dert, insana inince derman olur.” Bu teslimiyet hâli, ‘mümin kimdir’ sorusunun hakiki cevaplarından biridir.

DÜN TOPRAĞA VERİLDİ

Türk edebiyatının önemli şairleri arasında yer alan küçük İskender (Derman İskender Över), bir yıldır kanser hastasıydı. 55 yaşında hayatını kaybeden İskender’in cenazesi dün öğle vaktinde Ortaköy Camiinde kılınan cenaze namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlığına defnedildi.

Kültür

50 bin Kürtçe atasözü dört ciltte toplandı: Gotinên Pêşiyan

Yazar Mehmet Öncü tarafından hazırlanan ve 50 bin Kürtçe atasözünün yer aldığı dört ciltten oluşan “Gotinên Pêşiyan” adlı kitap Van’da yayımlandı.

BOLD– Araştırmacı-yazar Mehmet Öncü uzun yıllara yayılan çalışmasında Kürtçe atasözlerini hikâyeleriyle birlikte verirken kaybolmaya yüz tutmuş birçok kelimeyi de kayda geçiriyor.

KÜRTÇE ATASÖZLERİ VE ÖYKÜLERİ

Mezopotamya Ajansı’ndan Dindar Karataş’ın haberine göre, Mehmet Öncü’nün çalışması “Gotinên Pêşiyan (Kürtçe Atasözleri)” kitabı Van’daki Sîtav Yayınevi tarafından yayımlandı. Yaklaşık 5 bin sayfadan oluşan dört ciltlik eserde 50 bin Kürtçe atasözüne yer verildi. Eserde Öncü’nün anlamlarına göre 235 ayrı başlıkta topladığı atasözlerinin açıklamaları da yer alıyor. İki bine yakın atasözünün hikâyeleri de eserde yer alan başlıklardan biri.

21 ATASÖZÜ İÇİN GÜNLERCE GÖZALTI

1979 yılından bu yana Kürtçe atasözleri üzerine çalışma yaptığını ifade eden Mehmet Öncü, 30 bin atasözünü kendisinin derlediğini diğerlerini ise farklı kaynaklardan topladığını aktardı.

Kürtler için kâbus gibi geçen 1990’lı yıllarda birçok çalışmasının kaybolduğunu belirten Öncü, bir üst araması sırasında üzerinde 21 Kürtçe atasözünün çıktığı için günlerce gözaltında kaldığını ve baskıya uğradığını da dile getirdi.

2009 yılında da 7 bin atasözü içeren bir çalışma yayınlayan Mehmet Öncü imkanlar oluştuğu takdirde Kürtçenin daha birçok zenginliğinin ortaya çıkacağını söylüyor.

Okumaya devam et

Kültür

IFLC ile başladığı müzik kariyerine Londra’da devam ediyor 

18 yıldır geleneksel olarak büyük organizasyonlara imza atan Uluslararası Dil ve Kültür Festivali (IFLC) etkinlikleri ile müzik ve sanat hayatına başlayan birçok öğrenci bugün dünyanın farklı yerinde profesyonel olarak müzik yapmaya devam ediyor. Moldovalı Stefan bunlardan sadece biri. Festival etkinlikleri çerçevesinde Türkiye’de yapılan şarkı yarışmasında Moldova’yı temsil eden Stefan, bugün Londra’da profesyonel olarak müzik ile uğraşıyor.

BOLD – Moldova’da büyüyen Stefan’ın hayatı trajediyle doluydu. Ama IFLC’ye katıldığında, müzikal yönünü keşfetti ve bu konuda çok başarılı olduğunu gösterdi. ABD’nin California eyaletinde ve Hollanda’da müzik okudu. 2017’de dünyanın en iyi müzik okullarından sayılan Abbey Road Institute’de Müzik Production programını birincilikle bitirmeyi başardı. Daha sonra Londra’da müzik alanında çalışmaya devam eden genç yetenek bugün kendilerini ifade etmek için zemin arayan kendi gibi çocuklara da ilham oluyor. Hayat hikayesini IFLC’nin online olarak organize edilen 18’inci geleneksel gösterisinde anlatan Stefan, katılımcılara duygusal anlar yaşattı.

Moldova’da Türk koleji ile tanıştıktan sonra hayatının değiştiğini anlatan Stefan “Ailem ile biraz araştırınca Moldova’daki en başarılı okullardan biri olduğunu öğrendik ve o yıl okullarına kayıt oldum ve ilk defada Türkçe öğrenmeye başladım. O günlerde Türkiye’de düzenlenen Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’ne Türkçe Şarkı kategorisinde Moldova’yı ben temsil ettim ve orada çeşitli sahnelerde ‘Gülüm’ adlı şarkıyı söyledim” şeklinde konuştu.

O günleri “hayatının en güzel günleri” olarak niteleyen Stefan “Organizasyon yaklaşık bir ay sürdü. Her anı, her dakikasını unutmam mümkün değildi. Orada yüzden fazla ülkeden farklı renk ve kültürden insanlarla tanışma fırsatım oldu. Düşünsenize, o yaştaki bir çocuk için inanın; “Alice harikalar diyarında” olmak gibi bir şeydi bu. Birçok şehirde birçok sahnede programlar yaptık. Fakat şunu söylemeliyim ki; Bir ay rüya gibi geçti. Arkadaşlarla ayrılmak hiçte kolay olmadı. Bu hepimiz için çok hüzünlüydü. O yıl Moldova’ya geri döndüğümde dünyaya, hayata ve insanlara bakışım çok değişmişti. O kardeşlik ortamını asla unutamam” ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki Olimpiyat Stadı’nda 250 bin kişinin önünde o yıl için özel olarak bestelenen “Evrensel Barışa Doğru” şarkısını söylediğini hatırlatan Stefan “IFLC olarak dünyada farklı ülkelerde organizasyon devam ederken ben artık büyümüştüm ve 2016 ve 2017’de Romanya’da sunuculuk yaptım. 2014’den sonra Almanya, Amerika, İsviçre, Belçika, Avusturya gibi ülkelerde programlara katıldım. Hatta sahne arkası çalışmalarına yardım ettim ve bazı şarkıların stüdyo ve aranjelerini ben yaptım” dedi.

2016 yılında The Voice Projesi Romanya’da finalist olduğunu vurgulayan Stefan, 2017 yılında Romanya’nın büyük sanatçılarından biri olan Loredana ile birlikte 13 şehirde turne yaptığını aktardı.

Dünyanın en büyük sanatçıları arasında yer almayı hedeflediğini belirten Stefan videonun sonunda “Şimdi geçmişe bakıyorum ve şunu diyorum; iyi ki o öğretmenlerle tanıştım ve iyi ki IFLC ailesinin bir üyesiyim” şeklinde duygularını dile getirdi.

https://www.youtube.com/watch?v=HjWOT0GeIFY

Okumaya devam et

Kültür

Moğollar’dan canlı kayıt yeni albüm: Anatolian Sun

Türkçe rock müziğin efsane ismi Moğollar’ın tamamı canlı kaydedilmiş şarkılardan oluşan yeni albümü “Anatolian Sun” 11 Aralık’ta müzikseverlerin beğenisine sunulacak.

BOLD– 50 yılı aşkın bir müzikal yolculuğa sahip Moğollar yepyeni bir albümle hayranlarını sevindirmeye hazırlanıyor. Prodüktörlüğünü Murat Ertel’in yaptığı albüm Haarlem’de Artone Studio’da performanslar doğrudan plağa aktarılarak kaydedildi.

CAHİT BERKAY: EN HEYECANLI İŞİMİZ

“Anatolian Sun” albümünde Cahit Berkay, Emrah Karaca, Serhat Ersöz, Taner Öngür ve Kemal Küçükbakkal’dan oluşan Moğollar’a asma davul ve bendirde Ümit Adakale eşlik etti.

Türkçe müziğin yaşayan efsanesi Cahit Berkay 16 şarkıdan oluşan albümün kayıt sürecini şu sözlerle anlattı:

“Hayatımın en heyecanlı işlerinden biri yayımlanmak üzere. Şubat ayının sonlarında Studio Artone’da çalarken plağa kayıt yapılan ‘direct to disk’ dedikleri yöntemle albüm kaydetmiştik. Yani o gün ne çaldıysak günahı ve sevabıyla aynısını dinleyeceksiniz.”

Okumaya devam et

Popular